İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/293 E. 2025/1020 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/293
- Karar No
- 2025/1020
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/293 Esas KARAR NO : 2025/1020
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2025 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla İstanbul ...... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası üzerinden ..... (TCKN: .....) hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurmuş olduğunu, yapılan haksız itirazın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ile alacak miktarının ne olduğu ve icra takibine itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. (İİK madde 67 ) İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ..... E sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine cari hesap alacağına dayalı olarak icra takibi başlattığı, takibe konu alacağın 28.615,03 TL asıl alacak 15.598,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.213,16 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, itiraz evrakının davacı alacaklıya tebliğinin gerçekleşmediği, itirazın iptali davasının İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde yalnızca asıl alacak olarak belirtilen miktar doğrultusunda açıldığı tespit edilmiştir. Dava TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabuluculuğa başvuru şartının sağlandığı ve arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Eldeki davada ispat yükü ticari ilişkiye yönelik hesap nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davalı şirkete, TTK.83/2 maddesinin yollamasıyla HMK.220.maddesinde yer alan hususları içerir şekilde ticari defterlerini sunması, defterlerini sunmaması halinde davacı defterlerinin lehine delil kabul edilebileceği hususunda ihtarat tebligat ile yapılmış fakat davalı tarafça ticari defterleri mazeretsiz olarak incelemeye sunulmamıştır. Yargıtay ..... HD.nin ..... E. .....E. sayılı kararının “…Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. Maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın ispatlandığı halde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesi ile belirtildiği üzere davacının usulüne uygun tutulan defterleri davacı lehine delil niteliğinde kabul edilmiştir. Somut olayda; davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, davalının mazeretsiz şekilde defterlerini incelenmek üzere mahkememize sunmaması kapsamında, davacı defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu görüldüğünden, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin alacak talebinin yerinde olduğu, davacı tarafça ispat yükünün yerine getirildiği anlaşılmakla birlikte her ne kadar bilirkişi raporunda faiz bedeli hesaplanmış ise de dosyada mübrez bilgi ve belgeler kapsamında davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği anlaşılmış ise de davacı tarafından yalnızca asıl alacağa ilişkin talebin bulunduğu değerlendirilmekle davanın kabulü takip tarihinden itibaren davacının talebinin aşmamak kaydıyla değişen oranlarda ticari avans faizinin işletilmesine ve alacağın likit olması davalı tarafından da icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edildiği değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kabulüne İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ..... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 28.615,03 TL alacak yönünden iptali ile takibin işbu bedel üzerinden devamına, 2-Devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren davacının talebini aşmamak kaydıyla değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına 3- Alacağın likit olduğu anlaşılmakla takibe konu miktar olan 28.615,03 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.954,69.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 615,40.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.339,29.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ve 615,40.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 7.907,5.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 28.615,03.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00.TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yokluğunda verilen kararın 2025 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 40.000 TL nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır