İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/380 E. 2025/545 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/380
- Karar No
- 2025/545
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/380 Esas KARAR NO : 2025/545 Karar
DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat-Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 06/05/2025 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 12/09/2023 tarihinde 10 maddelik "Sosyal Medya Uygulama Proje Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme gereğince karşı tarafça, müvekkili şirkete ...... ve ..... platformlarına kullanılabilen dolayısıyla ..... ve ..... platformlarında kullanıcılar tarafından yüklenebilen ve çok sayıda kullanıcıya/tüketiciye hitap edip kullanılabilecek bir "sosyal medya uygulaması" yaparak APK formatında teslim edeceğini taahhüt edildiğini, ancak sözleşmedeki teslim tarihinin geçmesine rağmen sözleşmeye uygun olarak çalışan bir uygulama müvekkile teslim edilemediğini, teslim edilmesi gereken uygulama, sözleşmeye ve taahhütlere aykırı olarak belirtilen teslim tarihinden sonra dahi sözleşmeye uygun şekilde teslim edilmediğini, müvekkili şirketin üzerine düşen hem ödemelerin hepsini (sözleşme bedeli 300.000 TL'dir) hem de yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen karşı taraf sözleşme gereğince üstlendiği taahhütleri yerine getirmemesi, edim yükümlülüklerini gereği gibi ve zamanında yerine getirmemesi sebebiyle müvekkili şirketi büyük zarara uğrattığını, karşı tarafın 17.01.2024 tarihde müvekkili şirket yetkilisinin "github.com" adresindeki hesabına "sözleşmenin ifası iddiasıyla"kodları" yüklediğini ancak işbu "kodlardan" apk oluşturulup analiz edildiğinde (tarafımızdan alınan uzman raporunu ek-2 olarak sunmaktayız) sözleşmedeki taahhütlerin büyük bölümünün yerine getirilmediği, backend geliştirmesinin dahi yapılmadığı, uygulama marketlerine yüklenebilecek yeterlilikleri sağlamadığı gibi ekskiklikler tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından dava sürecine girilmesi halinde işbu "kodların" silinmesi değiştirilmesi ve/veya kaybolmasının olası olması sebebiyle delil tespiti talebinde bulunduğunu, İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... D.İş sayılı dosyadan alınan bilirkişi tespit raporu ile de karşı tarafın sözleşme yükümlülüklerini ifa etmediği, sözleşmeye konu taahütlerin birçok açıdan eksik olduğunun tespit edilmiş vaziyette olduğunu, 17 Ocak 2024 tarihinde, müvekkili şirket yetkilisinin ......com adresindeki hesabına yüklediği kodlardan oluşturulan ....'nın yapılan analizinde, uygulamanın yüksek derecede performans eksikliği gösterdiği, kullanıcı deneyimini olumsuz şekilde etkileyecek kadar zayıf olduğu, sürekli donma ve kasma sorunları yaşandığı, performans yetersizliği nedeniyle RAM ve işlemci üzerinde aşırı yük oluşturduğu ve en gelişmiş akıllı telefonlarda bile ısınma problemlerine yol açtığının tespit edildiğini, bunun yanında işlevsel olarak analiz edildiğinde ise; talep edilen fonksiyonlardan birçoğu eksik veya hatalı olduğu, bu sebeple uygulamanın işlevselliğini etkileyerek kullanıcıların uygulama içinde ihtiyaç duydukları işlemleri gerçekleştirmelerini engellediği tespit altına alındığını, yine yapılan analizde sosyal medya ile login çalışmadığı, uygulama izinlerinin doğru çalışmadığı, gönderi paylaşma kısmının çok ağır çalıştığı, ayarlar kısmının çalışmadığı, kullanıcı engelle kısmının yer almadığı, yüklenecek olan resimler ve videoların optimize edilmeden upload edilmesi yüzünden yüksek oranda piksel kaybı olduğu, arama kısmı algoritmasının doğru olarak çalışmadığı, bazı buton ve textbox kısımlarında veri gönderip/alınamadığı, yakındakiler özeliğinin çalışmadığı, uygulama izinleri algoritmasının doğru çalışmadığı, kullanıcı etiket kısmının çalışmadığı, bildirim kısmının doğru çalışmadığı tespit edildiğini, kullanıcı arayüzü tasarımında da büyük hatalar ve eksikler bulunmaktadır. Uygulamanın kullanıcı arayüzü, tasarım hataları içermekte ve kullanıcı dostu bir deneyim sunmamaktadır. Bu durum, kullanıcıların uygulama içinde gezinme ve işlem yapma süreçlerini karmaşıklaştırmakta, yine uygulama ekran ve arayüz tasarımında bazı buton, checkbox ve fotoğraf yükleme alanları düzgün çalışmadığı, Admin panelde gerekli seviyede kritik bir veri akışı alınamadığı ve yönetim kısmı beklenenden çok düşük olduğu, UI/UX testi yapılmadan kodlar teslim edildiği için bazı servislerin çalışmadığı, uygulamanın bazı telefonlar için arayüz tasarımlarında kayma ve ekran bozuklukları mevcut olduğu ve Ul'da response hataları mevcut olduğu tespit edildiğini, yine sözleşmenin 4.5 maddesinde üstlenilen "......" standartı da gerçekleştirilemediği, hatta yanına bile yaklaşılamadığı tasarıma mimarisine ait her türlü verinin de müvekkil şirket ile paylaşılmadığının tespit altına alındığını, ayrıca, sözleşmeye aykırı hareket edilmesi nedeniyle müvekkilinin iş ilişkilerinde güven kaybı yaşanmış ve itibarı zedelenmiş olduğunu, projenin teslim edilmemesi, müvekkilinin hedef kitlesine sunmayı planladığı hizmetlerin gecikmesine ve marka değerinin olumsuz etkilenmesine yol açtığını, bunun yanı sıra, teslimatın yapılmamasının müvekkili üzerinde psikolojik bir baskı oluşturmuş ve iş verimliliğini olumsuz şekilde etkilemiş olduğunu, karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin hem maddi hem de manevi zararlara uğradığını, müvekkili şirketin hem bahse konu icra dosyasında borçlu olmaması sebebiyle ödediği bedelin iadesi ve uğramış olduğu zararların tazmini amacıyla İstanbul Arabuluculuk Bürosu ..... numaralı arabuluculuk dosyası ile başvuruda bulunulmuş ancak ne yazık ki anlaşamama olarak neticelenmiş olduğunu bildirerek, müvekkili şirketin davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... E. Dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile ödenen yaklaşık 65.230,66 TL bedelin faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle ödenen 250.000 TL'nin davalıya ödendiği tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, sözleşmeye konu işin gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle fazla ilişkin her türlü talep hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 50.000 TL maddi tazminat (belirsiz alacak) ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde işin teslim tarihini 17 Ocak 2024 olarak belirtmiş ise de uygulamanın davacıya tam teslim tarihi 17 Ocak 2024 olmadığını, 17 Ocak 2024 tarihinde teslim edilen uygulamanın beta versiyon olduğunu, yani uygulamanın revizelerden önceki hali olduğunu, uygulamanın tam teslim tarihi İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... D.İş sayılı dosyasına delil tespitine cevap dilekçemiz ekinde sundukları davacı ile olan ..... yazışmalarından da anlaşıldığı üzere da son teslim verilen apk tarihi 11 Mart 2024 olduğunu, davacının davasını dayandırmakta olduğu İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... D.İş sayılı delil tespiti dosyasından alınan 06.01.2025 tarihli raporda yapılan inceleme davaya konu uygulamanın 17/01/2025 tarihinde "......com" adresine yüklenmiş olan ham/beta haline yönelik olarak yapıldığını, davacı tarafından sayın mahkeme ve bilirkişi eksik olan uygulama üzerinde incelemeye yönlendirilmiş olup mevcut dava üzerinden de sayın mahkeme yanlış yönlendirilmeye çalışıldığını, davacının iddia ettiğinin aksine yükümlülüklerini yerine getirmemiş sözleşmede belirlenen sürelerde ödemelerini gerçekleştirmediği gibi logo, grafikler ve server gibi sözleşmede istinen bilgileri davalı müvekkile geç iletildiğini, davacının her konu ile ilgili gerçek dışı bilgiler verdiği gibi uygulamanın revizeleri yapılmamış halini davaya konu edip inceleme yaptırarak davalı müvekkilden haksız menfaat elde etme amacı güttüğünü, davalı müvekkilin, davacıya sözleşmeye ek olarak da işler yapmış olup memnuniyeti sağlamak adına ekstra işlerle ilgili ek ödeme dahi talep etmemiş olduğunu, buna rağmen davacı tarafça kötü niyetli olarak uygulamanın eksik ve ayıplı teslim edildiğini iddia ettiğini, oysa davalı müvekkilce uygulamanın tam versiyonu 11 Mart 2024 tarihinde "......com" adresine yüklenerek davacıya ..... uygulaması üzerinden bilgi verilmiş ve pdf ile yükleme bilgisi paylaşılmış olduğunu, davacının bilişimcisi ...... tarafından iş teslim alınmış, davalı müvekkile teşekkür edilerek uygulamanın çalıştığı ve hiç bir sorun olmadığı bildirildiğini, davacının iddialarının aksine iddia edilen eksikliklerin olması halinde işin kendilerince davalı müvekkilden teslim alınmış olmasının zaten mümkün olmadığını, davalı müvekkili tarafından uygulama teslimi sağlandıktan sonra sırf ödeme yapmamak için davacı tarafından telefonları engellenmiş ve yazışmalara cevap verilmemiş olduğunu, davaya konu uygulamanın tam halinin davacının kendi "......com" hesaplana yüklendiğini, davacının kötü niyetli olarak ve müvekkili üzerinden haksız kazanç elde etmek amacı ile uygulamanın 17/01/2024 tarihinde sisteme yüklenmiş bulunan han/beta versiyonunu ve 11/03/2024 tarihinde sisteme yüklenmiş bulunan tam versiyonunu "......com" hesabından bizzat kendisi silmiş ve 17/01/2024 tarihli uygulamanın ham halini delil tespitine konu ederek lehe bilirkişi raporu almış olup söz konusu hatalı rapor üzerinden de kötü niyetli olarak davalı müvekkili aleyhine huzurdaki davayı açmış bulunduğunu, davacının bu programa özel kiralama yapıldığı iddiaları gerçek olmadığını, davacı tarafından olumsuz olarak belirtilen ve eksiklikler olduğu değerlendirilen firebase altyapısının kendi talebi ile kullanıldığını, Firebase altyapısı dünya genelinde en çok tercih edilen altyapılardan biridir ..... bünyesinde bir altyapı olduğunu, davacı tarafından uygulamanın 1 seneye yakın kullanılmayıp içinin doldurulacağı belirtildiğinden düşük maliyetli olan firebase uygulaması tercih edilmiş olup söz konusu işlem ek ücrete tabi olmasına karşın davalı müvekkili tarafından davacıya ücret almaksızın hediye olarak yapıldığını beyan ederek, işbu haksız ve dayanaksız davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana yüklenmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflara ön inceleme duruşmasının usulüne ilişkin tebligat yapılmıştır. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyası, İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... D.İş sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı görülmüştür. Beyoğlu .... Noterliğinin 30/01/2024 tarih ve ...... yevmi numaralı ihtarnamenin ve tebliğ şerhinin fotokopisinin gönderildiği, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Esenler Vergi Dairesine ve İstanbul Esnaf ve Sanatklar Odasına yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Dava, İİK 72 uyarınca açılan istirdat ve maddi-manevi tazminat davasından ibarettir. Uyuşmazlık, Taraflar arasında "Sosyal Medya Uygulama Proje Sözleşmesi" uyarınca tarafların karşılıklı olarak edimlerini yerine getirip getirmedikleri, Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... E. Dosyasında takibe konu "hizmet bedeli" olarak başlatılan takip nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadıığı, ödenen bedelin istirdadına ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, getirmemesi durumunda ödenen 250.000 TL'nin davalıya ödendiği tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacıya iade şartları oluşup oluşmadığı, davacının maddi tazminat (belirsiz alacak) ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı tespit edilmiştir. 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi, aynı yasanın 114/1-c bendi ile 115/1. Hükmü nedeni ile öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. "...Somut uyuşmazlıkta; menfi tespit istemine esas icra dosyasında takibin sebebi olarak "ödünç nakit para" gösterilmiştir. Dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre tarafların tacir olmadığı mahkemece tespit edilmiş olup taraf vekilleri de bu yönden itirazda bulunmamıştır. Bu durumda görev hususu kamu düzenine ilişkin mahkemece her aşamada re'sen karar verilebileceğinden, ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür. Davacı vekili, adli yardım ve ihtiyati tedbir ile ilgili de istinaf sebebi ileri sürmüş ise de, bu hususta mahkemece verilmiş bir karara dosyada rastlanmadığı gibi, adli yardım talebinin değerlendirilmesi kararı istinafa tabi olmadığından değerlendirme yapılmamıştır. Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş ise de, yetki itirazının görevli mahkemece değerlendirilmesi gerekli olmakla bu yöndeki istinaf istemi de değerlendirilmemiştir..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi, 13.02.2025 Tarih, ..... Esas, ..... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, 6100 Sayılı HMK nın 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. Davacının talebi "Sosyal Medya Uygulama Proje Sözleşmesi" uyarınca Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... E. dosyasında takibe konu "hizmet bedeli" olarak başlatılan takip nedeni ile borçlu olmadığının tespiti, ödenen bedelin istirdadı ve davacının maddi tazminat (belirsiz alacak) ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olup mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Nispi ticari dava olup olmadığına ilişkin ise tarafların tacir araştırması yapılmış olup her ne kadar davacı tacir ise de davalının tacir olmadığı İTSM, Vergi Dairesine yazılan müzekkereler ile tespit edilmiştir. Davalının tacir olmaması nedeni ile dava nispi ticari dava niteliğinde de değildir. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin, 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5-Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2025
Katip ..... ¸e-imzalı Hakim ..... ¸e-imzalı