İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/520 E. 2026/425 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/520
Karar No
2026/425
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/520 Esas KARAR NO : 2026/425 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/05/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP :Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 04.07.2017 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı --------- sevk ve idaresindeki -------- plaka sayılı araçla --------- ilçesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili ----------- ağır yaralandığını, kazanın davalı sürücünün asli kusuruyla gerçekleştiğini, müvekkilinin kaza neticesinde %65 oranında engelli hale geldiğini, kaza sonrası süreçte ---------- sayılı arabuluculuk dosyası ile taraflar arasında bir anlaşma yapıldığını, ancak sonradan alınan 30/09/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile kusur oranlarının değiştiğini, davalı tarafın müvekkilin içinde bulunduğu zor durumdan faydalanarak arabuluculuk aşamasında irade sakatlığına yol açtığını, mevcut kusur durumu ile ödenen tutar arasında aşırı yararlanma (gabin) hali bulunduğunu, bu nedenle arabuluculuk tutanağının iptalinin gerektiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle kalıcı ve geçici iş göremezliğe uğradığını, tedavi ve bakım masraflarının karşılanması gerektiğini, geçici iş göremezlik süresinin %100 maluliyet üzerinden hesaplanması icap ettiğini, müvekkilinin ev hanımı olması sebebiyle mahrum kaldığı kazanç kaybının tazmininin şart olduğunu, gelecekte yapılacak tedavi ve iyileşme giderlerinin de zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, Dan Manevi Tazminat İçin---------- E. sayılı dosya ile kusur oranının tespit edildiğini, tüm bu hususlar gözetilerek HMK madde 107 gereği belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 10 TL kalıcı iş göremezlik, 10 TL geçici iş göremezlik, 10 TL tedavi gideri ve 10 TL bakım/bakıcı masrafının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ---------- plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 14/10/2016-2017 vadeli --------- poliçe numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, kaza sırasında sigortalı aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılması gerektiğini, işletenin sorumluluğu bulunmaması halinde müvekkil şirketin de sorumluluğunun doğmayacağını, arabuluculuk kapsamında davacı vekili hesabına 27/04/2021 tarihinde 55.000,00 TL ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, arabuluculuk anlaşma tutanaklarının kesin hüküm niteliğinde olduğunu ve bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının iradesinin fesata uğratıldığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, --------- İle İkame Edilen ---------- sayılı dosyalarda davanın reddine karar verildiğini, Yukarıda Belirttiğimiz -------- sayılı dosyalarda verilen kararların kesin hüküm teşkil ettiğini,--------- başvuru sayılı dosyada ispat edilemeyen başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme ile zararın karşılandığını, ibranamenin iptali için objektif yetersizlik unsuru bulunmadığını, sigorta şirketinin ancak işletenin sorumlu olduğu hallerde zararı gidermekle yükümlü olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, davacı tarafın kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafından delillerin tebliğ edilmediğini, ceza soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbinin gerektiğini, davacının ceza dosyasında şikayetçi olmamasının maddi tazminat hakkından feragat olarak yorumlanması gerektiğini, poliçe limitleri ve kusur durumu ile sınırlı sorumlu olduklarını, bakiye poliçe teminatı tespit edilirken yapılan ödemelerin tenzili gerektiğini, Bilirkişiler Yahut -------- Dairesi aracılığıyla kusur incelemesi yapılmasını, CMK kapsamında uzlaşma mevcut ise davanın feragat nedeniyle reddini, maluliyet iddialarının kaza ile illiyet bağı çerçevesinde Adli Tıp Kurumu tarafından değerlendirilmesini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dışı olduğunu, 6111 sayılı yasa gereği tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin ---------- 126.903.826,01 TL prim aktarımı gerçekleştirdiğini, davacının sosyal güvenlik kayıtlarının celbini, hesaplamaların KTK madde 90 ve güncel genel şartlara göre yapılmasını, manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu ve temerrüt tarihinin tüm belgelerin tebliğinden itibaren başlayacağını belirterek davanın reddini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava 04/07/2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile taraflar arasında yapılan ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali ile meydana gelen kaza nedeni ile geçici işgöremezlik, kalıcı işgöremezlik tedavi ve bakım masraflarının istenimesine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. Bilindiği gibi kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir.(HMK.m.303)Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir.Bir kararın kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi için de, evvelce verilen kararın usulüne uygun şekilde kesinleştirilmiş olması zorunludur. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; davacının, eldeki davanın açılmasından önce -----------Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından aynı konu ile ilgili olarak taraflar ile ilgili karar verildiği anlaşılmıştır.Bu halde, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre; ----------Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından daha önce aynı konu ile ilgili olarak karar verildiği ve kararın kesinleştiği, karardan sonra aynı konuda, aynı dava nedenlerine dayanarak, aynı davalıya karşı artık genel yargı yoluna başvuramayacağının açık bulunması karşısında mahkememizce davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KESİN HÜKÜM NEDENİ İLE REDDİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihinde alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile 116.60 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, ) 4-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince takdiren 40,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/05/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/520, K. 2026/425, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-520-e-2026-425-k-a406e4e5036b