İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/445 E. 2025/1075 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/445
- Karar No
- 2025/1075
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/445 Esas KARAR NO : 2025/1075
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 01/09/2023 KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 18/07/2014 tarihinde ... Restaurant isimli iş yerinin otoparkında park halinde bulunan müvekkili şirket nezdinde .... plakalı sigortalı araç, davalıların murisi ....'e ait işletme çalışanının kusuru neticesinde kimliği tespit edilemeyen şahıslarca çalındığını, otoparkta araç çalınması sonucunda meydana gelen zarardan işletme ve işletmeye ait olan otoparkta çalışan şahsın sorumluluğunun bulunduğu hasarın meydana geliş şekli ve sonucu açıklanarak hasar dosyası araştırma raporunda ortaya konulduğunu, sigortalı aracın sürücüsü ...n hasar bedeli olan 48.600,00-TL ödendiği, hasar tazminatını ödeyen müvekkili şirket, sigortalısının haklarına halef olduğundan 48.600,00-TL tutarındaki tazminat bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili için Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası marifetiyle icra takibi başlatıldığını, borçluların icra takibine, borca, faize ve tüm ferilerine ilişkin haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle icra takibinin durduğunu, davalı borçlunun itirazları haksız ve icranın kötü niyetle durdurulması amaçlı olduğunu, bu nedenle davalı borçluların tüm itirazlarının iptalini ve takibin devamını, davalı borçluların asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde olayın 18/07/2014 tarihinde gerçekleştiğini bu tarihten sonra 9 yıl sonra davanın açıldığını, olayın olduğu tarihten sonra iki yol olduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkillerinin miras yolu ile sahibi oldukları ... adi ortaklığının gerçekleşen haksız fiilde herhangi bir kusurunun olmadığını, otopark işletmesi ile restoran işletmesinin farklı olduğunu, otopark işletmesi ile restoranın bir bağının olmadığını, bu otopark işletmecisi ya da çalışanı müvekkil ... restoranın çalışanı olmadığını, dava dışı sigortalı kendi rızası ile aracının anahtarını vale olduğunu söyleyen bir kişiye ya da doğrudan hırsıza verdiğini, bu kişi de daha sonra arcı çaldığını, bu kişinin restoran işletmesiyle ilgisi olmadığını, dava dışı sigortalı olayın gerçekleşmesinde %100 kusurlu olduğunu, davaya konu edilen ve çalındığı söylenen araç restorana ait otoparka park edilmediğini, lokantanın hakimiyet alanı içinde olan bir otoparka park edilmediğini, araç yolun kenarına restoranın karşısında bulunan benzin istasyonunun önüne park ettiğini, bu parklanmanın müvekkillere ait restoranla ilgisinin olmadığını, davaya konu haksız fiilin ... Müesseseleri Adi Ortaklığı'nda gerçekleştiği iddia edildiği, oysa müvekkillerinin haksız fiilin gerçekleşmesinde herhangi bir sorumluluğu olmadığını, eğer bir sorumluluk söz konusu olacak ise bu sorumluluk da adi ortaklığa ait olduğu, adi ortaklığın olay tarihindeki ortaklarına ait olduğu, müvekkillerinin meydana gelen haksız fiilde kusurlu ya da kusursuz her hangi bir sorumluluğu olmadığını, bir sorumluluk varsa bu sorumluluk adi ortaklığa ait olduğunu, bu nedenlerle öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddini bu mümkün olmaz ise müvekkillerinin kusursuz olması nedeniyle davanın reddini istemiştir. ARAŞTIRMA; 1-Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, alacaklısının dosyamız davacısı ve borçlularının dosyamız davalılarının mirasbırakanı ... ile ... oldukları, icra takibinin 48.600,00-TL asıl alacak ve 3.031,84-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.631,84-TL alacak için başlatıldığı, icra takibinin sigortalıya ödenen hasar tutarının rücuen tahsili istemine dayandığı, davalılar mirasbırakanı adına icra takibine 14/07/2015 tarihinde itiraz edildiği, davacı alacaklıya söz konusu itirazın tebliğ edildiğine ilişkin icra takip dosyasında herhangi bir veri bulunmadığından davacı alacaklının icra takibine yapılan itirazın iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmıştır. 2-Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir. 3-Türkiye Noterler Birliği'nin 19/09/2023 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; dava konusu ... plakalı araca ilişkin tescil kaydı getirtilmiştir. 4-.... Sigorta Anonim Şirketi'nin 01/02/2024 Tarihli yazısı ile; dava konusu olaya ilişkin poliçe ve hasar dosyası getirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, hasar nedeniyle sigortalıya ödenen tutarın halefiyet gereği sorumlulardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konular, hasar nedeniyle davalı tarafların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, varsa davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadıkları noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, istinaf denetimine tutulmuş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile bozulmakla; "4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 27/1. maddesi gereğince, gerçek kişiler yönünden maddi hukuk bakımından hak ehliyeti ve usul hukuku bakımından da taraf ehliyeti ölümle son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen ve mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar ise tarafın ölümü ile konusuz kalmaz, bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Ölüm ile birlikte vekalet ilişkisi de son bulur. Yargılama süresince tarafların dava ve taraf ehliyetine sahip bulunması dava şartıdır (HMK.m. 114/1-d) Gerçek kişiler hayatta olduğu sürece taraf ehliyetine sahiptir. Gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti ölümle sona erer (TMK.m.28/1) Bu nedenle ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur. 6100 sayılı HMK'nın 55. maddesi gereğince "Taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar, mirası kabul veya reddetmemiş ise, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Ancak, hakim gecikmesinde sakınca bulunan hallerde talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir." Bu hüküm mirasçıların malvarlığını etkileyen davalarda dikkate alınmalıdır. Somut olayda davaya konu istek, malvarlığına ilişkin olup, mirasçıların mal varlığını etkilemektedir. Ayrıca ölenin mirasçılarının davaya dahil edilmemeleri HMK’nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını da zedelemektedir. O halde ölenin mirasçılarına karşı davaya devam edilmesi mümkün olduğundan davalı ....'in karar tarihinden önce 13/10/2024 tarihinde vefat ettiği gözetilerek mirasçılarına usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilip taraf teşkili sağlanarak, mirasçıların savunma ve delilleri toplanıp incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olması yerinde olmamıştır. Bu durumda; istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/4.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına, işin esasına ilişkin istinaf başvuru sebeplerinin ise bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir." Gerekçesi ile Mahkememiz kararı kaldırılmakla istinaf incelemesi sonrası yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 14/05/2025 tarihli tensip tutanağı ile istinaf ilamı doğrultusunda davacı vekiline davalılardan ..'in vefatı nedeniyle, bu bu kişini veraset ilamını çıkartması için yetki ve mirasçılarını davaya dahil etmesi için kesin süre verilerek sonuçları ihtar edilmiştir. Davacı vekilinin 22/09/2025 tarihli dilekçesi ile, davalılardan ... tarafından icra dosya borcunun ödendiğini ve takip dosyasının infazen kapatıldığını beyan eden dilekçe sunduğu görülmüş, mahkememizce Bakırköy .... İcra Müdürlüğüne bu hususta müzekkere yazılmış, verilen cevapta davaya konu icra takip dosyası olan ... esas sayılı dosyada dosyada bakiye dosya borcunun ... isimli borçlu tarafından ödendiği ve dosyanın 25/04/2025 tarihinde infazen kapatıldığı bildirilmiştir. Davacı vekilinin, vefat eden davalı ... mirasçılarını davaya dahil etmek hususunda herhangi bir işlem yapmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, eldeki dava Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalıların takibe yaptığı itirazın iptaline ilişkin itirazın iptali davası olup, yargılama aşamasında icra dosyası ödeme ile infazen kapatılmış olduğundan, eldeki dava konusuz kalmıştır. Bu nedenle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davalılardan ... yönünden, söz konusu davalı yargılama devam ederken vefat etmiş olup, mirasçıları mahkememizce davacıya verilen süre içinde davaya dahil edilmediğinden ve de ölü kişinin husumet ehliyeti bulunmadığından, bu davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. HMK'nın 331/1. Maddesine göre, "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." Somut olayda mahkememizce yapılan değerlendirmede, toplanan deliller, Mahkememizin istinaf öncesi ... esas, ... karar sayılı kararının gerekçesinde yer verilen hususlar, icra takibinin ödemeyle kapatılması nedeniyle eldeki davanın konusuz kalması birlikte değerlendirildiğinde, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşıldığından, yargılama giderlerinin ... dışındaki davalılara yüklenmesine karar verilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davalı olarak gösterilen .... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 3-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin alınan 623,59-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8,19-TL fazla harcın davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 623,59-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı, 1.927,50-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.820,94-TL'nin davalılar ..,..,...'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk masrafı olan 3.120,00-TL'nin davalılar davalılar ..,..,... ve ...'den müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..,..,..,...'den müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra davacıya geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili (e-duruşma) ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı, feri müdahillerin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır