İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/327 E. 2026/403 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/327
Karar No
2026/403
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/327 Esas KARAR NO : 2026/403

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/04/2025 KARAR TARİHİ : 01/06/2026 K. YAZIM TARİHİ : 10/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında uzun süreli ticari ilişki bulunduğunu, Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlu şirket vekili tarafından 10.03.2025 tarihinde haksız ve dayanaksız şekilde itiraz edildiğini, borçlu şirketin cari hesap ekstresine göre müvekkili şirkete 2.067.492,60-TL tutarında borçlu olduğunu, borçlu şirketin 2024 yılı içerisinde sadece küçük ödemeler yaptığını ve bakiye borcunu ödememek için sürekli oyalama yoluna gittiğini, arabuluculuk görüşmelerinde borcun kabul edilmesine rağmen ödeme yönünde adım atılmadığını, borçlunun temerrüdünün ihtarname ile kesinleştiğini, borçlu şirketin mal kaçırma şüphesi taşıdığını ve itirazın zaman kazanma amacı taşıdığı belirtilerek Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın likit olması sebebiyle takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesin talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında 2022 yılından bu yana aktif bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında 1 yıllık vadeli satış konusunda 3 yıldır süregelen bir ticari teamülün mevcut olduğunu, 04.03.2025 tarihinde gönderilen ihtar ile ödemenin vadesinden önce talep edildiğini, 23.03.2025 tarihinde arabuluculuk sürecinde anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, TTK m. 94/f. 2 uyarınca 1 aylık süre içerisinde bakiye kabul edilmeyerek itiraz edildiğini, bu nedenle alacağın henüz muaccel hale gelmediğini, cari hesap sözleşmesinin feshedildiğine dair bir bildirim yapılmadığını, faturalara yansıyan bedellerin ürünlerin peşin fiyatı değil vadeli satış fiyatları olduğunu, davacının vadesini beklemeden muaccel olmayan bir alacağı talep ettiğini, 2022-2023-2024 yıllarına ait cari hesap ekstrelerinin ödemelerin belirli vadeler doğrultusunda zamana yayılarak yapıldığını kanıtladığını, müvekkili şirketin 60 yıllık köklü ve varlıklı bir kurum olduğunu, davacının mal kaçırma iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin mahkemece reddedilmesinin isabetli olduğunu, davanın aslında davacı şirketin nakit sıkışıklığı nedeniyle acil tahsilat arayışından kaynaklandığını, müvekkili şirketin taahhütlerini yerine getirdiğini ve ödemelerinde bir sorun bulunmadığını belirterek, muaccel olmayan alacak için açılan davanın reddini, aksi kanaatte faiz ve icra inkar tazminatına hükmedilmemesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Dava, İİK 67 vd md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. SMMM Bilirkişi ... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 04/03/2026 tarihli rapora göre ; ''Dosya mevcudunun, davacı ve davalı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin, dava ve icra dosyası ile dayanak belgelerin muhasebesel yönden tetkik edildiği, davacı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde usulüne uygun yaptırıldığı, 2025 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği esaslarına göre tutulduğu, elektronik defterler ile envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı, davacı şirketin 2024 ve 2025 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olması nedeniyle sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirketin 2024 ve 2025 yılı ticari defter ve belgelerinin de Elektronik Defter Genel Tebliği esaslarına göre tutulduğu, elektronik defterler ile envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı, davalı şirketin 2024 ve 2025 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, tarafların 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin örtüştüğü, davacı ....'nin 10/03/2025 tarihi itibarıyla davalı ....'den 2.067.363,60 TL cari hesap alacağı bulunduğu, davalı şirketin aynı tutarda borçlu olduğu, davacının 129,00 TL posta masrafı talep ettiği, icra takip tarihi öncesinde işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, icra inkar tazminatı talebinin mahkemenin takdirinde olduğu '' hususu belirtilmiştir. Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı tarafından davalı ile olan ticari ilişki nedeniyle davalıya düzenlenen faturalardan dolayı başlatılan takibe itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı tarafça davacı ile 2022 yılından beri çalıştıkları, satış sözleşmesine konu ürünün taraflar arasındaki örtülü anlaşma gereği vadeli olarak ödeneceği şekilde fiyatlandırıldığını ve faturaya yansıyan bedelin peşin fiyatı değil vadeli fiyatı olduğunu, vade beklemeden takip başlatıldığını beyan etmiştir. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve her iki taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği, davalı defterine göre de davacının davalıdan 2,067,363,60 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden ve davalının iddia ettiği şekilde taraflar arasında vade olduğuna dair herhangi bir sözleşme sunulmamış olması, karar tarihine kadar herhangi bir ödeme yapıldığına dair belge sunulmamış olması, davalının yemin deliline dayanmasına rağmen yemin teklif etmemiş olması birlikte değerlendirildiğinde davacının davasını ispat ettiği kabul edilmiş, ayrıca faturalara ilaveten 129,00 TL tutarlı posta masrafına ilişkin belge de sunulduğundan ve davalı borcu ödememekle haksız olduğundan söz konusu tutarda takip miktarına ilave edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜNE, Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 2.067.492,60 TL alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA, Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 413.498,52 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 141.230,41 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 24.970,15 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 116.260,26 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı + 24.970,15 TL peşin nispi harç + 87,50 TL vekalet harcından ibaret toplam 25.673,05 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (8.000,00 TL bilirkişi ücreti + 138,50 TL posta/tebligat/ mü- zekkereden ibaret) 8.138,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,

4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,

5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 307.448,96 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,

Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/06/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/327, K. 2026/403, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-327-e-2026-403-k-312970723bad