İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/490 E. 2025/865 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/490
Karar No
2025/865
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/490 KARAR NO : 2025/865

DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 07/06/2025 KARAR TARİHİ : 20/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; kendisinin 15/02/2024 tarihinde yayımlanan ----- sayılı ---- gazetesi ilanında da görüldüğü üzere 3 yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, ---- bünyesinde avukat olarak çalışmaktayken şirket yöneticileri ve hissedarlarıyla anlaşamadığını ve 26.03.2024 tarihinde işten/görevinden fiilen ve yazılı olarak ayrıldığını, işten ayrılırken de tüm görevlerinden de istifa ettiğini yazılı ve sözlü olarak ilgililere bildirdiğini ancak istifasının hayatın olağan akışına uygun olarak avukat olarak vekil kaydının bulunduğu mahkemedeki derdest dosyalara bildirilmişken, diğer resmi mercilere, kurumlara ve ilgili makamlara bildirilmediğini, tescil ve ilan edilmediğini, davalı tarafın tescil ve ilan yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı, şirketin bağlı bulunduğu resmi kurumlardan (EPDK, Vergi Dairesi, SGK vb.) aramalar geldiğini, istifasına rağmen kamu kurum ve kuruluşları tarafından sorumlu tutulma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu iddia ile davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalıya dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; davacının davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin tespit ve tesciline ilişkindir.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları belirlenmek suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan ticaret sicil kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığının tespiti ve tescil isteminin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; davacının 15/02/2024 tarihinde alınan karar ile 3 yıl süreyle davalı şirket yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile temsilcilerinin ve temsil şeklinin sicile tescil edilmesinin TTK m. 359 ve 373 hükümleri gereği zorunlu olduğu, tescil edilmiş hususlarda gerçekleşen her türlü değişikliklerin de TTK m.33 hükmü uyarınca tescil olunması gerektiği, yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği tüm hallerde durumun ticaret siciline tescil edilmesi gerektiği, yönetim kurulu üyeliğinden istifanın, bozucu yenilik doğuran bir hak olması itibariyle iç ilişkide bu beyanın şirkete ulaşması ile hüküm ve sonuçlarını doğuracağı, dış ilişkide ise, üçüncü kişilere karşı ancak sicile tescil ile hüküm ifade edeceği, TTK m.28 hükmünde sicile tescil isteminin ilgiler tarafından yapılabileceği, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin sicile tescil talebinde bulunabilecek ilgilileri düzenleyen 22. maddesinin anonim şirketlere ilişkin genel düzenlemesi olan 2/d-1. fıkrası uyarınca, sicile tescil talebinde bulunmak üzere şirket kuruluşunda şirket sözleşmesi ile belirlenen yönetim kurulu veya temsile yetkilendirilen üye ya da üyeleri yetkili kabul edildiği, davacının, davalı şirket aleyhine keşide ettiği ihtarname ile yönetim kurulu üyeliği görevinden istifa ettiğini beyan ederek bu hususun ticaret siciline tescilini talep ettiği, istifa beyanı davalı şirkete tebliğ edilmiş olmasına rağmen celp edilen sicil yazı cevabında davacının halen yönetim kurulu üyesi olarak göründüğü, başka bir ifadeyle davacının istifasının TTK m.33 hükmü kapsamında davalı şirket tarafından sicile tescil edilmediği, istifa eden ve yönetim kurulu üyeliği sona eren davacının doğrudan Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurarak talepte bulunması mümkün olmadığı gibi davalı şirket tarafından da tescil işlemleri gerçekleştirilmediğinden, davacının bu davayı açmasında hukuki yararının mevcut olduğu ve istemin yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davacının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün -----sicil numarasında kayıtlı -----. yönetim kurulu üyeliği görevinin 27/11/2024 tarihinde istifa nedeniyle sona erdiğinin tespiti ile bu hususun ticaret sicilinde tesciline, 2-Harç peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılmış, 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olarak toplam 1.230,80 TL harç gideri ile tebligat ve müzekkere posta ücreti olarak 50,50 TL masraf olmak üzere toplam 1.281,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/490, K. 2025/865, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-490-e-2025-865-k-863d55aedd54