İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/559 E. 2026/328 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/559
Karar No
2026/328
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/559 Esas KARAR NO : 2026/328

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03/07/2025 KARAR TARİHİ : 21/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili adına kayıtlı ... plaka numaralı aracın, 07.12.2023 tarihinde Beykoz ilçesinde trafikte sağ şeritte seyir halindeyken; 1 nolu davalının maliki, 2 nolu davalının sürücüsü, dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin .... poliçe numarası ile ZMMS sigortacısı olduğu orta şeritteki ... plaka numaralı araç şoförünün kontrolünü kaybedip arkadan çarpması ile yaşanan maddi hasarlı trafik kazasında hasar gördüğünü, kaza sonrasında sürücüler tarafından tutanak düzenlenip imzalandığını, gerek kaza tespit tutanağı ve gerekse de ... şirketler arası mutabakat kayıtlarından da açıkça görüleceği üzere kazanın oluşumunda tüm kusurun ... plakalı araç sürücüsü olan 2 nolu davalıda olduğunu, müvekkilinin aracının kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş. olduğunu, poliçe numarası ... kaza akabinde kasko şirketi, hasar dosya no ... açıp müvekkilinin aracını hasar durumu vs. eksper incelemesi ve tamir için .... Otomotiv San. Ve Tur Tic. Ltd Şti unvanlı otomotiv servisine çektirip tamir ettirdiğini, tamir süresinin 02.03.2024'te sona erdiğini, tamir bedelinin Generali sigorta tarafından ödendiğini, müvekkil şirketin; deri ürünleri imalat ve pazarlaması yapmakta olduğunu, yurt dışı ağırlıklı çalıştığını, kazaya maruz kalan aracın bu çerçevede satışı yapılan ürünlerin müşterilere/kargoya sevkinde nakliye aracı olarak kullanıldığını, müvekkilinin kaza tarihi olan 07.12.2023 den aracın teslim alındığı 02.03.2024 tarihine kadar 2 ay 25 gün aracı kullanamadığını ve nakliye işleri için piyasadan araç kiralamak zorunda kaldığını, müvekkilinin bu çerçevede icra takibine konu ettikleri faturalardan da görüleceği üzere toplam 205.827,60 TL nakliye bedeli ödemek zorunda kaldığını, kazaya maruz kalan aracını tamir süresi boyunca kullanamayan davacı müvekkilinin nakliye için piyasadan kiralama yapmak zorunda kalmakla nakliye için ödemek durumunda kaldığı faturaların takip konusu edildiğini ve bu çerçevede; 15.11.2024 tarihinde davalılar hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, izaha çalıştıkları hususlar ile yargılamada ortaya konulacak hususlar çerçevesinde davalıların icra takibine yaptıkları itirazın iptali ile takibin 205,827,60 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesini, haksız itirazlarından dolayı %20 kötü niyet tazminatı ile birlikte yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılmış olan işbu davada öncelikle davanın .... Gemi Tedarik Hiz. Tic. AŞ. .... Mah. ... Cad. No.48 Bağcılar/İstanbul) şirketine ihbar edilmesi ve dahili davalı olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu şirkette çalıştığı esnada kaza oluştuğu için işveren sıfatı ile adı geçen şirketin mesul olduğunu, bu nedenle davanın ihbarını talep ettiklerini, açılan davanın esası kazaya karışan aracın kullanım dışı olduğu süre için yapılan giderler olduğunu, davacının istediği miktarın tartışmalı olduğunu, yargılama yapılması gereken bir husus olduğunu, davacının bu süre içinde araç kiralamak zorunda olup olmadığının, üçüncü şahıslara taşıtıp taşıtmadığının ve eğer kiralama yapılmış ise kiralama bedelinin gerçek ve kabul edilebilir olduğunun tartışılmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle davacının ileri sürdüğü iddiaları kabul etmediklerini, aracın günlük kulanım alanı, davacının araç ile kullanılmadığı süre içinde mal taşıtıp taşıtmadığının sevk irsaliyeleri ile kanıtlanmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle belirtilen süre içinde davacının sevk irsaliyeleri ve bunlara bağlı faturaların bilirkişi marifeti ile incelenmesi gerektiğini, ayrıca aracın serviste kaldığı sürenin makul olup olmadığının ayrıca araştırılması gerektiğini, fazla kalmanın servisin bekletmesi veya anlaşmazlıktan kaynaklanması halinde müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını beyanla usul açısından arabuluculuk konusunda davanın reddini, davanın izah etmeye çalıştıkları gibi müvekkilinin çalıştığı şirkete ihbarını, müvekkilinin aleyhine açılmış olan işbu davanın gerek usul ve gerekse ispat edilememesi nedeniyle reddi ile masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... Otomotiv vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın karıştığı kazada davacıya ait aracın hasara uğradığını, müvekkili şirket aracı sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin araç maliki olması sebebiyle araç sürücüsü ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, davacı tarafın ikame ettiği davanın müvekkili açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin, uzun dönem araç kiralama işi yapmakta olduğunu, davaya konu araç da yine dilekçe ekinde sundukları 02.03.2022 tarihli sözleşme kapsamında 3 sene süreyle (36 ay) ..... Gemi Tedarik Hiz. Tic. A.Ş.'ye kiralandığını ve araç üzerindeki tüm fiili tasarrufun söz konusu şirkete bırakıldığını, 2918 sayılı KTK7nun 3.maddesindeki tanıma göre: “İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olduğunu, Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği veya araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” madde hükmüne göre: uzun süreli araç kiralamada, kiracı “işleten” olarak sorumlu olduğunu, aracı “uzun süreli kiralayan” araç malikinin zarardan sorumlu tutulamayacağını, 2918 sayılı KTK’nun “araç sahibi” ve “işleten” tanımları ayrı ayrı yapıldığını, buna göre ; araç sahibi, araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişi olduğunu, işletenin ise kanun maddesindeki tanım kapsamında somut olayda aracı uzun süreli olarak kiralayan yani, tam unvanı yazılı dava dışı şirket olduğunu, müvekkilinin somut olayda işleten sıfatı bulunmadığından sorumluluğununda bulunmadığını, izahına çalıştıkları nedenlerden dolayı, huzurda açılan haksız davanın müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait ..... plaka numaralı aracın davalı şirkete ait ve diğer davalının sevk ve idaresinde ..... plaka numaralı araç şoförünün kontrolünü kaybedip arkadan çarpması ile yaşanan maddi hasarlı trafik kazasında hasar gördüğünü, davacı tarafın davalı sürücünün kazada %100 kusurlu olduğunu iddia ettiğini, huzurdaki davanın davalı tarafından müvekkili şirket'e ihbar edildiğini, davacı tarafından 205,827,60 tl asıl alacak tutarı ile ikame edilmiş icra dosyasının devamına karar verilebilmesi adına öncelikle kusur oranlarının ve uyuşmazlık konusu zarar miktarının belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olduğunun kabulü anlamına gelmemek ile birlikte, aracın serviste fuzuli bekletildiği süreden doğan masraflarında davalıya yükletilmemesi gerektiğini, müvekkili şirketin özen yükümlülüğünü yerine getirerek uyuşmazlık konusu olaydaki sorumluluğundan kurtulduğunu, dava konusu olayda, uzun dönem kiralanmış ve ticari amaçla kullanılan plakalı aracın davalının sevk ve idaresi sırasında kaza yaptığını, aracın belirli bir süre serviste kaldığını, davacı tarafın, bu süreçte nakliye hizmeti için katlandığı masrafların davalılardan tahsili adına Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü nezdinde ilamsız takip başlattığını ve davalı borçlunun itirazı ile takibin durdurulduğunu, icra takibi borçlusu davalının, kazanın kendisi müvekkili şirket bünyesinde çalıştığı dönemde gerçekleştiği gerekçesi ile davayı kendilerine ihbar ettiğini, müvekkili şirketin özen yükümlülüğünü yerine getirmiş olması nedeniyle dava konusu zarara ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kaza esnasındaki hava şartlarının kazanın kaçınılmaz olmasına sebep verdiğini, dosyada davalı çalışanın kusur oranının belirlendiği bir rapor bulunmadığını, aracın tamir süresinin makul olmadığını, Yargıtay içtihadı uyarınca onarımda geçen sürenin uzaması ve aracın geç teslim edilmesi gibi hususların davalılara yüklenemeyeceğini, açıklanan nedenlerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet zararının tahsili istemi ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy.... . İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ...... Mod Dericilik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, borçlusunun ..... Otomotiv İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ...... olduğu, 205.827,60-TL muhtelif nakliye gideri üzerinden icra takibinin başlatıldığı, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 07/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının ne oranda olduğu, davacının araç mahrumiyetinden kaynaklanan zarar oluşup oluşmadığı, bu zarar kaleminin mevcudiyeti halinde miktarının ne olduğu, davalılardan tazmini şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının icra takip tutarı kadar davalılardan alacaklı olup olmadığı, davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazlarında haklı olup olmadıkları hususlarının tespiti istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya 1 makine mühendisi, 1 sigorta hukukunda uzman bilirkişi ve 1 trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; "... 8.1. ..... plakalı aracın sürücüsü ......’ın; Karayolları Trafik Kanununun 46.maddesinin b) ve c) fıkraları, 47. maddesinin d) fıkrası ile 84.maddesinin g) fıkrasını ihlal ederek; Karayolunda araç ile seyir halindeyken, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda olup, trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek, şerit değiştirmek zorunda kalındığında da, şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek ve dolayısıyla diğer şeride tecavüz etmemek zorunda olduğu halde, Dosya kapsamı ve dosyada mevcut, sürücülerin kendi aralarında tanzim ettikleri Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracı ile 07.12.2025 günü saat:09.00 sıralarında İstanbul İli, Beykoz İlçesinde, S. Köprü üzerinde orta şeritte seyir halindeyken kendi beyanına göre, rüzgarın savurmasıyla sağındaki sürücü .....’in sevk idaresindeki ..... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpması şeklinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, bu durumda, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu özen yükümlülüğüne uymayarak trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde aynı istikamette çok şeritli yolda yanındaki şeride tecavüz ettiği ve sürücüsü .....’in sevk ve idaresindeki ..... plakalı araca çarparak bu şekilde asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 8.2. ..... plakalı aracın sürücüsü .....’in; Meydana gelen trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddelerinin bulunmadığı anlaşıldığından, kusurunun olmadığı, araç mahrumiyeti yönünden: 8.3. ..... plaka sayılı aracın, 07.12.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında oluşan hasarının onarımı ile oluşan araç mahrumiyet zararının, hasar tarihi itibarıyla 7.288,40 TL olduğu, sigortacılık mevzuatı yönünden: 8.4. Davalı ..... Otomotiv Ltd Şti nin, ..... plakalı vasıtayı uzun süreli olarak dava dışı ..... ... Tedarik A.Ş ne kiraladığı, işleten sıfatını kaybettiği, sorumluluğunun oluşmayacağı, Diğer davalı sürücünün sorumlu olacağı, Şeklinde 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 3.maddesinin 2.fıkrası doğrultusunda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliğinin ihlal edilen maddelerine atıfta bulunularak hukuki gerekçeli ve denetime elverişli olarak, hazırlanan iş bu Bilirkişi Heyet Raporu, 6100 sayılı HMK’nın 282. maddesinin hükmü uyarınca, tarafların kusur oranı ve diğer irdeleme hususları, bilcümle hukuki takdir ve tavsifi için, Sayın Mahkemenin nihai takdir ve tensiplerine saygıyla arz olunur...." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Haksız fiilden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanunun ikinci kısmında düzenlenmiş olup; Türk Borçlar Kanunu Madde 49 hükmü; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de,bu zararı gidermekle yükümlüdür." Türk Borçlar Kanunu Madde 50 hükmü; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığıönlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." Türk Borçlar Kanunu Madde 51 hükmü; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirler.Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." Sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı dava açabilir. İşleten de sürücü ile birlikte zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. 2918 sayılı KTK'nun hükümlerine göre, trafik kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde "işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 85. maddesinde ise "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araçların malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafın 07/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde araç mahrumiyet bedelinden kaynaklanan maddi zararının tahsili istemi ile davalılar aleyhine başlatmış olduğu icra takibine itirazın iptali istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde ..... plakalı araç sürücüsü davalı .....'ın %100 (yüzde yüz) oranında asli düzeyde tek ve tam kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Araç mahrumiyet zararı, araç sahibi herhangi bir araç kiralamamış olsa da aracını kullanamamaktan doğan zararının karşılanması amacıyla talep ettiği tazminattır. Bu bedelin talebi için araç kiralanmadığı, buna rağmen ulaşım ihtiyacının aksadığı ve zarar doğduğu ispatlanmalıdır. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi – 29 Eylül 2022, ..... E., ..... K. Sayılı ilamında araç sahibi ikame araç kiralamasa bile, makul tamir süresi ve günlük kira rayicini gösteren bilirkişi raporuna dayanarak “araç mahrumiyet bedeli”ne hükmedilebileceği açıkça belirtilmiştir. Bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda davalı ...... 'ın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu ve aracında meydana gelen araç mahrumiyet bedeline ilişkin zararını ispat etmiş olup, davanın davalı ..... yönünden kısmen kabulü ile bilirkişilerce makul onarım süresi göz önünde bulundurularak hesaplanan araç mahrumiyet bedeli olan 7.288,40-TL yönünden yapılan itirazın iptaline ile bu bedel üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı ..... Oto İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu kazaya karışan ..... plakalı aracın ihbar olunan ...... Gemi Tedarik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'ye kiralandığı savunmasında bulunduğu, dosyaya sunulan kira sözleşmesinde ..... Oto İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile ..... Tedarik Hizmetleri Ticaret A.Ş. arasında 3 yıl süreli araç kiralama ilişkisi bulunduğunun anlaşıldığı, sunulan araç teslim formundan araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanmanın da ihbar olunan .....Tedarik Hizmetleri Ticaret A.Ş. tarafından sağlandığı anlaşıldığından davalı ..... Oto İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin aracı dava dışı ..... Tedarik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'ye uzun süreli kiraladığı sonucuna ulaşıldığı anlaşılmakla davalı ...... Oto İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin işleten sıfatı bulunmadığından zarardan da sorumlu olmayacağı anlaşıldığından işbu davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından trafik kaydına güvenilerek davalı ..... Oto İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. hakkında işleten olduğu inancıyla dava açıldığından, davacının ..... Oto İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile ..... Tedarik Hizmetleri Ticaret A.Ş. arasında imzalanan kira sözleşmesinden haberdar olması beklenemeyeceğinden, davalı .... Oto İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.(İstanbul BAM 9 HD 2022/1009 Esas, 2024/2218 Karar sayılı, 19/12/2024 tarihli ilamı, Ankara BAM 26. HD 2021/1921 Esas, 2021/1773 Karar sayılı, 14/10/2021 tarihli ilamı) Davacı taraf icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de; dava konusu edilen bedelin davalılar tarafından bilinmesinin ve hesaplanmasının beklenemeyeceği, zarar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği ve dolayısıyla likit olmadığı, bu durumda davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığ anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, netice itibari ile davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Davalı ......'ın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 7.288,40-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -Davalı ..... Oto İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, 2-İcra inkar tazminatı talebinin, yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan toplam 2.485,89-TL harçtan mahsubu ile 1.753,89-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa İADESİNE, -Davacı tarafından yatırılan toplam 1.434,90-TL harcın davalı .......'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.288,40-TL vekalet ücretinin davalı .....'dan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.288,40-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ......'a verilmesine, -Davacının trafik tescil kaydına dayanarak dava açmış olması nedeniyle davalı ..... Oto İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 21.995,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 778,62-TL'sinin davalı ..... 'dan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 166,38-TL'sinin davalı .....'dan tahsiline, bakiye 4.533,62-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/04/2026 Katip ..... ¸e-imza Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/559, K. 2026/328, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-559-e-2026-328-k-aab8debed2e5