İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/559 E. 2026/265 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/559
- Karar No
- 2026/265
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/559 KARAR NO : 2026/265
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25.06.2025 KARAR TARİHİ : 10.03.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kimya endüstrisi alanında çalışan ve bu sektörde tanınan bir firma olduğunu, müvekkilinin, çeşitli sektörlerin üretim aşamasında kullanmak üzere ihtiyaç duyduğu kimyasalların üretimini yapıp satışını yaptığını, bu kapsamda davalı şirketle de bir ticari ilişki kurduğunu ve kendisine ilaç ve kozmetik alanında kullanılan kimyasal ürünlerin farklı tarihlerde satışını yaptığını, anlaşmaya uygun olarak satışa konu ürünler davalıya teslim edildiğini ve kayıtlarına işlenip kesinleştiği halde alacak tutarı ödenmediğinden davalı aleyhine -----. İcra Dairesinin ----- ilamsız takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin başlatıldığını, sürecin anlaşamama olarak son bulduğunu, davalının işbu itirazlarının zaman kazanmak amacıyla kötü niyetle yaptığını, yetkiye yönelik davalının yapmış olduğu itirazın geçersiz olduğunu, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle başkaca hak ve alacakları ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin işlemiş ve işleyecek faiz ve tüm fer’ileri ile birlikte devamını, davalı aleyhine, takip tutarının en az %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine ----- esas sayılı dosyasında 425.131,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibine geçildiği, davalının borca ve faize itiraz ettiği, icra dairesinin yetkili olmadığını ve yetkili icra dairesinin ------- İcra Dairesi olduğunu belirttiği, takibin durduğu, davacı tarafça somut itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Dava para alacağına (faturaya) ilişkin olduğundan TBK'nın 89. Maddesi gereğince para alacakları götürülecek borçlardan olduğundan davacı alacaklının yerleşim yerinin de yetkili olduğu ve davacının yerleşim yerinin de mahkememiz yetki sınırları içerisindeki ---- olduğu anlaşılmakla, ----- icra dairelerinin yetkili olduğu, davalı tarafın icra dairesinin yetkine itirazının İİK'nın 50. Maddesi gözetilerek reddine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat külfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafça ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için inceleme günü tayin edilmiş ve bilirkişi için gerekli delil avansının yatırılması için davacı vekiline kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede delil avansı yatırılmamış ve inceleme yapılamadığına dair tutanak düzenlenmiştir. Davacı vekilince 04.03.2026 tarihinde delil avansı yatırılmış ve 10.03.2026 tarihli duruşmada, inceleme için yeni gün tayin edilmesi talep edilmiştir. Verilen kesin sürede delil avansının yatırılmaması ve yeni inceleme günü tayin edildiği taktirde duruşma talikine sebebiyet verileceğinden mahkememizce yeni inceleme günü tayin edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.Tarafların fatura konusu döneme ait Ba/Bs formları/Karşılaştırmalı alım satım analiz raporları ilgili vergi dairelerinden celbedilmiştir. Davalının alım formlarına göre; davacıdan KDV hariç 47.799,54 TL, 181.371,14 TL, 358.252,79 TL, 32.121,73 TL alım yapıldığının bildirildiği, davacının satım formlarına göre; KDV hariç 32.121,73 TL, 358.252,79 TL, 181.371,14 TL, 47.799,54 TL satım yapıldığının bildirildiği, buna göre her iki tarafın alım ve satım bildirimlerinin uyumlu olduğu, davalı tarafça borcun tamamının ödendiği şeklinde savunmada bulunulmadığı, icra dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesinde "alacaklıya böyle bir borcu bulunmamaktadır." şeklinde beyan bulunduğu, alım ve satım formalarındaki rakamların uyumlu olması karşısında davacı tarafından davalıya mal veya hizmetin sağlandığı hususunun sabit olduğu, mal ve hizmet sağlandığının sabit olduğu durumda davalının borcunun bulunmadığı yönünde savunmada bulunması ancak borcun sona erdiğine dair (ödeme dekontu, mutabakat, cari hesap kaydı vs.) delil sunulmaması karşısında davacının fatura konusu edimini yerine getirdiği; ancak davalının para borcunu sona erdiren bir delili dosyaya sunmadığı sonucuna varılmıştır. İcra dosyasına sunulan takibe dayanak belgeler içinde, KDV hariç 32.121,73 TL bedelli fatura, KDV hariç 47.799,54 TL bedelli fatura, 27.11.2024 tarihli KDV hariç 73.436,09 TL, 13.814,71 TL, 94.120,34 TL (toplamları alım satım formlarında yer alan 358.252,79 TL) bedelli fatura ve KDV hariç 347.301,08 TL bedelli fatura yer almaktadır. Açıklanan sebepler, taraflarca yapılan alım satım bildirimlerinin uyumlu olması, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya sağlanması karşısında davalı tarafça borcun sona erdiğine dair delil sunulmaması, icra dosyasına dayanak belge olarak sunulan fatura bedelleri ile alım satım formlarındaki bedellerin uyumlu olması dikkate alındığında davacının fatura konusu ürünü yerine getirdiği, davalının para borcunu ödemediği sonucuna varıldığından davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne, ---- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, 2-Asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan 85.026,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 29.040,70-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 5.134,52-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 2.125,66-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 21.780,52-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam 7.260,18-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 61,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 763,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından 366,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 68.020,96-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.