İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/507 E. 2026/174 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/507
- Karar No
- 2026/174
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/507 Esas KARAR NO : 2026/174
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 11/06/2025 KARAR TARİHİ : 16/02/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekillerince kullandırılan krediden davalının sorumlu olduğunu, borcunu ödemediğini açılan icra takibene de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacı tarafından kat ihtararlarının usule aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar kapsamında borçlu olan davalının davacıya olan borç miktarının ne olduğu, icra takibine yapılan itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davaya dayanak Büyükçekmece İcra Dairesinin .... E sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı vekili tarafından davalı aleyhinde 03/03/2025 tarihinde başlatılan icra takibinde 1.675.295,76 TL asıl alacak, 46.708,17 TL temerrüt faizi ve 2.335,40 TL BSMV olmak üzere genel toplam 1.724.339,33 TL ile ilamsız takip işlemi yapıldığı, borçluların süresi içinde borca itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı tarafından iş bu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. İş bu dava, 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; Davacı ..... Bankası A.Ş. ile davalı arasında akdedilen kredi sözleşmeleri ile akdi ilişkinin kurulduğu, taraflar arasında 29/08/2024 ve 02/08/2021 tarihli iki adet kredi toplam 55.500.000,00 TL Genel Kredi Sözleşmelerinin bulunduğu görülmüştür. Davalı her ne kadar derdestlik itirazında bulunmuş ise takip dosyalarının ve asıl alacak miktarlarının farklı olması nedeniyle yargılamaya devam olunmuştur. Asıl borçlu şirketin kredi borcunu ödemede temerrüte düşmesi üzerine davacı banka tarafından Büyükçekmece ..... Noterliği'nin 20/11/2024 tarih ve ....... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi cari hesabı 20/11/2024 tarihi itibariyle kat edildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 1 günlük süre içerisinde belirtilen borç miktarlarının ödenmesi gerektiğini aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin ihbar ve ihtar edildiği, ihtarnamenin borçlu şirkete 22/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Netice itibariyle davalı borçlu şirket hesap kat ihtarnamesi ile ödeme için verilen (1) günlük mehil/önel süresi bitimini müteakiben 25/11/2024 tarihleri itibariyle temerrüt koşullarının oluşmuş olduğu kabul edilmiştir. Davalı tarafından her ne kadar derdestlik itirazında bulunulmuş ise de Mahkememizce davacı bankanın asıl alacak ve feri alacak taleplerinin hesaplanması uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi marifetiyle inceleme ve hesaplama yaptırılmış ve dosyaya sunulan 19/01/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı gelen itirazların haksız olduğu değerlendirilerek reddedilmiş olduğu, bu hal ile raporların içerik ve sonuç olarak bilimsel ve dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmasına yönelik mahkememizde kanaat oluştuğu anlaşılmıştır. Buna göre nakdi alacak kalemi yönünden yapılan incelemede; dava konusu genel kredi sözleşmelerinden dolayı davacı bankanın 1.675.295,76 TL anapara ödeninceye kadar takip tarihinden başlamak üzere, tahsiline kadar %88,50 temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisi isteyebileceği görülmekle işbu alacağa yönelik toplam işlemiş faizin 46.708,17 TL gider vergisinin 2.335,40 TL olduğu tespit olunmuştur. Davacı banka tarafından nakdi kredilere uygulanan kapital faiz ve temerrüt faiz oranlarının sözleşmeye ve 3095 sayılı mevzuata uygun olduğu, buna göre; Ticari Nitelikteki Krediler yönünden hesaplanan asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %88,50 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebine ilişkin olarak; İİK nun 67/2 maddesi gereğince dava ve takip konusu nakdi alacak tutarının likit olması ve itirazın haksız olması nedeniyle hükmolunan toplam 1.675.295,76 TL tutarın %20'si oranına denk gelen 335.059,15 TL icra inkar tazminatının tamamından davalı borçlu şirket sorumlu olacak şekilde tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan tahsili ile davacı bankaya ödenmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kabulü ile A- Davalı kredi borçlusu yönünden; Ticari Nitelikteki Krediler yönünden 1.675.295,76 TL asıl alacak, 46.708,17 TL işlemiş faiz, 2.335,40 TL BSMV yönünden TAKİBİN DEVAMINA, B-Ticari Nitelikteki Krediler yönünden hesaplanan 1.675.295,76 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık % 88,50 oranında temerrüt faizi ve %5 gider vergisi (BSMV) uygulanmasına, 2-Dava ve takip konusu alacak tutarının likit olması ve itirazın haksız olması nedeniyle hükmolunan toplam 1.675.295,76 TL tutarın %20'si oranına denk gelen 335.059,15 TL icra inkar tazminatının tamamından davalı borçlu şirket sorumlu olacak şekilde tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 117.789,62.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 20.825,71.-TL peşin harç ve icra veznesine yatan 8.621,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 88.342,21.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ve 20.825,71.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından dosyada yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti 142,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.142,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 259.407,51.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/02/2026
Katip .... Hakim ....