İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/386 E. 2026/256 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/386
- Karar No
- 2026/256
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/386 Esas KARAR NO : 2026/256 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 13/03/2025 KARAR TARİHİ : 23/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle: Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olan müvekkiline ait -------- plakalı araç ile 14.12.2023 tarihinde ------- ve --------- plakalı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait araç sürücüsünün % 50 kusurlu bulunduğunu, bu kaza da herhangi bir ağır kusur halinin bulunmadığını, teknik bir mesele olan konu hakkında bilgi sahibi olmayan müvekkilinin gerçekleştirmek yükümlülüğü olmadığı halde davalıya 77.500,00 TL ödeme yaptığını, yapılan bu ödemenin borçlanılmamış edimin ifası niteliğinde olduğunu, zira aşağıda izah edildiği üzere mezkur kazada davalı sigorta şirketine yapılan ödemenin müvekkiline rücu etme imkanı veren herhangi bir durum bulunmadığını, davalı sigorta şirketi kaza tarihinde müvekkiline ait aracı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası ile sigortalamış olan sigorta şirketi olduğunu, ZMMS poliçeleri kapsamında sigorta şirketine yaptığı ödemeyi rücu etme imkanı tanıyan genel şartların B.4. Maddesi incelendiğinde somut olayda gündeme gelebilecek herhangi bir rücu hakkı hali bulunmadığının görüldüğünü, somut olayda herhangi bir kasti hareketin yahut ağır kusurun söz konusu olmadığının açık olduğunu, huzurdaki davada sebepsiz zenginleşmenin iadesinin denkleştirici adalet ilkesine göre gerçekleştirilmesi gerektiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olduğunu, zira alacaklının huzurdaki davada talep edilen alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirlemesinin kendisinden beklenemeyeceğini, huzurdaki davada belirsiz alacak davası olarak açıldığını, yukarıda izah edilen nedenlerle, davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL'nin davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyen avans faizi ile beraber davacı müvekkiline verilmek üzere davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: huzurdaki davanın HMK md.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmadığını, davacının iddialarının aksine dava konusu trafik kazası sebebiyle meydana gelen zarardan davacı sorumlu olduğunu, davacının sigortalıya rücu şartlarının gerçekleşmediğine yönelik iddiaları hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirket sigortalısına yaptığı ödemenin akabinde TTK 1472. maddede düzenlenen halefiyet ilkesi gereğince de sigortalının yerine geçerek tazminata %50 kusuru ile sebebiyet veren davacı taraftan zararın karşılanması yönünde talep hakkına sahip olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın iddiası haksız ve mesnetsiz olup rücu şartlarının oluşup oluşmadığının uyuşmazlığın çözümünde bir öneminin olmadığını, haksız davanın öncelikle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı sebebiyle usulden reddini, dava konusu hasar ve zararın davacının kusuru sebebiyle meydana geldiği hususu nazara alınarak esastan reddini, ücreti vekalet ve yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. Dosyanın incelenmesinde; 11/12/2025 Tarihli celsede takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı tarafın 23/03/2026 tarihine kadar herhangi bir talep ve beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır. İşlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık sürede davanın yenilenmediği anlaşılmakla, HMK'nun 150/5 maddesi hükmü gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın H.M.K.'nun 150. maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 615,40 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle oy birliği ile karar verildi. 23/03/2026