İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/365 E. 2025/1076 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/365
Karar No
2025/1076
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/250 Esas KARAR NO : 2025/1062 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/03/2025 KARAR TARİHİ : 26/12/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından keşide edildiği yanılgısı yaratan ve fakat davacı şirket yetkilisinin imzalamadığı ekte görüntüsü sunulan --------tutarlı çek"in hamili ile davacı şirketin hiçbir ticari ilişkisi bulunmamakta olup huzurdaki menfi tespit davasını açma zaruriyeti doğduğunu, anılan çek icra takibine konu edilmemiş olup yerleşik Yargıtay kararlarınca da kabul edildiği üzere davalının icra takibi başlatması ve/veya dava açma tehdidi altında bulunmaları nedeniyle menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı olduğu aşikar olup İİK’nun 72. maddesinde icra takibinden önce de menfi tespit davası açılmasına cevaz verdiğini, davacı şirket 2020 yılından beri inşaat işleri alanında faaliyet gösterdiğini, davacı şirket tarafından findeks raporu kontrolünde davalı şirkete keşide edilmiş çek bulunduğundan haberdar olunduğunu, davacı şirket anılan çeki findeks raporunda tesadüfen gördükten sonra findeks raporunun doğruluğu teyit edilerek bankadan çekin takasta olduğu hususunda bilgi alındığını, ancak davacı şirket tarafından kayıtların kontrolü neticesinde-------- bedelli çekin müvekkil şirket yetkilisi tarafından keşide edilmediği anlaşıldığını, davacı şirketin davalı şirkete borcunun bulunmadığına dair menfi tespit davası açmak üzere zorunlu arabuluculuk süreci başlatılmışsa da işbu arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlandığını, taraflarınca gerekli hukuki aksiyonlar alınarak arabuluculuk başvurusu yapılmasını takiben menfi tespit davası açılmadan önce telafisi imkansız zararların doğmasını engellemek adına ------- D.iş sayılı dosyasından çekin tahsilini önlemek amacıyla tedbir kararı alındığını, ancak tedbir kararını takip eden 2 haftalık yasal süre içerisinde davacı şirketten gerekli dava masrafı temin edilemediğinden menfi tespit davası açılamadığını, işbu sebeple verilen tedbir kararı kendiliğinden kalkmış olup huzurdaki davada tedbir taleplerini sunduklarını, anılan çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait imza olmadığı çıplak gözle bile anlaşılır vaziyette olduğunu, yapılacak yargılamanın bir süreç gerektirdiği, davalı nezdinde haksız kazanç söz konusu olacağı ve davacı şirket nezdinde telafisi mümkün olmayan zararların doğacağı aşikar olup işbu sebeple -----tutarlı çekin ibrazını önlemek amacıyla teminatsız aksi kanaatte davacının mağduriyeti de göz önüne alınarak makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu konuda ilgili bankaya müzekkere yazılmasını, davanın kabulü ile davacı şirketin dava konusu çekin sahteliği sebebiyle davacının borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

CEVAP / TALEP:Davalı şirkete dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirketin temsilcisi duruşmaya gelmemiş; şirket kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.

DELİLLER:Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----Kayıtları, Çek fotokopisi, dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:Dava; 2004 Sayılı İİK'nin 72/2 maddesi gereğince açılmış Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve Tebligat Kanunu usullerine uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılmıştır. Ne var ki, 25/09/2025 tarihli ilk duruşmada davacı vekilinin yapılan tüm yoklama ve çağrılara rağmen duruşmaya gelmediği gibi mazeret de bildirmediği; davalı şirket temsilcinini de duruşmada hazır bulunmadığı, mazeret bildirmediği ve kendisini vekille temsil de ettirmediği tespit edilmiştir. Bunun üzerine taraflarca takip edilmeyen davanın, 6100 sayılı HMK'nin 150/4. maddesine göre taraflarca yenilenmesine kadar; dosyanın 6100 Sayılı HMK'nin 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 150/4 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde taraflar ve/veya vekillerince davanın yenilenmesi talebinde bulunulmadığı tespit edilmiştir. Yukarıda açıklanan hususlara ve gerçekleşen yasal sürece göre nihayetinde dosyanın hakim önüne getirildiği gün itibarıyla inceleme yapılarak 6100 Sayılı HMK'nin 150/5 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı 25/09/2025 tarihinden itibaren üç aylık sürenin dolduğu gün olan 25/12/2025 günü itibarıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve kayıt kapatılmıştır.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 331/3 maddesi gereğince tamamen davacı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın, 6100 Sayılı HMK'nin 150/5 maddesi gereğince 25/12/2025 GÜNÜ İTİBARIYLA AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 10.331,89 TL harçtan mahsubuyla kalan 9.716,49 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-)Davalı tarafından yapılmış yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) 7-)Mahkememiz esas kaydının işbu karar gereğince kapatılmasına, Dair; davacı vekilinin ve davalı şirket temsilcisinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/12/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/365, K. 2025/1076, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-365-e-2025-1076-k-3b1b03d034e1