İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/46 E. 2025/822 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/46
- Karar No
- 2025/822
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/46 Esas KARAR NO : 2025/822
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2025 KARAR TARİHİ : 08/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinden özetle; Müvekkili şirket, pazaryeri şeklinde faaliyet gösteren internet siteleri üzerinden elektronik ticaret faaliyetleriyle iştigal etmektedir, pazaryeri modelinde trendyol, hepsiburada, teknosa gibi bilindik internet sitelerine satıcı olarak kaydolunmakta ve son tüketici ile doğrudan internet üzerinden mal ve hizmet satışı gerçekleştirilrdiği, müvekkilinin özellikle TV, airfryer gibi ürünleri perakende olarak bu siteler üzerinden satmakta olduğu, tüketici ... tarafından16.06.2023 tarihinde ... üzerinden firmamıza 1 adet ... marka TV siparişi verildiğini, sipariş edilen mal, ertesi gün sağlam ve sorunsuz bir şekilde ... kargoya verilerek 19.06.2023 tarihinde ise alıcıya teslim edildiğini, tüketicinin beyanı ile de tespit edildiği üzere; davalı kargo firması, televizyonu hasarlı olarak teslim etmek üzere, adrese getirmiş ancak müşterimizin görevi olarak TV'nin hasarlı olduğuna dair tutanak tutturarak teslim alması gerekirken, tüketici TV'yi tutanaksız teslim alarak kargo firmasının tazmin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, tüketicinin bu hatasından dolayı tüketici hakem heyeti sürecinde müvekkilinin haksız çıktığı, müşteri hasarlı olarak kendisine teslim edilen TV'yi kargodan tutanaksız alarak sorumluluğu kendisi üstlendiği aynı zamanda kargodan kaynaklı hatanın üstünü örttüğünü ancak mal teslimi esnasında kargo firması ile alıcı arasında teslim tutanağı tutulması ve kargonun hasarlı olması durumunda bu durumun tutanakla tespitinin yapılmasını sağlaması gerekirken aksi şekilde davranıldığı bu durum müşteri ile ... üzerinden yapılan yazışmadan anlaşılmakta olduğu, bu aşamada gerek alıcı ve gerekse de kargo firması üzerlerine düşen sorumlulukları tam ve doğru olarak yapmadığı, bu sebeple müvekkil şirket, söz konusu TV'yi sağlam, kanuna ve teamüllere uygun bir şekilde tam ve kusursuz bir şekilde kargoya vermiş olup, kargo firmasından kaynaklı kırılmasında, müvekkilin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, dava dilekçesinde sunulan yazışma bu durumu kanıtlamakta olduğunu, sonradan düzenlenen ve kargo firmasına sorumluluk yüklemeyecek şekilde tanzim edilen, hasar tespit tutanağı'ın dikkate alınmaması gerektiği, müşteri müvekkil firmaya karşı Manavgat İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 15.09.2023 tarihli ... sayılı kararına göre uyuşmazlık konusu TV yi iade alarak ücretini tüketiciye iade etmek zorunda kaldığını, mevcut durumda davalının kusuruyla hasarlanan TV'den ötürü müvekkilin uğradığı zararı tazminini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşıma işi 17/06/2023 yılında gerçekleşmiş olup, huzurdaki dava ise 20/01/2025 yılında ikame edildiği, davacının alacak talebini kabul etmemekle birlikte talep edilen alacak için de zamanaşımı süresi dolduğunu, taşıması yapılmak üzere 17.06.2023 tarihinde müvekkil şirkete verilen ... gönderi kodlu kargo 19.06.2023 tarihinde alıcı adresinde gönderi alıcısına sağlıklı şekilde teslim edildiğini, teslimata ilişkin sistem ekran görüntüsü, elektronik teslim belgesi ve sms teslim onay kodu ekran görüntüsü ekteki gibi olduğu, davaya konu edilen ... gönderi kodlu, kargonun hasarlandığı iddiası mevcutsa da bu duruma delil olabilecek hiçbir belge dosyada mevcut bulunmadığı, müvekkili şirket kayıtlarında da hasara yönelik hiçbir kayıt bulunmadığını, taşımaya verilen gönderiler geçtikleri her birimde kontrol edilmekte ve ambalajlarında herhangi bir olumsuzluk gözlendiğinde durum tutanak altına alındığını ancak söz konusu gönderi özelinde taşıma esnasında tespit edilen herhangi bir olumsuzluk, tutanak bulunmadığını, ilgili kargo müvekkili şirkete kapalı ambalaj içerisinde teslim edildiğini, bu durumda kargo içeriğinin taşıma faaliyeti sırasında hasar gördüğünün ispat edilmesi gerektiği ancak davacı yan, uyuşmazlığa konu ürünlerin müvekkil şirkete sağlam bir şekilde teslim ettiğini ve gönderilerin taşıma faaliyeti sırasında hasar gördüğünü herhangi bir şekilde ispatlayamadığını, TTK 875. maddesi kapsamında Müvekkil Şirket üzerine düşen sorumluluğu tamamlamış olup aksini iddia eden Davacı bu iddiasını ispat ile yükümlü olduğunu, müvekkil Şirket, taşıma firması olarak yasal yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa etmiş olup söz konusu uyuşmazlıkta herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını hasar iddiasının müvekkil şirket nezdinde meydana geldiği yönündeki iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydı ile ambalajlama, taşınacak olan eşyanın, onu diş etkilere karşı korumak ve ilgili eşyanın dışarıya tesirini önlemek amacıyla, kap ve zarf gibi araçların içine konulmasını veya sarılmasını ifade ettiğini, bu gerekliliği sağlamayan, diğer bir ifadeyle, taşınan eşyanın ambalajından akmasına, sızmasına, taşmasına, ya da eşyanın kırılmasına, dökülmesine veya herhangi bir şekilde hasara veya zıyaa maruz kalmasına ya da yol açmasına neden olacak ambalajlama yetersiz bir ambalajlama olacağı, ne tür bir ambalajlamanın yeterli olacağı sorusunun cevabı elbette izafi olacak ve ambalajlanacak eşyaya, eşyanın taşınacağı güzergâha, taşıma süresine ve hava koşulları gibi değişkenlere bağlı olarak değişiklik göstereceğini, bu çerçevede gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde, belirtilen değişkenleri de göz önünde bulundurarak ambalajlamak ile yükümlü olduğunu, bu noktada belirtmek isteriz ki; "Yetersiz" ifadesi, "ayıplı" ambalajlama da dâhil olmak üzere, ambalajlamanın hiç ya da gereğince yapılmamış olması durumlarının tamamını kapsamında olduğunu, ambalajlama işlemi kural olarak gönderenin hâkimiyetinde ve dolayısıyla sorumluluk sahasında gerçekleştirilen bir işlem olduğunu, gönderen bu işlemi, taşınacak olan eşyanın sonraki süreçlerde taşıyıcıya zarar vermesini önleyecek şekilde, eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu, somut olayda göndericinin taşımaya uygun bir şekilde ambalajlama yaptığına yönelik hiçbir somut veri dosya kapsamında mevcut olmadığını, TTK'nın yukarıda yer verilen emredici kanun hükümleri kapsamında, öncelikle davacının da iddiasını ispatlayacak ve kendi kusurunu bertaraf edecek somut delilleri dosyaya sunması gerektiğini, davacı taraf öncelikle kargo içeriğinde söz konusu ürünün nevi, adedini ve değerini ispat ile yükümlü olduğunu, mevcut taşıma belgesinde içerik kısmı belirtilmemiş "boş" olup gönderi içerisinde hasarlandığı iddia olunan ürünlerin olup olmadığı ispatlanamadığını, bu kapsamda ayrıca davacı tarafından taşımaya konu iddia edilen ürünün davacının iddia ettiği bedele sahip ürün olduğu tespit edilemediğini, kargo içeriğinin ispatlanamamasının yanısıra, davacı tarafça uğranıldığı iddia edilen zarara yönelik olarak hiçbir faturaffiş ibrazı yapılmadığını, dosyaya somut delil sunulmadan ileri sürülen iddia ve afaki taleplerin kabulü hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, dava konusu uyuşmazlık, gönderenin müvekkil şirket tarafından taşınan emtiasında meydana geldiği iddia edilen hasar durumuna ilişkin olduğunu, davacının iddialarının hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı konu ile ilgili ihbarı yasal süresi içerisinde yapmadığını, dosya kapsamındaki tüm itirazlarımızın dışında, davacı tarafça TTK'nın ön gördüğü bildirim sürelerine dahi riayet edilmemişken, kargo içeriklerinde meydana geldiği hasar iddiasının taşıma esnasında oluştuğu kabul edilemeyeceğini, nitekim gönderi alıcısına teslim edildikten sonra arada geçen zamanda akıbeti meçhul olduğu, teslimden sonra meydana gelen hiçbir hasar ve zayiden müvekkilu şirket sorumlu tutulamayacağını, taşıma ilişkisinden kaynaklanan tazminat davalarının yargılamayı gerektirdiği ve alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığı açık olup işbu nedenle müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği davacı işbu davaya ve icra takibine sözleşme kapsamında müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını bilmesine rağmen, müvekkil aleyhine icra takibine başlamış ve itirazımıza rağmen itirazın iptali davası açtığını bu nedenle davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekte ve talep edildiğini, müvekkil şirketin hiçbir şekilde huzurdaki davada sorumlu tutulamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taşıma işlemleri nedeniyle emtianın hasara uğradığı iddiasıyla rücuen zararın davalıdan tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine borca ve ferilerine itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. ... 35. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının incelemesinde, 8.688,00 TL Hasarlı...Kargosu Tazmin bedeli.( İstenen: Yıllık Reeskont Avans.), Asıl alacak Toplam 8.688,00 TL gösterildiği, ödeme emrinin davalı/borçluya tebliğ edildiği, davalı/borçlunun icra takibine, yetkiye ,asıl alacağa, faiz ve ferilerine itiraz ettikleri ve takibin durduğu, davacı tarafça İİK 67 maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz 21/04/2025 tarihli duruşma ara kararı ile, Dosyanın günsüz olarak taşıma uzmanı bilirkişi Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, hasar dosyası ve dosya incelenerek davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı varsa miktarının nelerden ibaret ve ne kadar olduğu konusunda rapor hazırlanmasına karar verilerek, dosyanın taşıma uzmanı ...'e tevdine karar verilmiş olsa da, mahkememiz 23/05/2025 tarihli ara kararı ile, bilirkişi olarak tayin edilen taşıma uzmanı ...'in kotasının dolu olduğundan kilitli olması nedeniyle görevlendirilmesinin yapılamadığı anlaşılmakla, yerine bilirkişi ...'in görevlendirilmesi yapılmış olup, Bilirkişi tarafından sunulan 08.11.2025 tarihli raporda özetle; dosyada mübrez bilgi ve belgelerden davalının davacının davaya konu 1 adet ... marka Tv'yi sattığı alıcı ...'e teslim ettiği, Dosyada her ne kadar alıcı tarafından davacının satış yerine aracılık sağlayan ... firmasına eşyanın kırık geldiğine ilişkin bildirimde bulunulmuşsa da söz konusu hasarın söz konusu olup olmadığı, söz konusu ise taşıma sırasında gerçekleştiğine ilişkin dosyada herhangi bir tutanak veya belge bulunmamakta olup alıcının dava konusu eşyayı teslim alırken hasar tutanağı düzenlenmemesi dikkate alındığında davacının davaya konu eşyanın taşıma aşırasında hasarlandığı hususunu ispat etmesinin gerektiği, davalının davaya konu hasardan sorumlu olduğu kanaatine varılması ihtimalinde ise TTK m. 882 çerçevesinde taşıyıcının sorumluluğunun kargonun eksik brüt kg ağırlığı X 8,33 / X SDR kuru formülü ile çıkacak miktar ile sınırlı olacağı, dosyada dava konusu ürünün brüt kg ağırlığı bulunmadığından hesaplama yapılamadığı yönünde sonuç ve kanaatini içerir raporu sunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davaya konu uyuşmazlığın davacının davalıya teslim ettiği kargonun hasarlı teslim edilip edilmediği,davalı taşıyıcının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, uyuşmazlığa uygulanacak TTK 875 hükmüne göre; taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğunun dikkate alındığı, dosyada mübrez bilgi ve belgelerden davalının davacının davaya konu 1 adet ... marka Tv’yi sattığı alıcı Şerife Altıner’e teslim ettiğinin anlaşıldığı, taşıyıcının taşıma konusu eşyayı teslim ettiğinde gönderen ve alıcıya belirli sürelerde hasar bildiriminde bulunma yükümlülüğü olduğu, TTK. m. 889 hükmü gereğince, “1) Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. (2) Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir. (3) Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmibir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer. (4) Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır. Bildirim, telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabilir. Bildirimde bulunanın kim olduğu herhangi bir şekilde anlaşılıyorsa, imzaya gerek yoktur. Sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir. (5) Zıya, hasar veya gecikme teslim sırasında bildirilirse, bu bildirimin yukarıdaki hükümlere uygun olarak eşyayı teslim edene yapılması yeterlidir.”düzenlemesinin mevcut olduğu, dosyada davalıya bu hususta bir hasar bildirimi yapıldığına ilişkin delile rastlanmadığı, her ne kadar alıcı tarafından davacının satış yerine aracılık sağlayan ... firmasına eşyanın kırık geldiğine ilişkin bildirimde bulunulmuşsa da söz konusu hasarın söz konusu olup olmadığı, söz konusu ise taşıma sırasında gerçekleştiğine ilişkin dosyada herhangi bir tutanak veya belge bulunmadığı, bu çerçevede alıcının dava konusu eşyayı teslim alırken hasar tutanağı düzenlenmemesi dikkate alındığında davacının davaya konu eşyanın taşıma sırasında hasarlandığı hususunu ispat etmesinin gerektiği, ancak somut olayda bu ispatın mevcut olmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine, davacının kötü niyetli olarak davalı aleyhine icra takibi başlattığı davalı tarafça ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL nispi karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 8.688,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 08/12/2025
Katip E-imza
Hakim E-imza