İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/285 E. 2025/778 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/285
Karar No
2025/778
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/285 KARAR NO : 2025/778

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2025 KARAR TARİHİ : 23/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; haksız fiilden kaynaklı zararlarda zaman aşımı süresi haksız fiilin meydana gelmesinden itibaren 2 yıl ve herhalde 10 yıl olduğunu, kazanın 01/02/2023 tarihinde gerçekleştiğini, zorunlu arabuluculuğun ise 27/01/2025 tarihinde başlatıldığını, tüm bu nedenlerle dava zaman aşımına uğramadığını, kaza sonrası müvekkilinin aracının eksper raporunda belirtilen birçok parçası hasar aldığını, kaza sonrası müvekkilinin aracında hasar miktarı, hasarın neden ve niteliğine ilişkin davalının trafik sigortası tarafından ekspertiz raporu hazırlandığını, sigorta şirketleri, aracın tamir edilmesinde verilen hizmetin ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak ve bunu kontrol etmek zorunda olduğunu, yapılan onarım işinin sigortalı veya zarar görenin hakkını ihlal edecek şekilde yerine getirilmiş olması şirketin sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin aracında kaza sonrası hasar alan parçaların orijinal ile değişmesi gerekirken eşdeğer parça ile değişim yapıldığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin hasar farkı alacağı bulunduğunu belirterek, müvekkili lehine trafik kazası neticesinde meydana gelen değer kaybının, hasar farkının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanının 01.12.2023 tarihinde gerçekleşmiş olduğunu ve görülen davanın 02.04.2025 tarihinde açılması ile zamanaşımı gerçekleştiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde; Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, araç hasarına dayanılarak açılmış, maddi tazminat isteğine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacıya ait ------ plakalı araca, davalının sigortaladığı -------- plakalı araç sürücüsünün kusuru ile çarpması sonucu meydana geldiği iddia edilen 01/02/2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazasında, davacıya ait aracın hasarlandığı, davacının bekiye hasar bedeli talebine ilişkin 27/01/2025 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ve arabuluculuk başvurusunun anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine de 02/04/2025 eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça süresinde zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinde haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerlerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır.Yine maddi ve manevi tazminat istemlerinin bağlı olduğu zamanaşımı süreleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60.) maddesinde de düzenlenmiştir.6098 Sayılı TBK'nın 72/1. maddesinde "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." denilmektedir.Bu durumda taraflar arasında görülen dava; maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan tazminat isteğine ilişkin olduğundan, uygulanması gereken zaman aşımı süresinin 2 yıl olduğu konusunda herhangi bir duraksama bulunmamaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 153.maddesinde zamanaşımının durması,154.maddesinde ise zamanaşımının kesilmesi düzenlenmiştir.Zamanaşımının durması demek, o ana kadar işlemiş olan zamanaşımı süresinin işlediği noktada durması, buna yol açan sebebin ortadan kalktığı andan itibaren kaldığı yerden işlemeye devam etmesi demektir. Zamanaşımının kesilmesi ise, borçlunun veya alacaklının ya da hakimin belli fiillerinin sonucu olarak işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasıdır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun "Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi başlıklı" 16/2 maddesinde "Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz" düzenlemesine yer verilmiştir. Kanun'un dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 18/A maddesinin 15. fıkrası ile “ Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez “ düzenlemesine yer verilmiştir. Davaya konu trafik kazası 01/02/2023 tarihinde gerçekleşmiş olup KTK'nın 109.maddesi hükmü gereğince olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu, davacının 27/01/2025 dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu yaptığı, arabulucu tarafından tarafların anlaşamadığına dair son tutanak ise 24/03/2025 tarihinde düzenlendiği, arabuluculukta geçen sürenin başlangıç ve bitiş tarihleri dahil olmak üzere 57 gün olduğu, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı dururacağından, zamanaşımı süresinin sonu olan 01/02/2025 tarihine, arabuluculuk süreci olan 57 günlük süre eklendiğinde, zamanaşımı süresi 31/03/2025 tarihinde dolmaktadır. Hal böyle olunca da 02/04/2025 tarihinde açılan davanın zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, Alınması gerekli harç yeterli olduğundan bu hususta ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan harç masrafları ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 20,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ------ ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/285, K. 2025/778, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-285-e-2025-778-k-d4644e086187