İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/802 E. 2025/822 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/802
Karar No
2025/822
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/802 KARAR NO : 2025/822

DAVA : Tespit Ve Terkin DAVA TARİHİ : 07/11/2025 KARAR TARİHİ : 11/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan tespit ve tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin, Yeşilpınar Mh., ... Sk., No: .., Eyüpsultan/İstanbul adresinde eğlence parkları ve lunapark faaliyetlerine ilişkin Temapark olarak faaliyet göstermekte ve...'ı işletmekte olduğunu, müvekkili şirket ile ... sicil numarasıyla ...Ticaret Sicili bünyesine kayıtlı davalı şirketin 28/02/2023 tarihinde ...AVM, ..., Otel-Eğlence ve Yaşam Merkezi ... İşletme Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davalı şirketin, belirtilen adreste mukim ... içerisinde, sözleşmede belirtilen yeme ve içme bölümlerinin işletilmesine dair operasyonel süreçlerin gereği gibi yerine getirilmesini taahhüt ettiğini, davalı şirketin, ... sicil numarasıyla müvekkili şirkete ait ...çerisinde ...Anonim Şirketi ... Şubesi'ni Yeşilpınar Mh., Şehit Metin Kaya Sk., ...Sitesi, ... Blok, No: ... Eyüpsultan/İstanbul adresinde kurduğunu, davalı tarafından sözleşme ile taahhüt edilen hususların gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin, Beşiktaş ... Noterliğinin 20/07/2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle feshedildiğini, fesih neticesinde şirket tarafından adresin boşaltıldığını ve fiilen bu adreste faaliyet göstermemekte olduğunu, ancak fesih ve fiili boşaltmanın üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen, şirketin bu adresten ayrıldığına ve adres değişikliğine dair bildirimleri ne ilgili ticaret sicili müdürlüğüne ve ne de diğer resmi kurumlara yapmadığını, bu durumun, TTK ve ilgili mevzuat uyarınca tescil ve ilan zorunluğu bulunan bir hususun davalı şirket tarafından göz ardı edildiğini açıkça göstermekte olduğunu, davalı şirketin söz konusu yükümlülüğünü yerine getirmemesinin, müvekkili şirket için ciddi ve somut hukuki sorunlara yol açmakta olduğunu, davalı şirketin alacaklısı firmaların, cebri icra yoluyla alacaklarını tahsil etme yoluna giderken, şirketin belirtilen adresine kayıtlı olması nedeniyle, halihazırda müvekkilinin kontrolünde ve denetiminde olan bu adreste haciz işlemleri uygulamakta olduğunu, bu konuda muhtelif davaların devam etmekte olduğunu, bu durumun, müvekkili şirketin itibarını zedelemekte olduğunu, kendisine ait olan ve üçüncü kişilerle hiçbir ilgisi bulunmayan mal varlığı kalemlerinin haczedilmesi riskini doğurmakta olduğunu, ayrıca söz konusu durum nedeniyle müvekkili şirketin söz konusu taşınmazı da başkasına kiraya verememekte olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı şirketin...'tan fiilen ayrıldığı ve faaliyetlerini sonlandırdığı ve şube kapanışını ticaret sicili müdürlüğüne bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespiti ile, ...ticaret sicil numaralı ...Anonim Şirketi ...Şubesinin ticaret sicilinden terkinini talep etmiştir. Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin tesis ettiği bir ret kararı bulunmadığı gibi, davacı tarafın, davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketine karşı ikame ettiği dava sonucunda mahkemece verilecek karar neticesinde ve bu kararın kesinleşmesi halinde, terkin işlemi yapabilecek olduğunu, müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, sicil kayıtlarının değiştirilmesi/terkini yönünde bir karar verilebilmesi için ticaret sicili müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesinin şart olmadığını, bu durumda davacının talebinin muhatabının davalı şirket olduğunu, davacı taraf ilgili sıfatını haiz olmadığından, huzurdaki davada müvekkili müdürlüğe karşı aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili kurumun, TTK'nın 32. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yapmakta olduğunu, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, bu doğrultuda davacı tarafın, dava konusu taleple ilgili olarak müvekkili kuruma herhangi bir başvurusu/ihbarı dahi bulunmadığından, TTK'nın 33/f.1 maddesi gereğince davalı şirkete, mezkur hüküm uyarınca müvekkili müdürlük tarafından ihtar yazısı da gönderilmediğini, bu itibarla müvekkili müdürlüğe izafe edilebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı gibi, dava konusu olayın TTK'nın 33/f.3 maddesi kapsamına girmediğinin açık olduğunu, davacı taraf iddialarının doğruluğu halinde dahi, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığı ve hatta bu davada husumet dahi yöneltilemeyeceğinin açık olduğunu, bir an için davacının iddialarının kabulü halinde ise, davalının davalı şirket olması gerektiğini, tüm bu nedenlerle müvekkili yönünden açılan davanın öncelikle usulden; mahkememizce aksi kanaatte olunması halinde ise esastan reddini talep etmiştir. Davalı şirketin iflas işlemlerinin yürütüldüğü İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ...iflas sayılı dosyasına dava dilekçesi ile tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına rağmen, müdürlük tarafından davaya cevap verilmemiştir. Dava, davacı şirketin işlettiği tema park içerisinde şubesi olan davalı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmenin feshini müteakip mevcut faaliyetlerini fiilen sonlandırmasına rağmen, şube kapanışını ticaret siciline tescil yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle, davacı şirketin mevcut yeri kiraya verememesi ve söz konusu yerde haciz faaliyetleri yürütülmesine dayalı mağduriyetinin oluştuğundan bahisle, davalı şirketin adres değişikliği ve şube kapanışının tespiti ile sicilden terkinine karar verilmesi istemine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce davacı ve davalı şirketin ticaret sicili kayıtları, taraflar arasında akdedilen 28/02/2023 tarihli işletme sözleşmesi, Beşiktaş ... Noterliğinin 20/07/2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile tebliğ şerhi, vergi dairesi başvuru dilekçesi, adrese ilişkin fotoğraflar, haciz tutanakları, davalı şirketin iflasına ilişkin karar ile iflas dosyası bilgileri vs. dosyamız arasına alınarak hep birlikte incelenmiştir. Yapılan tetkikte, ...Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...sicilinde kayıtlı davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketinin, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/09/2025 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla, iflasına ve iflasının 25/09/2025 tarihi saat 15:35'te açılmasına karar verildiği, verilen kararın süresi içerisinde istinaf edilmemesi üzerine 22/10/2025 tarihinde kesinleştiği, tasfiye işlemlerinin, İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası üzerinden 2004 sayılı İİK'nın 218. maddesi gereğince basit usulde yürütülmesine karar verildiği ve bu hususun, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 07/10/2025 tarihli ve 11431 sayısı ile yayınlandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre dava, davacı şirketin işlettiği tema park içerisinde şubesi olan davalı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmenin feshini müteakip mevcut faaliyetlerini fiilen sonlandırmasına rağmen, şube kapanışını ticaret siciline tescil yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle, davacı şirketin mevcut yeri kiraya verememesi ve söz konusu yerde haciz faaliyetleri yürütülmesine dayalı mağduriyetinin oluştuğundan bahisle, davalı şirketin adres değişikliği ve şube kapanışının tespiti ile sicilden terkinine karar verilmesi istemine ilişkin bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK’nın 28. maddesinde tescil isteminin ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılacağı, 32/3. maddesinde tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları gerektiği, 31. maddesinde tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin de tescil olunacağı, tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kaydın da kısmen yahut tamamen silineceği, 33. maddesinde tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürünün, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağıracağı, sicil müdürünce verilen süre içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emredeceği, aksi takdirde tescil istemini reddedeceği, 34. maddesinde ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri düzenlenmiş ve yine Ticaret Sicil Yönetmeliği'nde bu yönde düzenlemelere yer verilmiştir. Eldeki dosyada davacının talebinin muhatabının davalı şirket olması, davacı tarafın yukarıda belirtilen maddeler kapsamında ilgili sıfatını haiz olmaması, huzurdaki davada davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne karşı aktif husumet ehliyetinin bulunmaması, davalı ticaret sicili müdürlüğüne herhangi bir ihbarda bulunulduğu ve bu doğrultuda TTK'nın 33/f.1 maddesi gereğince davalı şirkete, mezkur hüküm uyarınca ticaret sicili müdürlüğü tarafından ihtar yazısı da gönderilmemiş olması, bu itibarla davalı ticaret sicili müdürlüğüne izafe edilebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı gibi, dava konusu olayın TTK'nın 33/f.3 maddesi kapsamına girmediğinin açık olması karşısında, davacı tarafça açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir(Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.02.2025 tarihli, 2024/2187 esas ve 2025/821 sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2019 tarih ve 2017/4007 E., 2019/1097 K. Sayılı ilamı). Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafça açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcı peşin olarak yatırılmış olduğundan, söz konusu harcın Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne verilmesine, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/802, K. 2025/822, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-802-e-2025-822-k-05a654f6dec4