İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/445 E. 2026/168 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/445
Karar No
2026/168
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/445 Esas KARAR NO : 2026/168

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/05/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şirketlerinde ... nolu Hesaplı Standart Kasko Sigorta Poliçesi ile korumalı, sigortalısı .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait .... plakalı sigortalı aracın 28/04/2024 tarihinde saat 21:48’de, İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Caddesi üzerinde park halinde iken, ... Caddesinden ... Caddesine seyir halinde olan ... plakalı davalı ...’ün sevk ve idaresindeki belediye otobüsünün, trafik yoğunluğu sebebiyle manevra yaptığı esnada, aracının sağ yan ve muhtelif kısımları ile sigortalı aracın sol arka köşe ve muhtelif kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, hadise mahallinde tutulan Trafik Kazası tespit tutanağına ve yapılan incelemeye göre, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü diğer davalı ...'ün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/1-J maddesini ihlal ettiğinden dolayı kusurlu ve sorumlu olduğunun belirtildiğini, bu zarardan dolayı oluşan hasarı gidermek için sigortalısına yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda sigortalısının aracında 18.431,23 TL hasar tespit edildiğini,16.371,00 TL hasar bedelinin 20.06.2024 tarihinde onarım servisine, 2.060,23 TL hasar bedelinin 05.06.2024 tarihinde tedarikçi firmaya ödendiğini, kasko tazminatını ödeyen müvekkili şirketin, TTK. 1472. maddesine göre, sigortalısının hukukuna halef olduğunu, bu kanuni halefiyete dayanılarak dava açılması gerektiğini, izah edilen nedenlerle, 18.431,23 TL hasar tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 20/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, masraf ve avukatlık ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, öncelikle davacının talep ettiği haksız ve hukuksuz dava konusu alacağa ilişkin zamanaşımı definde bulunduklarını, davanın zamanaşımından reddini talep ettiklerini, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının kusura ilişkin tek taraflı beyanlarını kabul etmediklerini, her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkiline kusur atfedilse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının aracını yanlış park etmesi ve park etme kurallarına riayet etmemesi nedeniyle kazanın gerçekleştiğini, davacının talebinin haksız, mesnetsiz ve afaki olduğunu, davacının dava konusu kazayı ve tazminat taleplerini belirlerken bunları kanıtlayan bilgi ve belgeleri de dava dosyasına sunması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin fahiş olduğunu, rayiç piyasa bedellerine uygun olmayan haksız ve mesnetsiz talepler olduğunu, izah edilen sebeplere binaen; dava konusu kazada hiçbir kusuru bulunmayan müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 28/04/2024 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kaza ile ilgili olarak davacı tarafın açmış olduğu usul ve yasaya aykırı iş bu davayı kabul etmediklerini ve reddini talep ettiklerini, davacı vekili tarafından açılan davada istenilen tazminata ilişkin talep edilen tutarların haksız ve dayanaksız olduğunu, davanın reddi gerektiğini, öncelikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep ettiği haksız ve hukuksuz dava konusu alacağa ilişkin zamanaşımı definde bulunduklarını, davanın zamanaşımından reddini talep ettiklerini, davaya konu iddia edilen kazanın meydana gelmesinde müvekkili kurum ... Müdürlüğünün ve davalı ... şoförünün kusurunun bulunmadığını, davacının aracını cadde üzerine gelişigüzel park ettiğini ve kaza tespit tutanağında bu durum dikkate alınmadığını, kaldı ki kazanın varlığı, oluşumu, illiyet bağının varlığı ve tarafların kusur oranları ile hasar durumu, delil durumuna göre bilirkişilerce yapılacak olan incelemeler ve yargılama sonucunda ortaya çıkarılabileceği, 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verildiğini, ilgili maddeler ışığında müvekkili kurumun davaya konu iddia olunan kaza hadisesinden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, arz edilen nedenlerle, haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, davanın kazaya karıştığı iddia olunan aracın o tarihteki trafik sigorta şirketi olan .... A.Ş.'ye ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu 28/04/2024 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası nedeni ile davacı tarafın rücu talebiyle davalıya karşı ikame ettiği hasar tazminatı talebi olduğunu, ilgili kazaya karışan .... plakalı aracın, müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından 15/02/2024-15/02/2025 tarihlerini kapsayan ... poliçe numaralı Karayolları Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalanmış olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı aracın kusuru oranında poliçe limitleri ve poliçe dönemi ile sınırlı olduğunu, hasar tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 200.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin işbu davada ihbar olunan sıfatı nedeniyle taraf sıfatı bulunmadığından müvekkili aleyhine hüküm tesis edilmeyeceğini, davacının dava ikame etmeden önce müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının rücu talebinin mevcut olduğunu, iddia edilen hasarın tespiti halinde alacaklı sigorta şirketi bakımından halefiyet şartlarının gerçekleştiğini ve geçerli bir rücu sebebinin varlığınin ispat edilmesi gerektiğini, faiz talebinin reddini, aksi halde haksız fiil hükümleri kapsamında yasal faiz uygulanması gerektiğini, izah ettikleri ve re’sen gözetilecek nedenlerle; ihbarı kabul etmediklerini ve ihbar olunan sıfatıyla müvekkili aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğini bildirerek, haksız davanın ve ihbar talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 05/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait araç için yapmış olduğu giderlerin TTK 1472 maddesi uyarınca rücuen tahsilini edip edemeyeceği, meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranının ne olduğu hususlarının tespitinden kaynaklanmaktadır. Mahkememiz dosyası 1 trafik , 1 makine mühendisi ve 1 sigorta hukuku bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda; ".... plakalı aracın sürücüsü ...’ün; Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesinin d) fıkrası ile 52.maddesinin b) fıkrası ve 84.maddesinin l) ve j) fıkralarını ihlal ederek; Taşıt yolunda araç ile seyir halindeyken, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda olup, aracın hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, özellikle yoğun trafikte Yönetmelikte tespit edilen manevraları düzenleyen genel şartlara, esas ve usullere uymak ve bu sırada park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara dikkat etmek zorunda olduğu halde; dosya kapsamı ve dosyada mevcut polis görevlilerince tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 28.04.2024 tarihinde saat 21.48 sıralarında, İstanbul İli, ... İlçesinde, ... Mahallesi, ... Caddesini takiben ... Caddesi istikametine seyir halindeyken trafik yoğunluğu sebebiyle manevra yaptığı esnada aracının sağ ve muhtelif kısımlarıyla, aynı cadde üzerinde park halinde bulunan ... plakalı aracın sol arka köşe ve muhtelif kısımlarına çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, bu durumda, aracının hızını, aracın teknik özelliğine, görüş, hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı ve yoğun trafikte manevraları düzenleyen kurallara uymamak suretiyle, park halindeki ... plakalı araca güvenli ve yeterli bir mesafeden daha fazla yaklaşmak suretiyle çarptığı ve bu şekilde asli kusur ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında, %100 oranında kusurlu olduğu, park halindeki ... plakalı aracın sürücüsünün; dava konusu trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığından; meydana gelen trafik kazasında, kusurunun Olmadığı, bu durumda; polis görevlilerince tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, ... plakalı aracın sürücüsü ...’ün, 2918 S.K.TK’ nın 84/j maddesini ihlal ettiği kanaati belirtilmiş olup, belirtilen kanaate uyulduğu, bilirkişi takdiri görüş ile belirlenmiş olan 26.133,00 TL hasar giderme bedeli toplamı bağlamında, sigortalı araçta oluşan bu zarardan dolayı KASKO Poliçe nezdinde rizikodan doğan hasarı gidermek için, davacı sigorta şirketinin sigortalı aracında yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda; 18.431,23 TL hasar bedeli tespit edildiği, bu iki tespit arasında olan farkın sebebinin davacı sigorta şirketinin sorumluluğunda anlaşmalı serviste yapılan iskonto miktarının daha fazla yapılmış olduğunun anlaşıldığı, davacının dava dışı sigortalısına ait araç onarımı için 18.431,23 TL hasar tazminatı ödediği, ödediği tazminatı davalılara rücu edebileceği, ..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. TTK 1472 maddesi ; "(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Haksız fiilden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanunun ikinci kısmında düzenlenmiş olup; Türk Borçlar Kanunu Madde 49 hükmü; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de,bu zararı gidermekle yükümlüdür." Türk Borçlar Kanunu Madde 50 hükmü; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığıönlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." Türk Borçlar Kanunu Madde 51 hükmü; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirler.Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." Sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı dava açabilir. İşleten de sürücü ile birlikte zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi kök raporu ile tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; 05/12/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacı sigorta şirketine sigortalı araçta oluşan hasar nedeni ile davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi TTK'nın 1472. maddesi kapsamında halefiyet ilkesi gereği davalıdan tahsili istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporuna göre davalı ... Müdürlüğü'nün maliki olduğu ... plakalı aracın davalı sürücüsü ...'ün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ile talep edilen tutarın uyumlu olduğu tespit edilmiştir. 05/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sigortalı araç için davacı sigorta şirketi nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesi vadesi içerisinde ve teminat kapsamında gerçekleşmiş olup, davacı sigorta şirketince 18.431,23-TL hasar tazminatı ödendiği, ödenen bedelin kadri maruf olduğu ve davacının bu bedeli talep etmekte haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; 18.431,23 TL hasar tazminatının ödeme tarihi olan 20/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.259,03-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 643,63-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 1.318,30-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 18.431,23-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 21.412,50-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/03/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/445, K. 2026/168, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-445-e-2026-168-k-e8c69b7ae8a0