İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/29 E. 2026/51 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/29
Karar No
2026/51
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/29 Esas KARAR NO : 2026/51

DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Men'i, Ünvan Terkini DAVA TARİHİ : 12/02/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Men'i, Ünvan Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 09/01/1992 tarihinde kurulduğunu ve halen ... Plaza B Blok Kat:7 No:24 Esenler/İstanbul medikal ve tıbbi gereçler satışı, kurulumu, servisi alanında faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, şirket İstanbul Ticaret Siciline ... ticaret sicil no ile kayıtlı olduğunu, davalı şirketin ise 16/09/2024 tarihinde kurulduğunu, İstanbul Ticaret Sicilde ... no ile kayıtlı olduğunu, davacı şirketin ... ibaresini ticaret ünvanı olarak 33 yıldan fazla bir süredir kullandığını, davacı şirketin ... ticaret ünvanını aynı zamanda tescilli marka olarak da 2009 yılında marka no: ... ile Türk Patent Enstitüsüne tescil ettirdiğini ve marka olarak kullandığını, davacı şirketin ticaret ünvanı ve tescilli markası ile uzun yıllardır medikal gereçler ve tıbbi cihazlar sektöründe faaliyette bulunduğunu ve ürün sattığını, müvekkili şirketin iştigal konusu ile ilgili olarak ithal ettiği ürünleri yurt çapında pazarladığını ve pazarladığı ürünlere de aynı zamanda servis hizmeti verdiğini, netice olarak ... müvekkili şirketin hem ticaret ünvanı, hem de markası olduğunu, davalı şirketin ticaret ünvanında davacı şirketin markası ve ticaret ünvanı olan "..." kelimesini kullanmasının davacı şirketin ticaret unvanına ve markasına tecavüz oluşturduğunu, haksız rekabete yol açtığını, davalı şirketin, davacı şirketin ... markasını ve ünvanını ticaret ünvanı olarak kullandığını ve karıştırılmaya yol açtığını, davacı şirketin gerek kendi müşterilerinin bu durumu son 1 ay içerisinde telefonlar ile arayarak bildirmeleri üzerine, gerekse aslında davalı şirkete gönderilen ancak benzerlik sebebi ile kendisine gelen mailler sebebi ile ve gerekse de internetten bu şirketin iletişim bilgilerine ulaştıklarını beyan eden bir takım müşterilerinin yaptıkları telefon aramaları ile davacı şirketin ticaret ünvanında ve tescilli markasında yer alan "..." ibaresini davalı şirketin ticaret ünvanında haksız olarak kullandığını öğrendiğini, açıklanan nedenlerle, davalının, davacıya ait ticaret unvanı ve markaya tecavüzün önlenmesini ve menini, davacı şirketin marka ve ticaret ünvanının davalı şirket tarafından dürüstlüğe aykırı ve haksız olarak kullanıldığının tespiti ile kullanılmasının yasaklanmasını, haksız rekabetin sona erdirilmesini ve davalının ticaret ünvanının tamamının yada ünvanında yer alan ve iltibasa yol açan "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini, sicilden terkin kararının İstanbul Ticaret siciline bildirilmesini masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiayı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin kesinlikle davacının iddia ettiği şekilde ticaret ünvanına ve markasına tecavüzü, marka ve ünvanını haksız kullanımının, haksız rekabetinin söz konusu olmadığını, internette basit bir araştırmada görüleceği üzere ticaret sicilde çok sayıda "..." ismini taşıyan şirket bulunduğunu, müvekkili şirketin kuruluşunda isim olarak "..." ismini uygun görmesine rağmen tabelada isim olarak "...." ismini kullandığını, ... ismini sadece fatura kesilirken kullandığını, müvekkili şirket ismi içerisinde ... kelimesini kullandığını ve başvuruda her hangi bir sakınca olduğunun bildirilmediğini, itiraz da olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için "..." isim ve ünvanının davacıya ait olduğunun kabulü durumunda ise müvekkilinin Mahkemenin kararı ile derhal bu ismi kullanmaktan vazgeçmeye hazır olduğunu, sağlık alanında kullanılan evrensel bir simge ismin kullanımının davacının tekelinde olmasını kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle haksız ve yersiz davanın reddi ile yapılacak yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı ... tescil numaralı "... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ." ibareli marka tescil belgeleri celp olunmuştur. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı ve davalı şirketin sicil kayıtları celp olunmuştur. Dosya, davalının, davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan haklarına ve ticaret ünvanına tecavüz ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, davalının ticaret ünvanı terkini koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 23/09/2025 tarihli raporunda; "Davalının ticaret unvanı olarak “... İLAÇ MEDİKAL MALZEMELER TIBBI CİHAZLAR İMALAT İTHALAT İHRACAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ” şeklinde kullanımı olduğu, unvanın çekirdek kısmının davacının “...” asli unsurlu markasıyla kelime olarak da ayniyet içerdiği görüldüğü, davacı firmanın medikal aletlere yönelik faaliyet gösterdiği, davalının da ticaret unvanından anlaşıldığı kadarıyla aynı sektörde faaliyet gösterdiği değerlendirildiği, davalının unvanındaki çekirdek unsur ile davacının markasının yüksek benzerliği, ticaret unvanındaki kullanımda başkaca çekirdek unsuru olmaması, tarafların aynı sektörde faaliyet gösteriyor olması gibi nedenlerle SMK’nun 7/3-e maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz şartlarının oluştuğu ve ticaret unvanının terkininin talep edilebileceği kanaati hâsıl olduğu, YARGITAY 11.HD’NİN 14.3.2022 TARİH, 2019/5189 ESAS, 2022/1852 sayılı içtihat değişikliğine ilişkin kararda da belirtildiği gibi, davalının marka tecavüzü teşkil eden kullanımlarının ayrıca TTK’nun 54.maddesi kapsamında haksız rekabet yönünden de korunmasının gereksiz olması nedeniyle davalının işbu davaya konu kullanımlarının haksız rekabete yol açmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmiştir. Dava, davalının, davacıya ait markasından ve ticaret ünvanından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, önlenmesi ve men'i ile ünvan terkini talebine yöneliktir. SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/1 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/1-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Davacının, .... tescil numaralı, 28.04.2009 başvuru ve 22.03.2010 tescil tarihli, “...” ibaresini taşıyan markasının 10.sınıfta tescilli olduğu ve somut olayda davalının ticaret ünvanı olarak ... ibaresini kullanmasına dayandığı görülmüştür. Yargıtay ... HD’nin 2020 tarihli ... kararında, SMK’nun 29/1-a hükmü ile yapılan yollama gereği, md.7/3-e maddesinde yer alan “işaretin ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması” hükmünün, işaretin markasal kullanılması durumunda uygulanabileceği, Md.7/3’te işaretin “ticaret alanında kullanılması halinde yasaklanabileceği”nin hükme bağlandığı, marka hukuku kapsamında işaretin ticaret alanında kullanılması ifadesi ile kastedilenin, işaretin markasal olarak kullanılması olduğu ifade edilmektedir.(Uğur ÇOLAK-Türk Marka Hukuku 5. Baskı s.750-751) İşaretin ticaret alanında kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmekte ise de, Yargıtay ... HD’ne göre, markanın benzerinin, bir başkası tarafından ticaret unvanında, internet alan adında yer alması durumunda benzerliğin derecesi ve çekirdek ya da asli unsuru oluşturan kısmın ayırt ediciliğinin ne ölçüde olduğunun da dikkate alınması icap eder. Davacının .... tescil numaralı markasında ayırt edici asli unsurun "..." ibaresi olduğu, 10.sınıfta "Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler ( condom/kaput). Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar." emtiaları için tescilli olduğu, davalının ticaret ünvanı olarak "... İLAÇ MEDİKAL MALZEMELER TIBBI CİHAZLAR İMALAT İTHALAT İHRACAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" şeklinde kullanımı olduğu, unvanın çekirdek kısmının davacının “...” asli unsurlu markasıyla kelime olarak da ayniyet içerdiği görülmüştür. Davacı firmanın medikal aletlere yönelik faaliyet gösterdiği, davalının da ticaret unvanından anlaşıldığı kadarıyla aynı sektörde faaliyet gösterdiği, yani her iki tarafın aynı sektörde yer aldığı değerlendirilmiştir. Davalının unvanındaki çekirdek unsur ile davacının markasının yüksek benzerliği, ticaret unvanındaki kullanımda başkaca çekirdek unsuru olmaması, tarafların aynı sektörde faaliyet gösteriyor olması gibi nedenlerle SMK’nun 7/3-e maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz şartlarının oluştuğu ve ticaret unvanının terkininin talep edilebileceği tespit ve değerlendirmesi ile Mahkememizce bilirkişilerin bu yöndeki görüşüne itibar edilmiş ve davalının, davacının markasından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, tecavüzün önlenmesine ve men’ine karar vermek gerekmiştir. Davacı, davalının ticaret ünvanındaki "..." ifadesi ile ilgili yargılama sürecinde isim değişikliği yaptığından konusuz kalan dava ve taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Duruşmadaki kısa kararda sözlü tefhim esnasında kelimenin okunuşu itibariyle "..." olarak yazıldığı ve bu haliyle yanlış olarak yazılmış ise de duruşma esnasında bu hususun gözden kaçırıldığı ve doğru yazılışın "..." olması nedeniyle bu husus gerekçeli kararda düzeltilerek hüküm kısmanda "..." olarak düzeltilmiştir. Haksız rekabet davası yönünden yapılan değerlendirmede; Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, ... esas ve ... karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalının, davacının markasından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, tecavüzün önlenmesine ve men’ine -Davalının ünvanında kullandığı "..." ifadesi ile ilgili yargılama sürecinde isim değişikliği yaptığından konusuz kalan dava ve taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına, -Davacının haksız rekabet talebinin reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti talebi yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafa yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.401,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 11.401,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 5.700,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/03/2026

Katip .... Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/29, K. 2026/51, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-29-e-2026-51-k-82bdfc8cd0d6