İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/325 E. 2026/658 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/325
- Karar No
- 2026/658
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/325 Esas KARAR NO :2026/658
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/05/2025 KARAR TARİHİ:22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; "Davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalanmıştır. Söz konusu firmalarda hizmet alım ihale sözleşmesi kapsamında görev yapan ve işten ayrılan dava dışı işçi ... (T.C No:...) müvekkil Kuruma başvurarak kıdem tazminatını talep etmiş; bunun sonucunda kendisine ilgili tutar hesaplanarak ödenmiştir. Ancak Müvekkil kurum ile her bir davalı şirketler arasında imzalanan ihale sözleşmeler ve ekli şartnamelerinde söz konusu işçi alacak ve haklarından yüklenici sıfatıyla davalı şirketlerin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Müvekkil idare tarafından ödenen 71.048,69.TL davalılardan tek tek talep edilmiş ancak herhangi bir sonuç alınamamıştır. Yine yerleşik içtihatlarda görüldüğü üzere davalı şirket ava dışı işçiye ödenen tutardan sorumludur. Davamızın kabulüne karar verilerek; davalı şirketlerin işçisine ödenmiş olan 71.048,69TL’nin müvekkil kurumun ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte çalıştırma sürelerine öre belirlenecek sorumlukları oranında davalılardan rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerine bırakılmasına, kara verilmesi” talep etmiştir. CEVAP Davalı ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesi özetle; " Davacı ... Genel Müdürlüğü tarafından müvekkil ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. Aleyhine, dava dışı işçi ... için ödenen 71.048,69 TL kıdem tazminatının rücu için mahkemenizde dava ikame edilmiş olup süresi içerisinde davaya karşı cevap ve itirazlarımızı aşağıdaki şekilde sunma zaruretimiz hasıl olmuştur. Huzurdaki dava görevsiz mahkemede açılmıştır. Tazminat davası, tüm davalar için yetkili yer olan davalının ikametgahında, davalı tüzel kişi ise tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır. Tüm yasal düzenlemeler ve yerleşik Yargıtay içtihatları göz önüne alındığında ... tarafından verilen hizmetin niteliği kamu hizmeti olduğundan huzurdaki davadaki görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Dava dışı işçi ..., davacı ... Genel Müdürlüğü nezdinde ihale alan müvekkil şirkette 14.10.2010 - 31.12.2011 tarihleri arasında görev yapmıştır.Dava dışı işçinin müvekkil şirket nezdindeki çalışması fasılalı olup şahsın asıl işvereni davacı ... Genel Müdürlüğü olmuştur. Müvekkil şirket davacı ... Genel Müdürlüğü'nden almış olduğu ihale kapsamında, ...'nin yürütmekte olduğu kamu hizmetlerini vermek üzere alt işveren olarak çalışmalarda bulunmuştur.Davacının ihale kapsamında bedelini ödemediği bir hususun rücuen tazminini istemesi mümkün değildir.Her ne kadar davacı tarafça asıl işveren alt işveren ilişkisine dayanılarak, işçi tarafından açılmış dava sonucu ... Genel Müdürlüğü tarafından ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili isteniyor ise de; davacı taraf söz konusu işçilik alacağının detaylarına ilişkin hiçbir açıklamada bulunmamıştır.Davacı ... Genel Müdürlüğü davalı şirketlerle aralarında akdedilen ihale sözleşmesine ekli şartnamelerde işçilik alacaklarına ilişkin tüm alacak ve haklardan yüklenicilerin sorumlu olduğuna dair hüküm bulunduğunu buna istinaden tüm sorumluluğun davalı yüklenicilerde olduğu iddia etmiştir.Asla kabul anlamına gelememek ile birlikte; işçinin şirket bünyesinde çalıştığı dönem son brüt ücreti deliller ile sabit iken, işçilik alacağı olarak müvekkil şirkete rücu edilmek istenilen miktar oldukça fahiştir. Yine sorumluluğu kabul etmemekle birlikte aksi kanaat hasıl olunursa dava dışı işçinin müvekkil nezdinde görev yaptığı süreyle birlikte son maaşı da dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir.Ayrıca belirtilmelidir ki çalışma süresinin tamamı için alt işverenin sorumluluğuna gidilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Dava dışı işçinin müvekkilden en son ne kadar ücret aldığı dosyada bellidir. Müvekkilin şayet sorumluluğu cihetine gidilecekse bu ücret baz alınarak hesaplama yapılmalıdır. Tüm bunların yanı sıra, dava dışı işçinin müvekkil şirketten kıdem tazminatı alacağı bulunmamaktadır.Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı ...'nin rücu etmek istediği alacak zaman aşımana uğramıştır. Davacı, dava dilekçesinde iddia olunduğu üzere dava dışı işçinin kıdem tazminatını talep üzerine hesaplayıp ödemişse, işçinin çalışma süresi ve aldığı ücrete göre doğru bir hesaplama yapılıp yapılmadığı, iş akdinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde sona ermediği yargı kararı ile ortaya koyulmamıştır.davanın usule ilişkin itirazlarımız dikkate alınarak Görev yönünden reddine,İşçilik alacakları yönünden müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığından davanın reddine,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı ... Genel Müdürlüğü üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ettikleri görülmüştür. Davalı ... Turizm A.Ş. vekili cevap dilekçesi özetle; "Dava dışı işçi müvekkil şirket bünyesinde belirli süreli olarak çalışmıştır. Dava dışı işçi müvekkil şirket bünyesinde 06.12.2023 - 30.06.2024 tarihleri arasında ... yol yardım ve çekici - kurtarıcı olarak çalışmıştır. İş sözleşmesi belirli süreli olup süre sonunda kendiliğinden sona ermiştir. Dava dışı işçinin müvekkil şirketteki toplam çalışma süresi 6 aydan biraz fazladır. Bir işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için en az 1 yıl sürekli çalışması gereklidir.Tüm sorumluluk davacı kuruma aittir. nitekim yakın tarihli sayıştay temyiz kurulu kararında da bu durumun altı çizilmiştir.Yine dava dışı işçinin çalıştırılması ve işten çıkartılması konusunda tek yetki davacı Kuruma aittir. Nitekim dava dışı işçinin pek çok taşeron bünyesinde aralıksız çalıştığı görülmektedir. Geçen süre zarfında taşeronlar değişmiş olmasına rağmen, değişmeyen tek şey işçinin Kurum bünyesinde aynı işe devam ediyor oluşudur. Sadece buradan bile işçinin çalıştırılması ve işten çıkartılması noktasında tek ve nihai takdir hakkının kurumda olduğu anlaşılmaktadır Yine dava dışı işçinin çalışma saatleri ve çalışma koşullarına ilişkin esaslı tüm hususlar Kurum tarafından belirlenmiştir. Bu haliyle işçiye yapılan tüm ödemelerden davacının tek başına sorumlu olduğu ve bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği açıktır. Daha da önemlisi Sayıştay Temyiz Kurulu kararı tarafından çok yakın tarihte verilmiş ve doğrudan huzurdaki dava konusuyla ilgili bir kararı paylaşmak isteriz. ilgili İdarenin yükleniciye rücu hakkı (yarı oranda dahi) olmadığına karar verilmiştir. Bu kararın özelliği, güncel olması yanında Temyiz Kurulu tarafından verilmiş ve kesin niteliğe haiz olmasıdır. Dava dilekçesinde, Sözleşmenin 22.maddesinin atıf yaptığı Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 38.maddesine istinaden tazminat sorumluluğun müvekkile ait olduğu iddia edilmiştir. İlgili madde hükmü ve HİGŞ’nin 6. Bölümünde yer alan 38.maddesinde işçilerin fiili işçilik alacaklarına ilişkin düzenleme içermekte olup iş akdinin feshine bağlı alacaklardan olan kıdem tazminatından hangi tarafın sorumlu olacağını belirlememektedir. Hesaplama yapılacaksa ilgili dönemdeki son ücret üzerinden yapılmalıdır. Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, en azından "dönemsel" ve "müşterek-müteselsil" sorumluluk kapsamında karar verilmesi gereklidir. Müvekkil şirket, işçinin kendisinde çalıştığı döneme isabet eden ve müvekkilden aldığı son ücrete göre hesaplanacak tutarlardan sorumlu olacaktır. Bu durum Sebepsiz Zenginleşmenin bir gereğidir.Yukarıda arz ve izah edilen gerekçelere istinaden; Davanın reddine, Yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağının karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini" talep ettikleri görülmüştür. DELİLLER Delil olarak; gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. ... Genel Müdürlüğü'ne, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazıldığı görülmüştür. Dosyaya bilirkişi Av. ... tarafından 25.02.2026 tarihli bilirkişi kök raporu sunulduğu görüldü. Dosyaya bilirkişi Av. ... tarafından 05.05.2026 tarihli bilirkişi ek raporu sunulduğu görüldü. Bilirkişi ek raporunda özetle;" Tüm takdir ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; taraf itirazlarının değerlendirilmesiyle dosya kapsamında davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme ilişkin sorumlu olabilecekleri kıdem tazminatına ilişkin davacının talep edebileceği net alacak miktarlarını seçenekli olarak ¸ Olabileceğine" hususları tespit edilmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, davacı şirket ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalanması sonucu söz konusu firmalarda hizmet alım sözleşmesi kapsamında görev yapan ve işten ayrılan dava dışı işçi ...'a yapılan 71.048,69 TL kıdem tazminatı ödemesinin davalı şirketler ile imzalanan ihale sözleşmeleri ve ekli şartnamelerde işçilik alacaklarından her bir davalının sözleşme dönemine tekabül eden tutar kadar sorumluluklarının bulunduğunu iddia ve beyan ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 71.048,69 TL nin çalışma sürelerine göre belirlenecek sorumlulukları oranında davalılardan tahsilini istemine ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen verilerle ... Personel Destek Hizmetleri 'nin ... Danışmanlık Eğitim tarafından devralındığı anlaşılmakla iş bu davalıya husumet yönetilebileceği ve devralınan şirketin devamı olduğundan iş bu alacak tutarından sorumlu olacağı anlaşılmıştır.. Sgk kayıtlarının incelenmesinde, hizmet dökümü, işyeri unvan listesi gönderildiği ve 14.10.2010-31.12.2011 tarihleri arasında ... işyeri numaralı ... İNŞAAT SAN VE TİC LTD ŞTİ işveren bünyesinde çalıştığı ve 5 ( belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi)koduyla işten çıkışının yapıldığı, 01.01.2012-31.12.2012 tarihleri arasında ... işyeri numaralı ... PERSONEL DESTEK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ işveren bünyesinde çalıştığı ve 5 ( belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi) koduyla işten çıkışının yapıldığı, 01.01.2013-31.10.2013 tarihleri arasında ... işyeri numaralı ... TURİZM TAŞ. GIDA İNŞAAT TEMİZLİK HİZM. SAN. VE TİC. A.Ş. işveren bünyesinde çalıştığı ve 3 ( istifa ) koduyla işten çıkışının yapıldığı, 16.12.2023-30.06.2024 tarihleri arasında 1125131 işyeri numaralı ... TURİZM TAŞIMACILIK GIDA İNŞAAT TEMİZLİK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. işveren bünyesinde çalıştığı ve 34 ( devir) koduyla işten çıkışının yapıldığı anlaşılmıştır. Sunulan kıdem tazminatı formu uyarınca dava dışı işçinin 3 yıl 7 gün hizmetinin bulunduğu ve tazminat tahakkuklarının yer aldığı ve 31.10.2023 tarihi itibari ile davacının kıdem tazminatına esas brüt ücretinin aylık 26.448,00 TL olduğu, 8.228,27 TL ikramiye, 2.376,00 TL yemek parası, 393,00 TL giysi yardımı, 2.644,80 TL vardiya primi, 2.745,00 TL birleştirilmiş sosyal yardımlar toplamı 42.835,48 TL, TİS gereği 60 günlük brüt kazancın 85.670,95 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı kurum ve davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi ile alt işverenlik ilişkisi kurulduğu tarafların kabulündedir. Dosyadaki mevcut hizmet dökümünde dava dışı işçinin çalıştığı süre boyunca kıdem tazminatına hak kazanmayacak şekilde iş ilişkisinin sona erdiğine dair yazılı belge bulunmadığı gibi davalılar tarafından bu hususta delil sunulmadığı anlaşılmakla dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak edecek şekilde iş sözleşmesini sona erdiği sabit hale gelmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü uyarınca asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Taraflarca sunulan deliller, alınan bilirkişi raporu tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, her bir alt işverenin kendi dönemi ile sınırlı olacak şekilde hesaplanacak olan bedelden tam olarak sorumlu oldukları sabit olmakla (hizmet işleri genel şartnamesi 6.bölüm gereği -taraflar arasında imzalanan hizmet alım tip sözleşmesi madde 22.1 uyarınca) buna göre alınan bilirkişi raporu uyarınca sunulan kıdem tazminatı formu esas alınmak suretiyle yapılan hesaplama gereği davacının dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödemiş olduğu dosyaya sunulan belgeler ile sabit olduğundan ve sözleşmelere ve teknik şartnameye göre davalı şirketlerin tüm bu ödemelerden kendi paylarına düşen kısım üzerinden sorumlu olduğu anlaşılmakla alınan bilirkişi ek raporunda 2.seçenek üzerinden yapılan tespit ve hesaplamalar üzerinden (davacının 16/09/2026 tarihli talep sonucu dikkate alınarak) davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, 28.059,08-TL'nin 29/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... inşaat şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, - 23.489,83-TL'nin 29/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... danışmanlık inşaat şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, - 19.499,78-TL'nin 29/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... turizm şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 4.853,34-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan harçtan mahsubu ile eksik kalan 3.640-TL harcın davalılardan (davalı ... 1.283,83 TL sinden, davalı ... danışmanlık 1.203,38 TL sinden , davalı ... turizm 1.152,79 TL sinden sorumlu olacak şekilde) ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk gideri olan 4600 TL nin davalılardan müştereken alınarak hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan ilk gider, bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere toplam 18.527,64-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine, Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair karar verildi. 22/09/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır