İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/598 E. 2026/260 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/598
Karar No
2026/260
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/598 KARAR NO : 2026/260

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07.07.2025 KARAR TARİHİ : 10.03.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davalı şirketin, davacı taraftan mal ve hizmet satın aldığını ve buna istinaden ----- numaralı, 31.01.2025 tarihli 436.392,00-TL bedelli fatura düzenlenerek davalıya iletildiğini, davalının ödemekle yükümlü olduğu bedelin tamamını ödemediğinden kendisine ---- Noterliğinin 06.03.2025 tarihli ---- yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, ihtarname ile davalı tarafın ihtarname tarihine kadar yaptığı ödemelerin mahsubu sonucunda bakiye borcunun 72.732,00-TL KDV dahil olmak üzere toplam 169,542,00-TL olduğu beyanla borcun ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnameyi tebliğ alan davalının 10.03.2025 tarihinde sadece 10.000,00-TL ödeme yaptığını, bu ödemenin öncelikle ihtarname masrafı ve birikmiş faizden mahsup edilerek bakiye 161.989,48-TL anapara alacağı ve 5.891,54-TL birikmiş faizin tahsili amacıyla ----- İcra Dairesinin ----- esas sayılı takip dosyası ile aleyhinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yönelik itirazlarının hiçbirinin kabulü mümkün olmadığından, sırf takibi uzatmak amacı güden bu kötü niyetli tutumu karşısında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, tüm bu nedenler ve resen dikkate alınacak nedenlerle, davalının ----. İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini, davalının takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiz ve diğer tüm ferileriyle birlikte ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile alacaklı olduğunu iddia eden davacı ... arasında hiçbir dönemde ticari ilişki veya herhangi bir alacak verecek ilişkisine neden olacak bir faaliyet olmadığını, takip ekinde eklenen faturanın davalı şirket kayıtlarında mevcut olmadığını, fatura içeriği incelendiğinde düzenlenme tarihinin 31.01.2025 olduğunu, hizmet konularının 12.09.2024 ile 11.10.2024 tarihleri arasında çeşitli tarihleri içerir ada kumu açıklaması ile fatura düzenlendiğinin anlaşıldığını fakat işbu faturanın, davalı şirkete gönderilmemiş olup şirket kayıtlarında mevcut olmadığını, davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde faturanın kayıtlarında olmadığının ve davalı şirkete gönderilmediğinin anlaşılacağını, davalı şirketin hiçbir dönemde davacıdan böyle bir hizmet veya malzeme satın almadığını, davalı şirket yetkilisi veya çalışanlarından herhangi birinin imzasını içerir bir irsaliye, teslim fişi, fatura, sözleşme ve diğer herhangi bir evrakın mevcut olmadığını, davacı tarafın davalı şirketin kayıtlarında dahi olmayan fatura ile davalı şirketten alacaklı olduğu iddiası ile işbu icra takibini ve davayı açtığını, müvekkili ile aralarında ticari ilişki olduğuna dair herhangi bir delilin dosyaya sunulamadığını, davalı şirkete ait ticari defterlerin bir kısmı (2024 yılı) cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, 2025 yılı henüz bitmediği için kapanış verilmediğinden kayıtlara da ulaşılamadığını fakat kapanışlar yapıldığında dosyaya sunulacağını, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu hesap hareketleri incelendiğinde ------ tarafından hangi açıklama veya gerekçe ile gönderildiği belli olmayan para transferlerinin dosyaya delil olarak sunulduğunun anlaşıldığını fakat işbu sunulan hesap özetinden ---- hangi açıklama ile para transferi yaptığının, taraflar arasında yapılan iş varsa işin niteliğinin, bakiye bir ödeme kalıp kalmadığının veya davalı şirket adına mı yoksa kendi adına mı para transferi yaptığını anlamanın mümkün olmadığını, dava dışı üçüncü kişi tarafından açıklamasız yapılan para transferlerinin dosyaya delil olarak sunulmasının, alacak ispatı için kullanılmasının Yasa ve usule aykırı olduğunu, davalı şirketin ----Şirketi ve Yapı ve ------ Şirketi olmak üzere iki adet şirket hesabının olduğunu, işbu banka hesaplarının tüm hesap hareketlerinin dosyaya celbi halinde davacı ile hiçbir dönemde para alışverişinin olmadığının anlaşılacağını, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen araştırılacak nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın tüm ferileri ile reddini, icra takibi ve huzurdaki davanın kötü niyetli olarak açıldığı göz önüne alınarak davalı şirket lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine ----. İcra Dairesi ----- esas sayılı dosyasında 161.989,48 TL asıl alacak ve 5.891,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 167.881,02 TL üzerinden icra takibine geçildiği, takibin dayanağının ------ numaralı, 31.01.2025 tarihli, toplam 436.392,00 TL bedelli fatura olduğu, davalının borca ve faize itiraz ettiği, ayrıca icra dairesinin yetkisiz olduğunu, ------ İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu beyan ettiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafın sunduğu cevap dilekçesinde mahkememizin de yetkisine itiraz ettiği ve ---- Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Davacının adresi ---, davalının adresi------. Dava para alacağına (faturaya) ilişkin olduğundan TBK'nın 89. Maddesi gereğince para alacakları götürülecek borçlardan olduğundan davacı alacaklının yerleşim yerinin de yetkili olduğu ve davacının yerleşim yerinin de mahkememiz yetki sınırları içerisindeki--- olduğu anlaşılmakla, ------ mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğu, davalı tarafın yetki itirazının ve icradaki yetki itirazının İİK'nın 50. Maddesi gözetilerek reddine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat külfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafça ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir refakatiyle inceleme yapılmıştır. Mahkememizce taraflardan 2024 ve 2025 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) sunmaları istenilmiş, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmuş, davalı taraf sadece 2025 yılına ait envanter defterini dosyaya sunmuştur. Hazırlanan bilirkişi raporunda, davacının ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulduğu, davacının kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 436.392,00 TL alacaklı olduğu, Ba/Bs formarına göre davacının KDV hariç 363.660,00 TL satım bildiriminde bulunduğu, yine davalı tarafından KDV hariç 363.660,00 TL alım bildiriminde bulunulduğu, %20 oranında KDV dahil edildiğinde tarafların birbiri ile 426.392,00 TL alım ve satım bildiriminde bulunduğu, hizmet ya da mal almayan bir tacirin Ba formu ile alım bildiriminde bulunmasının mümkün olmadığı, buna göre icra takibine konu faturaya konu malların davacı tarafından davalıya teslim edildiği, davacının icra takibindeki asıl alacak talebinde haklı olduğu anlaşılmış olup davalının asıl alacak talebine karşı yaptığı itirazın iptaline karar verilmiştir. ---- Bölge Adliye Mahkemesi ------ Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve -----Karar sayılı ilamında; ''6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisi mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı, TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen eldeki sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği,'' belirtilmiştir.Tarafların tacir olduğu, buna göre TTK madde 1530'un somut davada uygulanamayacağı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan faiz talep edebilmesi için takipten önce davalının temerrüte düşürülmesi gerektiği, takipten önce davacı tarafından davalıya----. Noterliği'nin 06.03.2025 tarih, ------ yevmiyeli ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin davalıya 10.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede ödemenin üç gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin belirtildiği, buna göre 13.03.2025 tarihinden sonra davalının temerrüte düştüğü, temerrüt tarihi ile takip tarihi (09.04.2025) arasında 5.549,60 TL faiz işlediği anlaşılmış olup davalı tarafın faize yaptığı itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine; --. İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 161.989,48 TL asıl alacak ve 5.549,60 TL takip öncesi işlemiş faiz üzerinden takip talebindeki şartlarda devamına, fazlaya ilişkin takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, 2-Asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesap edilen 32.397,89 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 11.444,59-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 2.027,58-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 839,41-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 8.577,60-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.866,99-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 175,00-TL vekalet harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 98,90-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 7.889,30-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 7.873,23-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 16,07-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından 175,00-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak takdiren davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 341,94-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 4.590,63-TL'nin davalıdan, 9,37-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/598, K. 2026/260, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-598-e-2026-260-k-4ef7ad35868d