İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/435 E. 2026/602 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/435
Karar No
2026/602
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/435 KARAR NO : 2026/602

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/05/2025 KARAR TARİHİ : 11/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -----. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ;Davalı sigorta şirketine ----- ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı --- plakalı aracın, 26/06/2024 tarihinde müvekkiline ait ----plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, kazanın oluşumunda ---- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası bağımsız eksper tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen eksper raporunda müvekkilinin aracında 132.000,00-TL tutarında hasarın oluştuğu tespit edildiğini, ancak müvekkilin aracında oluşan hasar miktarının daha yüksek olduğunu düşündüklerini, ----- başvuru sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin aracında oluşan hasarın 189.967,47-TL olduğu belirlendiğini, müvekkiline hasar bedeli olarak 132.000,00-TL ve ----- başvuru sayılı dosyada kapsamında alınan bilirkişi raporunda belirlenen 99.091,32-TL değer kaybı bedelin ödenmesi ile 200.000,00-TL olan sigorta poliçe limitinin dolduğu belirlendiğini, Bilirkişi raporunda belirlenen 189.967,47-TL esas alındığı taktirde müvekkilinin 57.967,47-TL hasar farkı alacağı kalmış olup müvekkilinin aracında oluşan hasarın bu miktardan daha yüksek olduğunu düşündüklerini, uzman bir bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda belirtilen %5 oranında iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini, KDV dahil iskontosuz hasar miktarı esas alınması gerektiğini, dava şartının yerine getirildiğini beyan ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davasının kabulünü, şimdilik, 100,00-TL bakiye hasar bedelinin, poliçe limitleri dâhilinde, davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz, talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Davacı, 26/06/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu,---- plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek, ---- plaka sayılı aracın kusuruna istinaden tazminat isteminde bulunduğunu, davanın reddi gerektiğini, ---- plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ----- poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 08/01/2024-08/01/2025 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 200.000,00-TL, İMMS limiti de 20.000-TL olduğunu, ----- Sayılı Dosyasında ----- kararında dosyaya sunulan bilirkişi raporu, araçta meydana gelen maddi hasar miktarı, hasar nedeniyle yapılan onarım/değişim/boyama durumu birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hakkaniyete uygun olduğu kabul edilerek, başvurana ait araçta meydana gelen hasar bedelinin KDV dahil 189.967,47 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 132.000,00 TL hasar ödemesi tenzil edildiğinde bakiye hasar bedelinin KDV dahil 57.967,47 TL olduğu, ancak kaza tarihi itibariyle trafik sigortası teminatı 200.000,00 TL olup davalı şirket tarafından yapılan 132.000,00 TL hasar, 56.000,00 TL değer kaybı ve ----- sayılı dosya kapsamında davalı şirket tarafından yapılan 43.091,32 TL değer kaybı tazminatı ödemesi dikkate alındığında 200.000,00 TL trafik teminatının tükendiği kanaatine varılarak başvurunun reddine karar verildiğini, dava konusu talebe ilişkin daha önce verilen kesin hüküm olduğunu, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından, maddi hasar bedeli ödenmiş olup, davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, müvekkili şirket tarafından dava konusu aracın onarımı için 132.000,00 TL hasar ödemesi tenzil edildiğinde bakiye hasar bedelinin KDV dahil 57.967,47 TL olduğu, ancak kaza tarihi itibariyle trafik sigortası teminatı 200.000,00 TL olup davalı şirket tarafından yapılan 132.000,00 TL maddi hasar bedeli ödenmiş olup dava konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, hasar bedeline KDV dahil edilmemesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından, davaya konu araç için gerçek zarar ilkesine göre reel değer kaybı tazminatı ödenmiş olup, davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, müvekkili şirket tarafından araçta oluşan değer kaybı için 56.000,00 TL değer kaybı ve ----- sayılı dosya kapsamında davalı şirket tarafından yapılan 43.091,32 TL değer kaybı tazminatı ödemesi değer kaybı tazminatı ödenmiş olup başvuru konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, itirazlar baki kalmak kaydıyla; değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini beyan ile, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını karar verilmesini, talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE : Dava ; Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat davasıdır. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Davalı vekilinin 28/04/2026 tarihli dilekçesi ile tüm hasar bedelinin ödendiğini bakiyen teminat bedeli kalmadığını, davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.Davacı vekili 13/05/2026 tarihli dilekçesi ile davalı tarafından bildirilen ödeme miktarlarının taraflarına ulaştığını, davalı tarafça poliçe limiti kapsamında sorumlu olunan asıl alacak, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti ödenmiş ise de, arabuluculuk ücretine ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı ve davalının sorumlu tutulması gerektiğini, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, arabuluculuk ücretinden davalının sorumlu tutularak üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı vekilinin 28/04/2026 tarihli dilekçesi ile tüm hasar bedelinin ödendiğinin bildirildiği, davacı vekilinin 13/05/2026 tarihli dilekçesi ile davalı tarafından bildirilen ödeme miktarlarının taraflarına ulaştığını, davalı tarafça poliçe limiti kapsamında sorumlu olunan asıl alacak, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ödendiğini, arabuluculuk ücretine ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı ve davalının sorumlu tutulması gerektiğini, davanın konusuz kaldığını bildirdiği anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 4.600 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/435, K. 2026/602, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-435-e-2026-602-k-b13f8b04d51b