İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/582 E. 2026/254 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/582
Karar No
2026/254
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/582 Esas KARAR NO : 2026/254 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 18/07/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait aracın karıştığı trafik kazasında 3. kişilere verdiği zararın poliçe kapsamında giderildiği, araç sürücüsünün kaza esnasında alkollü araç kullanması nedeniyle 3.kişilere yapılan tazminat ödemelerinin Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları B.4maddesi gereğince sigortalıya rücu edilebileceği, rücu kapsamında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... E sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda rücu şartları oluşmadığından davanın reddini, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE : Antalya İcra Dairesi'nin ... /... esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Davacı sigorta şirketi, davalıya ait aracın karıştığı trafik kazasında 3. kişilere verdiği zararın poliçe kapsamında giderildiği, araç sürücüsünün kaza esnasında alkollü araç kullanması nedeniyle 3.kişilere yapılan tazminat ödemelerinin Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları B.4maddesi gereğince sigortalıya rücu edilebileceği, rücu kapsamında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... E sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali talebiyle İİK 67.maddesi uyarınca açılan davada; 2918 sayılı KTK'nun 48 inci maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin, "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97 nci maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 97 nci maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan hususi araçta 0.50 promil diğer araçlarda 0.20 promil üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281 inci maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağı ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 Somut olayda Yargıtay emsal kararları doğrultusunda alınan bilirkişi heyeti raporu ile sürücünün kaza sırasında 0.29 promil alkollü olduğu, ancak kazayı münhasıran alkol etkisi altında yapmadığı, kazanın oluşumunda dava dışı müteveffa yayanın da kusuru olduğu anlaşılmakla, oluşan hasarın teminat dışı kalmadığı, dolayısıyla davacı sigorta şirketinin 3.kişilere yaptığı tazminat ödemesi nedeniyle davalı- sigortalısına rücu hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine, davacının kötüniyeti davalı yanca ispatlanamadığından, kötüniyet tazminatı talebinin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Dava reddedilmekle, alınması gereken ... TL maktu harcın peşin alınan ... TL harçtan düşümü ile artan ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, reddedilen ... TL üzerinden davalı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.26/03/2026

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/582, K. 2026/254, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-582-e-2026-254-k-0fa874ea7e1e