İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/395 E. 2026/678 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/395
Karar No
2026/678
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/395 Esas KARAR NO : 2026/678

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/06/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete sigortalı ... plaka sayılı aracın 29.04.2023-29.04.2024 tarihleri arasında müvekkili şirketçe ... sayılı ... - Genişletilmiş ... Kasko Poliçesi ile poliçede yer alan teminatlar kapsamında, poliçe limitleri miktarınca sigorta güvencesi altına alındığını, Müvekkili şirketçe Genişletilmiş Kasko Sigortası ile teminat altına alınan ... plaka sayılı aracın otoyol üzerinde bulunan koruma çerçevesine çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Meydana gelen trafik kazasında otoyol şirketinin gerekli tedbirleri almayarak tamamen kusurlu olduğunun kaza yeri inceleme tutanağından anlaşıldığını, borçlu Otoyol şirketinin ağır kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, Müvekkili şirket tarafından ilgili poliçe gereği, işbu trafik kazası sonucu sigortalıya 72.415,40-TL hasar tazminat ödemesi yapıldığını, 72.415,40-TL tazminat ödemesinin rücuen tazmini amacıyla müvekkilinin ilk önce davalıya rücu mektubu gönderdiğini, .... İcra Dairesi 2024/... Esas Sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, ancak borçluların borca itiraz ettiğini, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla; davalarının kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada cismin ne zaman düştüğü, kazanın cisim düştükten ne kadar süre sonra meydana geldiği gibi hususlar bilinmediğinden, müvekkiline hizmet kusuru yükletilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğundaki otoyolun kilometrelerce uzandığı düşünüldüğünde, müvekkilinin her an her noktaya müdahale edebilir olmasının kendisinden beklenemeyeceğini, yolda seyir halinde olan araçtan düşen yabancı cisme anında müdahale imkanının bulunmadığını, Kazaya karışan araçların tüm önlemleri almış olduğu kabul edildiği halde, yabancı cismi düşüren araç sürücüsü ve davacıya ait sigortalı araç ünün söz konusu kazada birlikte kusurlu olmalarına rağmen, düşen yabancı cismin hangi araçtan düştüğünün tespiti daha zor olduğundan, taraflar direkt olarak tahsil kabiliyeti yüksek olduğu gerekçesiyle müvekkili şirket sorumluluğuna gitmeye çalıştığını, bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu, kaza sonrası tutulan 22.01.2024 Tarihli kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporunda müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin kabul edilemez nitelikte olup, kusur yönünden inceleme yapmaya yetkin olmayan kişilerce yapılan kusur tespitine itibar edilmesinin de mümkün olmadığını, Müvekkili şirketin söz konusu zarardan sorumlu olduğunu kabul etmemekle beraber, araçta oluşan zararın mahkemece seçilecek uzman bilirkişiler tarafından yeniden hesaplanmasını talep ettiklerini ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2024/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden, Mahkememizin 2025/395 esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 30.06.2026 tarihinde Makine Mühendisi bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına konulmuştur. GEREKÇE: Dava, trafik kazası sebebiyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir. 22/01/2024 tarihinde davalının işlettiği otoyolda ... plakalı araç tek taraflı trafik kazasına karışmıştır. Kaza, aracın yolda bulunan koruma bariyer parçasına çarpması suretiyle gerçekleşmiştir. Davacı sigortacı, kasko poliçesi kapsamında aracın onarımını karşılamıştır. Halefiyet ilkesi kapsamında davacı sigortacının kusurlu olan kişilere rücu hakkı bulunmaktadır. TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının 12/03/2024 tarihinde 63.966,93 TL ödeme yaptığı ve işbu davayı açmakta husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf kazada davanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Kazanın gerçekleştiği yer davalının işlettiği ve sorumluluğunda bulunan otoyoldur. Dava dışı sigortalı ile davalı arasında otoyoldan geçişe ilişkin hizmet sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı ücret ödeme, davalı da araçların güvenli bir şekilde geçişini sağlamakla yükümlüdür. ... BAM 35. HD 2024/30 Esas ve 2025/315 Karar sayılı ilamında “… davalı tarafından işletilen yol, erişme kontrollü karayolu (otoyol) olup, KTK'nın 3. maddesinde; "Erişme kontrollü karayolu (otoyol - ekspresyol): Özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak, izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrola tabi tutulduğu karayoludur." denilerek tanımlanmıştır. Bu nedenle bu kapsamdaki yolların işletilmesini üstlenen şirket kendisi tarafından işletilen yolun, niteliğine uygunluğunu sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde olup, davalının yükümlülüğünü belirtmiştir (Benzer mahiyette İzmir BAM 21. HD 2025/375 Esas ve 2025/2185 Karar). Dolayısıyla davalının otoyolun güvenliğini sağlaması sözleşmesel bir yükümlülüktür. Ücret ödemeden geçiş yapan kişilere karşı açılan alacak davalarına ilişkin içtihatlarda da bu sözleşme ilişkisi vurgulanmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, araca çarpan parçanın yolun yan tarafında bulunan bariyerin parçası olduğu tespit edilmiştir. Bariyerin ne şekilde koptuğu ve yola geldiği bilinmemekle beraber, yolun temizlenmesi ile güvenliğinin sağlanmasından davalı sorumludur. Dolayasıyla davacının davalıya rücu talebinde haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafından yapılan ödemenin KDV dâhil olarak kadri maruf olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Ödeme gününden takip tarihine kadar 19.723,28 TL işlemiş faiz talep edilebileceği mahkememizce hesaplanmıştır. Açıklanan sebeplerle, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın hesaplanabilir olmaması sebebiyle likit olmadığı gözetilerek icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 91.830,67 TL’lik kısmının iptaline, takibin 72.415,40 TL asıl alacak ve 19.415,27 işlemiş faiz olmak üzere toplam 91.830,67 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilerek devamına, 2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.272,95 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.109,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.163,86 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.109,09 TL peşin/nisbi harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 185,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.909,49 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28.09.2026

Katip ... . Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/395, K. 2026/678, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-395-e-2026-678-k-05b999851772