İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/257 E. 2026/282 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/257
- Karar No
- 2026/282
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/257 KARAR NO : 2026/282
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/06/2018 KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/07/2009 günü davalı şirkete sigortalı,---- poliçe numaralı ----- plaka sayılı aracın seyir halinde yapmış olduğu kaza neticesinde müvekkilinin ağır bir biçimde yaralandığını, müvekkilinin geçici ve kalıcı maluliyet söz konusu olduğunu, ayrıca müvekkilinin bakım ihtiyacı olduğun, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu hasar dosyası oluşturulduğunu, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusurunun olmadığını, kusurun tamamının --- plakalı araçta olduğunu, ilgili aracın ----- nezdinde sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin limitler oranında ve ancak kusur oranında bağımsız olarak sorumlu bulunduğunu, trafik kazasında davacının bedensel zarara uğraması sebebiyle, toplanacak delillere göre 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca geçici kalıcı maluliyet ve bakım gideri yönünden maddi tazminat tutarı belirlenerek, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere kaza tarihinden işletilecek ticari avans faizi ile birlikte yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 14/04/2016 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklik ile birlikte mağdurların dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğu getirildiğini, davacının müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunmadığını, davanın bu yeni düzenleme kapsamında reddinin gerektiğini, sağlık hizmet bedelleri ve geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderlerinin sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılandığını sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının sürekli iş gücü kaybına ilişkin talebinin davacı tarafın zararlarının karşılanabilmesi için belge asıllarının ve kusura ilişkin raporların müvekkili şirkete ibrazı gerektiğini, bu nedenle trafik kazası tespit tutanağı, adli tabip raporu, iddianame veya takipsizlik kararı, nüfus kaydı, meslek ve kazanç belgeleri, kalıcı sakatlık konusunda Adli Tıptan alınmış rapor kusur ve hesap raporlarının tarafımıza gönderilmesini talep ettiklerini davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu ----- İhtisas dairesi tarafından tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, başvuru sahibine ödenecek tazminat tutarının belirlenmesi için maluliyet oranının belli olması gerektiğini, ancak dava tarihi itibariyle de bu oranın belli olmadığından öncelikle dava açılmasına sebebiyet verilmediği için ve de müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olamayacağı için bu hususların kararda dikkate alınmasını, açılan davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, 01/07/2009 tarihinde davacının yolcu olduğu ----- plakalı aracın tek taraflı karıştığı kaza nedeniyle yaralandığından ve geçici, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının doğduğundan bahisle sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davasıdır.İLK KARAR: Mahkememiz 22/06/2021 Tarih, --- Esas, ---- karar sayılı ilamında; " Davanın kısmen kabulü ile, 1.639,44-TL geçici iş göremezlik, 2.079,00-TL geçici dönem bakıcı gideri olmak üzere toplam 3.718,44-TL maddi tazminatın 04/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." karar verilmiş, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
BAM KARARI: ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamında: "...Her ne kadar ATK raporu kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış ise de, yapılan otopedik ve fizik muayene bulgularına göre sol klavikulada kaynamış kırık sekeli ( doku bozukluğu) olduğu ve yüzün çeşitli bölgelerinde ise skar ( yara izi) olduğu açıkladığı halde, raporun sonuç kısmında yaralanmaların foksiyonel araz bırakmadığı ve maluliyet tayinine mahal olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, davacının bizzat muayenesi sağlanarak, plastik cerrah, otopedi ve travmatoloji uzmanı doktor bilirkişilerin de katılımı ile oluşan Genişletilmiş Adli Tıp Kurulu'ndan, davacının bizzat muayenesi sağlanarak, dosya kapsamındaki davacının tedavisine ilişkin tüm evrakların ve grafilerin irdelendiği, kaza tarihinde geçerli olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlanmış usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının omzundaki kırık ve yüzündeki yaralanmalar nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise oranının belirlenmesi amacıyla rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılarak yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. BAM kararı doğrultusunda davacının bizzat muayenesi sağlanarak plastik cerrah, otopedi ve travmatoloji uzmanı doktor bilirkişilerin de katılımı ile oluşan Genişletilmiş Adli Tıp Kurulu'ndan, dosya kapsamındaki davacının tedavisine ilişkin tüm evrakların ve grafilerin irdelendiği, kaza tarihinde geçerli olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi hususunda dosya Atk'ya sevk edilmiştir. ATK raporunda özetle; ----- hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; ---- oğlu, 07.08.1987 doğumlu, -----01.07.2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve ---- sayılı ----- Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı" tespitinde bulunmuştur. ATK raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, karar ilamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının plastik cerrah, otopedi ve travmatoloji uzmanı doktor bilirkişilerin de katılımı ile oluşan Genişletilmiş Adli Tıp Kurulu'ndan, davacının bizzat muayenesi sağlanarak, dosya kapsamındaki davacının tedavisine ilişkin tüm evrakların ve grafilerin irdelendiği, kaza tarihinde geçerli olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlanmış usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde hazırlanan raporda davacının omzundaki kırık ve yüzündeki yaralanmalar nedeniyle maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olacağı ve bu süre boyunca 3 ay geçici bakıcı ihtiyacı olacağı anlaşılmış, ilk kararda esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı lehine 1.639,44-TL geçici iş göremezlik, %100 malul olduğu 3 aylık süre yönünden hesaplanan 2.079,00-TL geçici bakıcı giderine hükmedilmiş, davacının sürekli iş göremezliği bulunmadığından bu talebin reddine karar verilmiş, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-1.639,44-TL geçici iş göremezlik, 2.079,00-TL geçici dönem bakıcı gideri olmak üzere toplam 3.718,44-TL maddi tazminatın 04/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-) Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90-TL peşin, 71,80-TL tamamlama harcın mahsubu ile bakiye 624,3-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 35,90-TL. başvurma harcı, 35,90-TL peşin ve 71,80 tamamlama harcı ve 162,10 TL istinaf başvuru harcının toplamı olan 305,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 1.279,05-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına (%98,67-%1,33) göre hesaplanan 1.262,04-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-)Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 6-) Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 'nın 28/05/2025 tarihli ve --- -- nolu 7.500,00-TL bedelli fatura bedelinin kabul ret oranına göre hesaplanan 278,00 TL'sinin davacıdan, 7.400,25-TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 7-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 3.718,44-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 50,00 TL üzerinden hesaplanan vekalet ücreti tutarı) 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-) Mahkememiz 14/11/2021 tarihli ve ----- nolu harç tahsil müzekkeresi ile yazılan 146,31-TL harcın yatırıldığına dair makbuzun sunulması halinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.