İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/295 E. 2026/174 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/295
Karar No
2026/174
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/295 Esas KARAR NO : 2026/174

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2020 KARAR TARİHİ : 13/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...... Medya'nın müvekkiline karşı başlatmış olduğu Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı haksız ve kötü niyetli takip ile davacı müvekkilinin işyerindeki ana üretim araçlarının çalışması için gerekli olan kartların 26.11.2018'de haksız olarak haczedildiğini, kartların Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ..... E.sayılı dosyasında verilen 04.01.2019 tarihli kararla 07.01.2019 tarihinde müvekkili firma yetkilisi ...... 'a teslim edildiği tarihe kadar müvekkili firmanın üretim yapamadığını, iş bu nedenle davacı müvekkili firmanın uzun süre üretim yapamamasına rağmen bu dönemde işçilerinin maaşlarını ödediğini, işletmesinin bulunduğu taşınmazın kirasını ve giderlerini karşılamak durumunda kaldığını, ayrıca üretim yapamaması nedeniyle ilgili dönemde elde edebileceği gelirden mahrum kaldığını, bir diğer taraftan müvekkilinin ilgili dönemde almış olduğu siparişleri yetiştirememesi ya da hiç karşılayamaması nedeniyle ticari itibarının sarsıldığını, iş bu nedenlerle müvekkili firmanın uğramış olduğu zararın tazmini amacıyla sorumlu davalılara karşı iş bu davanın açılma zarureti doğduğunu, ilgili haksız takip her ne kadar ........ Medya tarafından gerçekleştirilmiş olsa da haklı davalarını her 3 davalıya karşı açma zarureti doğduğunu, keza ...... Baskı İthalat İhracat San. Ve Tic. A.Ş. ile ........ Medya San. Ve Tic. A.Ş. arasında organik bağ olduğunu, ........ Medya San. Ve Tic. A.Ş.'nin ..... Baskı İthalat ve İhracat San. ve Tic. A.Ş. yetkilisi ...... tarafından kurdurulan paravan şirket olduğunu, ...... Baskı'nın borca batık olduğunu, alacaklılarından mal kaçırmak ve düzenlemiş olduğu naylon faturaların sorumluluğundan kurtulmak için ...... Baskı'nın yetkilisi ....... tarafından eşi ....... 'ne ........ Medya'nın kurdurulduğunu, kuruluş aşamasındaki yönetim kurulu başkanlığını ise bizzat ...... 'nin üstlendiğini, ..... nin aynı zamanda ..... Baskı'nın kurucularından olduğunu, ........ Medya'da 22.02.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ....... 'nin sahip olduğu yönetim kurulu başkanlığı ve üyeliğinin ...... 'a devredildiğini, bu yolla .....'nin .... Baskı ve ........ Medya arasındaki organik bağı gizlemeye çalıştığının açık olduğunu, .....'ın ......'nin eski çalışanı olduğunu, ...... Baskı ve ........ Medya'nın aslında aynı kişi tarafından yönetilen aynı şirket olduğunu ve aralarında organik bağ olduğunun açık olduğunu, ilgili icra dosyasında ödeme emrinin davacı müvekkiline ait olmayan bir adreste davacı müvekkiline ait bilgileri içeren sahte kaşe ile o adreste "tesadüfen" bulunduğu iddia edilen ...... 'a yapıldığını, böylece bilgileri dahi olmadan ilgili takibin kesinleştiğini, müvekkilinin ..... adında bir çalışanı bulunmadığını ve hatta bu kişiyi de müvekkili şirket yetkililerinin tanımadığını, icra takibine gecikmiş itiraz yolunu işletmeleri sonucunda Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesinin ...... E. ..... K. Sayılı hükmüyle itirazlarını haklı bulduğunu ve tebliğin usulsüzlüğünü tespit ettiğini, hükmün 03/05/2019 tarihinde kesinleştiğini, her ne kadar icra hukuk mahkemesince gecikmiş itirazın kabulüne karar verilmişse de arada geçen sürede müvekkili şirkete Küçükçekmece ....... İcra Müdürlüğü'nün ...... talimat dosyası ile hacze gelinmiş olup çalışan bütün makinaların çalışmaları için elzem olan kartların söküldüğünü, müvekkili şirketin basım yapmasının haksız olarak engellendiğini, yapılan sahteliğe ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na ..... Soruşturma numarası ile başvurulmuşsa da savcılık tarafından ..... K. numarası ile takipsizlik kararı verildiğini, iş bu takipsizlik kararına Bakırköy ...... Sulh Ceza Hakimliği'ne ..... D.İş numarası ile itiraz edilmişse de Hakimliğin 01.04.2019 tarihli kararı ile itirazlarının kesin olarak reddedildiğini iddia ederek; haklı davalarının kabulüne, şimdilik 1000-TL maddi zarara haksız haczin yapıldığı tarih itibari ile işletilecek faizi ile 30.000-TL manevi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı davalı taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı taraflarca yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Haksız haciz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın, davacının davalılardan ........ Medya tarafından yapılan icra takibinde haksız hacize uğrayıp uğramadığı, buna dayalı olarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı, miktarının ne olduğu, ........ Medya ile beraber ..... Baskı ile ..... şirketleri arasında organik bağ bulunp bulunmadığı, tüzel kişiliğin perdelerinin aralanması durumunun oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicili ve Tuna, Esenler ve Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davalı ...... 'nin gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; taraf şirketlerin adres değişikliklerini gösterir sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğünden; davacı şirketin vergi kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ...... soruşturma sayılı dosyası FİZİKEN celp edilmiş olmakla incelenmesinde; müştekisinin ...... Basım Yayın Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, şüphelilerin ..... ve ..... olduğu, Dolandırıcılık suçundan yapılan soruşturma sonucunda 15/01/2019 tarih ve .... Esas ve .... Sayılı Karar ile "...Hal böyle iken müşteki şirket adına ........ Medya ve San. Tic. A.Ş. Tarafından Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosya üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, bu takip sırasında tebligatın müşteki şirket ile ilgilisi olmayan Toptancılar Çarşısı .... ada no:.... İstoç Bağcılar adresine şüpheli ...... tarafından ve bu adreste bulunduğu bildirilen şüpheli .......'a tebliğ yapıldığı, müşteki şirket adına vekilinin sunduğu şikayet dilekçesiyle bu eylem nedeniyle resmi makamları aracı kullanarak nitelik dolandırıcılık suçunun işlendiğinden bahisle şikayetçi olduğu, anılan icra dosyasının evrak arasına alındığı, somut olay ve delil durumunun bundan ibaret olduğu, evrakın yapılan incelemesinde müştekinin usulsüz tebligat yapıldığına ilişkin şikayetinin icra tetkik mercii nezdinde dile getirilebilecek hususlardan olduğu ve adli soruşturmayı gerektirebilecek bir suç unsurunun tespit olunamadığı..." gerekçesiyle olay hakkında Kamu Adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair takipsizlik kararı verildiği, müşteki vekilinin itirazı üzerine Bakırköy ..... Sulh Ceza Hakimliğinin 01/04/2019 tarih ve ..... D.İş sayılı kararı ile karara yönelik itirazın reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ........ Medya San. Ve Tic. A.Ş., borçlusunun ..... Basın Yayın Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, 03/10/2018 tarihli satılan 3 adet matbaa makinasının ücretinin ödenmemesi ve iade edilmemesi nedeniyle 3 adet makina bedeli alacağı borç sebebi gösterilerek 324.498,82-TL asıl alacak, 31.898,68-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 356.397,50-TL alacağın tahsili talebi ile ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştirilerek Küçükçekmece ...... İcra Dairesinin ..... Talimat sayılı dosyasında 26/11/2018 tarihinde borçlu şirket adresinde haciz tutanağı düzenlenerek makine elektronik kartlarının haczedildiği, 07/01/2019 tarihinde haczedilen malların borçlu şirket yetkilisine yedi emin sıfatıyla teslim edildiği anlaşılmıştır. Bakırköy ...... İcra Hukuk Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacısının ........ Basın Yayın Sanayi Ticaret Limited Şirketi, davalısının ........ Medya San. Ve Tic. A.Ş. olduğu, itiraz davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemenin12/02/2019 tarih ve ....... Karar Sayılı ilamı ile "...Somut olayda Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ....... E. nolu dosyasının incelenmesinde "İstoç Toptancılar Çarşısı .... ada no:.... Bağcılar/İstanbul " adresine tebligat çıkarıldığı, tebligatın açıklamasında "aynı adreste çalışan yetkili tebliğ edildiği ancak ticaret sicil adresinin 27.03.2017 tarihli 9292 sayılı ticaret sicil gazetesine göre "..... Mah. ...... Blv. ...... San. Sit. N.1 B/-1 " adresi olup bilinen en son ticaret sicil adresine tebligat çıkartılmamıştır. Bu nedenle çıkarılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmıştır. Tebligat kanununun 32. maddesi ;'Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.' hükmü gereğince şikayatçi tarafın beyan ettiği tarihinin tebliğ tarihi adlonulması gerekeceği, şikayetçi tarafça dava dilekçe tarihi olan 27.11.2018 tarihinin adlonulması bu durumda Tebligat kanununun 32. maddesi gereğince 27.11.2018 tarihinde tebligattan haberdar olduğu anlaşıldığından 27.11.2018 tarihinin tebliğ tarihi addolunması gerekeceği, tebliğ tarihi adlonulunan tarihe göre icra dosyasına itiraz sunulmuş ise diğer hususlarda icra müdürlüğünce karar verilmesi gerekeceği..." gerekçesiyle şikayetin kısmen kabulüne, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... nolu dosyasında şikayetçi tarafın şikayet tarihi itibariyle takipten haberdar olduğu Tebligat Kanunu m. 32 gereğince 27.11.2018 tarihinin tebliğ tarihi addolunmasına karar verildiği, kararın taraflarca İstinaf edilmeksizin 22/05/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası; davacının iddiaları, davalı taraf savunması (inkar), sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre; TARAF ŞİRKETLERİN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; davacının alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı hususlarında hükme ve denetime elverişli gerekçeli rapor düzenlenmek üzere; mali müşavir ......, sektör bilirkişisi ...... ve nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi Doç. Dr. ......'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; Bilirkişi heyeti tarafından Mahkememiz dosyasına ibraz edilen 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... Dava konusunun, Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Tal, Sayılı dosyası ile 07.01.2019 tarihinde davalı ........ Medya San. Tic. A.Ş. tarafından davacı şirkete at 24 Adet Elektronik Makine Kartının haczedilmesi sonucu davacı şirketin üretim yapamamasından kaynaklı uğradığı zararın tazmini talebinden ibaret olduğu, davacının 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; davacı şirket ticari defterlerinde davalı şirkete ait muhasebesel bir kayıt bulunmadığından Mahkemece verilen görev kapsamında davacı şirketin borçlu/alacaklı olmadığı, davalı şirketin ticari defterleri ile ilgili olarak; davalı şirketin Mahkemece belirlenen incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme talebi bulunmadığından ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu tüm belgelerin incelenmiş olduğu, ancak bu faturaların/masrafların 3-4 tanesi hariç diğerlerinin tümünün 07.01.2019 tarihli haciz işleminden önceki dönemlere ilişkin alduğu, bu itibarla haciz işlemi nedeniyle katlanıldığı ifade edilen zarar ile haciz işleminden önceki normal faaliyet dönemlerinde katlanılan masraflar arasındaki illiyetin kurulamadığı, dava dilekçesi ekinde sunulu olan 07.01.2019 tarihi haciz sonrasındaki masraflara ilişkin olarak, salt haciz işlemi nedeniyle bu masrafların zarar olarak kabul edilebilmesi için örneğin, Ocak 2019 ayında maaş verildiği halde çalıştırılmayan işçilerin olması, Ocak 2019 ayından sonra kira ödendiği halde kiralanan işletmenin kullanılamamış olması, özetle işin tamamen tatil edilmesine karşın masraflara katlanılmış olması gerektiği, buna karşın davacının mali tablolarından görülmektedir ki davacının 2019 yılında da faaliyetinin durdurmamış olduğu (2019 yılı cirosundan anlaşıldığı üzere) bu itibarla devam eden faaliyetleri ile ilgili masraflara katlanmasının da zaruri olduğu, bu itibarla Ocak 2019 ayından sonraki masrafların da tamamının veya bir kısmının salt haciz işlemi nedeniyle zarara sebebiyet verdiğinin ispatlanması gerektiği, davacının dava konusu haciz nedeniyle “uzun süre üretim yapılamadığından elde edilecek kardan mahrum kalınmıştır” yönündeki iddiasına ilişkin olarak; ciro kaybı ve üretim kaybı yaşadığının (mali tablolar çerçevesinde) söylemenin çok mümkün olmadığı zira haciz yapıldığı 2019 yılında bir önceki yıla nazaran önemsiz derecede ciro düşüşü olduğu, sadece faaliyet zararında 46.486,49 TL tutarında bir zarar artışı olduğu tespit edilmekle birlikte 46.486,49 TL tutarındaki zarar artışının sebebinin de dava konusu hacizden kaynaklı olup olmadığının ispatının gerektiği, davacının dava konusu haciz işlemi ile bir önceki yıla göre zarardaki artış tutarının (illiyetini) ispatladığının Mahkemece kabulü halinde davacının bir önceki yıla nazaran faaliyet zararındaki artış olan 46.486,49 TL tutarındaki (kar mahrumiyetini) talep edebileceği, davalı şirketlerin ortaklık yapısı incelendiğinde davalı ........ Medya A.Ş.'nin faaliyet adresinin“...... Mah. .... Cad. 3171A/1 1,Bodrum Katı Ataşehir/İSTANBUL" olduğu, diğer davalı ..... Basım Mat. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin faaliyet adresinin ise “...... Mah. ..... Sok. ...... İş Merk. K.2 Esenler/İSTANBUL" olduğu, her iki davalının faaliyet adresinin farklı olduğu, davalı ...... 'nin her iki şirkette de Yönetim Kurulu ve Ortaklığı'nda bulunduğu, bu bakımdan organik bağın bulunduğunun kabul edilebileceği, ancak dosya kapsamından haciz nedeniyle somut bir zararın ortaya çıkmadığı, davacının somut zararını ortaya koyamamakla birlikte, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere bir önceki yıla nazaran 46.488,49 TL kar mahrumiyeti yaşadığının kabulü halinde bu tazminata hükmedebileceği, bu bakımdan da organik bağın varlığı ile tüzel kişilik perdesinin kaldırılabileceği" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Mahkememiz dosyası; 06/10/2021 tarihli celse ara kararı gereği davacı vekilinin itirazları dorultusunda ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 21/12/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''... Davacı vekilinin kök rapora beyan ve itiraz dilekçesinde; “ilgili süreçte müvekkilin uğramış olduğu zararların listelendiğini ve belgelerinin dosyaya sunulduğunu ancak sayın bilirkişi heyeti tarafından zararların hesabında dikkate alınmadığını” beyan etmiş ise de kök raporda zarara ilişkin dosyaya sunulu belgelerin incelendiği, kök rapor sonuç kısmı ( e ) maddesinde de; “Davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu tüm belgelerin tarafımızca incelenmiş olduğu, ancak bu faturaların/masrafların 3-4 tanesi hariç diğerlerinin tümünün 07.01.2019 tarihli haciz işleminden önceki dönemlere ilişkin olduğu, bu itibarla haciz işlemi nedeniyle katlanıldığı ifade edilen zarar ile haciz işleminden önceki normal faaliyet dönemlerinde katlanılan masraflar arasındaki illiyetin kurulamadığı” şeklinde değerlendirilmiş olup, katlanılan masraflara ilişkin tekrardan tarafımızca haciz tarihinden önce/haciz tarihinden sonra olacak şekilde ayrım yapıldığı belirtilerek; ''Davacı vekilinin itirazına konu yukarıda listelenen masraflara ilişkin olarak kök raporumuzda değerlendirme yapıldığı ve kök rapor sonrası kanaati değiştirecek bir husus bulunmadığından kök rapordaki kanaatin değişmediği, davalı vekilinin kök rapora beyan ve itiraz dilekçesinde; “davacının somut zararını ortaya koyamamakla birlikte denildikten sonra takdirin mahkemeye bırakıldığını ancak yine de mahkemeye hukuki mütalaa şeklinde yol gösterilmeye çalışıldığını” beyan etmiş ise de kök raporda bu hususa ilişkin sonuç kısmında her ne kadar ispat külfeti davacıya bırakılmış olsa da bu hususa ilişkin takdiri tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu yönündeki kanaatin değişmediği" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunmuş oldukları görülmüştür. Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasının iş bu dosya yönünden bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş; dosyanın incelenmesinde; davacısının Tasfiye Halinde ........ Medya Sanayi ve Ticaret A.Ş., davalısının ........ Basın Yayın Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemenin 09/09/2025 tarih ve ..... Sayılı Kararı ile "...Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı taraf takibe konu 3 adet makinenin davalıya teslim edildiği ancak makinelerin davacı şirkete değil dava dışı ........ Baskı İthalat İhracat şirketine ait olup 2 adet makinenin dava dışı ........ Baskı’nın borçları nedeniyle işyerinden haczedildiğini, 1 adet makinenin ise davacı şirket yetkilileri tarafından davalı işyerinden sökülerek götürüldüğü iddiasında bulunmuş olup uyuşmazlığın takibe konu makinelerin mahiyeti ve kime ait olduğu, davacının uhdesinde bulunup bulunmadığı, davacının makineler nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizden verilen 08/07/2020 tarih ve ...... Esas ...... sayılı kararı İstinaf edilmiş olmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 19/01/2023 tarih ve .... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine karar verilmiş olup, İstinaf kararı temyiz edilmiş olmakla; Yargıtay,..... Hukuk Dairesi'nin 05/06/2024 tarih ve ..... Esas ...... Karar sayılı ilamıyla İstinaf kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, dava Mahkememizin ..... esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizin 30/04/2025 tarihli celsesine davacı taraf mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamış olmakla; taraflarca takip edilmeyen davanın HMK' nun 150. maddesi gereğince davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 150.maddesinde davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizin bu dosyası işlemden kaldırıldığı 30/04/2025 tarihinden itibaren yasal süre olan 3 ay içerisinde yenilenmediği..." gerekçesiyle davanın H.M.K'nun 150/1,5 maddesi uyarınca 31/07/2025 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın İstinaf edilmeksizin 04/11/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ..... soruşturma sayılı dosyası, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı tarafça davalı tarafından haksız olarak usulsüz tebligat ile icra takibi ve haciz yapıldığını belirterek bu doğrultuda oluşan maddi manevi zararlarının tazmini talep edilmiş ise de; davacı vekilinin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ..... soruşturma sayılı dosyasına müşteki vekili sıfatıyla vermiş olduğu şikayet dilekçesinde "......'nin atıl konumunda bulunan makinelerini müvekkili şirkete verdiğini ve müvekkili şirketin makinelerin bakımını yaptırdığını, daha sonra da makinelerin ......'nin borcundan dolayı başka icra müdürlüğü tarafından haciz ve muhafaza altına alındığını" beyan ettiği, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında; davacı ........ Medya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin davalı şirkete (........ Basın Yayın Sanayi Ticaret Limited Şirketi) satılan 3 adet matbaa makinasının ücretinin ödenmemesi ve iade edilmemesi nedeniyle 3 adet makina bedeli alacağından kaynaklanan borcunu ödemediği iddiası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemli açılan davada Yargıtay .... HD.'nin ....... Esas ve ...... Sayılı Kararında "...Dava, teslim edildiği, iddia edilen 3 adet makine bedeline ilişkin başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine yöneliktir. Satışa konu edilen emtianın teslim edildiğine dair ispat yükü davacı üzerinde bulunmakta ise de, davalı 3 makinenin teslim edildiği vakıasını kabul etmiş ancak davacı şirketle organik bağı bulunan başka bir şirketin borçlarından dolayı kendileri nezdindeyken ikisinin hazcedildiği, diğerinin sökülüp geri götürüldüğünü savunmuştur. Bu durumda, mal teslim olgusu ispatlanmış olup davalının savunmasında bahsi geçen geri alınması vakıası ispat yükü davalı üzerinde olup, mahkemece ispat yükünün tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır." gerekçesiyle bozma kararı verildiği, Mahkememizce davacı iddiaları doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi kök ve ek raporları ile davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu tüm belgelerin incelenmiş olduğu, ancak bu faturaların/masrafların 3-4 tanesi hariç diğerlerinin tümünün 07.01.2019 tarihli haciz işleminden önceki dönemlere ilişkin alduğu, bu itibarla haciz işlemi nedeniyle katlanıldığı ifade edilen zarar ile haciz işleminden önceki normal faaliyet dönemlerinde katlanılan masraflar arasındaki illiyetin kurulamadığı, dava dilekçesi ekinde sunulu olan 07.01.2019 tarihi haciz sonrasındaki masraflara ilişkin olarak, salt haciz işlemi nedeniyle bu masrafların zarar olarak kabul edilebilmesi için örneğin, Ocak 2019 ayında maaş verildiği halde çalıştırılmayan işçilerin olması, Ocak 2019 ayından sonra kira ödendiği halde kiralanan işletmenin kullanılamamış olması, özetle işin tamamen tatil edilmesine karşın masraflara katlanılmış olması gerektiği, buna karşın davacının mali tablolarından görülmektedir ki davacının 2019 yılında da faaliyetinin durdurmamış olduğu (2019 yılı cirosundan anlaşıldığı üzere) bu itibarla devam eden faaliyetleri ile ilgili masraflara katlanmasının da zaruri olduğu, bu itibarla Ocak 2019 ayından sonraki masrafların da tamamının veya bir kısmının salt haciz işlemi nedeniyle zarara sebebiyet verdiğinin ispatlanması gerektiği, davacının dava konusu haciz nedeniyle “uzun süre üretim yapılamadığından elde edilecek kardan mahrum kalınmıştır” yönündeki iddiasına ilişkin olarak; ciro kaybı ve üretim kaybı yaşadığının (mali tablolar çerçevesinde) söylemenin çok mümkün olmadığı zira haciz yapıldığı 2019 yılında bir önceki yıla nazaran önemsiz derecede ciro düşüşü olduğu, sadece faaliyet zararında 46.486,49 TL tutarında bir zarar artışı olduğu tespit edilmekle birlikte 46.486,49 TL tutarındaki zarar artışının sebebinin de dava konusu hacizden kaynaklı olup olmadığının ispatının gerektiği hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; haciz isteyen alacaklının haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olduğu, ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatının zorunlu olduğu, davacı tarafça zararın ispat edilemediği, dosya kapsamına dahil edilen takip ve dava dosyalarından taraflar arasındaki iddiaların ihtilaflı olduğu, haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat isteminin 6098 sayılı TBK'nun 58. maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türü olduğu, bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde ağır kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamayacağı, somut olayda usulsüz tebligat sebebiyle davalının davaya konu haciz işleminde kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, davacı-borçlunun bu sebeple icra hukuk mahkemesine şikayet yoluna başvurduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 529,41-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 202,59-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı ........ Basım Matbaacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırılan ve sarf edilen 675,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran taraflara iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2026

Katip .....

Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/295, K. 2026/174, T. 13.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-295-e-2026-174-k-5a8d2e0b0fd8