İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/269 E. 2025/269 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/269
Karar No
2025/269
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/269 Esas - 2025/165 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/269 KARAR NO : 2025/165

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2023 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 K. YAZIM TARİHİ : 15/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasından 08.09.2023 tanzim, 11.09.2023 vade ve 60.000,00-TL bedelli bonoya dayanılarak icra takibine girişilmişse de, iş bu senet ve icra takibinden dolayı müvekkilinin davalılara herhangi bir borcu bulunmadığını, bahse konu senedin, kambiyo vasfı taşımadığını, ayrıca senette müvekkilinin imzasının bulunmadığını, her ne kadar senette malen kaydı bulunmaktaysa da davalının müvekkiline hangi malı verererek karşılığında senet aldığını ispatlaması gerektiğini beyan ederek, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasından 08.09.2023 tanzim, 11.09.2023 vade ve 60.000,00-TL bedelli bonoya dayanılarak başlatılan icra takibinde İİK 72 md gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve takip dosyasına konu bonodan dolayı müvekkilinin, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyetli davalı hakkında İİK. mad. 67/2 uyarınca %20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı...r'in, davalı müvekkilimiz adına kayıtlı .... Plakalı aracı 22.03.2023 tarihli sözleşme ile günlüğü 1.000,00 TL bedelle 1 yıl süreyle kiraladığını, davacı yanın araç kiralamala ödemelerini ara sıra ve düzensiz olarak yaptığını, ödemelerini müvekkilinin banka hesabına Kayınvalidesi .... üzerinden gönderdiğini, aynı tarihlerde davacının kayınbiraderi ...'nın da müvekkilinden araç kiraladığını ve onun ödemelerinin de .... tarafından yapıldığını, bu sebeple dava dışı .... tarafından gönderilen ödemelerin tamamının davacının borcuna ilişkin olmadığını, davacı yanın sözleşme süresi olan 1 yılı beklemeden 2023 yılı eylül ayında müvekkiline aracını geri getirdiğini ve sözleşmeye devam etmek istemediğini bildirdiğini, bunun üzerine davalı müvekkili ile davacı tarafın mart ayından eylül ayına kadar olan bakiye borcunu ve davacının kullanımdayken yazılan trafik cezalarını hesaplayıp bakiye borcun 60.000,00 TL olduğu konusunda mutabık kaldıklarını, buna istinaden Davacının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına konu 08/09/2023 düzenleme ve 11/09/2023 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli bonoyu imzalayarak müvekkiline verdiğini, senet borcunun ödenmemesi nedeniyle de davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı hakkında borçlu olduğu 30 dan fazla icra dosyası bulunmakta olup davacının adına kayıtlı taşınmazların takyidatında 56 adet haciz şerhi gözüktüğünü, dolayısıyla Davacı tarafın borç ödemeden aciz olduğunu beyan ederek, öncelikle davacının borca batık durumda ve borç ödemeden aciz durumda olması sebebiyle davacının, HMK'nın 84. maddesi kapsamında müvekkilin HMK'nın 323. maddesinde sayılan muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak miktarını mahkemenin belirleyeceği uygun bir teminat göstermesine, Davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, kira sözleşmesi, ... plakalı araca yazılan trafik cezalarını gösterir e-devlet kayıtları, dava konusu senet sureti, emniyet ve jandarmanın cevabi yazıları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasına kayden açılan davada, mahkemece 15/02/2024 tarih ... esas ... karar sayılı karar ile uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 04/02/2025 tarih ... esas ... karar sayılı kararı ile de uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü bakımından dosya merci tayini için Ankara BAM ilgili hukuk dairesine gönderilmiştir. Ankara BAM 13. Hukuk Dairesinin 20/03/2025 tarih 2025/632-665 E-K. Sayılı kararı ile ; "...Somut olayda; davacı vekili, müvekkili hakkında, 08/09/2023 tanzim, 11/09/2023 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla girişilen Ankara Batı İcra Müdrlüğünün ... esas sayılı icra dosyasından dolayı borclu olunmadığına ilişkin menfi tespit kararı verilmesini, senedin kambiyo vasfı taşımadığını ve müvekkilinin imzasının bulunmadığını, öncelikli olarak Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takibin durdurulması hakkında teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde teminat karşılığında verilmesine, şayet bu talebimiz kabul edilmezse İİK 72. Md hükmü uyarınca yüzde onbeş teminat karşılığında, ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dosya kapsamından, davacı tarafça kira ilişkisine dayanılmadığı, davanın taraflarının tacir olmadığı ancak davacı tarafça kambiyo senedinin unsurlarına karşı itirazda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu senedin kambiyo senedi vasfı taşıyıp taşımadığını belirleme görevi ihtisas mahkemesi olan Asliye Ticaret Mahkemesine ait bulunmaktadır. Bu nedenle mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." gerekçesiyle Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir. BAM kararı sonrası Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin .. esas sırasına kaydedilen dosya, mahkememizin kurulmasıyla, mahkememizin ... Esasına aktarılarak yargılamaya devam olunmuştur. Davacı tarafın imza inkarı bulunduğundan, mahkememizce imza incelemesine esas olmak üzere imza örneklerinin alınması için davacı vekiline müvekkilini mahkememizde hazır etmek ve mukayese imzaların bulunduğu kurumları bildirmek üzere bir aylık kesin süre verilmiş, ancak davacı vekili tarafından ara karar gerekleri yerine getirilmemiştir. Kıymetli evrak, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır (bonoların düzenlendiği 27.01.2004 günü yürürlükte bulunan 6762 s. TTK m.557, 6102 s. TTK m.645 ve Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2.b., Ankara 1997, s.975; Kınacıoğlu, N.: Kıymetli Evrak Hukuku, 5.b., Ankara 1999, s.247). Bononun keşidecisi bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir taahhütte bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Öztan, s.173; Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 15.b., İstanbul 2001, s.25). Türk hukuk öğretisinde kambiyo senetlerinin içerdiği hakkın doğumu konusundaki baskın görüş sözleşme teorisi ile açıklanmakta bu da güven ilkesi ile desteklenmektedir. Bu teoriye göre kambiyo senedinin düzenlenmesi ile içerdiği hak derhal vücut bulmaz, borcun doğumu için ayrıca senedin borç altına girmek kastıyla lehdara da verilmesi yani teslime ilişkin bir de ayni sözleşmenin mevcudiyeti gerekir (Bozer, A./Göle, C.: Kıymetli Evrak Hukuku, 7.b., Ankara 2017, s.21; Yılmaz, A.L.: Kambiyo Senetlerinde Def’iler, İstanbul 2007, s.51; Öztan, s.106; Kınacıoğlu, s.30 vd.). Bu sözleşmenin kurulması Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereği karşılıklı ve aynı yöndeki iradelerin açıklanması ile mümkündür. İradelerin açıklanması ve sakatlanması konusunda da aynı Kanunun hükümleri dikkate alınır. Bonoyu düzenleyen borçlunun ödeme vaadini içeren bir tür kambiyo senedi olan bonoda taraflar 688. maddede belirtilen şekli koşulların yanında bononun ihdas nedeni (malen/nakden ya da teminat kaydı ile alındığını), uyuşmazlık durumunda aralarındaki anlaşmaya göre yetkili olacak mahkeme, faiz gibi bononun geçerliliğine etki etmeyecek ihtiyari unsurları belirleyerek senede ekleyebilirler. Somut olayda davacı tarafından davalıya verilen 60.000,00 TL bedelli adet senedin soyut borç ikrarını içerdiği ve "malen" kaydının düşüldüğü anlaşılmıştır. Kambiyo senetleri illetten mücerret olup senedin aksini iddia eden taraf iddiasını ispatla yükümlüdür. Kural olarak bonoda ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, senedin ihdas sebebi yazılmışsa, artık buna uyulması gerekir. Senetteki sebebin aksinin savunulması halinde ispat yükü yer değiştirir ve senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Somut olayda davacı senetee keşideci olup senedin kambiyo vasfı taşımadığını, imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ancak verilen kesin sürede bilirkişi incelemesine esas imza örneklerini sunmadığından senetteki imzayı kabul etmiş sayılmıştır. Bu aşamada senetteki imzayı ve senet içeriğini inkar etmeyen davacının aksi yöndeki iddiasını kesin delil ile ispat etmesi gereklidir. Bir başka deyişle, takibe konu bonoların, gerçekte bir mal teslimi nedeniyle düzenlenmediği halde malen kaydı içerdiği hususlarında ispat yükü davacıya aittir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 15/03/2012 tarih 2011/9709 esas 2012/4210 karar sayılı kararı) davacı bu iddialarını yazılı belgelerle ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD'nin 2020/4437 esas, 2022/2912 karar ve 2020/4537 esas, 2022/118 karar sayılı ilamları da aynı doğrultudadır.) Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; ispat yükü altında olan davacının takibe konu senetlerin malen kaydını taşımasına rağmen borcunun bulunmadığını yazılı belgeyle ispatlayamamıştır. Ancak; davalı sunduğu cevap dilekçesiyle söz konusu senedin araç kiralama işi nedeniyle alındığını, senedin kaynağının bakiye borç ve trafik cezalarından kaynaklı olduğunu belirterek senedin sebebini ta'dil etmiş/değiştirmiş, yani senedin malen değil araç kiralama nedeniyle borç ilişkisinden dolayı alındığını söylemiştir. Bu aşamada davalı ispat yükünü üzerine alarak, söz konusu araç kiralama işinden dolayı borcunun bulunup bulunmadığını yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Bu kapsamda davalı taraf kendisine verilen kesin sürede, ticari defterlerini sunmadığı gibi, davacı tarafından inkar edilen araç kiralama sözleşmesinin aslını da sunmamıştır. Bu haliyle dosya kapsamında araç kiralama işi nedeniyle borcun bulunduğu hususunu yazılı delillerle ispatlayamamış, yemin deliline de dayanmamıştır. Tüm dosya kapsamı ile kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere davanın sübutuna yarayacak herhangi bir delilin ispat yükü üzerine olan davalı tarafından dosyaya sunulmadığı, yemin deliline dayanılmadığı, hal böyle iken davacının davasını ispat ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek ve şartları oluşmadığından talep edilen İİK 67/2.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Davacının 08/09/2023 tanzim, 11/09/2023 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli bono nedeniyle başlatılan Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Şartları oluşmadığından talep edilen İİK 67/2.maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 4.525,71 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.131,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.394,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 1.131,43 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.439,68 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 602,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/11/2025

Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/269, K. 2025/269, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-269-e-2025-269-k-cffd449c92c3