İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/46 E. 2025/46 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/46
- Karar No
- 2025/46
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/46 Esas - 2026/496 T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Karar Vermeye Yetkili ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi kararıdır.
ESAS NO : 2025/46 Esas KARAR NO : 2026/496
HAKİM : .... KATİP : ....
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av.... Av.....
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/01/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı kredi müşterisi olduğunu, müvekkilinin kullandığı kredinin teminatı olarak davalı bankanın Uğur Özgür Bilgiç'in kur korumalı vadeli mevduatını teminat olarak krediyi kullandırdığından Genel Kredi Sözleşmesine kefil olarak aldığı gibi bu sözleşmeye ek olarak Kur Korumalı Mevduat hesabına nakit blokaj rehin sözleşmesi ile rehin koyduğunu, müvekkili şirketin kredinin vadesi dolduğunda nakit blokajdan ödemenin alınıp kredinin kapatılacağını düşündüğü için ödemeye ilişkin hiçbir hazırlığının olmadığını, bankanın korumalı vadeli mevduatına blokajına uygulamadığı için veya usulsüz kaldırdığı için kredi tahsilatı yapılamadığını, müvekkili şirketin banka yetkilileri tarafından aranması ile blokajdaki paranın çekildiğini öğrendiğini, 8 Ağustos tarihinde şirkete ihtarname çektiğini, ihtarın müvekkiline tebliğ edilmeden 9 Ağustos tarihinde ihtiyati haciz kararı için başvurduğunu, ... . .. alınan nakit blokaj mevduat hesap rehni sözleşmesine rağmen blokajı uygulamayarak paranın çekilmesine izin veren bu nedenle müvekkilini kanuni takibe maruz bırakan bankanın kusurlu olduğunu, kusurlu davranış nedeniyle 685.000,00 TL fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının haksız işlem nedeniyle ödenen takip masraflarının şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihi itibariyle davalıdan tahsiline, bankanın haksız işlemi nedeniyle oluşan manevi zarar olarak 500.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı şirket ile müvekkili banka arasında 10.04.2021 tarih 3.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi ve sözleşme devamında Genel Kredi Sözleşme Tutarının Arttırılmasına ilişkin kısımda 04.08.2022 tarih ve 7.000.000,00 TL bedelli tutar artırım beyanına istinaden ticari krediler kullandırdığını,...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, davacı firmaya kullandırılan 4.774.575,00 TL 1 yıl vadeli kkm spot kredi 05.08.2022 tarihinde ... hesabındaki kkm mevduat nakit blokaja istinaden onaylanıp kullandırıldığını, kefaletli olarak onaylandığını ve munzam olarak 07.08.2023 tarihli ticari kredi nakit blokaj sözleşmesi imzaladığını, 283 şube 131971 hesabına bloke talimatı ile birlikte 4.800.867,59 TL bloke konulduğu, 22.01.2024 tarihinde dava dışı ... tarafından verilen bloke kaldırma talimatına istinaden 283 şube 131971 hesaptaki blokenin, kredinin kefaletli onaylı olması ve müşteri talimatına istinaden kaldırıldığını, usulsüz kaldırmanın söz konusu olmadığını, borçlu firmanın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine de borçlunun hesapları kat edildiği ve Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ihtarname keşide edildiği, borçluların keşide edilen ihtarnameye rağmen borcunu ödemediğini, alınan ihtiyati haciz kararına borçlu ve kefillerin yasal süre içerisinde yapılan herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, davacı tarafından açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; bankalarca kullandırılan ticari kredilerden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davadır. Genel Kredi Sözleşmesi ve diğer sözleşmeler, ihtarname ve tebliğ mazbatası, Nakit Blokaj Sözleşmeleri ve Müşteri Talimatları, davalı banka kayıtları, arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi kök ve ek raporu ile davayla ilgili tüm deliller toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın bankacılık işlemlerinden kaynaklanan menfi tespit ve usulsüz icra nedeniyle fazla ödenen harç ve vekalet ücretinin iadesine yönelik alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Bankacı...01.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, ''..davalı bankanın, ... Banka Alacakları İcra Dairesi 2024/142759 Esas sayılı takip dosyasında 16.08.2024 takip tarihi itibariyle, davacı asıl borçlu şirket ve müteselsil kefillerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 4.873.540,01 TL alacaklı olduğu..'' şeklinde kanaat bildirmiştir. Bankacı ... ... 22.10.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle, ''...Kök raporda belirlendiği üzere davalı bankanın ... Banka Alacakları İcra Dairesi2024/142759 Esas sayılı takip dosyasında 16.08.2024 takip tarihi itibariyle, davacı asıl borçlu şirketten tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 4.873.540,01 TL alacaklı olduğu, davalı bankanın gayrinakdi kredi teminat mektubu kaynaklı riski için davacı asıl borçlu şirketten 15.000,00 TL depo talep etme hakkı bulunduğu, davalı bankanın dava konusu alacağını ise dava tarihinden önce icra yoluyla tahsil etmiş olduğu...'' şeklinde kanaat bildirmiştir. Yetki yönünden; taraflar arasındaki sözleşmede açık bir yetki sözleşmesinin bulunmadığı ve HMK 16. madde gereğince davacının ikametinde de iş bu davanın açılabileceği ve bu nedenle yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Dosyanın esası üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacının banka ile yapılan sözleşme gereği kullandırılan kredinin kkm mevduat nakit blokajda bulunan nakit alacaktan alınarak kapatılması gerekirken davacı hakkında icra tehdidi nedeniyle kredi borcunun daha fazla bir zararla ödendiği ve bu nedenlerle davacının maddi ve manevi tazminat için iş bu davanın açıldığı, davaya ilişkin delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirildiği ve dosyada kök, ek rapor düzenlendiği görülmekle öncelikle bilirkişi raporlarında davalı bankanın kkm mevduat nakit blokajda bulunan nakit ile kredi borcunun kapatılmasını gerektirir bir durumun bulunmadığının bildirildiği, bu hususta taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde de bunun bir zorunluluk ya da şart olarak koşulmadığı, kredi borcundan davacının sorumlu olduğu ve banka tarafından kkm mevduat hesabı, kefalet ya da asıl borçluya başvurusunun bir sıraya konulması gerektirir kanuni veya sözleşmesel bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmakla ve borcun ödenmesi konusunda davalı bankanın davacıya başvurusunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı da görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; Davacının davasının MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ YÖNÜNDEN AYRI AYRI REDDİNE, Maddi Tazminat Yönünden; -Alınması gereken 732,00 TL maktu harç alınmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, -Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 10.000,00 TL üzerinden takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Manevi Tazminat Yönünden; -Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 7.977,65 TL peşin harçtan düşümü ile artan 7.245,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, -Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... .. bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 500.000 TL üzerinden takdir edilen 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğ talebini müteakiben yapılacak tebligattan itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/06/2026
Katip .... E imzalıdır
Hakim .... E imzalıdır