İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/312 E. 2026/183 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/312
- Karar No
- 2026/183
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/312 Esas KARAR NO : 2026/183
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2025 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, müvekkili olan şirkete olan borcu sebebiyle Bakırköy ..... İcra Dairesi’nin ..... Esas dosyası ile icra takibi açıldığını ve borçlu şirket vekili tarafından 10.03.2025 tarihinde takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, itiraz dilekçesinde alacaklı şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirttiğini ve alacağın tamamı ile tüm ferilerine ettiğini, müvekkili ve borçlu arasında birden fazla ticari faaliyet yapıldığını, uzun yıllardan beri aradaki ticari ilişkinin devam ettiğini ve çoğunlukla ödemelerin vaktinde yapıldığını, söz konusu icra takibi yapılmadan önce borçlu şirketle herhangi bir anlaşmazlığın meydana gelmediğini ve borçlu şirketin borcunu kabul ettiğini, 2023 yılından kalan borç bakiyesine rağmen 2024 yılı içinde küçük ödemeler yaptığını ve müvekkili şirketten yüksek miktarda ürün alımı yapmaya devam ettiğini, müvekkili şirketin alacağının sürekli arttığını, davalı şirketin müvekkili şirkete 8.017.422,15-TL borçlu olduğunu, borçlu şirketin , siparişleri 2024 yılında ve hatta 2025 yılı başında devam etmesine rağmen bakiyenin kapatılmasına yönelik ciddi bir ödeme yapılmaksızın müvekkili şirketi sürekli oyaladığını, bu sebeplerle davalı şirket tarafından Bakırköy ..... İcra Dairesi’nin ...... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı şirket tarafından haksız ve dayanaksız olarak yapılmış bulunan itiraz sebebiyle takip bedelinin % 20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ihtiyati haciz taleplerinin bulunduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, alacağın muaccel olmadan talep edildiğini, davacı ile müvekkilinin 2022 yılından bu yana aktif olarak çalıştığını, bu kapsamda iki taraf arasında cari hesap ilişkisinin oluştuğunu, her hesap devresinin sonunda, alacak ve borç kalemleri mahsup edilerek kalan bakiyenin belirlendiğini, TTK m. 94/f. 2 uyarınca taraflar arasında 1 yıllık vadeli satış konusunda 3 yıldır süre gelen bir teamülün var olduğunu, buna karşın, yılın ortasında 04.03.2025 tarihinde gönderilen bir ihtar ile ödemenin hemen talep edildiğini, 23.03.2025 tarihinde ise arabuluculuk sürecinde anlaşmama şeklinde tutanak tutulduğunu, dolayısıyla TTK m. 94/f. 2’deki 1 aylık sürede bakiyenin kabul edilmediğini, itiraz edildiğini, tüm bu gerekçelerle, alacağın muaccel olmadığını, cari hesap sözleşmesinin feshedildiği de ihtarda ifade edilmediğinden muaccel olmayan alacağın talebinin yerinde olmadığını, muaccel olmayan alacak için açılan ve dolayısıyla inkar tazminatının konusu olmayacak davanın reddini, aksi halde, alacağın muaccel olmadan dava konusu edilmesi nedeniyle faiz ve icra inkar tazminatına hükmedilmemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında 2022 yılından başlayan ticari ilişki kapsamında davalıya ürün satımı yapıldığı, satış faturalarından kaynaklı oluşan cari hesap bakiyesinin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu savunarak itirazın iptalini istemiştir. Davalı ise, davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi ve faturaları kabul etmekle birlikte taraflar arasındaki örtülü anlaşma gereğince satışların bir yıl vadeli olarak yapıldığını, takibe konu edilen faturaların bu nedenle henüz muaccel olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememize toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkemece resen seçilen SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 05/12/2025 tarihli raporda özetle; tarafların ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacının satışlarına ilişkin BS beyanlarının, davalının alışlarına ilişkin BA beyanları ile karşılıklı birbirlerini ve ticari defterlerde ki kayıtlarını doğruladığının tespit edildiği, davalı kayıtlarına göre davalı şirketin 2022 yılından itibaren yıllara yaygın devir bakiyeleri, borç alacak tutarları ve en son 06/02/2025 ve 20/10/2025 tarihleri bakiyesi itibariyle doğruladığı, davalı şirketin davacı şirkete 8.017.422,15-TL borçlu olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında; davacı ile davalı arasında ticari mal satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacının fatura bakiyelerinden oluşan cari hesap alacağının tahsili için davalıya karşı icra takibi başlattığı, takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve yasal süresi içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Mahkememizce yaptırılan ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla; davacı ve davalı defterlerinin tümüyle uyumlu olduğu, tarafların vergi dairesine bildirdikleri BA-BS formlarının uyumlu olduğu, davacının 2022 yılından başlayan ticari ilişki kapsamında takip tarihi itibariyle davalıdan 8.017.422,15-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Davacının takip talebinde ve işbu davada 270,00-TL isteminde bulunduğu, miktarın karşısına posta masrafı - istenen yıllık adi kanuni faiz açıklamasının yazıldığı, takipten önce temerrütün oluşmadığı gözetildiğinde, davacının işlemiş faiz isteminin yerinde olmayacağı, istemin posta masrafına ilişkin olması halinde ise bunun ancak yargılama gideri kısmında değerlendirilebileceği anlaşıldığından bu kısma ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davalı her ne kadar "Taraflar arasında bir yıl vadeli satış yapıldığı konusunda teamül bulunduğunu, bu nedenle alacağın muaccel olmadığını" iddia etmiş ise de; davalının bu iddiasını ispata elverişli hiçbir delil sunmadığı, aksine taraflar arasındaki ticari ilişki süreçlerinde davalının davacı tarafından kesilen faturalar sonrasında bir yıllık süreleri beklemeksizin değişik tarihlerde yaptığı çok sayıda ödeme bulunduğu, bu durum gözetildiğinde taraflar arasında bir yıllık vadeli satış yapıldığı konusunda teamül bulunduğu iddiası yerinde görülmeyerek davacı alacağının muaccel olduğu kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 8.017.692,15-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Davanın reddedilen kısmı yönünden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 547.670,11-TL harçtan daha önceden mahkememiz veznesine ödenen ve icra dosyasına depo edilmiş toplam 136.922,14-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 410.747,97-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 910.871,11-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden A.A.Ü.T (madde-13 üçüncü kısım) göre hesaplanan 270,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL başvuru harcı, mahkememiz veznesine ödenen ve icra dosyasına depo edilmiş 136.922,14-TL harç olmak üzere toplam 169.317,15-TL olmak üzere toplam 137.537,54-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; tebligat, posta, bilirkişi ücreti ve diğer masraflar olmak üzere toplam 15.270,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 15.269,49-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 4.599,85-TL'sinin davalıdan alınarak, bakiye kalan kısmın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 10-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/02/2026
Başkan ..... e-imzalıdır Üye ..... e-imzalıdır Üye ..... e-imzalıdır Katip ..... e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 6100 Sayılı HMK'nun 304 maddesinde; "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmü düzenlenmiştir. Yine HMK'nun "Hükmün tamamlanması" 305/A maddesinde; " Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." hükmü düzenlenmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı itibariyle; işbu dosyamızın 18/02/2026 tarihli duruşmasınında belirtilen kısa hükümdeki sehven yazım hatasının tashihen ve HMK 305/a bendi de gereği düzeltilebileceği değerlendirilmekle bu yönde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hüküm kısmında; "1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ........ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 8.017.692,15-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde yazılmış olduğu, dosyanın incelenmesinde sehven kabul edilen miktarda maddi yazım hatası bulunduğu anlaşıldığından, hüküm kısmının HMK'nın 304. maddesi gereği; "1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 8.017.422,15-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde düzeltilmesine ve hüküm kurulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir. (hüküm kısmındaki yargılama giderleri, harç hesabı ve vekalet ücreti tashihe göre hesaplanmıştır)
Başkan ..... e-imzalıdır Üye .... e-imzalıdır Üye ...... e-imzalıdır Katip ........ e-imzalıdır