İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/560 E. 2026/544 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/560
- Karar No
- 2026/544
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/560 Esas KARAR NO :2026/544
DAVA:Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ:31/07/2025 KARAR TARİHİ:26/06/2026
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... ... Şubesinden ... ... Şubesine gönderilen Borçlusu ... (T.C....) - ... ... Cd. No:... .../... olan Senet No: ... , 31.12.2025 vadeli, 90.000,00.-TL'lik senedin müvekkili bankanın ... .../... Şubesine tahsile gönderilmek üzere ... Kargoya verildiğini, ancak söz konusu kargo şirketi tarafından dağıtım esnasında kaybolduğunu, işbu durumun taraflarına bildirildiğini, müvekkili bankanın mağduriyetini önlemek için kaybolan senet hakkında ödemeden men kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep ; zayii nedeniyle çek iptali davasıdır. Talep eden davaya konu çek ile ilgili tüm delil ve belgelerini dosyaya ibraz etmiş, zayii olduğunu bildirdiği çeke ait ilanlar yapılmış ve ilana ait gazete nüshaları dosyaya alınmıştır. Mahkememizce muhatap bankaya yazılan müzekkere cevabında davaya konu çekin ibraz edilmediği bilgisi verilmiştir. Kıymetli evrakta hakkın senede bağlı olması nedeniyle, senedin zayi olması halinde hak sahibine iptal kararı alarak hakkını senetsiz olarak ileri sürme ya da yeni bir kıymetli evrak tanzimini isteme olanağı tanınmak istenmiştir. TTK’nun 757-764.maddelerinde yer alan yasal düzenlemeye, yerleşik uygulamaya ve ilmi açıklamalara göre zayii nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkı hamile aittir. Davacının dava konusu çekte lehtar olduğu ileri sürülmekte ise de söz konusu çekin henüz davacıya teslim edilmeden kargoda kaybolduğu belirtilmiştir. Oysa davacının yetkili hamil olduğunun kabulü için çek üzerinde lehtar olarak gösterilmiş olması yeterli olmayıp, aynı zamanda çekin zilyetliğinin de davacıya devredilmiş olması gerekir. Söz konusu zilyetlik devredilmeden keşideci ve lehtar arasında bir ayni sözleşme kurulduğunun kabulü mümkün değildir. Teslim söz konusu olmadığından davacının yetkili hamil olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla yetkili hamil sıfatını haiz olmayan davacının iş bu davayı açma hakkı olmadığı açıktır. Sonuç olarak; mahkememizce hamil olmayan davacı yanca açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. ( Yargıtay 11. HD.'nin 2011/4524 Esas - 2012/9838 Karar sayılı kararı , İstanbul BAM 13. HD'nin 2026/999 Esas2026/1058 Karar sayılı kararı) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Talep eden tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, 5-Davacı tarafça yatırılan teminat var ise HMK'nun 392/2. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden yahut ihtiyati tedbirin kaldırılmasından itibaren 1 ay içerisinde tazminat davası açılmaması halinde davacı tarafa İADESİNE, Dair, talep edenin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 26/06/2026
Katip ...
Hakim ...