İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/546 E. 2026/450 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/546
- Karar No
- 2026/450
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/546 Esas KARAR NO : 2026/450
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/07/2025 KARAR TARİHİ : 22/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının yetkiye yönelik itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan Abonelik Sözleşmesinin 8.6. Maddesinde " İşbu Sözleşme Türk Hukuku’na tabi olup, işbu Sözleşme tahtında çıkacak tüm uyuşmazlıklarda İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir" hükmü ile sözleşme kapsamında çıkacak uyuşmazlıklar için yetkili mahkeme ve icra daireleri yetki sözleşmesi ile belirlendiğini, davalı (borçlu) ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan 1 adet tüketim fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, İstanbul ... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun, herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz etmiş olduğunu, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, davalı-borçlunun itirazları ve iddiaları hukuki mesnetten yoksun olup, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, davalı borçlu şirketten olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmediğini, davalı borçlu 04.09.2023 tarihinde müvekkili şirket portföyüne katılmış ve 2024-12-31 tarihinde tahliye sebebiyle ayrıldığını, borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve PTF % 15,00 tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere davacı şirketin portföyünden borcunun zamanında ödenmemesi sebebiyle sonlandırılmış ve sözleşme taahhüt süresinden önce sonlanması nedeniyle cayma bedeli yansıtıldığını, davalının, müvekkili şirket tarafından SMS ve e-posta ile gönderilen faturaları teslim aldığını, SMS ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödemediğini, takip konusu fatura gereği, davacı müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğunu, mahkemece kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme neticesinde, alacağın varlığının ve miktarının sübut bulacağını, zira borcun ödenmemiş olduğu şirket kayıtlarının, banka kayıtları ile sabitt olduğunu ve bilirkişi incelemesi yapıldığında açıklığa kavuşacağını, taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği belirlenen faiz oranlarına da uygun olarak faiz belirlendiğini ve faturaya yansıtıldığını, bu bakımdan tamamıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak yansıtıldığını bildirip, davanın kabulüne, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak süresi içerisinde davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: Yıldırım Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... (VKN:...)'nin 09/2023 - 12/2024 tarihleri arası BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... ... A.Şne ve ... Elektrik Satış A.Şne, müzekkereler yazılarak, Mahkememiz davalısı ... (VKN:...)'nin 04.09.2023-31.12.2024 tarihleri arasında tüketim bilgileri ile, tüketim endekslerinin ve fatura tahakkuk bilgilerinin çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. İstanbul ...cra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 11/03/2026 tarihinde Elektrik Mühendisi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesi uyarına düzenlenen fatura alacağına dair başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davalı borçlu her ne kadar takipte yetkiye itiraz etmişse de, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan yetki şartı ile TBK md. 89 uyarınca davacı alacaklının yerleşim yeri mahkemesi ve icra müdürlüğü de yetkili olduğundan yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davalı borçlu cevap dilekçesi sunmamış ve bilirkişi raporuna karşı süresinden sonra beyanda bulunmuştur. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, taraflar arasında geçerli bir abonelik sözleşmesinin bulunduğu ve vergi kayıtlarında ticari ilişkinin tespit edilebildiği anlaşılmıştır. Sözleşme uyarınca davalı borçlunun kullandığı elektrik enerjisinin bedelini ödemesi ve süresinden önce feshe sebep olması hâlinde cezaî şart ödemesi gerekmektedir. Davalının elektrik kullanımına ilişkin faturalarını süresinde ödememesi sebebiyle davacının haklı olarak sözleşmeyi feshettiği ve bu sebeple cezaî şarta hak kazandığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanan denetime elverişli, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporuna göre, davacının düzenlediği faturanın sözleşmeye uygun olduğu, takipte talep edilen miktarın kadr-i maruf olduğu hesaplanmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kabulüne, İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 60.510,61 TL asıl alacak ve 5.082,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.593,50 TL üzerinden, asıl alacağa aylık %9 faiz uygulanarak devamına, 2-13.118,70 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.480,69 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.865,29 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ödemeleri, 593,70 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.324,50 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle, devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2026 Katip ... ¸
Hakim ... ¸