İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/554 E. 2026/290 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/554
Karar No
2026/290
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/554 Esas KARAR NO : 2026/290

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2025 KARAR TARİHİ : 10/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın davalıya satmış olduğu mallar karşılığında icra takibine konu edilen faturaları keserek davalıya teslim ettiğini, davalının işbu fatura bedellerini süresinde ödememesi üzerine Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 26.780,19 TL asıl alacak ve 15.091,19 TL işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının 04/02/2025 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının belirtilen faturalardan dolayı müvekkiline borçlu olduğunu bu nedenle itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının ileri sürmüş olduğu sebepler hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafa borcu bulunmadığını, davacı taraf, müvekkili şirket aleyhine kötüniyetli olarak icra takibi başlatmış ve akabinde haksız olarak işbu davayı açtığını, her ne kadar davacı tarafça, alacak iddiası ileri sürülmüşse de, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili şirketin, davacı taraf ile hesap mutabakatı olmadığını, ayrıca, söz konusu borcun bulunmaması sebebiyle, davacı- alacaklı tarafça istenilen faiz miktarı ve ferileri de haksız olduğundan talep edilen faiz miktarına, faiz oranına, işlemiş ve işleyecek faize de itiraz edildiğini, fatura, tek başına alacağın varlığına delil olamayacağını, faturanın tek başına alacağı kanıtlamaya elverişli olmadığı Yargıtay'ın yerleşmiş içtihadı olduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/7253 K. 2021/12178 T. 29.11.2021 "Fatura tek başına alacağın varlığına delil olmaz ve yine davalının da söz konusu faturaların altında yer alan teslim alan kısmında imzası bulunmadığını, bu durumda dava konusu ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK 6. ve HMK. 190 ve 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebildiğini, dosyaya ibraz edilen faturalar malın teslim edildiğini göstermeyeceğini, davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmesi gerektiği, borca dayanak olarak gösterilen faturaya itiraz edilmemesi alacağın kabulü anlamına gelmeyeceğini, faturayı düzenleyen tarafça, malın teslimi veya gönderildiğinin ispat etmesi gerektiğini, yine faturaya itiraz edilmemesi yapılan işin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğu ya da tam ve kusursuz yapıldığının ya da bedelinin istenebilir olduğunun kabulü anlamına gelmediğini, izah edilen nedenlerle davanın reddine, davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın takibe konu fatura nedeniyle davacı şirketin alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 41.871,38TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 26.780,19 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır. Tarafların BA/BS formlarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 26.780,19TL olduğu, temerrüde düşürülme koşulları oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Silivri İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 26.780,19TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 5.756,03TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.829,35TL ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 1.213,95TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL başvuru harcı, 615,40TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.942,07TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.657,92TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00TL bilirkişi ücreti, 75,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.075,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 5.164,62TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 26.780,19TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 15.091,19TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2026

Katip .... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/554, K. 2026/290, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-554-e-2026-290-k-6e0ade00de08