İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/213 E. 2025/866 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/213
- Karar No
- 2025/866
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/213 Esas KARAR NO : 2025/866
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2025 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 GER. KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Taraflar arasında ticari satımdan kaynaklı cari hesap ilişkisi bulunduğunu bu kapsamda davalıya 27/03/2024 ve 29/03/2024 tarihli 2 adet fatura düzenlendiğini, faturaların e fatura kapsamında olduğunu, davalı tarafın ödeme yapmaması üzerine icra takibine geçildiğini, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, icra takibi ile talep edilen faizin atiye terk edildiğini belirterek davalının ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 65.057,46-TL asıl alacak bakımından iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı taraf cevap dilekçesi vermemiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (... sayılı emsal ilamı) Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde uyuşmazlığın niteliği gereği mali müşavir bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı taraf ticari defterlerini sunmamış olduğundan davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile yetinilmiştir. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 03/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna özetle; davacının 2024 hesap dönemine ait e defterlerinin usulüne uygun elektronik ortamda işlenmiş olduğu ve defterler üzerinde ... beraat kontrollerinin değişmemiş olması nedeniyle davacı lehine delil niteliği taşıdığı davacının ticari defterlerine göre 31/12/2024 tarihi itibariyle davalıdan 65.057,46-TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 65.057,46-TL alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenle anılan tutar üzerinden açılmış davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacağın fatura dayalı olup belirgin nitelik taşıması karşısında davacının icra inkar tazminatı istemi de yerinde görülmüş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne, davalının ... esas sayılı dosyasının yapmış olduğu itirazın 65.057,46-TL asıl alacak üzerinden iptali ile anılan tutar üzerinden takibin aynı koşullarda devamına, 2-Asıl alacağın %20'si tutarındaki 13.011,49-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 4.444,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınmış 664,48-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.779,52-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafın yapmış olduğu peşin harç masrafı 664,48-TL, başvurma harcı 615,40-TL olmak üzere toplam 1.367,38-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükteki AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafın yapmış olduğu 5.500,00-TL bilirkişi ücreti ile 100-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 5.600,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza