İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/452 E. 2025/1018 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/452
Karar No
2025/1018
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/452 Esas KARAR NO : 2025/1018

DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/04/2024 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 21/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile müvekkili arasında tacir sıfatlarının gereği aralarında ticari ilişkilerinin kurulduğunu, bir süre devam ettiğini, ancak davalı faturalarda gösterilen bedelleri ödemediğini, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dava açmadan önce yasal olarak arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu ancak yine bir herhangi bir sonuca varılamadığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, takip miktarının %20'den az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazların iptalini yinelediklerini kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamaya yönelik davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında güzellik salonunun klima,ısıtma,yangın ve tesisat işlerinin yapılması için imzalanan sözleşme kapsamında davacının alacaklı olup olmadığı, havalandırma tesisatına ilişkin ek iş yapılması hususunda tarafların anlaşıp anlaşmadığı, cari hesap ve faturalar kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ile icra takibine itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Büyükçekmece ..... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı davacı tarafından borçlu aleyhine cari hesap ekstresinden kaynaklanan faturalara ilişkin 344.220,02 TL asıl alacak için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. İş bu dava 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır. Davalı borçlu tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle davacı ile aralarında eser sözleşmesinin bulunudğu ancak davacının işleri belirtilen süre zarfında yapmadığı yapılanlar ise eksik gerçekleştrildiği, davacının Aralık ayında fatura kestiği ancak bu ayda herhangi bir tadilatın yapılmadığını bu hususa ilişkin eklerinde AVM yönetim yazısının bulunduğunu, ayrıca her ne kadar düzenlen faturalar ticari defterlere kayıt edilmiş ise de bilgisizlikten kaynaklı defterlere işlendiğini belirterek davanın reddini talep ettiğinin anlaşıldığı, Davacı tarafından sunulan beyan dilekçesinde "Müvekkil şirket ..... fatura numaralı 298.370,10 tl bedelli faturadaki hizmetleri şubat ayı ile nisan ayı arasında arasında gerçekleştirmiştir. Daha sonra iş bitiminde fatura kesmek için davalı şirket ile iletişime geçilmiş olup davalı şirket yetkilileri türlü bahanelerle oyalayarak faturanın kesilmesini uzatmış daha sonra müvekkil şirket geri dönüş alamayınca 09.11.2023 tarihinde fatura yı kesmiş davalı şirkete göndermiştir." denmek suretiyle faturanın sözleşmede belirtilen tarihlerden sonra kesilmesinin nededni anlatılmış olup AVM yönetimi tarafından Aralık ayında herhangi bir tadilatın yapılmadığı yazısının gerekçesi ortaya koyulmuş olup işbu durumun ticari hayata uygun olduğu değerlendirildiği, davacı ve davalı şirket ba/bs formlarının istendiği, taraflar ticari defterlerinin sunulduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2016/944 esas 2016/3009 karar sayılı ilamı) Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine, işin yapıldığına ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerekmektedir. Dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Ticari defterler ve vergi müdürlüğü yazı cevapları kapsamında Davacı yanın bağlı olduğu Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 23.05.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan 2023 yılı BA BS Bildirimlerine göre ve Davalı yanın bağlı olduğu Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdi tarafından Sayın Mahkemeye 27.05.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan 2023 yılı BA BS Bildirimlerine göre tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı ve davacı ve davalının 2023 yılı ticari defterlerinin usule uygun olarak tutulduğu bahse konu faturaların defterlerine işlendiği tespit olunmuştur. Davalı tarafından faturaların sehven işlendiği iddiası, ilgili alacakların vergi müdürlüklerine ba/bs formları olarak bildirildiği göz önüne alınarak mahkememizce dikkate alınmamıştır. Her ne kadar mahkememizce eser sözleşmesi kapsamında tanıklar dinlenmiş ise de davacı ve davalı tanık beyanlarının uyuşmadığı görülmekle beyanlar hukuki değerlendirmede dikkate alınmamış zira taraf ticari defterleri ve ba/bs formlarının birbiri ile uyumlu olduğu ve işbu delillerin karine oluşturduğu benzer hususa ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesinin ..... E ..... K sayılı ilamında "...şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalının ve temsilcisi olduğu şirketin ticari defter ve kayıtlarında söz konusu faturaların kayıtlı olması ve/veya BA' formlarında bildirilmiş olması halinde miktarlarının kesinleşeceği, ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve/veya BA formlarında bildirilmediğinin anlaşılması halinde yapılıp teslim edilen iş miktarı ihtilaflı hale geleceğinden mahkemece keşfen inceleme yapılması gerektiği belirtilmiş,..." şeklinde değerlendirme yapılmakla artık keşif ve tanık delillerinin dosyadaki uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli ve gerekli olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu bilgiler ışığında davalı şirket tarafından itirazın iptaline konu faturanın BA/BS formlarıyla vergi dairesine bildirilmesi nedeniyle faturadaki mal ve hizmetlerin davalı şirkete teslim edilmesine karine teşkil etiğinden davacının faturaya davalı alacağının varlığının HMK. 222 maddesi uyarınca ispatlamış olup davalı taraf talep konusu faturaları ticari deft-erlerine kaydettiği ve vergi müdürlüklerine bildirdiği, ayrıca davalı tarafın süresi içinde TTK.nun 21/2.maddesi uyarınca itiraz ettiği ya da faturaların iade edildiğine dair delil ve belge ileri sürmediği dikkate alınarak bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden, davalının da bu yönde ispatı bulunmadığından mahkemece davacı tarafından işin yapılıp teslim edildiği kabul edilerek davanın kabulüne ilişkin kanaat oluşmakla birlikte alacağın likit olduğu, tarafların ise tacir olduğu dikkate alınmakla takip talebinde talep edilen %16,75 oranındaki faizin takip tarihi itibariyle avans ve reeskont faiz oranlarından düşük olduğu dikkate alınmış ve taleple bağlılık ilkesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Büyükçekmece ..... İcra Dairesinin ..... E sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, toplam alacak miktarı olan 344.220,02-TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, Devamına karar verilen 344.220,02-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi gereğince %16,75 oranında faiz işletilmesine, Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 344.220,02-TL toplam alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 68.844,00-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 23.513,67.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 5.878,42.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 17.635,25.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı ve 5.878,42.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 28.500,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 55.075,20.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00.TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/11/2025

Katip ...... ¸e-imzalıdır

Hakim ...... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/452, K. 2025/1018, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-452-e-2025-1018-k-6b28729d0db1