İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/437 E. 2026/336 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/437
- Karar No
- 2026/336
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/437 Esas - 2026/336
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/437 KARAR NO : 2026/336
DAVA : Marka ... ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 01/10/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 Yazım Tarihi: 14/07/2025
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili başvurusunun itiraz üzerine reddedildiğini, Müvekkilinin .... olduğunu, .... sınırları içerisinde bulunan "..." isimli parkın isminin 2020 yılında müvekkil Belediyenin internet sayfasında yapılan anketle belirlendiğini, Markaların benzer olmadığını, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Markaların benzer olduğunu, Asıl unsurun ... olduğunu, Müvekkilinin ... ibareli çok sayıda markası bulunduğunu, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 11/08/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 01/10/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ...... Karıştırılma ihtimali incelemesi yukarıda belirtilen genel ilkeler esas alınarak yapılmıştır. Yapılan incelemede, başvuru ile ret gerekçesi markanın "..." ibaresini ortak ayırt edici unsur olarak içerdiği ve markaların benzer olduğu, ayrıca başvuru kapsamındaki hizmetler ile aynı/aynı tür hizmetlerin ret gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvuruya konu markanın tescili halinde markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ... tarafından verilen karar isabetli bulunmuş ve işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir” ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Markası Davalı Markası .... 24/04/2026 tarihli Bilirkişi heyet Raporunda ÖZETLE; "Dava konusu hizmetlerin, red gerekçesi marka kapsamındaki hizmetlerle aynı / aynı tür olduğu, Taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olduğu, Taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6(1) maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunduğu, Dava konusu ... sayılı ... kararının yerinde olduğu," şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "...." ibareli marka başvurusu ile davalı firmaya ait " .... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Her iki markada asli belirleyici unsurun ... park ibaresi olduğu görüleceği; Diğer yönden taraf markaları arasında emtia benzerliği de oluştuğu bilirkişi raporu sayfa 4 deki tablodan açıkça görüldüğü; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "...." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmanın " .... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalı firmanın "...." ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak /yararlanmak isterken davacının "...." ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği , yani markaları karıştırabileceği , bu açılardan SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Tüm bu sebeplerle ... kararı doğru olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davalı kurum vekili ile diğer davalı firma vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 13/07/2026
Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır