İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/50 E. 2025/898 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/50
- Karar No
- 2025/898
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/50 Esas KARAR NO : 2025/898
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/01/2025 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili İdarenin alacağının tahsili amacıyla icra dosyası ile borçlu şirket aleyhinde ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, borçlu şirketin takip konusu 9.691,54-TL alacağa süresi içinde itirazda bulunduğunu, yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, İdare tarafından, 2560 sayılı kanunla kendisine yüklenen hizmetleri aksatmadan yürütebilmesi ve sokak sakinlerinin susuz kalmaması için dava konusu hasarın idare elemanları tarafından onarılarak giderildiğini, Abone İşleri ..... Bölge Daire Başkanlığı, ..... Şube Müdürlüğü mesuliyet sahası içerisinde yer alan muhtelif adreslerde ve tarihlerde (22.04.2024-16.05.2024), telekom tarafından yürütülen çalışmalar esnasında, İdareye ait İçmesuyu Şebeke hatlarına verilmiş olan hasar bedellerinin tazmini için ilgili icra takip süreci başlatıldığını, ancak hakkında başlatılan bu yasal takibe, konu toplam 9.691,54 -TL borca davalı tarafça haksız ve yersiz bir şekilde itiraz edildiğini, takibin durmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu ihtilafın giderilmesi için Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ..... Büro, ..... Arabuluculuk numarası ile arabuluculuk görüşmeleri başlatıldığını arabuluculuk görüşmeleri anlaşmama olarak son oturum tutanağı ile sonlandırıldığını, davalı borçlunun sadece takibi sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve yersiz bir şekilde takibe itiraz ettiğini, haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde müvekkili Şirket tarafından çalışma yapıldığı belirtilmişse de bu hususun doğru olmadığını, müvekkili şirketin yeni tesis, bakım ve onarım hizmetlerini satın alma yoluyla farklı bir firma olan ..... İnş.Tic.ve Taah.Ltd.Şti ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında karşılandığını, müvekkili şirketin bu kapsamda çalışan personeli bulunmadığını, hasar tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde hukuki işlem başlatılmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, hasar mahallinde müvekkili şirket tarafından her hangi bir çalışma yapılmadığını, davacı her ne kadar yapılan alt yapı çalışması esnasında tesislerine zarar verildiğini iddia etmekteyse de, anılan mahallerde anılan tarihte müvekkili şirket tarafından her hangi bir çalışma yapılmadığını, dava dışı ..... İnş. Tic. ve Taah. Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme kapsamında üçüncü kişilere verilecek zararlardan anılan firmanın sorumlu olacağı hususunun sözleşmede açıkça düzenlendiğini, bu nedenle, davanın ..... İnş. Tic. ve Taah. Ltd. Şti.'ne ihbar edilmesini, davacının genel idare giderlerinden olan işçilik, montaj ve vasıta giderleri ile dağıtılamayan enerji bedelini isteyemeyeceği hususunun Yargıtay kararlarıyla kesinlik kazandığını, davacı tarafın dava dilekçesinde hasarın idaresi elemanları tarafından giderildiğinin belirtildiğini, yapılan imalat giderleri kapsamında ücret tahakkuk ettirildiğini, hasarın açıkça davacı kurum personelleri tarafından giderildiğini, davacı tarafın yüklenici firması marifetiyle hasarı giderdiğini iddia ediyorsa yüklenici firmaları tarafından kesilmiş fatura ve şantiye defterini dosyaya sunması gerektiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, hasarın müvekkili şirket tarafından yapılmamış olması nedeniyle müvekkili şirketin davacıya kesinleşmiş bir borcu bulunmadığnıı, bu nedenle, müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmayıp faizi ve faiz oranını da kabul etmediklerini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle husumetten reddine, mahkeme aksi düşüncedeyse davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça haksız fiil iddiası ile tazmini talep edilen zararların zamanaşımına uğradığını, öncelikle zamanaşımı itirazları kapsamında usulden davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafça dava konusu 16.04.2020-18.04.2020 tarihlerindeki hasara ilişkin 2023 yılında takip başlatılmış olduğunu, davacı tarafın zararı ve zarar vereni öğrenmesinden itibaren işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, bu sebeple işbu davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı taraf tesisatlarına zarar verildiğini, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu iddia etmişse de bu iddianın yerinde olmadığını, dava konusu adreste müvekkili şirketin, davacı tarafın tesisatına verdiği herhangi bir zarar ve zararın oluşumunda kusuru bulunmadığını, dava konusu olan hasar iddiasına ilişkin adrese bakıldığında davacı tarafın mevzuata ve işin gereklerine aykırı döşeme yapmış olması sebebiyle hasarın meydana geldiği davacı tarafın kusurlu olduğunu, zira davacıya ait su tesisatının ..... hattını dik bir şekilde kesmekte olduğunu, zeminin de 35-40 cm kadar altında, oldukça yetersiz bir derinlikte ve içme suyu hattı olduğunu gösterecek herhangi bir ikaz işareti, tuğla, ikaz bandı vs. olmadığından burada hasar meydana geldiğini, davacının davaya sebebiyet veren hasara ilişkin özellikle bu hasarın giderimi için ayrıca harcama yapıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 7.853,76-TL hasar bedeli, 1.837,78-TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 9.691,54-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının davacıya ait içme suyu şebeke hatlarına zarar verip vermediği, zararın kimden kaynaklı meydana geldiği, meydana gelen zararda davalının veya ihbar olunanın iddia ettiği gibi davacının kusurunun bulunup bulunmadığı, bir kusur var ise kimin, ne oranda kusurlu olduğu, nihayetinde davacı zararı var ise ne kadar olduğu ve bunun davalıdan tazmini şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya inşaat yüksek mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...İstanbul İli .... Mahallesi ..... Yolu Sokak No:35 üzerinde dosya ve ekleri incelendiğinde ruhsatı ...... A.Ş. tarafından alınmış ve inşaatı ..... İnş. Tic. ve Taah. Ltd. Şti. tarafından yapılan çalışma sırasında zarar verildiği tespit edilmiştir. Çalışma sırasında ruhsat görüşlerinde belirtilen bildirim yapılmak suretiyle uygundur görüşüne rağmen dosyada davacı tarafa bir çalışma yapılacağının bilgisinin verilmediği aksine hasar oluştuktan sonra ..... tarafından bildirim yapıldığı görülmüştür..... Müdürlüğü tarafından hasar onarımı kurum personelleri tarafından yapılmamış olup ihale kapsamında yükleniciye yaptırılmak suretiyle ödemesi yapılmış olup davalıdan rücu hakkının oluştuğu kanaati oluşmuştur....'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesi uyarınca; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Zamanaşımı itirazı incelendiğinde; Türk Borçlar Kanunu Madde 72 zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını düzenlenmiştir. Somut olayda, icra takibine konu hasarın gerçekleşme tarihi 2024 yılı olup TBK madde 72 uyarınca zamanaşımı süresi içerisinde davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalının pasif husumet itirazı incelendiğinde; Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Davalı ile ihbar olunan arasındaki ilişkinin davacıya karşı ileri sürülemeyeceğinden davalının bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davanın esası bakımından incelendiğinde; takip dosyasına konu hasar nedeni ile davacı tarafından hasar tespit tutanağı düzenlendiği, hasara konu yerin fotoğraflarının çekildiği bunların dosya içerisine sunulduğu anlaşılmıştır. Davacı düzenlenen tutanak ve fotoğraflardan davalının işi yaptırdığı ihbar olunan çalışanları tarafından oluşan hasarın tazminini talep etmektedir. 6098 Sayılı TBK 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK madde 50/1.fıkrası gereğince, zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; çalışma sırasında ruhsat görüşlerinde belirtilen bildirim yapılmak suretiyle uygundur görüşüne rağmen dosyada davacı tarafa bir çalışma yapılacağının bilgisinin verilmediği aksine hasar oluştuktan sonra ...... tarafından bildirim yapıldığı, ..... Müdürlüğü tarafından hasar onarımı kurum personelleri tarafından yapılmamış olup ihale kapsamında yükleniciye yaptırılmak suretiyle ödemesi yapılmış olup davalıdan rücu hakkının oluştuğu tespit edilmiştir. Dosya içerisindeki belgelerden anlaşıldığı gibi davacının zararının olduğu ve bu zararın davalının ihbar olunana yaptırmış olduğu kazı neticesinde doğduğu anlaşılmaktadır. Bu halde davacı uğramış olduğu zararı ve bu zararın davalının kusuru neticesinde oluştuğunu ispat etmiş olup, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu kanaatine ulaşılmış, bilirkişi tarafından davacının uğramış olduğu zarar 7.318,79-TL olarak hesaplandığı görülmekle, denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminat talebi bakımından incelendiğinde; İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Davalı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın 7.318,79-TL asıl alacak, 1.224,44-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.543,23-TL üzerinden iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İİK'nın 67/2. Maddesi şartları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 1.318,30-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 7.982,50-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 7.036,57-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 8.543,23-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.148,31-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.173,40-TL'sinin davalıdan, 426,60-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025
Katip .... ¸e-imza
Hakim..... ¸e-imza