İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/552 E. 2025/552 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/552
- Karar No
- 2025/552
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/552 Esas - 2025/814 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/552 Esas KARAR NO : 2025/814
HAKİM : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALILAR : 1- ... - ..... : 2- ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 24.07.2025 KARAR TARİHİ : 11.11.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13.11.2025
Mahkememizde görülmekte olan tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tüzel kişilere yönelik düzenlenen tebligatlarda adreslerinin kaynağının Mersis kaydı olduğu ve ticaret sicili kayıtlarının tam ve sağlıklı tutulmasındaki sorumluluğun Ticaret Sicil Yönetmeliği ile ticaret sicil müdürlüklerine verildiğini, tüzel kişi veri sorumlularına tebliğde karşılaşılan tebliğ yapılamama sorununun çözümü amacıyla Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 21.04.2022 tarihli ve ..... sayılı kararı ile ... tarafından hatalı/eksik olduğu tespit edilen adreslere yönelik olarak..... haber verilmesi ve belirtilen kişilerin sicil kayıtlarının düzeltilmesi için ... kanalıyla tescile davet edilmelerinin sağlanmasına karar verildiğini, bu kapsamda ... 13.12.2024 tarihli ..... sayılı yazısı ile ... ticaret sicil numaralı ve mersis adresi "....." olan ..... Şirketini muhatap yazının "tanınmıyor" notuyla iade edildiği belirtilerek ilgili yazılarının tebliği amacıyla tüzel kişiye ait Mersis adresinin Ticaret Sicili Yönetmeliği gereğince ... aracılığıyla düzeltilmesinin sağlanmasının talep edildiğini, ..... gerçekleştirilen Kişisel Verileri Koruma Kurumunun 13.12.2024 tarihli bildirimi üzerine ... 16.12.2024 tarihli ... sayılı tescile davet yazısı şirket yetkilisinin mernis adresine ve şirket adresine gönderilerek, adres değişikliği işleminin tescili için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 33. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesi uyarınca 30 gün içerisinde adres değişikliği için tescil başvurusunda bulunulması, tescili gerektiren bir husus yok ise bu durumun ispat edilmesi, aksi taktirde idari para cezası talebinin mahallin en büyük mülki amirine iletileceği ve yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde hukuki sürecin başlatılacağı hususlarının ihtaren bildirildiğini, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 22. maddesinde anonim şirketlerdeki tescil başvurusu yapmaya yetkili kişi yönetim kurulu ya da temsile yetkili üyeler olduğundan bu konudaki sorumluluğun şirket yetkilisine ait olduğunu belirterek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 33. maddesinin 3. fıkrası ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesinin 4. fıkrası gereği açılmış davanın kabulüne, davalı şirketin adına kayıtlı bulunan ..... adresinde faaliyet göstermediğinin tespiti ile Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 26/1 maddesi uyarınca ilgili adresin ticaret sicilinden terkininin tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde dile getirdiği hususlar neticesinde müvekkili şirket ve yetkilisinin söz konusu süreçle ilgili gerekli araştırmaları yaparak adres değişikiliği için gerekli süreci başlattığını, davacı şirket adresi "....." adresinde iken müvekkilinin ..... 111. maddesine istinaden yapmış oldukları başvuru ve başvuruya ilişkin düzenlenen ödeme makbuzu gereği mersis adresinin tesisi için süreci başlatmış bulunduklarını, bu sebepledir ki .....16.09.2025 tarihli.....sayılı cevabi yazıya ilişkin hazırlanan nakil belgesi ile de müvekili firmanın ticaret sicil bölgesinin değiştirilmesi için gerekli başvuruları yapacağını, başvuruya ilişkin belgelerin bilahare dava dosyasına sunulacağını belirterek müvekkili firma ve yetkilisinin sürece ilişkin kasti hiçbir eylemi olmaması sebebi ile ilgili davaya ilişkin ticaret sicil bölgesinin ve adresinin değişikliği için süreç başlatmaları da göz önünde bulundurularak davanın reddi talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 33/3, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 36/4. maddeleri gereğince davalı şirketin ticaret sicil adresinin terkininin tesciline karar verilmesi istemine ilişkin olup mahkememizce deliller toplanmış, ticaret sicil kayıtları celp edilmiştir. Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. maddesi, "...Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tesciligereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir.(2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir...." hükmünü haizdir. Somut olayda, tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile tarafların iddia ve savunmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalılar tarafından tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığı iddia ve ispat edilmemiş olup dava tarihi itibariyle davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı adresinin "....." adresi olmasına rağmen ilgili adreste faaliyet göstermediği, bu bağlamda davalı şirket yetkilisinin yukarıda sözü edilen düzenlemeler kapsamında ticaret siciline kayıtlı adresin terkininin tescilini sağlamakla yükümlü olduğu sabittir. Ne var ki, davacının 16.12.2024 tarih ve tescile davet konulu yazısının davalı şirket yetkilisi ...'ya 18.12.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar tarafından ise ancak eldeki davadan sonra, 03.09.2025 tarihi itibariyle nakil sürecinin başlatıldığı ve adres değişikliğinin 26.09.2025 tarihinde ticaret siciline tescil edilip 26.09.2025 tarih ve 11424 sayılı TTSG'de ilan edildiği anlaşılmıştır. Buna göre, davanın konusu kalmadığından, esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Yargılama giderleri bakımından ise; HMK md. 331 gereğince, yukarıda açıklanan dava tarihindeki koşullar itibariyle davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiği anlaşılmış olmakla, yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılık durumuna göre davalıların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Konusu kalmayan davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2-Alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT md. 6 gereğince hesaplanan 22.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 300,00-TL tebligat, 2,50-TL müzekkere gideri ücreti olmak üzere toplam 1.533,30-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11.11.2025
Katip ..... ¸e-imzalıdır.
Hakim ..... ¸e-imzalıdır.