İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/309 E. 2026/300 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/309
- Karar No
- 2026/300
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/309 Esas KARAR NO :2026/300 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 24/03/2025 KARAR TARİHİ: 27/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----bulunan--------- davacın medikal alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu. Davacı şirket, hızlı tanı test kiti üretimi ve satımıyla iştigal etmekte ve bu kapsamda birçok firmaya ürün tedarikinde bulunduğunu. --------- de davacı şirketin ürün tedarik ettiği müşterilerinden birisi olduğunu. Davacı ile davalı arasında ------diğer hızlı tanı test kitlerinin tedarikine ilişkin ticari ilişki vardır. Bu kapsamda Davalı, Müvekkil Şirket'e teslim edilen ürünler için peyderpey ödemeler yaptığını. ---- numaralı faturalar kapsamında bakiye ------ tutarında bakiye borcun ödemesi yapılmadığını. Davalı, bakiye borcunu ödemediği gibi bu faturalara herhangi bir itirazda da bulunmadığını. Bu kapsamda bakiye borcun ödenmesi için --------Numaralı takip dosyası ile takip tarihi itibariyle alacak ------üzerinden takibi başlatıldığını. Davalı, Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. Madde düzenlemesi kapsamında temerrüde düştüğünü beyan ederek; davanın kabulüne,------- Numaralı dosyada yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, likit alacağa TTK 1530 uyarınca en yüksek faizin uygulanmasına, haksız ve kötüniyetli itirazda bulunarak takibin durmasını sağlayan davalı aleyhinde en az %20 olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafça tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, haksız ve kötü niyetli olarak davalı aleyhine; ------Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatığını, icra takibi neticesinde davalıya tebliğ edilen ödeme emrine yasal süresi içinde taraflarınaca itiraz edildiğini ve davacı tarafça işbu itirazın iptali davası açıldığını. Davalının alacaklı olduğunu iddia eden davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını. Davacı şirket, davalı tarafından kendilerine yapılan ödemeleri düşmeden icra takibi başlatıldığını. Banka kayıtları ve defter kayıtları incelendiğinde bu durum ortaya çıkacağını. Bütün ödemeler yapılmasına rağmen davacı taraf, bu ödemeler yapılmamış gibi davacı aleyhine icra takibi başlattığını, icra müdürlüğüne sunulan borca itiraz dilekçesinde de belirttikleri üzere her ne kadar davalı borcu bulunmasa dahi icra takibinde talep edilen faiz oranı da çok fahiş olduğunu, faiz oranını da kabul etmediklerini, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin bir kısmı banka kanalıyla ödenmdiği, diğer kısmı ise çek vasıtasıyla ödendiğini beyan ederek; davanın reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.--------- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ---- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64----------- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3) Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; 4) İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme ------ tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ‘’----- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları tespit edilmiştir. ‘’ Her iki tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. A) Defter İncelemesi (Usul) b) Hesap İncelemesi, c) -------- Formlarının İncelenmesi, 4.a. DEFTER İNCELEMESİ (USUL): 4.a.1 DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı tarafından sunulan --- yılları ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir. Davacı şirketin ibraz ettiği --- ilişkin ticari defterlerinin; noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, ------- yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür 4.a.2-DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davalı tarafından sunulan ---- yılları ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir. Davalı şirketin ibraz ettiği ------ yılına ilişkin ticari defterlerinin; noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, 4.b. HESAP İNCELEMESİ: 4.b.1 Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın ticari defterlerinde davalı tarafa ait olan ---Alıcılar hesabının dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, Davacı tarafın --- yılına devreden alacak tutarının --- olduğu; ---- tarihleri arasında davalı tarafa 10 adet fatura karşılığında toplam ---- tutarında satış yaptığı. Davalı taraftan üç ayrı tarihte toplam --- ödeme aldığı, ayrıca ---- tutarındaki kur farkı davalı borcuna kayıtettiği ve buna göre davacının --- tarihi itibarıyla davalıdan ----alacaklı olduğu ve bu bakiyenin----yılına devrettiği. ----- yılı içerisinde taraflar arasında ticari faaliyetin olmadığı; davacı tarafından toplam --- tutarındaki kur farkının davalı borcuna kayıt ettiği ve buna göre ---- tarihi itibarıyla davacının davalıdan olan alacağının ------ olduğu görülmüştür. 4.b-1 Davalı Hesap İncelemesi: Davalı tarafın defterlerinde davacı tarafa ait olan ----yılları ------- Satıcılar hesabın dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, Davakı tarafın ----- yılına devreden borç tutarının ------ olduğu; ----tarihleri arasında davacı taraftan 9 adet fatura karşılığında toplam ------ tutarında alış yaptığı. Davacı tarafa 3 ayrı tarihte toplam ---- ödeme yaptığı, hesaplar arası virman ile ----- davacı hesabına borç kayıt etiği ve buna göre davalının ---tarihi itibarıyla davalıcıya ------- borçlu olduğu ve bu bakiyenin ---- yılına devrettiği. ----- yılı içerisinde taraflar arasında ticari faaliyetin olmadığı; davalı taraf defter kayıtları üzerinde ---tarihinde hesaplar arası virman ile ---- davalı hesaba borç kayıt edilerek hesabın kapatılmış olduğu görülmüştür. 4.c-------- Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere -----döneminden itibaren elektronik belgelerin ------ formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davacının bağlı bulunduğu --------- tarihli yazı cevabında davacı tarafın ----yılı karşılaştırılmalı ----- formunu dosyaya göndermiştir. Davacının----- formunda davalı tarafa düzenlenmiş herhangi bir fatura bulunmadığı görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu ---- tarihli yazı cevabında davalı tarafın ----- yılı karşılaştırılmalı----- formunu dosyaya göndermiştir. Davalının ---- formunda davacı tarafından düzenlenmiş herhangi bir fatura bulunmadığı görülmüştür. 5 ) GENEL DEĞERLENDİRME: Vergi Usul Kanunu’nun 215. maddesinde döviz cinsisinden fatura düzenlenmesi konusu yer almaktadır. Buna göre; Kayıt ve belgelerde ---birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.”. İlgili maddeye istinaden hem yurt içindeki hem yurt dışındaki şirketlere döviz cinsinden fatura düzenlenmesi mümkündür. Yurt içindeki şirketlere düzenlenen dövizli faturada Türk Lirası karşılığının gösterilme zorunluluğu bulunmaktadır. Döviz cinsinden kesilen fatura, yine döviz cinsinden tahsil edilecek ise Merkez Bankası döviz alış kuru ile faturanın Türk Lirası karşılığı hesaplanmalıdır. ------- Kararında;Asıl faturalarda satış bedelinin “döviz karşılığının” gösterilmesi de taraflar arasında yabancı para birimine endeksli ticari ilişki bulunduğunun. ispatı için yeterlidir.’’ Hükmünün yer aldığı. Davacı tarafın defter kayıtlarına göre, ---- tarihi itibarıyla davacı şirketten -------- alacaklı olduğu, davalı tarafın defter kayıtlarına göre ---- tarihi itibariyle davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı. Tarafların defter incelemesinde, davacının 9 adet --- karşılığı ----- tutarlı tutarlı faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın toplam ----- tutarlı ödemesin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.Tarafların ticari defterler kayıtlarında ki ---- tutarında ki uyumsuzluğu, Davacı tarafın defterlerinde----- yılından--- yılına devir olan alacak tutarın ---- davalı tarafın defterlerine göre ----- yılına olan borç tutarın --- olmasından, Davalı tarafın ---- tarihli ve ---seri numaralı, ----- tutarlı faturasının, davalı tarafından döviz cinsi dikkate alınmaksızın ------ olarak defterlerine kayıt edilmesinden. Davalı defterlerinde ------- tutarlı faturanın, davalı defterlerinde ----- olarak kayıtlı olmamasından. Davalı defterlerinde --- seri numaralı ------ tutarlı faturanın, davalı defterlerine kayıtlı olmamasından. Davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan toplam -----tutarlı kur farkından, Davalı defter kayıtları üzerinde hesaplar arası virman işlemi davacı borcuna kayıt edilen --------- davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davacı taraf, kendi ticari defterlerinde ------- yılına devreden alacak bakiyesini 15.914,94 TL olduğunu kabul ettiği, Davacı defterlerinde kayıtlı olan davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ----- tarihli, --- seri numaralı, ---- tutarlı faturada belirtilen------mal ve hizmetin teslim edildiğine dair dosya kapsamında sevk irsaliyesi ya da teslim belgesi bulunmadığından, bu faturaya konu malların davalıya teslim edilmediğin, Davalı defterler kayıtları üzerinde hesaplar arası virman işlemi ile davacı borcuna kaydedilen ------ tutarlı kayıtlara ilişkin dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığından, ilgili tutarların davacı alacağından mahsup edilemeyeceği kabulü halinde; Her iki tarafın deftelerinde kayıtlı olan 9 adet ------ tutarlı faturaların dövize endeksli olarak düzenlediği, teslim veya hizmetin döviz cinsinden yapılmış olduğu anlaşıldığından, Davacının ----- yılından devreden -----tutarındaki alacak bakiyesi ------ döviz alış kuru üzerinden; faturalar üzerlerindeki USD tutarları ile ödeme tarihlerinde ----- döviz alış kurlarına göre yapılan hesaplmada davacı tarafın takibe konu olan faturalardan kaynaklı alacak tutarı aşağıdaki gibi hesaplanmıştır. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, Davacı tarafın ---- yılına devreden alacak tutarının --- olduğu; ---- tarihleri arasında davalı tarafa 9 adet fatura ile toplam ---- tutarlı satış yaptığı. Bu süreçte davalı taraftan 3 ayrı tarihte toplam ---ödeme aldığı ve buna göre ---tarihi itibarıyla davacının davalıdan--- alacaklı olduğu ve bu alacak tutarının; -----tutarlı faturanın ---- tutarındaki bakiye kısmından, ---- seri numaralı ----tutarlı faturadan oluştuğu. Davacının takibe konu faturalardan kaynaklanan--- tutarındaki alacağının,--- takip tarihi itibarıyla----- olduğu hesaplanmaktadır. Davacı tarafından takipte ---- karşılığı ----- talep edildiği, buna göre davacının hesaplamaya esas aldığı kurun -------olduğun anlaşıldığından, talebe bağlılık ilkesi gereği ---- icra takip tarihi itibariyle davacın davalınadan olan alacağının ------ olduğu hesaplanmaktadır. Faiz Konusu İncelenmesi: Kural olarak TBK 117/gereği; “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle…” temerrüdün başlayacağı kabul edilir. Mal ve hizmet tedarikinde para borcunun ödenmesine ilişkin olarak, sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılmamış ise, TTK m. 1530/4 uyarınca borçlu fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından otuz gün sonra temerrüde düşer. Bu durumda, alacaklının borçluya fatura göndermesi ve borçlunun bu faturayı almasından itibaren otuz gün içinde ödemede bulunmamış olması, temerrüdün oluşması bakımından yeterlidir. Faiz oranının taraflarca sözleşmede belirlenmediği veya geçersiz sayıldığı durumlarda ise, uygulanacak faiz oranı, TTK m. 1530/7 uyarınca, ------- tarafından her yıl Ocak ayında yapılan ilana göre belirlenir. Faiz oranı, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az %8 fazla olmalıdır. Şeklinde olduğu. Somut olayda, Takip alacaklısı davacı taraf---- asıl alacağına, ------ işlemiş ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren TTK 1530 uyarınca faiz yürütülmesini talep etmiştir. Davacı tarafından takip öncesinde TTK 1530 uyarınca faiz talep edilip edemeyeceği hususunda takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere; Davacı tarafından takip konusu yapılan, -------- tutarlı faturaların e- fatura olduğu, fatura tarihlerine 30 günlük sürenin eklenmesi ile temerrüdün oluştuğu kabul edilerek, temerrüt tarihlerinden ----- icra takip tarihine kadar TTK 1530 göre yılık %11,85 ve değişen oranlara kademeli olarak işlemiş faizin ------ olduğu hesaplanmıştır. 6 ) S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1.Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği ----yılına ilişkin ticari defterlerinin; noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür Davalı şirketin ibraz ettiği ------ yılına ilişkin ticari defterlerinin; noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafın defter kayıtlarına göre, ----tarihi itibarıyla davacı şirketten ---- alacaklı olduğu, davalı tarafın defter kayıtlarına göre ----- tarihi itibariyle davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı. Tarafların ticari defterlerinin incelemesinde, davacının 9 adet ---- karşılığı ---- tutarlı faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın toplam ---- tutarlı ödemesin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Taraf ticari defter kayıtlarında ki uyumsuzluğun; Davacı tarafın defterlerinde ---- yılına devir olan alacak tutarın ---- davalı tarafın defterlerine göre --- yılından------ yılına olan borç tutarın ---- olmasından, Davalı tarafın ----------- tutarlı faturasının, davalı tarafından döviz tutarının -----olarak defterlerine kayıt edilmesinden. Davalı defterlerinde ------ tutarlı faturanın, davalı defterlerinde -------- olarak kayıtlı olmamasından. Davalı defterlerinde ------tutarlı faturanın, davalı defterlerine kayıtlı olmamasından. Davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan toplam ---- tutarlı kur farkından, Davalı defter kayıtları üzerinde hesaplar arası virman işlemi ile davacı borcuna kayıt edilen ----- davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı taraf, kendi ticari defterlerinde ----yılına devreden alacak bakiyesini ----- olduğunu kabul ettiği, Davacı defterlerinde kayıtlı olan davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ----- tutarlı faturada belirtilen------- hizmetin davalıya teslim edildiğine dair dosya kapsamında sevk irsaliyesi ya da teslim belgesi bulunmadığından, bu faturaya konu malların davalıya teslim edilmediğin, Davalı defterler kayıtları üzerinde hesaplar arası virman işlemi ile davacı borcuna kaydedilen ------ tutarlı kayıtlara ilişkin dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığından, ilgili tutarların davacı alacağından mahsup edilemeyeceği kabulü halinde, Her iki tarafın deftelerinde kayıtlı olan 9 adet ------ tutarlı faturaların dövize endeksli olarak düzenlediği, teslim veya hizmetin döviz cinsinden yapılmış olduğu anlaşıldığından, Davacının ---- yılından devreden ---- tutarındaki alacak bakiyesi ----- döviz alış kuru üzerinden; faturalar üzerlerindeki ---- tutarları ile ödeme tarihlerinde ----- döviz alış kurlarına göre yapılan hesaplamada, ---- icra tarihi itibarıyla davacının takibe konu olan faturadan kaynaklı davalı taraftan ---- alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Davacının takibe konu faturalardan kaynaklanan ---- tutarındaki alacağının,---- takip tarihi itibarıyla ---- efektif satış kuru ---- olduğu hesaplanmaktadır. Davacı tarafından ise takipte ---- karşılığı ---- talep edilmiş olup, buna göre davacının hesaplamaya esas aldığı kurun ---- olduğun anlaşıldığından, talebe bağlılık ilkesi gereği ----icra takip tarihi itibariyle davacın davalınadan olan alacağının ----- olduğu. 3. İşlemiş Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf ----- tarihli takipte, ---- işlemiş ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren TTK 1530 uyarınca faiz yürütülmesini talep etmiştir. Davacı tarafından takip konusu yapılan, ---- tutarındaki bakiyesi,------- tutarlı faturaların a.arşiv fatura olduğu, dosya kapsamında faturaların hangi tarihte davalı tarafa tebliğ edildiği tespit edilemediğinden, ilgili faturalar davalı tarafın defterlerinde aynen kayıtlı olduğundan fatura tarihlerine 30 günlük sürenin eklenmesi ile temerrüdün oluştuğu kabul edilerek, temerrüt tarihlerinden --- icra takip tarihine kadar TTK 1530 göre yılık %11,85 ve değişen oranlara kademeli olarak işlemiş faizin ---- olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak talebe bağlı kalınarak davacının davalıdan ----fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. İcra takibinden önce dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmaması, işlemiş faize ilişkin taraflar arasında uygulanan bir teamül olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, işlemiş faiz talep edilebilecek nitelikte bir anlaşma olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, TTK 1530. Maddesindeki fatura alacağına ilişkin hükmün tedarik sözleşmelerinde geçerli olması sebebiyle takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceği görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 325.336,06 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Asıl alacak olan 325.336,06 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenecek 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 2.737,04-TL'nin davalıdan, 1.862,96-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 10.590,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 6.301,15-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan 500,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 202,49-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, 8-Karar ve ilâm harcı olan 22.223,70-TL harçtan alınan 6.603,67 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15.620,03- TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 9-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 52.053,77 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 11-Davacı tarafça yatırılan 6.603,67 TL peşin harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.27/03/2026