İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/511 E. 2026/344 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/511
- Karar No
- 2026/344
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/511 Esas - 2026/344 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/511 Esas KARAR NO : 2026/344 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/06/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/05/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 01/01/2025 tarihinde davalılardan ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkili Nilüfer Akkaya'ya ait ... plakalı araca tam kusurlu olarak çarparak kaza yerinden kaçtığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracında ağır hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, kazaya karışan davalıya ait aracın diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... .... .... SBM poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin aracındaki hasar onarım masrafının kaskosu tarafından karşılandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybı için 2.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 01/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsilini ve ikame araç bedeli için 1.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 01/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalı ...'den tahsilini talep etmiş, 11/03/2026 tarihli talep artırım dilekçesiyle 2.000,00 TL olan değer kaybı talebini 55.000,00 TL'ye, 1.000,00 TL olan ikame araç bedeli talebini ise 75.000,00 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davalı ...'ye ait ... plakalı aracın 92441279 poliçe numarası ile müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Trafik Sigortası'nın bulunduğunu ve poliçedeki maddi tazminat teminat limitinin araç başına 200.000,00 TL olduğunu, sigortalı aracın kazaya karıştığının belirsiz olduğunu ve davacının sunduğu kaza tespit tutanağında sigortalı araçtan bahsedilmediğini, bu nedenle öncelikle davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, kazanın iddia edildiği gibi gerçekleşmesi durumunda ise davacı aracının park kurallarına uygun park edilmediğini ve kusur tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesabında davacı aracının önceki hasar kayıtlarının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden celbedilerek dikkate alınması ve hesabın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek-1'e göre yapılması gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren talep ettiği en yüksek mevduat faizinin hukuka aykırı olduğunu, KTK'nın 97. maddesi gereğince faizin müvekkil şirkete yapılan yazılı başvurudan 15 gün sonra başlaması gerektiğini ve haksız fiil niteliğindeki uyuşmazlıkta ancak yasal faiz istenebileceğini, ayrıca araç mahrumiyet bedeli talebinin müvekkil şirkete yöneltilmediğini belirterek, davanın husumet yokluğundan reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının zararını ekspertiz raporuyla net olarak belirlemiş olmasına rağmen davayı 3.000,00 TL'lik kısmi dava olarak açmasının hukuki yarar yokluğuna neden olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu gereğince zorunlu sigorta başvuru yolları tüketilmeden doğrudan dava açılmasının usule aykırı olduğunu ileri sürerek davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise kazanın davacının aracını hatalı park etmesi nedeniyle meydana geldiğini ve müvekkiline tam kusur atfedilmesinin yanlış olduğunu, davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin soyut olduğunu, aracın ne kadar süre kullanılamadığına veya ikame araç kiralandığına dair delil sunulmadığını, onarım masraflarının fahiş gösterildiğini ve kazayla ilgisi olmayan hasarların da dahil edildiğini, değer kaybı hesaplamasının da hatalı olduğunu, zira ... plakalı aracın 13/02/2019, 20/04/2018 ve 15/05/2014 tarihli üç adet geçmiş hasar kaydı bulunduğunu, aynı parçaların tekrar hasar görmesi durumunda mükerrer değer kaybı talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, trafik kazası tespit tutanağı, kamera izleme raporu, tanık ...'nın beyanı, 29/01/2025 tarihli fatura, Makine Mühendisi İbrahim Ütebey tarafından düzenlenen 15/01/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet zararlarının tazmini istemine ilişkindir. 01/01/2025 tarihinde davacıya ait ... plakalı park halindeki araca, davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarparak olay yerinden ayrıldığı, çarpan aracın kaza tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, davacı vekilinin kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı ile aracın onarımı süresince mahrum kaldığı ikame araç bedelinin tazmini istemiyle bu davayı açtığı, davalı ... vekilinin kazanın oluşumunda davacının hatalı park etmesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, talep edilen zararların fahiş ve dayanaksız olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ise sigortalı aracın kazaya karıştığının belirsiz olduğunu, davacının hatalı park etmesi nedeniyle sigortalılarının kusurunun bulunmadığını, değer kaybı hesabının ve faiz talebinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istedikleri görülmüştür. İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur. 6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Değer kaybı tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur. Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanun'un 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerinin iptal edilmesi sonucu, değer kaybının ZMMS Genel Şartları'na göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarılmış haldeki ikinci el piyasa değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. Araç mahrumiyet tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; ZMMS, kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, davalı trafik sigortacısı sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğundan ve bu zarar ZMMS Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan araç mahrumiyet zararı trafik sigortası teminatı dışında kalır. Bu nedenle araç mahrumiyet zararından sadece kazaya neden olan aracın sürücüsü ve işleteni sorumludur. Makine Mühendisi ve Adli Trafik Uzmanı bilirkişi... .... .... tarafından düzenlenen 15/01/2026 tarihli raporda, 01/01/2025 tarihinde meydana gelen kazanın oluşumunda davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'nin, aracının hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlayamayarak kontrolünü kaybettiği, nizami park halindeki araçlara çarptığı ve kaza yerinden ayrıldığı, bu suretle KTK'nın 52/b, 81/a-b-c-d ve 84/l maddelerini ihlal ettiği anlaşıldığından %100 oranında kusurlu olduğu, park halindeki davacı aracının ve diğer araçların ise kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali ve kusurunun bulunmadığı, davacıya ait ... plakalı 2013 model Mercedes E180 marka aracın kaza öncesi rayiç değerinin 1.280.000,00 TL, onarım sonrası rayiç değerinin ise 1.225.000,00 TL olduğu dikkate alındığında, reel piyasa koşullarına göre değer kaybının 55.000,00 TL olacağının değerlendirildiği, aracın makul onarım süresinin 15 iş günü olduğu, bu süre için eşdeğer araç kiralama bedelinin günlük net 5.000,00 TL üzerinden toplam 75.000,00 TL olarak hesaplandığı ve bu zarardan yalnızca davalı ...'nin sorumlu olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili 27/01/2026 tarihli beyan dilekçesinde, rapordaki kusur tespitine katıldığını ancak hesaplanan 55.000,00 TL değer kaybı ile 75.000,00 TL araç mahrumiyeti bedelinin piyasa rayiçlerinin altında kaldığını, bu nedenle zararın yeniden değerlendirilmesi için ek rapor alınması gerektiğini, davalının araç kiralama belgesi sunulmadığı yönündeki itirazının Yargıtay kararları uyarınca yerinde olmadığını beyan etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 03/02/2026 tarihli itiraz dilekçesinde, raporda davacı aracının hatalı park ettiğinin tespit edilmesine rağmen kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, değer kaybı hesabının Genel Şartlar'daki formüle göre yapılmadığını, aracın önceki dört adet hasar kaydının hesaplamada yeterince dikkate alınmadığını belirterek, kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan, hesaplama için ise yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili 23/01/2026 tarihli itiraz dilekçesinde, bilirkişi raporunda hesaplanan 75.000,00 TL'lik ikame araç bedelinin fahiş olduğunu, davacının fiilen araç kiraladığına dair bir belge sunmadığını, emsal alınan araçların davacı aracından daha yeni model olduğunu ve günlük 5.000,00 TL'lik bedelin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, bu hususta ek rapor alınmasını talep etmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 15/01/2026 tarihli bilirkişi raporu, trafik kazası tespit tutanağı, kamera izleme raporu, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; 01/01/2025 tarihinde davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıya ait park halindeki ... plakalı araca çarparak olay yerinden ayrıldığı, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'nin aracının hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlayamayarak kontrolünü kaybettiği, nizami park halindeki araçlara çarptığı ve kaza yerinden ayrıldığı anlaşılmakla %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı, davalıların davacı aracının hatalı park edildiği yönündeki savunmalarının bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kazanın oluşumu ile illiyet bağı bulunmadığından itibar edilmediği, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 15/01/2026 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, davacı aracında kaza nedeniyle 55.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, bu zarardan her iki davalının sorumlu olduğu, yine davacının aracının 15 günlük makul onarım süresi boyunca aracından mahrum kalması nedeniyle 75.000,00 TL ikame araç bedeli zararına uğradığı, bu zararın dolaylı zarar niteliğinde olması sebebiyle yalnızca davalı araç sürücüsü davalı ...'nin sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ıslaha karşı zamanaşımı def'inin davanın KTK'nın 109/1. maddesinde öngörülen iki yıllık süre içinde açılması nedeniyle yerinde görülmediği, davaya konu aracın hususi nitelikte olması nedeniyle alacaklara yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.r. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; A) 55.000,00 TL değer kaybı tazminatının, davalı ... yönünden 2.000,00 TL'sine 01/01/2025 kaza tarihinden, 53.000,00 TL'sine 11/03/2026 ıslah tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 2.000,00 TL'sine 16/06/2025 temerrüt tarihinden, 53.000,00 TL'sine 11/03/2026 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, B) 75.000,00 TL araç mahrumiyet tazminatının, 2.000,00 TL'sine 01/01/2025 kaza tarihinden, 73.000,00 TL'sine 11/03/2026 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen toplam 130.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 8.880,30 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 2.168,85 TL ıslah harcı toplamı olan 2.784,25 TL harcın düşümü ile eksik kalan 6.096,05 TL harcın, kabul oranlarına göre 2.579,24 TL'sinin davalılardan, 3.516,81 TL'sinin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 2.168,85 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.487,15 TL harcın, kabul oranlarına göre 1.475,41 TL'sinin davalılardan, 2.011,74 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 380,00 TL yazışma gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.380,00 TL yargılama giderinin, kabul oranlarına göre 2.699,38 TL'sinin davalılardan, 3.680,62 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul oranlarına göre 1.988,57 TL'sinin davalılardan, 2.711,43 TL'sinin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 130.000,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin, kabul oranlarına göre 19.039,50 TL'sinin davalılardan, 25.960,50 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır