İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/402 E. 2026/43 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/402
- Karar No
- 2026/43
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2025/402 KARAR NO : 2026/43
DAVA : MENFİ TESPİT - MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT (Kaçak Elektirik Tespit tutanağından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03.06.2025 KARAR TARİHİ : 19.01.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müşteki ...'in işlettiği otele gelen davalı kurum personellerince ... ili ... ilçesi...mahallesinde 31/12/2024 gece saat 21.35 de ... numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, kaçak elektrik kullanma gerekçesiyle elektriğin kesildiğini, davalı kurum görevlilerinin yolda yürürken tesadüfi olarak ve görev saati dışında müvekkilinin iş yerinin önünden geçerken, herhangi ihbar, sistemde fazla kullanıma dair düzensizlik, ayrıntılı inceleme yapılıp çıkan sonuç gereği kaçak kullanım belirlenmesi olmaksızın, sadece kapı girişindeki elektirik sayacını ve saatin yanından çıkan kabloları (yukarı katlardaki sayacların kabloları) görmeleri sonucu oluşan kanı ile otel çalışanına katlarda kullanılan elektirikli eşyaları sorduklarını, tel çalışanı da her katta 1 adet mini buzdolabı, LCD TV, kettle, eletirikli şohben ve klima olduğunu söylediğini, görevlilerin bununla yetinip binada başka eletirik sayacı olup olmadığını sormadan, diğer katları kontrol etmeden kanaate varıp ceza işlemi uyguladıklarını, otel çalışanına bildirim yapılmadığını, otel sahibinin elektriğin kesilmesine gelindiğinde haberi olduğunu, görevlilerin her katın sayacı olduğunu incelemeden iş yerinden ayrılıp sonra müvekkiline kaçak işlemi uyguladıkları bilgisini verdiklerini, kaçak işlem tutanağının talep edilmesine rağmen verilmediğini, 1.193,716.33 TL'lik kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, elektriğin kesildiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde kaçak elektrik kullanmadığını, müvekkilinin yaşadığı durum nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını, elektiriğin kesildiği yerin otel olup işin niteliği gereği işletme için olmazsa olmaz niteliğinde olduğunu, ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olunduğunu, ağır ekonomik kayıplara uğratıldığını, elektrik kesintisinin önüne geçmek için ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.iş kararı alındığını, davalı şirketin, TBK.nun 49, 51 ve kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği zarardan sorumlu olduğunu, geçen yıl bu tarihlerdeki konaklama çizelgesinin ekte sunulduğunu, davalının kusur derecesi ve sosyo ekonomik durumu gözetilerek müvekkilinin yaşadığı ruhsal yıkımı telafi edecek nitelikte uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini (Emsal; Yargıtay (Kapatılan)17. HD.nin ... E. ... K.), müvekkilinin yaşadığı ticari itibarının kaybının TBK.nun 58 ve tk.nun 14. Maddesi kapsamında tazmin edilmesi gerektiğini, adli yardım talebinde bulunduklarını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, haklarında düzenlenen 1.193,716.33 TL' lik kaçak elektrik faturasının tümüyle iptaline, olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere gelir kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp olmak üzere 250,000.-TL Maddi Tazminat ile 500.000,00.-TL Manevi Tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı yanca ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosya ile huzurdaki dava ile konusu ve talepleri aynı olan menfi tespit ve maddi-manevi tazminat talepli dava ikame edildiğini, söz konusu davada arabulucuk dava şartının yerine getirilmiş olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini, huzurdaki davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava harçlarının eksik alındığını, müvekkil kurumca yapılan kaçak elektrik tahakkukunun mevzuata uygun olarak yapıldığını, kaçak elektrik tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, bu nedenle ispat yükünün, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu, maddi-manevi tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğini, zenginleşme aracı olarak kullanmaya çalışıldığını, dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağı bulunmadığını, maddi-manevi tazminat istemi konusunda somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin... D.iş sayılı karar ile "ilgili faturada belirtilen yer ve miktarla sınırlı olmak üzere kurumunuzca ilgili şirketin elektriğinin kesilmemesi, elektrik kesme işlemi yapılmış ise kesilen elektriğin açılması"na yönelik tedbir kararı alındığını, tedbir kararının kendiliğinden hükümsüz kalmış olduğuna karar verilmesi gerektiğini, somut olayda ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; Kaçak elektirik kullanımı nedeniyle düzenlenen tespit tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen ve düzenlenen faturalar nedeniyle, kaçak elektirik kullanılmadığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik Menfi Tespit ve uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nın 72.maddesi gereğince; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının kaçak elektirik kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise davalı kurum tarafından düzenlenen fatura içeriklerinin mevzuata uygun olup olmadığı, davacının maddi ve maddi tazminat talebinin koşullarının bulunup bulunmadığı var ise zararının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 19/02/2019 tarih ve ... E....K. Sayılı ilamı ile benzer içtihatlarında da işaret edildiği üzere: 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, dava tarihi itibariyle de Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Huzurdaki dava; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün... tarihli cevabi yazılanda "İİlgide kayıtlı yazınıza istinaden; dairemiz ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...'in (T.C...) bilgisayar kayıtlarımızdaki sicil bilgileri yazımız ekinde sunulmuştur. Mükellef Vergi Usul Kanunu 177. maddesinde yazılı olup aynı Kanunun mükerrer 414.maddesi gereği her sene güncellenen hadleri aşmadığından 2. Sınıf mükelleftir ve işletme hesabı usulüne göre defter tutmaktadır." denilmiş, davalının tacir olmadığı esnaf büyüklüğünde işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu,...sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde Gelir Vergi Beyannameleri ile eki performans bilgileri tablosu ve işletme hesap özetlerine göre VUK 177/1-3 madde hükümleri uyarınca 1. sınıf tacir olmadığı, bilanço esasına göre defter tutan kimselerden olmadığı, yıllık alış satış hadlerine göre esnaf olduğu işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava, davacının esnaf olması nedeniyle ticari bir dava değildir. Davada, mahkememiz görevli olmayıp, genel mahkemeler görevli olduğundan (Emsal: Yargıtay 3.HD.nin 24.11.2022 tarih ve ... E.... K.ile 06.10.2022 tarih ve...E. ...K.ile 16/06/2022 tarih ve ... E. ... K. ile 19.01.2016 tarih ve ... E. ... K.ile Yargıtay 23.HD.nin 28.12.2015 tarih ve... E. ... K.ile 25.11.2015 tarih ve ... E.... K. Yargıtay 11.HD.nin 23.05.2023 tarih ve ...E. ...K. İle 29.04.2015 tarih ve ... E.... K.ile Yargıtay 17.HD.nin 16.04.2015 tarih ve ... E. ... K. Vb), görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE, 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır