İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/582 E. 2026/25 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/582
Karar No
2026/25
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/582 Esas KARAR NO :2026/25

DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/09/2025 KARAR TARİHİ:14/01/2026

Mahkememizde görülmüş olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plaka sayılı araç davalı ... ... Şirketi tarafından ... poliçe numarası ile kaskolatıldığını, kaskonun içeriği ve kapsamının kasko sözleşmesinde belirtildiğini, 31.03.2025 tarihinde müvekkiline ait ... plaka sayılı araç trafik kazası geçirdiğini ve ağır şekilde hasar gördüğünü, meydana gelen kazadan sonra davalı ... ... Şirketi'ne kaza ile ilgili bilgi verildiğini ayrıca 07.04.2025 tarihinde aracın hasarının karşılanması için davalı ... ... Şirketi'ne başvuruda bulunulduğunu, davalı ... ... Şirketi başvuruya olumsuz cevap vermek sureti ile müvekkilin var olan zararını karşılamadığını, davalı sigorta şirketi tarafından 30.04.2025 tarihinde ... dosya numaralı cevap yazısında: "Şirketimiz nezdinde ... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında 07.04.2025 tarihinde ihbar ettiğiniz hasar talebinize istinaden açılan hasar dosyasına ait evrak İncelenmiştir. Yapılan incelemeler kapsamında hasarın beyanınızda belirtilen şekilde gerçekleşmediği tespit edilmiştir." denildiğini, müvekkili ile davalı ... ... Şirketi arasındaki sözleşmenin genişletildiğini ve kasko sözleşmesi olduğunu, her iki tarafa da sorumluluklar yüklendiğini, sözleşmenin kapsamının çok geniş olduğunu ve davalı ... ... Şirketinin her türlü hasarı tazmin yükümlülüğünü ortaya koyduğunu, söz konusu sözleşmeye rağmen davalı ... ... Şirketinin müvekkilin uğramış olduğu zararı gidermediğini belirterek davanın kabulü ile, 31.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile aracın şimdilik 1.000 TL hasar tazminat bedelinin 31.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden 31.03.2025 tarihli, ... plakalı aracın karıştığı kazaya ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesine, davalının aracını sigortalayan ... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılarak ... poliçe numaralı sigortalıya ait hasar dosyanın istenilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, müvekkil şirkete karşı, şahsi aracı için yaptırdığı kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebiyle işbu davayı açtığını ancak davacı tarafın sigortalı sıfatıyla yaptığı kasko sigortası işlemi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu kapsamında bir tüketici işlemi olduğunu, davacının, aracı şahsi ihtiyacı için kullanmakta olduğunu, herhangi bir ticari veya mesleki faaliyet kapsamında hareket etmediğini belirterek huzurdaki davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, davacının haksız ve dayanaktan yoksun davasının esastan reddine, kazanın meydana geldiği bölgede keşif ve araştırma yapılmasına, olay anına ilişkin kamera kayıtlarının celbedilmesine ve araştırılarak incelenmesine, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili adına cevap dilekçesi ekli davetiyenin usulüne uygun tebliğ edildiği ve davacı vekili tarafından cevaba cevap dilekçesi sunulmuş olduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/5263 Esas-2018/7645 Karar sayılı 11.09.2018 tarihli kararı ile de; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73'üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli kılındığı, taraflar arasında akdi bir ilişki olduğu, davalının sorumluluğunun kaynağının davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesi olduğu, görev konusu kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerektiği, davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki ise 6502 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklandığı, bu nedenle davacının açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla, HMK 2. madde, TTK 5. Maddesi ve 6502 sayılı Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Tüketici Mahkemeleri nezdinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMELERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa ve Mahkememizin görevsiz olduğunun tespit edilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi halinde bu ret kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde tarafların Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nın 20. maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/582, K. 2026/25, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-22-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-582-e-2026-25-k-7e728796e1e0