İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/326 E. 2026/659 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/326
Karar No
2026/659
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/326 Esas KARAR NO : 2026/659

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; " Davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalanmıştır. Söz konusu firmalarda hizmet alım ihale sözleşmesi kapsamında görev yapan ve işten ayrılan dava dışı işçi ... (TCKN: ...) müvekkil kuruma başvurarak kıdem tazminatını talep etmiş; bunun sonucunda kendisine ilgili tutar hesaplanarak ödenmiştir. Ancak Müvekkil kurum ile her bir davalı şirketler arasında imzalanan ihale sözleşmeler ve ekli şartnamelerinde söz konusu işçi alacak ve haklarından yüklenici sıfatıyla davalı şirketlerin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle müvekkil kurumun rücu hak ve yetkisi bulunmaktadır. Her bir davalı firma kendi sözleşme dönemlerine tekabül eden tutar kadar sorumludur. Kaldı ki SGK kayıtlarına bakıldığında dava dışı işçinin ilgili şirketlerin işçisi olarak çalıştığı görülecektir Müvekkil idare tarafından ödenen 150.849,76.TL davalılardan tek tek talep edilmiş ancak herhangi bir sonuç alınamamıştır. Tarafımızca ... Personel Şirketinin Zirve 7 Şirketi'ne devir olunduğu öğrenildiğinden tekrar arabuluculuk başvurusu yapılmıştır. Yukarıda belirtilen nedenlerle; davalı şirketlerin işçisi olarak çalışan ... isimli işçiye tarafımızca yapılan işçilik alacağı ödemesinden, dava dışı işçinin et alım ihale sözleşmeleri kapsamında işvereni olmaları, aramızdaki sözleşme hükümleri, SGK Kayıtları ve bu konudaki Yargıtay içtihatları doğrultu davalı şirketler sorumlu olup müvekkilce yapılan ödemenin davalı şirketlerden çalıştırma sürelerine göre sorumlulukları oranında rücüen tahsili için iş bu davayı açma zorunluluğu doğmuştur. Davamızın kabulüne karar verilerek; davalı şirketlerin işçisine ödenmiş olan 150.849,76TL’nin müvekkil kurumun ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari fiziki ile birlikte çalıştırma sürelerine göre belirlenecek sorumluklar oranında davalılardan rücüen tahsiline yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerine bırakılmasana karar vermesini." talep etmiştir. CEVAP Davalı ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş'nin vekili cevap dilekçesi özetle; "Huzurdaki dava görevsiz mahkemede açılmıştır. Bir kamu kuruluşu olan davacı tarafın rücuen tazminat iddiasında bulunduğu davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Tazminat davası, tüm davalar için yetkili yer olan davalının ikametgahında, davalı tüzel kişi ise tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır. Huzurdaki dava işçilik alacağına dayanmaktadır ve davacı tacir değildir. Bu durumda davanın Ticaret Mahkemesinde ikame edilmesi hukuka aykırı bir durum oluşturmaktadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.Tüm yasal düzenlemeler ve yerleşik Yargıtay içtihatları göz önüne alındığında ... tarafından verilen hizmetin niteliği kamu hizmeti olduğundan huzurdaki davadaki görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Dava dışı işçi ..., davacı ... Genel Müdürlüğü nezdinde ihale alan müvekkil şirkette 01.08.2009 - 31.12.2011 tarihleri arasında görev yapmıştır. Dava dışı işçinin müvekkil şirket nezdindeki çalışması fasılalı olup şahsın asıl işvereni davacı ... Genel Müdürlüğü olmuştur.İhale şartları gereğince, her ne kadar işçi müvekkile bağlı çalışıyor olsa da emir ve talimatı davacıdan almakta, esasen görülen iş de kamu hizmeti olduğundan işin asıl sahibi davacı ... olmaktadır. Davacının ihale kapsamında bedelini ödemediği bir hususun rücuen tazminini istemesi mümkün değildir.Her ne kadar davacı tarafça asıl işveren alt işveren ilişkisine dayanılarak, işçi tarafından açılmış dava sonucu ... Genel Müdürlüğü tarafından ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili isteniyor ise de; davacı taraf söz konusu işçilik alacağının detaylarına ilişkin hiçbir açıklamada bulunmamıştır. Davacı ... Genel Müdürlüğü davalı şirketlerle aralarında akdedilen ihale sözleşmesine ekli şartnamelerde işçilik alacaklarına ilişkin tüm alacak ve haklardan yüklenicilerin sorumlu olduğuna dair hüküm bulunduğunu buna istinaden tüm sorumluluğun davalı yüklenicilerde olduğu iddia etmiştir. Asla kabul anlamına gelememek ile birlikte; işçinin şirket bünyesinde çalıştığı dönem son brüt ücreti deliller ile sabit iken, işçilik alacağı olarak müvekkil şirkete rücu edilmek istenilen miktar oldukça fahiştir. Yine sorumluluğu kabul etmemekle birlikte aksi kanaat hasıl olunursa dava dışı işçinin müvekkil nezdinde görev yaptığı süreyle birlikte son maaşı da dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir.Ayrıca belirtilmelidir ki çalışma süresinin tamamı için alt işverenin sorumluluğuna gidilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Dava dışı işçinin müvekkilden en son ne kadar ücret aldığı dosyada bellidir. Müvekkilin şayet sorumluluğu cihetine gidilecekse bu ücret baz alınarak hesaplama yapılmalıdır. Tüm bunların yanı sıra, dava dışı işçinin müvekkil şirketten kıdem tazminatı alacağı bulunmamaktadır.birlikte, davacı ...'nin rücu etmek istediği alacak zamanaşımana uğramıştır. Davacı ... Genel Müdürlüğü'nün rücu talebini dayandırdığı ihaleler ile buna bağlı sözleşmeler ve eklerinin, yasal mevzuata uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadıkları, ihale şartnameleri ihaleye verilen teklifler, ihaleyi alan şirketler ve imzalanan tüm sözleşmelerin yetki ve şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının denetlenmesi için mahkeme dosyasına sunulması ve incelenmesi gerekmektedir. Davacı, dava dilekçesinde iddia olunduğu üzere dava dışı işçinin kıdem tazminatını talep üzerine hesaplayıp ödemişse, işçinin çalışma süresi ve aldığı ücrete göre doğru bir hesaplama yapılıp yapılmadığı, iş akdinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde sona ermediği yargı kararı ile ortaya koyulmamıştır. davanın usule ilişkin itirazlarımız dikkate alınarak Görev yönünden REDDİNE,İşçilik alacakları yönünden müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığından davanın REDDİNE,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı ... Genel Müdürlüğü üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ettikleri görülmüştür. Davalı ... Turizm A.Ş.'nin vekili cevap dilekçesi özetle; " ... Turizm A.Ş. Dava dışı işçi ...’a tazminatı, ücretleri, harç ve yargılama gideri olan 150.849,76 TL ödemenin yapıldığı, dava dışı işçi müvekkil şirket bünyesinde en son 2015 tarihinde çalışmıştır. Dava dışı işçi müvekkil şirket bünyesinde 01.01.2015 - 31.12.2015 tarihleri arasında motorlu araçlar bakım onarım işçisi olarak çalışmıştır. İşin sona ermesi sebebine dayanılarak iş akdi sona ermiştir. Tüm sorumluluk davacı kuruma aittir, nitekim yakın tarihli sayıştay temyiz kurulu kararında da bu durumun altı çizilmiştir. Yine dava dışı işçinin çalıştırılması ve işten çıkartılması konusunda tek yetki davacı Kuruma aittir. Nitekim dava dışı işçinin pek çok taşeron bünyesinde aralıksız çalıştığı görülmektedir. Geçen süre zarfında taşeronlar değişmiş olmasına rağmen, değişmeyen tek şey işçinin Kurum bünyesinde aynı işe devam ediyor oluşudur. Yine dava dışı işçinin çalışma saatleri ve çalışma koşullarına ilişkin esaslı tüm hususlar Kurum tarafından belirlenmiştir. Bu haliyle işçiye yapılan tüm ödemelerden davacının tek başına sorumlu olduğu ve bu gerekçe Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, Tebliğ’de yapılan değişiklikten sonra personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında yüklenicilere yapılan ödemelerin kıdem tazminatı maliyet kalemini içermediği, bu sebeple de Belediye tarafından ödemesi yapılmayan bir mali yükümlülüğün muhatabının yükleniciler ya da belediye şirketinin olmadığı açıktır.Açıklanan nedenlerle, belediyesinin %100 sermayedarı olduğu şirketi ... Ltd. Şti. ile yapılan hizmet alımı sözleşmesi uyarınca Belediyede çalışmakta iken emekli olan işçilere Belediye tarafından ödenen kıdem tazminatlarının mezkur şirkete rücu edilmemesi mevzuata uygundur. Genel şartnamenin 38. maddesi birlikte sorumluluğun aksini kararlaştırmamaktadır. hesaplama yapılacaksa ilgili dönemdeki son ücret üzerinden yapılmalıdır. Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, en azından "dönemsel" ve "müşterek-müteselsil" sorumluluk kapsamında karar verilmesi gereklidir. Müvekkil şirket, işçinin kendisinde çalıştığı döneme isabet eden ve müvekkilden aldığı son ücrete göre hesaplanacak tutarlardan sorumlu olacaktır. Bu durum Sebepsiz Zenginleşmenin bir gereğidir. Yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağının karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini" talep ettikleri görülmüştür. DELİLLER Delil olarak; gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. İstanbul Elektrik Tramvay Ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı görülmüştür. Dosyaya bilirkişi Av. ... tarafından 25.02.2026 tarihli bilirkişi kök raporu sunulduğu görüldü. Dosyaya bilirkişi Av. ... tarafından 05.05.2026 tarihli bilirkişi ek raporu sunulduğu görüldü. Bilirkişi raporunda özetle; " ¸" hususları tespit edilmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, davacı şirket ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalanması sonucu söz konusu firmalarda hizmet alım sözleşmesi kapsamında görev yapan ve işten ayrılan dava dışı işçi ...' a davacı tarafından yapılan 150.849,76 TL kıdem tazminatı ödemesinin davalı şirketler arasında imzalanan ihale sözleşmeleri ve ekli şartnamelerde işçilik alacaklarından her bir davalının sözleşme dönemine tekabül eden tutar kadar sorumluluklarının bulunduğunu iddia ve beyan ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 150.849,76 TL nin birlikte çalışma sürelerine göre belirlenecek sorumlulukları oranında davalılardan tahsilini istemine ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen verilerle ... Personel Destek Hizmetleri 'nin Zirve 7 Danışmanlık Eğitim tarafından devralındığı anlaşılmakla iş bu davalıya husumet yönetilebileceği ve devralınan şirketin devamı olduğundan iş bu alacak tutarından sorumlu olacağı anlaşılmıştır.. Dava dışı işçi ... tarafından el yazısı ile 23.11.2005 tarihinde ... şirketinde işe başladığı, çeşitli firmalarda çalıştığı, emeklilik nedeniyle iş akdini feshettiğinden 01.08.2009-31.12.2015 arası firmalarda olan hizmet karşılığı kıdem tazminatının ödenmesine yönelik dilekçe verdiği anlaşılmıştır. Sunulan Kıdem Tazminatı Formu uyarınca davacının 6 yıl 4 ay, 30 gün hizmetinin bulunduğu ve tazminat tahakkuklarının yer aldığı anlaşılmıştır. SGK kayıtlarına göre dava dışı işçinin 01.08.2009-31.12.2011 tarihleri arasında ... İNŞAAT SAN VE TİC LTD ŞTİ bünyesinde, 01.01.2012-31.12.2012 tarihleri arasında ... PERSONEL DESTEK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ bünyesinde, 01.01.2013-31.10.2015 tarihleri arasında ... TURİZM TAŞ. GIDA İNŞAAT TEMİZLİK HİZM. SAN. VE TİC. A.Ş. bünyesinde çalıştığı tespit edilmiştir. Kıdem tazminatı formunda, kıdem tazminatına esas brüt ücretinin aylık 13.923,00 TL olduğu, 4.331,60 TL ikramiye, 1.760,00 TL yemek parası, 327,84 TL giysi yardımı, 1.392,30 TL vardiya primi, 2.285,54 TL birleştirilmiş sosyal yardımlar toplamı 24.020,28 TL, TİS gereği 60 günlük brüt kazancın 48.040,56 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı kurum ve davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi ile alt işverenlik ilişkisi kurulduğu tarafların kabulündedir. Dosyadaki mevcut hizmet dökümünde dava dışı işçinin çalıştığı süre boyunca kıdem tazminatına hak kazanmayacak şekilde iş ilişkisinin sona erdiğine dair yazılı belge bulunmadığı gibi davalılar tarafından bu hususta delil sunulmadığı anlaşılmakla dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak edecek şekilde iş sözleşmesini sona erdiği sabit hale gelmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü uyarınca asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Taraflarca sunulan deliller, alınan bilirkişi raporu tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, her bir alt işverenin kendi dönemi ile sınırlı olacak şekilde hesaplanacak olan bedelden tam olarak sorumlu oldukları sabit olmakla (hizmet işleri genel şartnamesi 6.bölüm gereği -taraflar arasında imzalanan hizmet alım tip sözleşmesi madde 22.1 uyarınca) buna göre alınan bilirkişi raporu uyarınca sunulan kıdem tazminatı formu esas alınmak suretiyle yapılan hesaplama gereği davacının dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödemiş olduğu dosyaya sunulan belgeler ile sabit olduğundan ve sözleşmelere ve teknik şartnameye göre davalı şirketlerin tüm bu ödemelerden kendi paylarına düşen kısım üzerinden sorumlu olduğu anlaşılmakla alınan bilirkişi ek raporunda 2.seçenek üzerinden yapılan tespit ve hesaplamalar üzerinden (davacının 16/09/2026 tarihli talep sonucu dikkate alınarak) davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, 56.826,08-TL'nin 25/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... inşaat şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, - 23.554,19-TL'nin 25/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı zirve 7 danışmanlık inşaat şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, - 70.469,49-TL'nin 25/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... turizm şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 10.304,55-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan harçtan mahsubu ile eksik kalan 7.728,41-TL harcın davalılardan (davalı ... 2.911,29 TL sinden, davalı zirve 7 danışmanlık 1.206,40 TL sinden , davalı ... turizm 3.610,72 TL sinden sorumlu olacak şekilde) ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk gideri olan 4600 TL nin davalılardan müştereken alınarak hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan ilk gider, bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere toplam 19.175,44-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine, Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair karar verildi. 22/09/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/326, K. 2026/659, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-326-e-2026-659-k-3c928efeb0a4