İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/319 E. 2026/299 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/319
- Karar No
- 2026/299
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/297 KARAR NO : 2026/294
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/03/2025 KARAR TARİHİ : 27/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ----- madeni yağ, antfiriz v.b ürünlerin satımını yapan şirket olduğunu. Davalı taraf ise raylı sistem inşaatlarını yapan şirket olduğunu. Davalı ------müvekkil şirketten fatura karşılığında ürün satın aldığını. Davalı şirket, faturaya konu olan ürünlerin tamamını eksiksiz olarak teslim aldığını ancak fatura bedellerini davacı şirkete ödemediğini. Söz konusu bakiye fatura bedeli olan 165.210,50 TL'nin ödenmemesi nedeniyle borçlu şirket ---- dosyasından icra takibi başlatıldığını. Borçlu şirket süresi içerisinde itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu. Davalı şirketin itirazının iptalini sağlamak için ------ numaralı dosyasından dava şartı arabuluculuk yoluna başvuru yapılmışsa da taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını beyan ederek; davanın kabulüne, davalının----- sayılı dosyasındaki itirazının iptaline ve takibin devamına, ssıl alacağın %20’si oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalıya karşı ikame edilen huzurdaki davada; davacı ve davalı arasındaki yağ alım satımına dayanan ticari ilişkinin bulunduğu, davalı şirketin, faturaya konu olan ürünlerin tamamını eksiksiz olarak teslim aldığı ancak fatura bedellerinin davacıya ödenmediği, davaya konu borç sebebiyle -----Esas numaralı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibin durması amacıyla davalı tarafından kötü niyetle borca itiraz edildiği, belirtilerek itirazın iptaline ve asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edildiğini, davacı, icra takibinin dayanağı faturaya itiraz edilmemesi üzerine icra takibi başlatmış ve ödeme emrine itiraz edilmesi akabinde hukuka aykırı şekilde huzurdaki davayı ikame etmiş olup haksız ve hukuki mesnetten yoksun iddialar ile ikame edilen huzurdaki davaya karşı cevaplarımız aşağıda Sayın Mahkeme’nin bilgi ve dikkatine sunduklarını. Faturanın düzenlenip karşı tarafa gönderilmesi ve karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olması alacak hakkı doğurmayıp karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmayacağını. Davalı alım satım ilişkisini kabul etmemektedir. Bu nedenle deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğiniborç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre (yemin teklifi dahil ) kanıtlaması gerekir. Ayrıca, davalıya tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesi söz konusu olamaz. Faturanın deftere kaydı taşımanın gerçekleştiğine yalnızca karine teşkil eder. Bu karinenin aksinin ispatı her zaman olanaklı olduğunu.Davalı alım satım ilişkisini kabul etmemektedir. Bu nedenle deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğiniborç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre (yemin teklifi dahil ) kanıtlaması gerekir. olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir davacının fatura , bu teslimin Çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına geldiğini beyan ederek; haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen huzurdaki davanın tüm talepler yönünden reddine, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur. ----- İcra Müdürlüğü'nün --- esas sayılı dosyası celp edilmiştir. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1). Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır. Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;
4) İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme 10.10.2025 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ---. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususunda olduğu belirlenmiştir.’’ Her iki tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. A) Defter İncelemesi (Usul) b) Hesap İncelemesi, c) BA-BS Formlarının İncelenmesi, 4.a. DEFTER İNCELEMESİ (USUL): 4.a.2 -DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı tarafın 2024 ve 2025 yıllarında e-defter mükellefi olduğu. Davacı tarafından ibraz edilen 2024-2025 yıllarına ait ticari defterlerin onay bilgileri aşağıdaki gibidir. Davacı şirketin ibraz ettiği 2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.a.2 -DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davalı tarafından ibraz edilen 2024-2025 yıllarına ait ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir. Davalı şirketin ibraz ettiği 2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.b. HESAP İNCELEMESİ: 4.b-1 Davacı Hesap İncelemesi: Davacı şirketin ticari defterlerinde, yevmiye defterinde Alıcılar hesabının grup olarak kayıt edilerek, her bir alıcı için ayrı hesap kodu takip edilmediği, ancak arka planda çalışan yardımcı defterlerinde cari hesap modülünde davalı şirkete ait olan 2024-2025 yılları ------ Kodlu cari hesabın dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, Davacı tarafın 2023 yılından 2024 yılına devrolan alacağının 83.111,20 TL olduğu; davacı tarafından 09.01.2024 tarihinden 09.12.2024 tarihine kadar davalı tarafa 8 adet fatura ile 305.536,50 TL tutarında satış yapıldığı, bu süreçte davalı taraftan ayrı tarihlerde toplam 115.311,20 TL ödeme alındığı ve buna göre, 31.12.2024 tarihi itibarıyla davacı tarafın 273.336,50 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2025 yılına devrettiği, Davacı tarafın 07.01.2025 tarihinden 06.02.2025 tarihine kadar davalı taraftan toplam 110.176,00 TL ödeme aldığı, buna göre 22.02.2025 icra takip tarihi itibarıyla davalıdan 163.160,50TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davacı tarafın 22.02.2025 icra takip tarihi ve 25.03.2025 dava tarihinden sonra; davalı taraftan 28.03.2025 - 06.10.2025 tarihleri arasında toplam 102.050,00 TL ödeme daha alındığı ve böylece dava tarihinden sonra davalı taraftan olan alacağın 61.110,50 TL olduğu anlaşılmıştır. 4.b-1 Davalı Hesap İncelemesi: Davalu şirketin ticari defterlerinde, yevmiye defterinde Satıcılar hesabının grup olarak kayıt edilerek, her bir satıcı için ayrı hesap kodu takip edilmediği, ancak arka planda çalışan yardımcı defterlerinde cari hesap modülünde davacı şirkete ait olan 2024-2025 yılları ----- kodlu cari hesabın dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, Davalı tarafın 2023 yılından 2024 yılına devir olan borcunun 83.111,20 TL olduğu; davalı tarafından 09.01.2024 tarihinden 09.12.2024 tarihine kadar davacı taraftan 9 adet fatura ile 305.536,50 TL tutarında alış yapıldığı, bu süreçte davacı taraftan ayrı tarihlerde toplam 115.311,20 TL ödeme yapıldığı ve buna göre, 31.12.2024 tarihi itibarıyla davalı tarafa 273.336,50 TL borçlu olduğu ve bu tutarın 2025 yılına devrettiği. Davalı taraf, 25.01.2025 tarihli ----- seri nolu fatura ile davacı tarafan 2.050,00 TL tutarlı alış yaptığı, 07.01.2025 tarihinden 06.02.2025 tarihine kadar davacı tarafa toplam 110.176,00 TL ödeme yaptıüo, buna göre 22.02.2025 icra takip tarihi itibarıyla davacı tarafa 165.210,50 TL borçlu olduğu görülmüştür. Davalı tarafından 22.02.2025 icra takip tarihi ve 25.03.2025 dava tarihinden sonra; davacı tarafa 28.03.2025 - 06.10.2025 tarihleri arasında toplam 102.050,00 TL ödeme daha yaptığı ve böylece dava tarihinden sonra davacı tarafa olan borcunun 63.160,50 TL olduğu anlaşılmıştır. 4.c- BA-BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere ---- Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davacının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 16.10.2025 tarihli yazı cevabından, davacının 2024-2025 yılları karşılaştırılmalı BS - BA formunu dosyaya göndermiştir. Davacı tarafın 2024-2024 yılı BS formu incelendiğinde, davalı tarafa düzenlenmiş herhangi bir faturaya rastlanmadığı görülmüştür. ---- Vergi Dairesi 15.10.2025 tarihli yazı cevabında, Dairemiz ---- vergi kimlik numarasında kayıtlı ----- 14/07/1998 tarihinde mükellefiyetini tescil ettirdiği ilgili mükellefiyetini 20/05/2002 tarihinde sonlandırdığı dolayısı ile yukarıda bahse konu olan 2024-2025 yılına ait taraflar arasındaki kayıtları gösterir BABS formlarının kayıtlarımızda mevcut olmadığı’’ Şeklinde bildirmiştir. Faiz Konusu İncelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 22.02.2025 tarihli takipte 165.210,50 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak tutarı için takip tarihinden itibaren yıllık %44,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, 5 ) S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı şirketin ibraz ettiği 2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: ---. İcra Müdürlüğü’nün ----sayılı dosyası kapsamında; davacı taraf, cari hesap bakiyesine dayanarak 22.02.2025 takip tarihinde davalı aleyhine 165.210,50 TL asıl alacak talebiyle icra takibi başlatmıştır. Davacı tarafından davalı adına yürütülen 2024-2025 yılları muavin defter kayıtlarına göre, 22.02.2025 icra takip tarihi itibarıyla davalıdan 163.160,50 TL alacaklı olduğu; 25.03.2025 dava tarihinden sonra davalından toplam 102.050,00 TL ödeme aldığı ve buna göre dava tarihinden sonra davalı taraftan 61.110,50 TL alacaklı olduğu. Davalı tarafın davacı adına yürütülen 2024-2055 yılları muavin defter kayıtlarınan göre, 22.02.2025 icra takip tarihi itibarıyla davacıya 165.210,50 TL borçlu olduğu; dava tarihinden sonra davacı tarafa toplam 102.050,00 TL ödeme yaptığı ve buna göre dava tarihiden sonra davacı tarafa 63.160,50 TL olduğu Taraf defter kayıtlarında, takip tarihi itibariyle 2.050,00 TL tutarındaki farkın (61.110,50 – 165.210,50 =) davalı tarafın kayıtlarında yer alan 21.01.2025 tarihli ve ------ seri numaralı 2.050,00 TL tutarındaki davacı faturanın, davacı tarafın kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davacı tarafın 22.02.2025 tarihli icra takibi ile 165.210,50 TL asıl alacak talebinde bulunduğu; davacı defterlerinde bu tutarın 163.160,50 TL olarak görüldüğü, buna karşın davalı tarafın kendi defterlerinde takip tarihi itibarıyla 165.210,50 TL borçlu göründüğü görülmüştür. Taraf defter kayıtlarındaki bu uyumsuzluğun, davacı tarafça düzenlenen 21.01.2025 tarihli 2.050,00 TL tutarlı faturanın davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı. Söz konusu faturanın davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olması, faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine karine teşkil ettiğinin, Bu tutarın davacı cari hesap alacağına eklenebileceğinin kabulü halinde; davacının 22.02.2025 icra takip tarihi itibarıyla davalıdan olan toplam cari hesap alacağının 165.210,50 TL (163.160,50 TL + 2.050,00 TL) olduğu hesaplanmaktadır. Davalı tarafından 20.03.2025 dava tarihinden sonra 28.03.2025 tarihinden 06.10.2025 tarihine kadar toplan 102.050,00 TL tuıtalı ödemenin borcun infaz aşamasında dikkate alınabileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın kendi ticari defterleri ile 165.210,50 TL borçlu göründüğü, 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 165.210,50 TL fatura alacağı olduğu, davalının dava açıldıktan sonra harici olarak yapmış olduğu 28/03/2025 tarihli 2.050,00 TL, 20/06/2025 tarihli 90.000,00 TL, 06/10/2025 tarihli 10.000,00 TL olmak üzere toplam 102.050,00 TL ödemenin infazda dikkate alınması sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, 2--. İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 165.210,50 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, davalı tarafından harici olarak yapılan 28/03/2025 tarihli 2.050,00 TL, 20/06/2025 tarihli 90.000,00 TL, 06/10/2025 tarihli 10.000,00 TL olmak üzere toplam 102.050,00 TL ödemenin infazda dikkate alınmasına, 3-Asıl alacak olan 165.210,50 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Karar ve ilâm harcı olan 11.285,52-TL harçtan peşin alınan 1.995,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.290,18-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 10.590,00 TL yargılama gideri ve 1.995,34 TL peşin harç toplamı 12.585,34-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.