İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/36 E. 2025/866 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/36
- Karar No
- 2025/866
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/36 Esas - 2025/866 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/36 Esas KARAR NO : 2025/866
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 14/01/2025 KARAR TARİHİ : 26/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket adına kayıtlı olup dava dışı ...'nin sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 31.07.2023 tarihinde %100 kusurlu olarak müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak maddi hasara sebebiyet verdiğini, alacağına kavuşmak için cebri icra yoluna başvuran müvekkili adına ... Esas sayılı dosyası ile hem davalıya hem de dava dışı ... aleyhine başlatılan icra takibine davalının yetki itirazının kabul edilerek, ... Esas sayılı dosyasının açıldığını, davalının yeniden takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, meydana gelen kaza nedeni ile aracın tamirde kaldığı süre boyunca ticari kazanç kaybı yaşadığını, 7 günlük ticari kazanç kaybının 15.000,00-TL olduğunu, kaza tarihi olan 31.07.2023 tarihinden itibaren takip talebine kadar ki ticari kazanç kaybı tutarı faiz ve dosya ferileri ile birlikte 25.041,16 TL olduğunu, ancak davalının bu tutarı ödemediğini, meydana gelen zararın giderilmediğini ileri sürüp davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ticari kazanç kaybına ilişkin 15.000,00 TL'nın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zaman aşımı itirazlarının olduğunu, dava konusu olaydan kaynaklı olarak müvekkili şirkete sorumluluk atfedilmesinin mümkün olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflara ait araçların karıştığı trafik kazası nedeniyle, davalı işletene kaşı kazanç kaybının tahsili amacıyla girişilen icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali isteminden ibarettir. (İİK. md. 67) Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; Kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, Genişletilmiş Kasko Poliçesi getirtildiği, dava konusu kazaya karışan araçların UYAP sistemi üzerinden sahiplik belgelerinin çıkartıldığı, ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden geldiği, ... plaka sayılı aracın tramer kayıtlarının geldiği ve gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosyamız içerisine alındığı görülmüştür. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; "Davacı tarafından davalı aleyhine 12.11.2024 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 15.000,00 TL asıl alacak (31.07.2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle araçta oluşan ticari kazanç kaybının tanzimini istenmiştir.) ve 1.250,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.250,00 TL istendiği, ödeme emrinin davalıya 17.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 20.11.2024 tarihinde borcun tamamına, takibe, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu, davacının eldeki davayı yasal süresinde açtığı görülmüştür. ... plakalı hususi aracın davacı ... Danş. Hiz. AŞ' adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Kanunu'nun 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir. Bu Kanun'larda açıkça düzenlenmiş hususlarda, Genel Şartlar ile Kanun'un kapsamını daraltan ya da genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartların, TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarılması nedeni ile, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda, bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile Genel Şartlar'ın hükümleri uygulanacaktır. İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında ve sigorta limiti ile sorumludur. Araç mahrumiyet tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; Sigorta poliçeleri kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, davalı imm sigortacısı sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğundan ve araç mahrumiyet zararı KASKO poliçesi teminat kapsamında bulunmadığından, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan araç mahrumiyet zararı (kazanç kaybı) trafik sigortası teminatı dışında kalır. Bu nedenle araç mahrumiyet zararından sadece kazaya neden olan aracın sürücüsü ve işleteni sorumludur.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuştur.
Makine Mühendisi Bilirkişisi ...'den aldırılan 01.04.2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "Dosya üzerinden yapılan inceleme tespit ve değerlendirme sonucunda;
-Meydana gelen trafik kazası sonucu; ... plakalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı KTK’nın 56/1-c “Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları Yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar." Maddesinin ini ihlal etmesi neticesinde, asli ve tam kusurlu bulunduğu, - Kazaya karışan diğer sürücülere herhangi bir kusur izafe edilemeyecği, - Davaya konu; ... şasi numaralı, ... model, ... plakalı aracın, onarım süreci boyunca kazanç kaybının; 12.775,00 TL olarak hesaplanabileceği," şeklinde bilirkişi kök raporu sunulmuştur. Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, taraflar bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçeleri sunmuş ve ek rapora tevdi edilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişisi ...'den aldırılan 15.08.2025 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; " Dosya üzerinden yeniden yapılan inceleme tespit ve değerlendirme sonucunda;
- Yukarıda değerlendirme kısmında taraflara verilen cevaplar çerçevesinde; araç mahrumiyet tazminatı dahilinde, tarafların tazminat parametrelerini değiştirecek somut bir husus arz etmedikleri,
- Bu açıdan, makul onarım süresi ve günlük mahrumiyet bedelini kapsayan, araç mahrumiyet bedelinin teknik olarak uygun olduğu, -Kusur oranının tayininin de , 2918 sayılı KTK’ nın ilgili maddesi gereğince tespit Edildiği," şeklinde bilirkişi ek raporu sunulmuştur. . Bilirkişi raporu usulüne uygun tebliğe çıkarılmış, davacı yanın itirazları üzerine yeni bir bilirkişiye dosyanın tevdi edildiği görülmüştür. Makine mühendisi bilirkişi ...'dan aldırılan 10.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Takdiri ve nihai değerlendirmesi Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere; yukarıda açıklanan ve dosyada mevcut bulunan bilgi ve belgeler doğrultusunda; ---Meydana gelen üç araçlı maddi hasarlı trafik kazasında kazanın oluş şekline göre, 06 ... plakalı davalı taraf araç sürücüsü olan ...; bu kazanın oluşumuna etken oluşuyla, kendi sorumluluğunu kapsayan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun kusur yönleriyle, (52/b) ve (56/c) maddeleri ile aynı kanunun asli kusurlardan (84/d) maddesinin kural ihlali neticesinde, meydana gelen bu kazada, Asli ve Tam Kusurlu (%100) olduğu,
--- Aynı bu üç araçlı zincirleme kaza olayında yavaşlayıp duruşa geçen diğer ... plakalı davacı taraf araç sürücüsü olan ...; kazanın oluş şekli itibariyle arka tarafında aldığı darbe neticesi savrularak hemen önünde yer alan dava dışı diğer duraklama halinde olan ve sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracın arka kısımlarına çarpmasına bağlı maddi hasarlı olayda, bu iki araç sürücülerinin ise herhangi bir kusur ihlalinin olmadığı, --- Davacı tarafa ait ... plakalı araçta ortaya çıkan hasarın, kaza sonrası araç hasarını gösteren resimleri de değerlendirilmesiyle; söz konusu bu aracın arka tarafından çarpılması ve aynı anda savrulmasıyla birlikte önündeki diğer araca çarpması sonucunda ön tarafından da almış olduğu darbeler sonucunda, davaya konu bu araçta maddi hasarlı bir durum hasıl olduğu ve toplam hasar tutarı KDV %20 dahil 100.501,31 TL olduğu belirlenmiştir. Yukarıda belirtilen ve uygulanan tüm bu işlemler doğrultusunda, fiyat ve yapılabilirlik yönünden incelenip değerlendirildiğinde; yapılan araştırmalarda (ilgili servisler, tamirhaneler, yedek parçacılar , internet vb.) belirlenen bu işlemlerin fiyat ve yapılabilirlik yönünden kaza tarihi (31.07.2023) itibariyle uygun olduğu, --- Söz konusu ... plakalı aracın tamir müddetince kullanılamaması nedeniyle, aracın hasarıyla ilgili uygulanan işlemler yönünden bakılıp değerlendirildiğinde, 7 iş günü makul süre olacağı takdir edilerek, bu süre zarfında davacının aracından kullanımından mahrum kalma süresi dahilinde, yerine başka bir araç kiralaması durumunda; kendi aracına benzer özelliklerde, modelde ve nitelikte bu tip benzer bir araç itibariyle yapılan araştırmalarda; benzer bu tür araçlar için genel bir fiyat değerlendirilmesiyle, 2023 yılının Temmuz ayı itibarıyla günlük ortalama 5 adet iş durumuna göre kiralama ücreti, yaklaşımlı ortalama bedelinin;
5 adet iş için x 450,00 TL = 2.250,00 TL (günlük) olarak belirlendiği ve buna göre; 2.250,00 TL x 7gün = 15.750,00 TL olduğu %5 yıpranma ve amortisman payı tutarın (787,50 TL) (yakıt gideri araç kiralanmasında ve kendi aracını kullanılmasında kullanıcı her iki durumda da yakıtı kendisi harcama yapacağından yakıt masrafı dikkate alınmamıştır) kendi aracı yerine göre düşülecek 14.962,50 TL tutarın, davacı tarafın mahrumiyet zararı olacağının takdir edildiği, dava dosyasında yerine araç ikame verilmediğine dair belge bulunduğu, bu husustaki takdir yetkisi Sayın Mahkeme’nize bırakıldığı,
--- Teknik bilirkişi olmam nedeniyle faiz ve hukuki yönlerle ilgili hususların takdir yetkisi Sayın Mahkeme’nize bırakıldığı, görüş ve kanaatine varılmıştır. İş bu görüş ve kanaatimi belirtir rapor, tanzim ve elektronik olarak imza edilmiştir. " şeklinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Bilirkişi raporu bilimsel verilere uygun olup, hüküm kurmaya elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır. Deliller değerlendirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davalının zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 10.11.2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket adına kayıtlı iken 31.07.2023 tarihinde meydana gelen kazada davalı şirketin sürücüsü ...'nin %100 (tam) kusuru ile meydana gelen kazada; ... plakalı davacı taraf araç sürücüsü olan ...'nın herhangi bir kusuru olmadığı , ... plakalı araçta 14.962,50 TL tutarında davacı tarafın mahrumiyet zararı olduğu, alacak likit olmadığından ve belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı istenemeyeceği, buna göre yapılan hesaplamaya göre davacının gerçek zararının asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden 16.187,64 TL olduğu anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kabulü ile davalının itirazının iptaliyle takibin bu miktar üzerinden devamına karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, ... Esas sayılı dosyada davalının yaptığı itirazın 14.962,50 TL asıl alacak ve 1.225,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.187,64 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.105,78 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 490,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre belirlenen 4.183,84 TL'sinin davalıdan, 16,16 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40TL Başvuru Harcı, 615,40 TL Peşin harcı, olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 12.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 220,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.220,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 12.173,00 TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 16.187,64 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 62,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/11/2025
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı