İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/312 E. 2026/191 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/312
Karar No
2026/191
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/312 Esas - 2026/191 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/312 KARAR NO : 2026/191

... DAVA : İtirazın İptali (Huzur Hakkı İddiasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/04/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirket nezdinde yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 24.06.2021 ile 31.03.2022 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği yaptığı ayırdığı zaman ve emek karşılığında davalı tarafından ödenmesi gereken "Huzur Hakkı" adı altındaki ücretlerin genel kurul kararları ile belirlenmiş olmasına rağmen bugüne kadar ödenmediğini davanın, genel kurul toplantı tutanaklarını ticari defter ve muavin defter kayıtlarında ödenecek tutarlar belirtilmiş olsa da bu hak edişlerin müvekkiline ödenmediğini, huzur hakkı alacağının tahsili için ....esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davacının huzur hakkı alacağı için faiz talep etmesinin mümkün olduğunu, davacının alacağının likit olmasına rağmen davalının haksız ve kötü niyetle takibe itiraz ettiğini, davanın kabulünü, davalı borçlunun .... esas sayılı takip dosyasında vaki itirazın iptalini, davaya konu alacak likit, belirlenebilir bir tutar olduğundan davalının kötü niyetli ve alacağının tahsilini uzatmaya yönelik olarak icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, 24.06.2021 tarihinden istifa ettiği 31.03.2022 tarihine kadar müvekkili şirket nezdinde yönetim kurulu üyeliği yaptığını, bu hususta taraflar arasında anlaşmazlık bulunmadığını, davacı yönetim kurulu üyeliğinin yaptığı diğer iştirak şirketi olan .... Kurulunda görevlendirilenleri bu şirketlerin sadece birinden ücret veya huzur hakkı ödenir hükmüne havi 47. Maddesi uyarınca davacıya müvekkili şirket tarafından huzur hakkı ödenmemesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, davacının huzur hakkı alacağının aylık 7.000 TL olduğunu beyan etmişse de bu iddiasının doğru olmadığını icra takibine konu alacak tutarınında hatalı olup davacının taleplerine itiraz ettiklerini, davacının müvekkili şirketten alacağı herhangi bir huzur hakkı bulunmadığından ve dava dilekçesinde alacağı olduğu noktasındaki ispat külfetini yerine getirmediğini, davanın öncelikle usulden reddini aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev yapılan döneme ilişkin huzur hakkının tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının aynı dönemde .... Kooperatiflerinin iştiraki olan .... Yönetim kurulu üyeliği yapıp huzur hakkı aldığını savunmuş ve yapılan ödemeye ilişkin belgeleri dosyaya ibraz etmiştir. 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun 3.maddesine 6.04.2025 tarihinde 5330 sayılı yasa ile eklenen ek fıkra uyarınca ; "Kooperatifler, bölge birlikleri ve merkez birliği tarafından kurulmuş olan şirketler ile bunların sermayesine yüzde ellisiyle fazlasına sahip olacak şekilde işritakçi oldukları şirketlerde, yönetim kurulu başkanı veya üyesi ya da denetim kurulu üyesi olarak görevlendirilenlere, bu şirketlerin sadece birinden ücret veya huzur hakkı ödenebilir. Bu şekilde görevlendirilenlere diğer şirketler tarafından herhangi bir ad altında başka bir ödeme yapılmaz." Anılan yasal düzenleme uyarınca davalı şirkette yönetim kurulu üyeliği yapmış olduğu dönemde dava dışı ... den huzur hakkı almış olan davacının davalıdan huzur hakkı isteyemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının, tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde dava açmakta kötü niyetli olduğunu gösterir bir delil bulunmadığından kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 3-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılmış 1094,69 TL den mahsubu ile bakiye 362,69 TL nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ... ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/03/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/312, K. 2026/191, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-312-e-2026-191-k-1839ba388baa