İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/196 E. 2025/896 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/196
Karar No
2025/896
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/196 Esas KARAR NO : 2025/896

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 21/05/2024 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında proje ismi ... Evi, İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mah. .... Sokak 3 katlı ahşap evin, 21/07/1983 tarih, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki Rölöve, Restitsüyon ve Restorasyon porjelerinin hazırlanması alınması işi konulu sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında yapılacak ödemelerin 4 kısma ayrıldığını, bunlardan birincisinin işe başlama ücreti olan 20.000 TL, ikincisi rölöve projesinin çizimi tamamlandıktan sonra 30.000 TL olduğunu, müvekkili tarafından ... Belediye Başkanlığı nezdinde rölöve projesinin çizimi tamamlandıktan ve onayı alındıktan sonra davalı yan tarafından 26/12/2023 tarihinde sözleşme kapsamında müvekkili ile devam etmeme kararının alındığı ifade edildiğini ve bu hususun ... üzerinden müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin de sözleşme kapsamındaki çalışma bedellerinin ödenmesini talep ettiğini, ancak davalı yarafından herhangi bir bedel ödenmediğini, İstanbul 5 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü (... Mah. ... Cad. ... İşhanı, No:5 Sirkeci-FATİH/İSTANBUL)'nde müvekkili tarafından davalı ile yapılan sözleşme kapsamında rölöve projesinin çizimi tamamlandığını ve onayı alındığını, ancak davalı tarafından bu işin karşılığı ödenmesi gereken bedelin ödenmemesi üzerine bu defa Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini, arabulucu görüşmesi yapıldığı ancak netice alınamadığını beyanla davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı yanın % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ücreti vekalet ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mah. .... Sokak 3 katlı ahşap evin, 21/07/1983 tarih, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki Rölöve, Restitüsyon ve Restorasyon projelerinin hazırlanması alınması işi konulu sözleşme imzalandığını, davacı şirket tarafından .... Belediye Başkanlığı nezdinde rölöve projesinin çizimi tamamlanıp onayının alındığını, sonrasında davalının, davacı ile devam etmeme kararı aldığı ileri sürülmüş olup sözleşme kapsamındaki çalışma bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle icra takibi başlatıldığını, sözleşme müvekkili ile davacı firma arasında imza edilmiş olsa da işin başında ödenmesi kararlaştırılan 20.000-TL için davacı firma tarafından müvekkilinin yetkili ve sahibi olduğu ... Mimarlık İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited şirketine KDV dahil 20.000-TL tutarlı 08.09.2023 tarihli fatura kesildiğini ve bu tutarın müvekkilinin sahibi olduğu şirket hesabından davacı firmaya ödendiğini, banka dekontunun delillerinde bulunduğunu, sözleşmenin imza edilmesinden itibaren davacı sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşme bir bütün olduğunu, bu kapsamda davacıya ödeme planı doğrultusunda KDV dahil 110.000TL ödenmesi kararlaştırıldığını, bu tutarın 20.000TL'si işin başında, davacıya işi bitireceği öngörülerek avans olarak ödendiğini, her ne kadar davacı ilk aşama olan rölöve projesini kendisinin tamamladığını iddia edip sözleşmede bu aşamanın tamamlanmasını müteakip ödenmesi öngörülen 30.000TL'yi talep etse de rölöve kısmı kendisi tarafından hazırlanmamış olup talepte bulunamayacağını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için davacının iddialarında haklı olduğu kabul edilse dahi işin tamamen davacı tarafından bitirileceği düşünülerek verilen başlangıç avansı 20.000TL mahsup edilmeden yine bu şekilde talepte bulunulamayacağını beyanla davanın reddine, takibe konu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 30.000,00-TL bakiye alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen İstanbul ili, ... İlçesi, .... Mah. ... Sokak 3 katlı ahşap evin, 21/07/1983 tarih, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki Rölöve, Restitüsyon ve Restorasyon projelerinin hazırlanması alınması işi konulu sözleşme kapsamında davacının alacağının bulunup bulunmadığı, davacının sözleşme kapsamında edimleri yerine getirip getirmediği hususlarının tespitinden kaynaklanmaktadır. İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü'ne İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mah. .... Sokak 3 katlı ahşap evin rölöve projesinin çiziminin kim tarafından tamamlandığı, onayın alınıp alınmadığı hususlarında bilgi verilmesi istemi ile yazılan müzekkereye verilen cevapta; proje müellifinin ... olduğu belirtildiği görülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacının taraflar arasında akdedilen 08/09/2023 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağının tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine davalının itirazının iptali istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde taraflar arasında akdedilen sözleşmeye itiraz etmemiş olup, taraflar arasında akdedilen sözleşme noktasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı taraf sözleşme kapsamında davacının yerine getirdiği ancak davalının bedelini ödemediğini belirttiği bölüme ilişkin edimin davacı tarafça yerine getirilmediği, rölöve projesinin aynı zamanda mimar olan davalı tarafından hazırlandığı ve kurul onayının da davalı tarafından alındığı yönünde savunmada bulunmuştur. Davalının bu beyanı doğrultusunda rölöve projesinin çiziminin kim tarafından tamamlandığı, onayın alınıp alınmadığı hususlarında bilgi verilmesi istemi ile .... Koruma Bölge Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta; proje müellifinin ... olduğu belirtildiği görülmüş olup, davacının rölöve projesinin kendisi tarafından yapıldığı ve onayının alındığı hususunu ispat etmesi gerekmektedir. Gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan incelemede, davacının iddiasını ispatlayacak mahiyette bir delil sunamadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı, bu halde davacının icra takibine dayanak olarak gösterilen sözleşme kapsamında rölöve projesinin hazırlanması ve onayının alınmasına ilişkin edimini yerine getirdiğini ispat edemediği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davalının kötü niyet tazminat talebi bakımından ise, kötüniyet tazminatının talep edilebilmesi için davanın reddi kararının yeterli olmadığını, kötü niyetinin ispat edilmesi gerektiği ancak iş bu dosyada davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 4-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/196, K. 2025/896, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-196-e-2025-896-k-e311c74f1835