İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/333 E. 2026/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/333
Karar No
2026/229
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/333 Esas - 2026/229 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/333 Esas KARAR NO : 2026/229 HAKİM : KATİP :

DAVACILAR : 1- ... - 2- ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 3- ... - 4- ... - VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta'ya ait ... numaralı ZMMS poliçesi ile teminat altına alınan ve sürücü ... kullanımındaki ... plakalı araç 24.04.2024 tarihinde saat 20.55 sularında müvekkile ait ... plakalı araca sol yan ve sol arka tarafından çarptığını, maddi hasara neden olduğunu, bahse konu kazada karşı tarafın tam kusurlu ve müvekkilin kusursuz olduğunu, Tam kusurlu olan ... plakalı aracın sürücüsü olan ..., işleteni yani ruhsat sahibi olan ..., ZMMS’ı olarak ... Sigorta (... numaralı poliçe) ile sıralı sorumlu kasko sigortası olarak ... Sigorta (... numaralı poliçe) müvekkile ait aracın değer kaybından ve hasar tazminatından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulmuşsa da davalı sigorta şirketlerinden teminat limitlerine yönelik sağlıklı bilgi dosyaya sunulmadığından dosyaların ıslah edilemediğini, müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybı tazminatına ve araç mahrumiyet tazminatına yönelik "Dervişoğulları Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Ltd.Şti"nden MÜTAALA alınmış ve 30.07.2024 tarihli mütaalaya göre müvekkilin aracında 100.000-TL değer kaybı olabileceği ve müvekkilin aracından mahrum kaldığı süre için de 30.000-TL araç mahrumiyet tazminatına hak kazanabileceği değerlendirildiğini, işbu mütaala bir uzman görüşü olduğunu, bağlayıcılığı olmadığını fakat bir tutamak olduğunu, Ayrıca Sigorta Tahkim Komisyonunca atanan bilirkişinin değer kaybı raporuna göre ise müvekkilin aracında 160.000-TL değer kaybı olacağı tespiti yapıldığını, mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi esnasında işbu rapor ve mütalaaların göz önüne alınmasını talep ettiklerini, Her ne kadar işbu rapor ve mütalaalar olsa da nihai rapor mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak ve gerçek zarar o zaman tespit edilebileceğini, bundan dolayı işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ettiklerini, bahse konu uyuşmazlığın barışçıl bir şekilde çözülebilmesi maksadıyla Antalya Arabuluculuk Bürosu'na 2025/26110 numaralı dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, fakat görüşmelerin anlaşmama ile sonuçlandığını, 27.03.2025 tarihli son tutanak tanzim edildiğini, alınan değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı mütalaasının 1.200-TL'lik faturası ödenmiş ve ödeme dekontu da dava dilekçesi ekine konulduğunu, işbu mütalaanın fatura ödemesinin de dava masrafı sayılmasını talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle; Müvekkile ait olan ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı tazminatının şimdilik 100-TL'sinin sigorta şirketlerine bildirim yapıldığı 22.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen (ZMMS ve KASKO arasındaki sıralı sorumluluk ilkesi gözetilecek şekilde) tahsiline, Müvekkilin aracından mahrum kaldığı süre için şimdilik 100-TL araç mahrumiyet tazminatının kazanın gerçekleştiği 24.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan ... ile ...'den müşterek ve müteselsilen tahsiline, Yargılama giderlerinin (1200-TL'lik mütalaa ücretinin de dava masrafı sayılarak yargılama giderlerinden sayılmasını) ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi gerektiğini belirterek, usule ilişkin itirazlarını sunduklarını, HMK m.6/1 gereği genel yetkili mahkemenin davalı şirketin muamele merkezi olan İstanbul Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davacı tarafın HMK m.121 gereği delilleri tebliğ etmediğini, delillerin tebliğinden sonra esas hakkında beyan ve karşı delil sunma haklarını mahfuz tuttuklarını, davacının HMK m.194 gereği dayandığı delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmesi zorunlu olduğundan delillerin somutlaştırılmasını talep ettiklerini, esasa ilişkin itirazlarında uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalandığını, kaza tarihi 24.04.2024 itibariyle poliçe limitlerinin maddi hasar araç başına 200.000,00 TL olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, değer kaybına ilişkin değerlendirme için kaza öncesi hasar dosyalarının/faturalarının celbi ve incelenmesi, aracın markası, yaşı, modeli, kilometresinin dikkate alınması gerektiğini, aracın daha önce hasara uğramış olması halinde birden fazla değer kaybı talep edilemeyeceğini, davacıya önceki kaza kayıtlarının sunulması için kesin süre verilmesini, sunulmaması halinde davanın reddini talep ettiklerini, değer kaybına ilişkin denetime elverişli değerlendirme için davacıdan yerleşik içtihatlara uygun beyan istenmesini, bilgi ve belgeler sonrası dosyanın kusur ve hasar için bilirkişiye tevdiini istediklerini, dava konusu kaza sebebiyle başvuru sahibinin aracının kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.’ye 29.07.2024 tarihinde 97.941,58 TL rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, ödemenin sigorta şirketleri arası mutabakat kapsamında olduğunu ve ... Sigorta’dan hasar dosyasının celbini talep ettiklerini, davacının müvekkil şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, ödeme talebinin değerlendirilebilmesi için gerekli evrakları iletmekle yükümlü olduğunu ancak başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, müvekkil şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal hakların kullanılması gerektiğini belirterek zamanaşımı itirazını sunduklarını, karşı tarafça ibraz edilen uzman raporundaki kalemlerin fahiş olup kabul edilemeyeceğini, dava dilekçesinde somut kazaya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu’na da başvuru yapıldığının belirtildiğini, HMK m.114/1-i gereği aynı davanın önceden kesin hükme bağlanmamış olması şartına aykırılık nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, mahkemenin aksi görüşte olması halinde ikinci başvurunun gereksiz uzama ve gidere sebebiyet verdiğinden HMK m.327 ve Yargıtay 22. HD 2017/7603 E. 2017/9209 K. kararı gereği yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini istediklerini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, davacının eksper incelemesi yaptırarak alacağını tespit ettirdiği halde belirsiz alacak davası açtığından Yargıtay HGK 2015/22-1052 E. 2015/1612 K. kararı gereği hukuki menfaat yokluğuyla davanın reddini talep ettiklerini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, davacı tarafından talep edilen uzman mütalaası ücretinin kabulünün mümkün olmadığını zira TTK kapsamında makul gider için hukuki menfaatin bulunması gerektiğini, dava belirsiz alacak şeklinde açılabilir ve bilirkişi incelemesi yargılama kapsamında yapılabilirken ikinci raporun usul ekonomisine aykırı olduğunu, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ücretin TOBB Ekspertiz Ücreti tarifesine göre hesaplanmasını talep ettiklerini, davacının avans faizi talebinin yerinde olmadığını zira uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını, başvuru sahibinin poliçe tarafı olmadığını ve sigortalı aracın ticari değil hususi araç olduğunu belirterek talebin reddini istediklerini, sonuç olarak davanın usulden ve esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından 13/12/2023-13/12/2024 tarihleri arasında İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı aracın 24.04.2024 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında hasarlanan ... plakalı araçta meydana geldiği iddia olunan hasar ve değer kaybı bedelinin karşılanması talebiyle dava ikame edildiğini, poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında maddi-bedeni ayrımı yapılmaksızın kaza başı ve yıllık toplamda 1.000.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, yetki yönünden sigorta şirketi merkezi ve acente ikametgahının İstanbul’da olması nedeniyle İstanbul Adliyesi’nin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını zira hasar miktarı ve ekspertiz ücretinin başvuru sahibi tarafından bilinip tespit edilebilir nitelikte olduğunu, HMK m.107 ve Yargıtay içtihatları gereği şartların oluşmadığını ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, değer kaybı talebine ilişkin dava dilekçesi eklerinde aracın geçmiş hasar/ağır hasar kayıtlarına ilişkin evrak bulunmadığını, TRAMER sorgusu yapılarak dosyaya sunulması gerektiğini, uyuşmazlık öncesi müvekkil şirkete yapılan başvuruda da bu belgelerin ibraz edilmediğini, KTK m.97 gereği zarar görenin dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, değer kaybı zararının hesaplanması için gerekli evrakları sunmayan başvuranın usulüne uygun başvuru yapmadığından başvurunun usulen reddini talep ettiklerini, usulüne uygun başvuru yapılmamasının tamamlanabilir dava şartı olmadığını belirterek Yargıtay 4. HD 2021/23765 E. 2023/1845 K. kararını sunduklarını, aracın geçmişte aynı bölgeden hasar mevcut ise ikinci kez değer kaybı yaratmayacağını belirterek Yargıtay 17. HD 2017/4316 E. 2018/4380 K. kararını sunduklarını, aracın ağır hasar kaydı mevcut ise değer kaybı meydana gelmeyeceğini belirterek KTK m.92’yi sunduklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi atanması halinde alanında uzman üç kişilik heyet teşkiline karar verilmesini talep ettiklerini belirterek Yargıtay 17. HD 2015/10968 E. 2017/7932 K. kararını sunduklarını, değer kaybı hesaplamasının ZMM Sigortası Genel Şartları’na göre yapılması gerektiğini, baz değer kaybı = aracın rayiç değeri x %19, total değer kaybı = baz değer kaybı x hasar boyutu katsayısı x araç kullanılmışlık düzeyi (km) katsayısı şeklinde düzenlendiğini, maddi hasarın rayiç bedelin %2’sinin altında kalması halinde değer kaybının maddi hasar tutarını aşamayacağını, rayiç değerin kaza tarihindeki (05.09.2023) olması gerektiğini, enflasyon ve ikinci el piyasası dikkate alınarak hesaplanmasını, maddi hasar talebine ilişkin tazminat hesabının TTK m.1459 gereği gerçek zararla sınırlı olduğunu, anlaşmalı merkezde iskonto düşme hakkı bulunduğunu belirterek ZMM Genel Şartları B.2.2’yi sunduklarını, KDV’nin ödenmemiş olması halinde talep edilemeyeceğini belirterek Sigorta Tahkim Komisyonu 2020.E.56847 K-2020/77991 kararını sunduklarını, araç mahrumiyeti (kazanç kaybı, kira mahrumiyeti vb.) talebinin teminat dışı olduğunu belirterek KTK m.92/k ve TTK m.1453/2’yi, ayrıca Yargıtay 17. HD kararlarını (2011/9776 K., 2014/10522 K., 2014/11760 K., 2019/11651 K., 2020/4887 K.) sunduklarını, ekspertiz ücretinin makul gider olmadığını, başvuru öncesi yaptırılmasının gereksiz olduğunu belirterek talep edilemeyeceğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı kusuru ve poliçe limit ile sınırlı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, İMM poliçe kapsamında ZMSS limit üstü zararların poliçe limit ile sınırlı olduğunu belirterek TTK m.1426 ve 1474’ü sunduklarını, sonuç olarak başvurunun usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya karşı cevap ve delillerini sunduklarını, davanın hem usulden hem esastan reddi gerektiğini belirterek, usule ilişkin itirazlarında davanın konusunun hasar farkı tazminatı, değer kaybı tazminatı ve araç mahrumiyet tazminatı taleplerinden oluştuğunu, işbu davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, davacı tarafın sigorta şirketlerine karşı arabuluculuk yoluna başvurup sonuçlandırdığını ancak müvekkiller ... ve ...'e karşı zorunlu arabuluculuk müessesini yerine getirmediğini, davanın trafik kazalarından kaynaklanan zorunlu arabuluculuk kapsamına girdiğinden esasına girilmeden müvekkiller yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin itirazlarında sürücüsü müvekkil ... kullanımındaki müvekkil ...'e ait ... plakalı araca 24.04.2024 tarihinde ... plakalı aracın kırmızı ışıktan geçerek maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, davacı tarafın işbu kazada tam kusurlu olup kırmızı ışıktan geçtiğini, bu konuda görgüye dayalı tanık bulunduğunu, kaza yerinde kırmızı ışıklar ve kamera kayıtları mevcut olup mahkemece kamera kayıtlarının araştırılarak dosyaya silinmeden kazandırılması gerektiğini, kayıtlar geldiğinde davacı tarafın kırmızı ışıktan geçerek kazayı kendisinin meydana getirdiğinin ortaya çıkacağını, müvekkilin aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı mevcut iken karşı tarafın kusurlu olduğu açıkken davanın ikame edilemeyeceğini ve reddi gerektiğini, dava konusu davacı tarafa ait aracın daha önce hasara uğramış olması halinde bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin reddi gerektiğini, bu nedenle davacıya ait aracın dava konusu kazadan önceki kaza kayıtlarının mahkemece araştırılmasını talep ettiklerini, birden fazla hasar kaydı çıkması halinde değer kaybı talebinin söz konusu olamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kaza ile ilgili tüm bilgi belgeler, kamera kayıtları dosyaya kazandırılması, kaza yerini gören kamera kayıtlarının dosyaya kazandırılması, tanık beyanı alınarak yerinde keşif yapılarak dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek gerçek kusur durumunun belirlenmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması gerektiğini, hasar ve kusur durumuna ait gerçek maddi gerçek ortaya çıktığında davanın reddi gerekeceğinin açık olduğunu, karşı tarafça ibraz edilen tek taraflı hazırlanmış raporun geçersiz olup hukuken mahkeme tarafından dosyada tarafsız bilirkişilerce inceleme yaptırılarak rapor kazandırılması gerektiğini, davacı yan Sigorta Tahkim Komisyonu’na da başvuru yaptığının belirtildiğini, huzurdaki davanın HMK m.114/1-i hükmüne aykırılık teşkil edeceğinden reddine karar verilmesi gerektiğini, karşı tarafın zararını belgelemiş ve bu belgeye binaen davasını ikame etmiş olması durumunda belirli alacak davası söz konusu olup belirsiz olarak açamayacağını, belirli dava olduğu için belgelediği zarar üzerinden harçlarını dosyaya yatırmasının kanuni zorunluluk olduğunu, HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirdiği halde belirsiz alacak davası şeklinde açılması karşısında Yargıtay HGK 17.06.2015 T. 2015/22-1052 E. 2015/1612 K. sayılı kararı gereği hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, değer kaybı tazminatının ve araç mahrumiyet tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi taleplerinin kül halinde reddi gerektiğini, avans faizi talebinin hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, uyuşmazlığın konusu haksız fiil olduğunu, başvuru sahibinin aracın sahibi olmadığını, sigortalı aracın ticari değil hususi araç olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin kanunen mümkün olmadığını, bu taleplerin reddi gerektiğini, delil listesini sunarak delilleri ve karşı delilleri sunma haklarını saklı tuttuklarını, sonuç olarak davanın usulden reddine, aksi kanaatte esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan ettiği, daha sonra süresi içerisinde sunulan ek cevap dilekçesi ile davacı tarafın asli kusurlu olup %100 kusurlu olduğunu, değer kaybı davasının açılabilmesi için ilgili kanunlar gereği trafik kazası sonucunda yapılan kusur tespitlerinde değer kaybı talep eden tarafın %100 kusurlu olmaması gerektiğini, arabuluculuk sürecinin cevap dilekçelerinde belirtildiği gibi gerçekleştirilmediğini, asliye ticaret mahkemelerinde açılacak değer kaybı davalarında arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması gerektiğini, değer kaybı davalarında arabuluculuğun zorunlu ve dava şartı olduğunu, arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılan davaların ret olacağını, davacı yanının yan ürünler taktırmış olması orijinal parçalar taktırmamış olması hususunda değer kaybı açma hakkının söz konusu olmadığını, değer kaybı davasında tazminata konu olan hasarlarda trafik kazaları sonucunda aracın kaportasında oluşan hasarların değer kaybı noktasında değerlendirilme yapılırken far, ayna vb. gibi orijinali ile değiştirilebilen ve aracın rayiç bedeline etki etmeyen parçalar için değer kaybı talep edilemeyeceğini, delil listesini sunarak delilleri ve karşı delilleri sunma haklarını saklı tuttuklarını, sonuç olarak davanın usulden reddine, aksi kanaatte esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 24/04/2024 tarihli kaza nedeniyle davacının ... plakalı araca yönelik değer kaybı ve ikame araç bedeli talebinde haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Davalı sigorta şirketlerine, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığına, SBGM'ne, ... Sigorta şirketine, Sigorta Tahkim komisyonuna, Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevapların verilmiş olduğu görülmüştür. 15/10/2025 Tarihli celseye gelen davalılar ... ve ... tanığı Ahmet Temir'in "Ben kazayı görmedim, kaza meydana geldikten sonra davalı Mustafa beni aradı, bende olay yerine yakın olduğum için olay yerine gittim, gittiğimde taraflar tutanağı düzenlemeye çalışıyorlardı, davalı Mustafa sarı ışıkta geçtiğini, karşı taraf ta sarı kırmızı arası ışıkta geçtiklerini söylediler ve konuştukları şekilde tutanağı düzenlediler, davalı Mustafa acelesi olduğunu, arabanın emanet olduğunu ve zararı kendisinin karşılayacağını, davacı tarafın zararını da davalı kendi sigortasından karşılanabileceğini söyledi ve bu şekilde biz olay yerinden ayrıldık, söylemiş olduğum gibi aracın emaneten alınması ve elimizde daha fazla bekletilmesi durumu olmadığı için davalı Mustafa aracı kendisinin tamir ettireceğini söyledi, tutanağın yazıldığını gördüm ancak içeriğini okumadım, tanıklık ücret talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkememiz 15/10/2025 Tarihli celsenin 3 nolu ara kararı gereği dosyanın makine mühendisi bilirkişisine tevdiine karar verildiği, bilirkişi raporunun 18/12/2025 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Dava konusu dosya ile tarafıma tevdi edilen görevin tespitine yönelik gerekli incelemeler tamamlanmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre “KIRMIZI” yanan trafik tanzim ışığını dikkate almaksızın katılış yaptığı ve dava konusu aracın sol yan taraflarına çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği olayda asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü Ali KURT ise gerçekleşen kazının oluşu üzerinde bir etkinliği olmadığından kusurunun olmadığı, Dava konusu hasar dolayısıyla ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar miktarının kaza tarihinde piyasa rayiç bedellerine uygun olduğu, araç rayiç bedeli ile kıyaslandığında onarımının ekonomik olduğu, Davalı sigorta firmaları tarafından Değer Kaybı bedeli olarak ödeme yapılmadığı, Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu ... plaka sayılı araçta dava konusu kaza sonrası oluşan kusur oranında Bakiye Değer Kaybı bedelinin 150.000,00 TL olduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu ... plaka sayılı aracın meydana gelen trafik kazası sonrasında söz konusu hasar sonrası eksper bekleme süresi, parça bekler süresi ve onarım süreleri değerlendirilmiş olup bahse konu onarım/değişimlerin 14 günde gerçekleştirileceği, Dava konusu aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet bedelinin emsal araç açısından kaza tarihinde günlük 1.100TL (araç model yılı ve hasar tarihine göre kiralama bedeli) olacağı, kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken amortisman, yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin (kaza tarihinde 100 TL) haricinde 1.000 TL günlük araç kiralama bedelinin oluştuğu bu süreçte kusur oranına göre Gerçek Araç Mahrumiyet Zararının (ikame araç bedelinin) 14.000,00 TL olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 04/02/2026 Tarihinde Dava Değeri Artırım Dilekçesi sunmuş olduğu, dilekçenin taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından ön inceleme duruşması sonrasında ara karar gereği açıklama dilekçesinin dosyaya sunulduğu ve taleplerinin değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararı olarak belirtildiği görülmüştür. Davacı tarafça davalı sigorta şirketlerine başvuru tarihinin, ... Sigorta için 22/07/2024 olduğu belirtilmekle ZMMS poliçesi nedeni ile davalının 8 iş günü sonrası olan 01/08/2024 tarihi itibari ile temerrüdünün oluştuğu, davalı ... Sigorta için ise Kasko poliçesi kapsamında 22/07/2024 tarihli başvurunun 45 gün sonrası olan 06/09/2024 tarihi itibari ile temerrüdün oluştuğu anlaşılmış ve davalılar yönünden söz konusu temerrüt tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davalı ... sigorta şirketinin ... plakalı aracın ZMMS poliçesi kapsamında, davalı ... Sigorta Şirketinin ise İMM poliçesi kapmasında ZMMS ile karşılanmayan dava konusu değer kaybı tazminat talebinden sorumlu olduğu görülmüştür. Dava dışı ... Sigorta şirketine ... Sigorta şirketi tarafından davacının aracının hasarı nedeni ile 97.941,58 TL ödenmiş olduğu görülmüş olup bu hali ile davalı ... Sigorta Şirketinin kalan poliçe limit bedelinin 102.058,42-TL olduğu anlaşılmış ve bilirkişi raporu ile tespit edilen bedele göre davalı ...’nın bu bedelden sorumlu olduğu, davalı ... Sigorta şirketinin ise bu bedelin üzerinde kalan kısımdan sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Davacı tarafça kararda avans faiz uygulanması talebinde bulunulmuş ise de, davalı sigorta şirketleri tarafından sigorta poliçesi düzenlenmiş olan ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmüş ve bu nedenle kararda yasal faiz uygulanmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra 24/04/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumları ile değer kaybı ve ikame araç gideri bedellerinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 18/12/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, meydana gelen kazada ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın olayda asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü Ali KURT ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkinliği olmadığından kusurunun olmadığı, davalı sigorta firmaları tarafından Değer Kaybı bedeli olarak ödeme yapılmadığı, dosya da mevcut bulunan ve izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu ... plaka sayılı araçta kaza sonrası oluşan kusur oranında Bakiye Değer Kaybı bedelinin 150.000,00 TL olduğu, dava konusu ... plaka sayılı aracın meydana gelen trafik kazası sonrasında eksper bekleme süresi, parça bekler süresi ve onarım süreleri değerlendirilmiş olup bahse konu onarım/değişimlerin 14 günde gerçekleştirileceği, dava konusu aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet bedelinin emsal araç açısından kaza tarihinde günlük 1.100 TL (araç model yılı ve hasar tarihine göre kiralama bedeli) olacağı, kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken amortisman, yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin (kaza tarihinde 100 TL) haricinde 1.000 TL günlük araç kiralama bedelinin oluştuğu bu süreçte kusur oranına göre Gerçek Araç Mahrumiyet Zararının (ikame araç bedelinin) 14.000,00 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davalı ...’ın kusurlu araç sürücüsü, davalı ...’in ise araç işleteni olarak, davalı ... sigorta şirketinin ... plakalı kusurlu aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle araç başına düşen poliçe limiti ile sınırlı olarak, davalı ... Sigorta Şirketinin ise İMM poliçesi kapmasında ZMMS poliçesi ile karşılanmayan değer kaybı tazminat bedelinden poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu görülmüş, ikame araç gideri talebinden ise davalıların kusurlu sürücü ve aracın işleteni olarak sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 05.02.2026 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 19/08/2024 tarih 2024 E.376353, 2025/33259 K. Sayılı kesinleşmiş karar ile davacının davalı sigortalar hakkında açmış olduğu değer kaybı tazminat davasında 100 TL’ye karar vermiş olması nedeni ile bu bedel talep miktarından düşülmüş, Tahkimde talebin artırılmadığı anlaşılmış ve böylece, Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, a)149.900,00TL değer kaybı tazminat bedelinin davalılar ... ile ...'den olay tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta şirketinden poliçe limiti olan 102.058,42-TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile karşılanmayan 47.941,58-TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 06/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili davacılara hak ettikleri bedelin ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)14.000,00-TL ikame araç gideri tazminat bedelinin olan olay tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara hak ettikleri bedelinin ayrı ayrı verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, a)149.900,00TL değer kaybı tazminat bedelinin davalılar ... ile ...'den olay tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta şirketinden poliçe limiti olan 102.058,42-TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile karşılanmayan 47.941,58-TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 06/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili davacılara hak ettikleri bedelin ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)14.000,00-TL ikame araç gideri tazminat bedelinin olan olay tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara hak ettikleri bedelinin ayrı ayrı verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 11.196,01-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 1.401,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.016,40-TL harcın mahsubu ile eksik 9.179,61-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 6.249,48-TL ile, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 2.933,90-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 4-Davacılar tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 1.401,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.631,80-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 1.790,65-TL ile, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 841,15-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 5.405,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 5.401,70-TL'sinin davalılardan (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 3.675,26-TL ile, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 1.726,44-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 3,30-TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, 8-Davacının değer kaybına ilişkin davasının ret olan kısmı yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine, 9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/03/2026 Katip e- imzalıdır

Hakim e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/333, K. 2026/229, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-333-e-2026-229-k-c618a9102ac8