İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1146 E. 2026/289 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1146
- Karar No
- 2026/289
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1146 Esas KARAR NO : 2026/289
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2025 KARAR TARİHİ : 10/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili şirket arasında Model No:.... siyah renk fason iş sözleşmesi yapıldığını, işbu sözleşmede 6280 adet işin dikimi her iş başı birim maliyeti dikim+UKP (Ütü paket dahil) 50TL olarak anlaşıldığını, sözleşemeye göre işe başlama tarihi de 19/08/2024 tarihi bitiş tarihi ise 01/09/2024 olarak belirlendiğini, müvekkili şirket işe başladıktan sonra anlaşmaya uygun halde üretimleri yapmış hatta ürünleri sözleşmeye uygun olarak teslim etmiş olmasına rağmen ödemeyi 241.339,45TL tutarlı fatura bedelinin bir kısmı 27.09.2024 tarihinde 180.000,00TL olarak ödenmiş ancak bakiye kalan 61.339,45 TL tutarlı miktar ve ekte sunulan 21/10/2024 tarihli Fatura No:.... olan 57.525,50TL tutarlı ikinci faturayı da ödememiş olup müvekkili şirkete 118.864,95TL tutarında borçlu kaldığını, davalı ... ile yapılan görüşmelerde de ödemeler oyalanmış türlü haksız bahaneler ile ödeme ertelenmiş ve nihayetinde ödemeleri yapmayacaklarını belirttiklerini, akabinde bu bakiye alacaklar için Van İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı ... itiraz edildiğini, açılacak dava öncesi Van Arabuluculuk bürosuna ticari dava şartı arabuluculuk kapsamında yapılan başvuru ... dosyasında anlaşmama ile sonuçlandığını, izah edilen nedenlerle davalının icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde ise; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verildiğini, taraflar arasında düzenlenen imzalanan Fason Sözleşmesinin 10. Maddesinde yetkiye ilişkin özel düzenleme yapıldığını, buna göre bu sözleşmeden kaynaklı anlaşmazlık halinde açık bir şekilde İstanbul Mahkemeleri ve İcra daireleri yetkili olacağı taraflar arasında düzenlendiğini, somut olayda; davacı tarafından Van İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında süresi içerisinde takipteki yetkiye itiraz edilmiş ve yetkili icra müdürlüğünün İstanbul İcra Müdürlüğü olduğu bildirildiğini, taraflar tacir olup sözleşmedeki yetki şartı geçerli olduğunu, taraflar arasında düzenlenen yetki kesin yetki olduğunu, bu sebeple yetkisiz yerde açılan icra dosyasına yapılan itiraza rağmen dosya yetkili icra dairesine gönderilmeden, iş bu davanın açılması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, fason iş sözleşmesi kapsamında itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili tarafından icra dairesinin yetkisiz olduğu ve buna göre geçerli icra takibi bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle iş bu husus dava şartı olduğundan öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir. İtirazın iptali davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir ilamsız genel icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun icra takibi bulunmadıkça itirazın iptali davası açılamaz. İcra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşıldığı için dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi halinde yetkili icra dairesince usulüne uygun ödeme emri düzenlenip borçluya tebliğ edilmeden borçlunun daha önceki itirazına istinaden itirazın iptali davası açılamaz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2009/ 5978 Esas, 2009/6200 Karar sayılı ilamında da; Davalı ödeme emrine itirazında icra dairesinin yetkisizliğini de ileri sürmüştür. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.11.2002 gün ve 2002/19–900–994 E.K. sayılı kararında da açıklandığı gibi, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenerek icra dairesinin yetkili olduğunun tesbiti halinde işin esasına girilmek; yetkisizliğinin belirlenmesi halinde ise yetkili bir icra dairesinde usulüne uygun bir takip yapılmadığından davanın reddine karar verilmek gerekirken, mahkemenin kendi yetkisizliğine karar verilmesi doğru değildir. " denmektedir. HMK'nın 6. Maddesi gereğince kural olarak her dava açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. İcra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olmayıp, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması halinde, mahkemece resen icra dairesinin yetkisizliği gözetemeyeceği için, borçlunun itiraz yolu ile bunu ileri sürmesi gerekir. Davalı-borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi durumunda, itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması bir dava şartı olduğundan mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenir ve takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşılırsa, takibin yetkisiz icra dairesinde yapılmış olması nedeniyle davada dava şartı gerçekleşmediğinden, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilir. 6100 sayılı HMK'nun 17.maddesi, " Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmünü amirdir. Bu yetki hükmü kesin yetki mahiyetindedir. Yine, aynı yasının 18 inci maddesinde, "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. ” şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu düzenlemelere göre, tarafların serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâlleri hariç, tacirler arası yetki sözleşmesi yapılabileceği ve yazılı yapılması gereken bu sözleşmede birden fazla mahkeme belirlenebileceği açıklanmıştır. Somut olayda davaya dayanak yapılan sözleşmenin 10. Maddesinde yetki şartı bulunduğu halde icra takibinin yetkisiz İcra Dairesi'nde yapıldığı anlaşılmıştır. İ İtirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takip başlatılması özel bir dava şartı olup, tüm bu nedenlerle davacının yetkisiz icra dairesinden başlattığı ilamsız icra takibi usulsüz olduğundan ve ortada geçerli bir icra takibi mevcut olmadığından ve bu hususun HMK'nın 114/2. maddesi kapsamında dava şartı olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Usulüne uygun icra takibi bulunmadığından davanın USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00TL ilam harcından peşin alınan 4.611,47TL harcın harçtan mahsubu ile bakiye 3.879,47TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır