İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/355 E. 2025/355 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/355
- Karar No
- 2025/355
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/355 Esas - 2026/63 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/355 Esas KARAR NO : 2026/63
... DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında muhtelif ... Çalışmasından" kaynaklanan ticari iş ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından çeşitli tarihlere vinç ve forklift çalışma tutanakları düzenlendiğini, muhtelif vinç ve forklift çalışma bedellerine binaen toplamda 9 adet 188.400,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini, davalının fatura bedellerine ilişkin olarak 105.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı şirket nezdinde 83.400,00 TL alacakları kaldığını, bunun üzerine ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı şirket tarafından fatura içeriğinde belirtilen hizmetin yerine getirilmediğini, aksini davacının ispatlaması gerektiğini, davacı ile aralarında süre gelen ticari ilişki güvenine dayanarak hizmetin gerçekleştireceği inancı ile faturalara itiraz edilmediğini, ancak faturaların içeriğindeki vinç ve forklift çalışması yapılmadığı gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine icra takibine geçildiğini bildirip davanın reddini savunup, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. . DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen fatura alacağına dayanarak açılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine davacının açmış bulunduğu 2004 sayılı İİK'nda düzenlenen itirazın iptali davasına ilişkindir. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış; ... Esas sayılı dosyanın Uyap sistemi üzerinden getirtildiği, davacının ticari defterlerinin yerini bildirdiği, davalıya usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen defterlerini mahkemeye sunmadığı gibi adresini de bildirmediği, davacı ve davalının BA-BS formlarının geldiği ve gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosyamız içerisine alındığı görülmüştür. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 26.03.2025 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; fatura ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.484,69 TL alacak istendiği, takibin dayanağının 4 (dört) adet fatura bedeli gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 31.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 28.03.2025 tarihinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, davacının eldeki davayı yasal süresi içinde açtığı görülmüştür. Mahkememizce görevlendirilen Mali Müşavir Bilirkişisi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişisi ... aldırılan 30.09.2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyada yer alan belge, bilgi, takip dosyası üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
MALİ AÇIDAN:
4.1. Davacı yanın ticari defterlerinin Karabük ilinde bulunduğu anlaşıldığından, ilgili ticari defterlerin talimat mahkemesi aracılığı ile bilirkişi incelemesine tabi tutalabileceği,
Davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine ilişkin ise adres beyanına dosya kapsamında rastlanılamadığı,
4.2.Mali incelemenin dosya kapsamında yer alan faturalar, ödeme belgeleri, çalışma tutanakları ile iligli vergi dairesi müdürlüğünde ibraz edilen BS-Ba formları üzerinden gerçekleştirildiği,
4.3.Takibe ve davaya dayanak faturaların; davacı şirket tarafından davalı şirketin unvanına ticari fatura versiyonu ile tanzim edilmiş e-Faturalar olduğu; e-Fatura iptal işlemlerinde 8 günlük sürenin tespitinin e-faturanın alıcıya iletilme tarihinden itibaren başladığı, iptal işleminin her durumda 8 günlük süre içinde yapılması gerektiği, alıcı veya satıcı tarafından başlatılacak iptal işlemi ve iptal işleminin onaylama/reddetme süreçlerinin ... portalı üzerinden elektronik olarak yapılması gerektiği, faturalara ve muhteviyatlarına davalı yanın yasal süresi içinde itirazına/ iptaline ve/veya davacı yana iadesine ilişkin dosya kapsamında tespit yapılamadığı,
4.4. Davacı yan vekili tarafından dosyasına sunulan davacı yanca davalı yan adına tanzim edilen faturalar ile iligli dönem Bs- Ba Formlarının birlikte değerlendirilmesi ile
¸
Davacı yanca davalı yan adına tanzim edilen 8 adet toplam 182.400,00 TL bedelli faturadan davacı yanın kabulünde olan toplam 105.000,00 TL tutarlı davalı yan ödemesinin tenzili ile davacı yanın davalı yandan 77.400,00 TL alacaklı olacağı, tespit edilmiştir.
Diğer yandan davacı yan vekilinin dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalı yana 9 adet toplam 188,400,00 TL bedelli fatura tanzim edildiği yönündeki beyanı doğrultusunda davacı yanca davalı yan adına 1 adet toplam 6.000,00 TL bedelli faturanın daha tanzim edildiği anlaşılmakla beraber, işbu faturanın dosyaya ibraz edilmediği ve yine anılan faturaya ilişkin olarak BS-Ba bildirim formları üzerinden de tespit yapılamadığı,
Anılan faturanın dosyaya sunulması halinde ayrıca değerlendirme yapılabileceği,
NİTELİKLİ HESAPLAMALAR AÇISINDAN;
Yukarıda mali incelemeler neticesinde davacının davalı yandan 77.400,00 TL alacaklı olduğu, Davalının her ne kadar taahhüt edilen hizmetin alınmadığı yönünde itirazda bulunmuş ise de , gerek vergi dairesince ibraz edilen ilgili dönem BS-BA karşılaştırmalı analiz raporları, gerek tutanaklar, gerekse hizmetin alınmadığı yönünde davacıya herhangi bir bildiriminin olmadığı dikkate alındığında, davalının itirazlarına itibar edilemediği,
Takip öncesinde davacının faturalara ilişkin ihtar ve ihbarının bulunmadığından faiz talep edemeyeceği,
Davacının taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde, 3095 Sayılı Kanunun 1. Maddesi gereğince kanuni faiz talep edebileceği,
Takip tarihi 26/03/2025 itibari ile kanuni faizin yıllık % 24 olduğu, davacının bu oranı talep edebileceğiinin tespit edildiği. " şeklinde bilirkişi heyet raporu sunulmuştur. Yargılama sırasında davacı yanın ticari defterlerinin Karabük İlinde olduğu görülmüş olup, ... listesinden seçilen ... bilirkişi ...'dan aldırılan 02.12.2025 tarihli raporuna göre; "Dava konusu ihtilafla sınırlı olmak kaydıyla davacının ticari defter ve belgelerinde inceleme yapılarak aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır. Davacının ticari defterlerinin, TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların açık olduğu, cari hesaplara kayıt edildiği, faturalara ilişkin bildirim verilmesi gereken dönemde Form Bs ve Form Ba bildirimlerinin yapılmadığı, iade faturası tanzim edilmediği, hem faturaya hem kısmen ödemeye ilişkin olarak davacının defterinde kayıt ve belge bulunduğu, dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden dolayı dava tarihi itibariyle davalının 108.000,00 TL. borçlu olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, dosyaya yeni kazandırılan evraklar ve ... ... bilirkişisinin raporu ile birlikte dosya ek rapora tevdii edilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen Mali Müşavir Bilirkişisi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişisi ... aldırılan 15.12.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " Yukarıda ilgili bölümlerde izah edildiği üzere, davalının itirazları raporu değiştirir mahiyette bulunmamış ise de, davacının dosya kapsamına tüm faturaları sunduğu,
DAVACININ YENİ SUNDUĞU FATURALAR DA DİKKATE ALINDIĞINDA,
Davacının yukarıda tek tek dökümüne yer verdiğimiz toplam 188.400,00 TL’lik faturasının bulunduğu, davalının takip öncesi 80.000,00 TL’lık ödemesinin bulunduğu bu halde davacının 108.400,00 TL alacağının bulunduğu
Davacının faizsiz alacak toplamının 83.400,00 TL olduğu, bu husus davalının lehine olması sebebi ile davacının 83.400,00 TL alacağının olduğu,
Davacının faturalara ilişkin bir ihtar ya da ihbarı bulunmadığından davacının takip öncesi temerrüt faizi işletemeyeceği, takip tarihinden sonra taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde kanuni faiz talep edebileceği,
Davalının takip ve davadan sonra
*27.06.2025 tarihinde 35.000,00 TL ... tarafından ...’a “... VİNÇ FATURA ÖDEMESİ” açıklaması ile havale edildiği,
* 20.06.2025 tarihinde 32.000,00 TL ... ADINA ... FATURA ÖDEMESİ” Ödemiş olduğu, bunun davacı yanca da kabul edildiği,
Ancak ödemelerin davadan sonra olması sebebi ile icra dosyasındaki infazda dikkate alınması gerektiğinin tespit edildiği. " bildirilmiştir Bilirkişi heyetinin 15.12.2025 tarihli ek raporu hükme esas alınmıştır.
Bu bilgiler ışığında deliller değerlendirilmiştir. Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, Taraflar arasında faturalara dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacının bu faturalara dayalı alacağı bulunduğundan bahisle davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, faturalara ve tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 83.400,00 TL alacaklı olduğu, tarafların BA-BS kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davalının kısmi ödeme yapması nedeniyle davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiğinin kabulü gerektiği, mahkememizce tespit olunan 83.400,00 TL asıl alacak için davacının icra takibi yapmakta haklı olduğu, davalının takip ve dava tarihinden sonra 20.06.2025 tarihinde 32.000,00-TL ve 27.06.2025 tarihinde 35.000,00-TL ödeme yapılmış ise de dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınması gerektiği gözetilerek, davacının davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürmediği anlaşıldığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, asıl alacak üzerinden takibe yapılan itirazın iptaline karar verilerek takibe devam olunacağı anlaşılmış olup davanın kısmen kabulü ile kabul ve red oranında yargılama harç ve giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE ... Esas sayılı dosyasında davalının 83.400,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra dosyasında infaz aşamasında gözetilmesine, Alacak likit olduğundan 16.680,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, 2- Kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 5.697,05 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.080,76 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.616,29 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre belirlenen 4.287,21 TL'sinin davalıdan, 312,79 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40 TL Başvuru Harcı, 1.080,76 TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.696,16 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
5-Davacı tarafından yapılan; 25.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 95,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 25.095,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 23.388,62-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 6.084,69-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin e duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/02/2026
...