İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/374 E. 2025/374 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/374
Karar No
2025/374
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/374 Esas - 2026/55 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/374 KARAR NO : 2026/55

... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 28/01/2026 K.YAZIM TARİHİ : 28.01.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalılar aleyhine .... sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile icra takibi başlatıldığını, konu ilamsız icra takibinde ödeme emrine borçlu davalılar ...tarafından 26/09/2024 tarihinde; diğer davalı ... tarafından ise 16/10/2024 tarihinde itiraz edilerek konu takibinin durdurulduğunu, bunun üzerine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ilgili hükümleri kapsamında ve 7155 Sayılı Kanun’la değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin “anlaşamama” şeklinde sonlandığını, davalı borçlular, damak turizm ve gıda limited şirketi müdürleri olup, konu borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını, davalıların müdürü bulunduğu şirket mükerrer olarak kaçak elektrik enerjisi tüketmiş olup, takip konusu kaçak elektrik tüketim bedelinden sorumlu olduğunu, müvekkili şirket yetkilileri tarafından kaçak elektrik tüketimine ilişkin olarak kaçak elektrik faturaları hazırlanarak kaçak yapılan tüketimin tahakkuku sağlandığını, davalılar itirazında haksız ve kötüniyetli olduğundan, lehimize icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bilindiği üzere icra iflas kanunun 67/2. maddesi takibin haksız olarak durdurulması ve talep halinde itiraz eden aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebileceğinin düzenlediğini, tüm bu verilerle davalının kaçak elektrik enerjisi tüketiminden doğan ve likit olan alacak için takip başlatıldığı açık olup, haksız, hukuki mesnetten yoksun olarak ve kötüniyetle takibe itiraz eden davalının itirazının iptaline karar verilmesini ve ayrıca alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak taraflarına verilmesini, izah edilen nedenlerle;Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalı/borçlunun, aleyhine açılmış ... sayılı dosyasına yapılan itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ..., belirtilen kaçak elektrik kullanımı tarihlerinde şirket müdürlüğü görevinde olmadığını, müvekkili ... ticaret sicil gazetesi kayıtlarına göre 20.11.2019 - 17.05.2022 tarihleri arasında ... isimli şirketin müdürlüğü görevini üstlendiğinin varsayıldığını, fakat müvekkili işbu tarihler arasında söz konusu şirkette müdür görevinde olmadığını, şöyle ki, müvekkili ile diğer davalılar arasında yaşanan olumsuzluklar nedeniyle müvekkili müdürlük görevinden 2021 yılında ayrıldığını, işbu hususa ilişkin yeni müdür atanması ve müvekkilinin müdürlük görevinin değiştirilmesi için diğer davalılar tarafından .... Sayılı dosyaları açıldığını, diğer davalıların açtığı bu davalardaki talepleri ise müvekkili ...'nın müdürlük görevinin sona erdirilmesi ve şirkete bir kayyum atanarak toplantı yapılması olduğunu, işbu davalarda alınan karar uyarınca müvekkilin müdürlük görevi sona erdirilmiş ve toplantı yapması için bir kayyum atandığını, bu nedenle müvekkili müdürlük görevini yalnızca 2019-2021 yılları arasında yaptığını, diğer davalıların ... Mahkemesinde açtığı dava süresi boyunca müvekkiline karşı tutumları nedeniyle şirketten uzak tutmuşlar ve müdürlük yaptırmadıklarını, nitekim bu husustaki toplantının ardından 17.05.2025 tarihinde de işbu durum ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiş, müvekkilin hem müdürlük görevi hem de payının ...'a geçtiğini, davacı yanın iddia ettiği ilk kaçak kullanım bedeli tarihi ise 25.03.2022 tarihi olduğunu, işbu tarihte müvekkili söz konusu şirkette müdür olmadığını ve müvekkilinin müdürlük görevinin sona erdirilmesi ve toplantı için kayyum atandığını ve toplantı sürecine girildiğini, bu nedenle müvekkilinin ticaret sicil gazetesi kayıtlarına göre müdür olarak göründüğü ve kaçak elektrik kullanımı yapıldığı iddia edilen ilk tarihte bile müvekkili şirket müdürü olmadığını, bu nedenle müvekkili söz konusu kaçak kullanım bedelinden sorumluluğu bulunmadığını, haksız fiile dayalı kaçak elektrik kullanım bedelinden müdürlerin sorumlu olduğunun doğru olmadığını, işbu davaya konu icra takibine itiraz dilekçemizde de belirttikleri üzere, söz konusu icra takibi, takip dayanağı olmaksızın, yalnızca ödeme emri ve net olmayan alacak açıklamasıyla müvekkiline tebliğ edildiğini, söz konusu icra takibinin başlatılmasının ardından, müvekkiline tebliğ edilen ödeme emri evrakında herhangi bir takip dayanağı müvekkile tebliğ edilmediğini, işbu ödeme emrinde de alacak açıklaması net bir şekilde belirtilmediğini, müvekkilinin söz konusu ödeme emrindeki borcu net bir şekilde müvekkiline açıklanmadığını, bu nedenle müvekkilinin bilmediği bir borca ilişkin doğal olarak borca itiraz dilekçesiyle işbu takibi durdurduğunu, işbu takipten kaynaklı ödeme emrinde yeterli açıklama ve takip dayanağı bulunmaması da söz konusu itirazları haklı kılmakta olup, itirazın iptalini isteyen davacı yanın talebinin reddedilmesi gerektiğini, tüm bu anlatımlar müvekkili ...'nın söz konusu kaçak elektrik kullanımlarının bulunduğu tarihlerde şirket müdürü olarak görev almadığı, müvekkilinin herhangi bir ortaklık payının da bulunmadığını, bu nedenle söz konusu bedelden sorumlu tutulamayacağı ortada olduğunu, işbu nedenle davanın reddini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, izah edilen nedenlerle, davacı yan tarafından haksız olarak açılan davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle:Dava ve takipteki talebe konu alacağın niteliği gözetildiğinde, görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi olmadığını, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini, görevsizlik itirazlarının kabulüne karar verilmesini, alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, itirazın iptali davası, 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmasını, bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmayan işbu davanın reddine karar verilmesini, her ne kadar kaçak elektrik bedeli ile ilgili takip yapılmış ise de olayda kaçak elektrik kullanıldığı soyut iddiadan öteye geçmediğini, bir an için kaçak elektrik kullanıldığı varsayılsa bile davalı müvekkillerinin hukuken sorumlu tutulması mümkün olmadığını, kaçak elektrik kullanıldığı iddiası niteliği itibariyle bir haksız fiil iddiası olduğunu, haksız fiil sorumluluğu, yalnızca eylemi kusuru ile gerçekleştiren kişiye ait olduğunu, davalı müvekkillerinin kaçak elektrik ile ilgili bir eylemi ve kusuru söz konusu olmadığını, bu nedenle davalı müvekkillerine husumet yöneltilmesi de mümkün olmadığını, davanın husumet yokluğu sebebiyle de reddine karar verilmesini, Ticaret sicil kayıtları celp ve tetkik edildiğinde, davalı müvekkillerinin sorumlu olmadığı dönem dahil edilerek alacak talebinde bulunulduğu da görülecek olup takibin haksız ve yasaya aykırı olduğu hususu da ayrıca ortaya çıkacağını, gerçekten takibe dayanak belge olan 09.05.2024 T.li kaçak tespit tutanağı döneminde davalı müvekkillerinin şirket tüzel kişiliğinde yönetici sıfatı bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından bu talebinin de reddine karar verilmesini, takipte alacağa işletilen ve işletilmesi talep edilen faizin türü ve oranı usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde yer alan yargısal karar örneklerinin işbu dava bakımından uygulanması mümkün olmadığını, sunulan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle, davanın reddine alacağım %20 sinden az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tarafların, davalı yanın ortağı olduğu şirketin kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan borcunun ödenmemesi iddiasıyla şirket ortakları aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazının haklı olup olmadığı ve dava/takip tarihi itibari ile borcun miktarı hususlarında anlaşamadıklarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış,... esas sayılı dosyası, abonelik sözleşmesi, faturala, ticaret sicil müdürlüğüne şirketi temsile yetkili kişileri gösteren tüm evraklar ... Sayılı dosya arasına alınmıştır. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 13.10.2025 tarihli raporda:Davaya konu olan 4 ayrı kaçak tutanağının Yönetmeliğin 42.1.a ve 42.1.ç hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımını içerdiğini, davacının uymakla yükümlü olduğu E.P. Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde yapacağı tahakkuku abone, veya kullanıcılardan talep hakkı olacağını, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 294.184,47 TL asıl alacak, 90.014,26 TL işlemiş faiz olmak üzere 384.198,73 TL talep edebileceğini, 399.811,90 TL üzerinden yapılan takipte 15.613,17 TL fazlalık olduğunu, 25.03.2022 tarihli tutanak kapsamında 15.194,64 TL asıl alacak ve 8.743,70 TL faiz tutarı bakımından tutanak tanzim tarihi itibari ile ...’nın münferiden temsile yetkili şirket müdürü olduğundan bu tutarlar yönünden itirazın iptali gerekeceğini, 01.09.2022 tarihli tutanak kapsamında 38.87460 TL asıl alacak ve 23.799,62 TL faiz tutarı bakımından tutanak tanzim tarihi itibari ile ...’un münferiden temsile yetkili şirket müdürü olduğundan bu tutarlar yönünden itirazın iptali gerekeceğini, 04.10.2022 tarihli tutanak kapsamında 41.507,21 TL asıl alacak ve 24.067,55 TL faiz tutarı bakımından tutanak tanzim tarihi itibari ile ...’un münferiden temsile yetkili şirket müdürü olduğundan bu tutarlar yönünden itirazın iptali gerekeceğini, 09.05.2024 tarihli tutanak kapsamında 198.608,02 TL asıl alacak ve 33.403,39 TL faiz tutarı bakımından tutanak tanzim tarihi itibari ile İbrahim Koç’un münferiden temsile yetkili şirket müdür olduğunu, ancak İbrahim Koç’a iş bu davanın yöneltilmediğini, dava yöneltilen ...’un tutanak tanzim edilen tarihlerde şirketi temsile yetkili müdür sıfatı bulunmadığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 27.11.2025 tarihli ek raporda: Davacı tarafın kök rapora yönelik beyan ve itirazlarının kök raporda yer verilen tespit ve değerlendirmeleri değiştirir nitelikte olmadığı düşünülmekle önceki görüş ve kanaatin aynen korunduğu hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Dava, kaçak elektrik tüketim bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... Karar sayılı ilamında “Takip ve dava konusu borç davalı şirket hakkında düzenlenen kaçak tespit tutanaklarından kaynaklanmaktadır. 4721 SK Md.49 hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. 4721 SK Md.50 hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte TBK Md.41 ve TMK Md.50/3 hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün TBK Md.51 hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmakla, davalı şirketin haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirketin yöneticisi/temsilcisi durumundaki davalının da -şirketle birlikte ve şirket gibi- müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu tartışmasızdır. Bu nedenle davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.” şeklindedir. Tüm dosya kapsamındaki deliller değerlendirildiğinde davacı davalıların yetkilisi olduğu öne sürülen ... Tesisat nolu abonelikle ilgili olarak davacı şirketçe 25.03.2022/01.09.2022/04.10.2022 ve 09.05.2024 tarihlerinde düzenlenen 4 ayrı kaçak kullanım tutanağı kapsamında tahakkuku yapılan kaçak kullanım bedelleri ile ferilerinin tahsili için davalıların aleyhine başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsili istemli eldeki davayı açmıştır. Davalılar kaçak elektrik kullanım tarihinde şirket yetkilisi olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Hükme esas alınan raporlar ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sermaye şirketlerinden olan limited şirketlerde ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesi geçerlidir. Ortakların sorumluluğu sadece ortaklığa karşıdır ve esas sermaye payı ile sınırlıdır. İstisnası ise kamu borçlarıdır. Davalıların eldeki davada bu kapsamda sorumlu olduklarından söz edilemeyecektir. Ancak davacı taraf haksız fiil sorumluluğuna dayanmıştır. TMK'nun 49. maddesine göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve TMK'nun 50/3. maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı, dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre bilirkişi kök ve ek raporlarında belirtildiği üzere dosya kapsamında 4 ayrı kaçak tutanak ve tahakkuku önceden a bone olan ...” nin adına düzenlenmiştir. Söz konusu şirketin hisseleri ile yetkili müdürlerinde değişiklikler olduğu, bu kapsamda ... kayıtlarına göre; - 20 Kasım 2019 tarihinde şirket ortağı ...’un 100.000 TL olan şirket sermayesindeki % 25 payını ...’ya devrettiği, bu devir itibariyle şirket sermayesinin % 25’inin ...’a, % 25’inin ...’ya, % 50’sinin...’e ait olduğu ve ...’nın münferiden temsile yetkili şirket müdürü olduğu, - 17 Mayıs 2022 tarihinde şirket ortağı ...’nın 100.000 TL olan şirket sermayesindeki % 25 payını ...’a devrettiği, bu devir itibariyle şirket sermayesinin % 50’ sinin ...’a, % 50’sinin ...’e ait olduğu ve ...’un münferiden temsile yetkili şirket müdürü olduğu, - 22 Ağustos 2022 tarihinde şirket ortağı ...’ün 100.000 TL olan şirket sermayesindeki % 50 payını ...’a devrettiği, bu devir itibariyle şirket sermayesinin % 50’ sinin ...’a, % 50’sinin ...’a ait olduğu ve ...’un münferiden temsile yetkili şirket müdürü olduğu, - 31 Ekim 2022 tarihinde şirket ortağı ...’un 100.000 TL olan şirket sermayesindeki % 50 payını ...’a devrettiği ve bu devir ile şirketin tek ortağının ... olduğu, - 14 Aralık 2022 tarihinde şirket ortağı ...’un 100.000 TL olan şirket sermayesindeki % 100 payını İbrahim Koç’a devrettiği, bu devir itibariyle şirket sermayesinin % 100’ünün dava dışı...’a devrettiği ve ...’un münferiden temsile yetkili şirket müdürü olduğu, anlaşılmıştır. ... davacıları ... ... davalısı ... olduğu genel kurul çağrı izni ve müdürlük yetkisinin kaldırılması talepli dava açıldığı ... Esas sayılı dosyasında olağanüstü genel kurulun toplanmasına karar verildiğini, toplantı gününün 25.03.2022 tarihi olarak belirlendiğini, iş bu davanın konusu kalmadığını, bu nedenle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği istinaf dairesince kararın kaldırıldığı yargılama giderleri yönünden bozulduğu görülmüştür.Davalı ... kendinin şirket müdürü olmadığından bahisle davanın reddini savunmuş ise de şirket müdürlük görevinin kaçak tutanağı itibariyle devam ettiği anlaşıldığından bu savunmasına itibar edilmemiştir. Sonuç olarak hükme esas alınan raporlarda da belirtildiği üzere- 25.03.2022 tarihli tutanak kapsamındaki 15.194,64 TL asıl alacağa 04.04.2022/19.09.2024 aralığında işleyecek faiz tutarı 8.743,70 TL olarak hesaplanmakla bu tarih itibari ile ... münferiden temsile yetkili şirket müdür olduğu, - 01.09.2022 tarihli tutanak kapsamındaki 38.87460 TL asıl alacağa 01.09.2022/19.09.2024 aralığında işleyecek faiz tutarı 23.799,62 TL , 04.10.2022 tarihli tutanak kapsamındaki 41.507,21 TL asıl alacağa 14.11.2022/19.09.2024 aralığında işleyecek faiz tutarı 24.067,55 TL olarak hesaplanmakla bu tarih itibari ile ...’un münferiden temsile yetkili şirket müdür olduğu, - 09.05.2024 tarihli tutanak kapsamındaki 198.608,02 TL asıl alacağa 25.05.2024/19.09.2024 aralığında işleyecek faiz tutarı 33.403,39 TL olarak hesaplanmakla bu tarih itibari ile İbrahim Koç’un münferiden temsile yetkili şirket müdür olduğu, dava yöneltilen ...’un tutanak tanzim edilen tarihlerde şirketi temsile yetkili müdür sıfatı bulunmadığından ve bu kişi yönünden açılan dava ispat edilemediğinden bu davalı yönünden açılan davanın reddine ve davacının kötü niyetinden söz edilemiyeceğinden davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Diğer davalılar şirket müdürlerinin "haksız fiil" niteliğindeki kaçak elektrik kullanım tarihleri itibariyle haksız fiili nedeniyle temsil yetkisi ve dolayısıyla haksız fiilden sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere - Davaya konu olan 4 ayrı kaçak tutanağının elektrik piyasası tüketici hizmetleri Yönetmeliğin 42.1.a ve 42.1.ç hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımını içerdiği, davacının uymakla yükümlü olduğu... Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde yapacağı tahakkuku abone, veya kullanıcılardan talep hakkı olacağı, davacının davalılardan takip tarihi itibariyle 294.184,47 TL asıl alacak, 90.014,26 TL işlemiş faiz olmak üzere 384.198,73 TL talep edebileceği,399.811,90 TL üzerinden yapılan takipte 15.613,17 TL fazlalık olduğu anlaşılmıştır. 25.03.2022 tarihli tutanak kapsamında 15.194,64 TL asıl alacak ve 8.743,70 TL faiz tutarı bakımından tutanak tanzim tarihi itibari ile ...’nın münferiden temsile yetkili şirket müdürü olduğundan bu tutarlar yönünden itirazın iptali gerekeceği, 01.09.2022 tarihli tutanak kapsamında 38.87460 TL asıl alacak ve 23.799,62 TL faiz tutarı bakımından tutanak tanzim tarihi itibari ile ...’un münferiden temsile yetkili şirket müdürü olduğundan bu tutarlar yönünden itirazın iptali gerekeceği, 04.10.2022 tarihli tutanak kapsamında 41.507,21 TL asıl alacak ve 24.067,55 TL faiz tutarı bakımından tutanak tanzim tarihi itibari ile ...’un münferiden temsile yetkili şirket müdürü olduğundan bu tutarlar yönünden itirazın iptali gerekeceği bilirkişi tarafından tespit edildiğinden bu miktarlar yönünden davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin miktarın reddine karar verilmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KISMEN KABULÜ ile; A) Davalı ... yönünden açılan davanın REDDİNE, Kötü niyet tazminat şartları oluşmadığından talebin reddine, B)Davalı ... yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalı Borçlunun ... e. Sayılı dosyasında yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 15.194,64TL asıl alacak ve 8.743,70TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak yargılamayı gerektirdiğinde ve likit olmadığından icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına, C)Davalı ... yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalı Borçlunun .... Sayılı dosyasında yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 38.874,60TL asıl alacak ve 23.799,62TL işlemiş faiz ile 41.507,21TL asıl alacak ve 24.067,55TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak yargılamayı gerektirdiğinde ve likit olmadığından icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına, Kötü niyet tazminat şartları oluşmadığından talebin reddine,

Alınması gereken 10.395,91TL harçtan peşin alınan 4.828,73TL'nin mahsubu ile eksik alınan 5.567,18TL harcın (davalı ...'nın sorumluluğu 875,69TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ...'un sorumluluğu 4.691,49TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... ve davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına, 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 1.444,00TL'sinin(davalı ...'nın sorumluluğu 227,13TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ...'un sorumluluğu 1.216,87TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... ve davalı ...'tan alınarak, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 5.531,63TL harcın davalı ... ve davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00TL nispi vekalet ücretinin (davalı ...'nın sorumluluğu 7.078,28TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ...'un sorumluluğu 37.921,72TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... ve davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 60.136,57TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 63.969,90TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 13.842,50TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 5.260,15TL yargılama giderinin (davalı ...'nın sorumluluğu 827,39TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ...'un sorumluluğu 4.432,76TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... ve davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine, Dair, Davacı vekili ile davalı ... ile davalılar ... ve ... vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/01/2026

...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/374, K. 2025/374, T. 28.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-374-e-2025-374-k-144dc7d5d1e0