İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/24 E. 2025/268 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/24
Karar No
2025/268
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/289 KARAR NO : 2025/275

DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka(Tecavüzün Giderilmesi İstemli), Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) DAVA TARİHİ : 20/12/2024 KARAR TARİHİ : 23/10/2025

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firmanın eski ve köklü bir firma olduğunu, müvekkilinin ----- alan adını kullandığını, davalının-----alan adlı sitede ve ---- sosyal medya hesaplarında müvekkiline ait ------ ibaresini kullandığını belirterek işbu alan adına ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi kararının verilmesini, davalı eyleminin müvekkilinin marka hakkına vaki tecavüzün tespitini, tecavüzün menini, durdurulmasını ve önlenmesini, davalı firmanın unvanından ---- ibaresinin silinmesini, davanın kabulünü ve tüm yargı giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın ------ alan adı ve bu alan adındaki içerik kullanımları ile ticaret unvanındaki ------ kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ------ ana unsurlu markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı ----- markasının 05, ve 29, sınıflarda 17/10/2011 tarihinde, ------ tescil numaralı ------ markasının 03, ve 05.sınıflarda 09/10/2012 tarihinde, ----- tescil numaralı ----- 05, 29 ve 30,tescil numaralı ----- markasının 10/06/2015 tarihinde,---- tescil numaralı ------ markasının 29 ve 30.sınıflarda 10/06/2015 tarihinde, ---- tescil numaralı ------ markasının 29 ve 30.sınıflarda 14/04/2015 tarihinde, ---- tescil numaralı ------ markasının 03, 05, 16, 29, 30, 35 ve 43.sınıflarda 27/10/2021 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi raporunda sonuç olarak,-----internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında, tespit isteyen-----” ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren ------ tanıtımının yapıldığı, Aleyhine tespit olunanın internet üzerinden marka, alan adı, sosyal medya hesabı, ---- ve ---- şeklindeki “---” ibareli kullanımlarının, tespit isteyene ait -- sayılı ----- markası ile karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzer olduğu ve ------ sayılı markanın tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfları kapsamında kaldığı, aleyhine tespit talep olunan tarafın internet sitesinde, Türkiye'deki adresi olarak tespit isteyene ait-----adresini gösterdiğine dair raporunu sundukları anlaşıldı. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yönünden rapor düzenlenmiş olup alınan heyet raporunda özetle; Davalıya ait olduğu belirtilen ------alan adlı web sitede yapılan incelemede; halihazırda ----- alan adıyla hizmet veren herhangi bir sitenin olmadığı, alan adı tescil bilgilerinde; alan adının halihazırda ---- olduğu, alan adının ---- firması tarafından ----- adına kayıt edildiği, alan adının 16.04.2024 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 16.04.2026 tarihinde biteceği, ------ iletişim bilgilerinde; Şirket adının----- İletişim numarasının ----- olduğu, Site erişim ve yer sağlayıcısının ------ firması olduğu, Sitenin kayıt tarihi itibariyle 20.04.2024-10.07.2025 tarihleri arasında 19 adet arşiv kaydı olduğu, Sitenin 20.04.2024 tarihli ilk arşiv kaydında yapım aşamasında olduğunun görüldüğü, Sitenin arşiv kayıtlarında; ŞEKİL logosunun kullanıldığı, Firma iletişim bilgilerinde; Firma adresinin ---- Firma iletişim numarasınım ----- Firma ---- numarasının ----- olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ----- adresinde yer alan sayfada yapılan incelemede; Hesap adının ------ olduğu, Hesabın Nisan 2024 tarihinde oluşturulduğu, Hesapta ------ firma adının yer aldığı, Hesap içeriğinde logolarının kullanıldığı, Hesap adında ve hesap içeriğinde------ ibarelerinin kullanıldığı, Hesaptan 6 adet paylaşım yapıldığı, Hesabın takipçi sayısının 60 olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ------ adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; Hesapta ----- adının yer aldığı, Hesabın 14 Nisan 2024 tarihinde oluşturulduğu, Hesap içeriğinde logolarının kullanıldığı, Hesap adında ve hesap içeriğinde ----- ibarelerinin kullanıldığı, Hesabın takipçi sayısının 29 olduğu tespit edilmiştir. Sektörel yönden: Davacıya ait -----markaları ilaç ve eczacılık sektöründe tanınmış markalar olmadığı, davacı ve davalı firmaların, Sağlık Bakanlığı veya Tarım Bakanlığı ruhsatlı tedaviye yönelik ürünleri bulunmadığı, davacı vekilinin bu yönde bir talebinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Marka yönünden: ---- Tescil Sayılı ----- markasının Davacı şirket adına TPMK nezdinde tescilli olduğu, 28.12.2020 başvuru, 27.10.2021 tescil tarihli olduğu, koruma süresinin devam ettiği, SMK md. 29 atfıyla 7/2-b bakımından Davalının kullanımları ile Davacı markası arasında bütünsel intiba bakımından görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan benzerlik/ayniyet bulunduğu, Davalının kullanımlarının halk nezdinde Davacının seri markalarından biri olduğu izlenimini uyandırdığı, tüketicilerin satın alacakları mal ve hizmetlerin iki ayrı işletmeden geldiğini bilme ihtimallerinde dahi bu işletmeler arasında organik bir bağlantı olduğunu zannetmesi ihtimalinin mevcut olduğu, dolayısıyla halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu kapsamda SMK md. 29 ve md. 7/2-b şartlarının somut olayda oluştuğu, SMK md. 29 atfıyla 7/3-d bakımından------adlı alan adında ---- ibarelerinin birlikte kullanılması, keza ------ şeklindeki ------ kullanımı ticari etki yaratacak biçimde kullanım (ticaret alanında kullanım) olarak değerlendirileceği, bu sebeple SMK md. 29 ve md. 7/3-d bendi kapsamında ihlalin oluştuğu, SMK md. 29 atfıyla 7/3-e ve TTK md. 52 bakımından davacı Şirketin, “...” unvanı ile ----- Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde ------ sicil no ile 07.09.2009 tarihinde tescil edildiği ve 11.09.2009 tarihli ----- sayılı-----387. Sayfasında ilan edildiği, Davacının dayanak markası olan----- tescil sayılı------ markasının başvuru tarihinin 28.12.2020 olduğu, buna mukabil Davalı şirketin ----- unvanı ile ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ------ sicil no ile 22.06.2021 tarihinde tescil edildiği ve 23.06.2021 tarihli ----- sayılı ---- 91. Sayfasında ilan edildiği, bilahare de 29.03.2024 tarihinde tescil aynı gün ---- sayılı -----’nin 1020. Sayfasında ilan ile unvanının “...” olarak değiştirildiği anlaşıldığından SMK 29 uncu maddesinin atfıyla md. 7/3-e ve TTK md. 52 bir arada değerlendirildiğinde Davalının Ticaret Unvanının sicilden terki şartlarının oluştuğuna dair görüş bildirmişlerdir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 sayılı SMK'nın 7/2, 7/3-e, 29 ve 149. Maddeleri, TTK'nın 54, 55 vd. Maddeleri,

GEREKÇE: Dava, davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile ticaret unvanının terkini davasıdır. Davacı taraf ---- tescil numaralı dentavrasya ------. +şekil markalarının adına tescili olduğunu, kendisinin bu marka adı altında ilaç, kozmetik ürünleri vb. Sektörlerde faaliyette bulunduğunu, davalı tarafın bu markaları kendi ticaret unvanında birebir kullandığını ve yine aynı sektörde bu işletme adı ile faaliyette bulunduğunu, internet adreslerinde ---- ibaresini markasal olarak kullandığını beyan ederek marka hakkına tecavüzün tespiti ile, marka hakkına önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile ticaret unvanınındaki tecavüz oluşturan ----- ibaresinin terkinini talep ve dava etmiş, yine davalının bu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu beyan ederek haksız rekabetin tespiti ile men'i, durdurulması ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.SMK'nın 7/3-e maddesine göre "İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması" halinin de marka hakkına tecavüz teşkil edeceği ve yasaklanabileceği belirtilmiştir. Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir. Bu açıklamalardan sonra ----- tescil numaralı ------- +şekil markasının 03,05,16,29,30,35 ve 43. Sınıfta 28.12.2020 tarihinden itibaren davacı adına tescilli olduğu, davacı şirketin “...” unvanı ile ----- Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde ------ sicil no ile 07.09.2009 tarihinde tescil edildiği ve 11.09.2009 tarihli ---- sayılı ---- 387. Sayfasında ilan edildiği, Davalı şirketin “------unvanı ile ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde----- sicil no ile 22.06.2021 tarihinde tescil edildiği ve 23.06.2021 tarihli ----- sayılı ----- 91. Sayfasında ilan edildiği, bilahare de 29.03.2024 tarihinde tescil aynı gün ---- sayılı ------- 1020. Sayfasında ilan ile unvanının “...” olarak değiştirildiği, davalı tarafın ------ alan adıyla hizmet veren sitesinin 2024 yılında kaydedildiği, bu sitede -----şekil şeklinde markasal kullanım bulunduğu, davalı tarafa ait ----- adresinde -----şekil" şeklinde markasal kullanımların bulunduğu,-----şeklinde markasal kullanımların bulunduğu, bu kullanımlar dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacının tescilli markası olan ----- ibaresinin ana unsur olduğu markası ile birebir kullanım olduğu, her ne kadar davalı tarafça ----- yerine ------ ibaresi kullansa da bu ibarenin ülkemizde yerleşik olarak aynı şekilde telaffuz edildiği ve aynı kelime olarak bilindiği dikkate alındığında kullanımın birebir aynı olduğu, yine davalı tarafça hem ticaret unvanında hem de bir kısım markasal kullanımlarda ---- ibaresine-----ibaresini eklemek suretiyle kullanmış ise de ---- ibaresinin ----- anlamında ve ayırt ediciliğinin düşük bir ifade olduğu dikkate alındığında davalının markasına ayırt edicilik kazandırmadı, yine davalının kullanımlarının sektörel olarak da davacının markasının tescilli olduğu 05. Sınıfta dikkate alındığında sınıfsal olarak da benzerliğin mevcut olduğu kabul edilmiş, bu haliyle davalının hem markasal, hem url adresi,hem internet alan adı ve hem de ticaret unvanındaki kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüzün tespiti ve tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve ortadan kaldırılmasına, davalı tarafa ait "----ticaret unvanında bulunan "------" ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar vermek gerekmiş, hem alan adı olarak kullanımın marka hakkına tecavüz oluşturduğu hem de saosyal medya hesaplarının url adresleri ve içeriklerinin marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu kabul edilerek içeriklerin çıkarılması ve erişimin engellenmesi taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş, yine davacının SMK'nın 149/1-g maddesi gereği kararın yayınlanmasını da talep hakkı bulunduğu kabul edilerek bu talebin de kabulüne karar ermek gerekmiştir.Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yanında TTK'nın haksız rekabeti düzenleyen 54. Vd. Maddeleri gereği talepleri de değerlendirilmiş, davacı tarafın ihlal edilen hakkının sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunduğu ve az yukarıda ifade edildiği üzere SMK hükümleri kapsamında marka tecavüzün tespiti ve sonuçlarına dair kararı tesis edildiği, Yargıtay -----.HD'nin ----- Sayılı ilamında da belirtildiği üzere "SMK ile getirilen özel hükümler haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir. Davacı bu özel hükümlere de dayandığından tescilli tasarımın koruma alanı ile haksız rekabetin koruma alanının kesiştiği dava konusu olayda, yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacağından, özel hükmün yanında haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü de olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmadığı, hal böyle olunca, (Yargıtay ---. Hukuk Dairesinin 14.03.2022 gün ve ------ bakımından, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek" şeklindeki gerekçesi de dikkate alınarak kümülatif korumanın mümkün olmadığı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-Davalı tarafın "-------" şeklideki markasal kullanımlar, "------" şeklindeki alan adı kullanımı ve "------" şeklindeki ticaret unvanındaki kullanımlar dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün men'i, durdurulması ve önlenmesine, 2-Davalı tarafa ait ---- internet sitesine, ---- sosyalmedya hesaplarına, ------- sayfası ve------- adreslerine erişimin engellenmesine, içeriğin yayından kaldırılması, karar kesinleştiğinde hükmün infazı yönünden Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına, 3-Davalı tarafa ait "-----" ticaret unvanında bulunan "------" ibaresinin TİCARET SİCİLİNDEN TERKİNİNE, 4-Davacı tarafın haksız rekabet talepleri yönünden davanın REDDİNE, 5-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle marka hakkına tecavüz yönünden kabul edilen hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, 6---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ------ sayılı dosyasında davacı tarafça sarf edilen 6.132,00-TL giderin davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 7-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince "marka hakkına tecavüz" davası yönünden takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince "erişim engeli" davası yönünden takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen haksız rekabet davası yönünden takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 11-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 18.912,50 TL tebligat ve müzekkere gideri olmakk üzere toplam 19.400,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%66 kabul) 12.804,594 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda,gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/24, K. 2025/268, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-24-e-2025-268-k-decac3a6d87b