İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/108 E. 2025/265 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/108
- Karar No
- 2025/265
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/108 KARAR NO : 2025/265
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ : 06/05/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin yaklaşık 51 yıldır mobilya ve aksesuar üretimi sektöründe hizmet verdiğini, yemek grupları, oturma grupları, yatak odası mobilyaları ve aksesuarlarının tasarımını ve üretimini yaptığı, müvekkilinin başta ----- sitesinde olmak üzere çok sayıda showroomu bulunduğunu, müvekkilinin----- hesabının sahibi olduğunu ve işbu adreslerde ürünlerinin tanıtımını ve satışını yaptığını, davalının unvanında ----- ibaresini kötü niyetli olarak kullandığını, ----- markasını devamında hiçbir ibare bulundurmaksızın kullandığını, kendi markasıymış gibi faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın müvekkili adına tescilli markanın aynısını takşit etmek suretiyle kullandığını belirterek; Davanın kabulü ile davalının ----- markasına yönelik haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve yasaklanmasını, Davalının ---- markasına yönelik tecavüzünün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve yasaklanmasını, TTK ve HMK hükümleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davalının ----- markasına yönelik kullanmış olduğu bütün materyaller üzerindeki yazıların ve kullanımların kaldırılmasını ve internet adreslerine erişimin engellenmesini, Mahkeme hüküm özetinin tüm yayın masraf ve ücretlerinin davalıdan alınmak suretiyle Türkiye çapında yayınlanan en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde ilanını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesini sunmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafın ----- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacının ----- ana unsarları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, eylemin haksız rekabet olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı yazı cevabı ile davacı şirketin 05.09.1997 tarihinde Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- markasının 42. Sınıfta 24/01/2013 tarihinde, ---- tescil numaralı ----- markasının 35.sınıfta 30/12/2013 tarihinde, ---- tescil numaralı ---- markasının 35.sınıfta 30/12/2013 tarihinde, ---- tescil numaralı ------ markasının 35.sınıfta 01/04/2013 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Davalıya ait olduğu belirtilen ----- alan adlı web sitede yapılan incelemede; Site içeriğinde ŞEKİL logosunun ve site alan adı ve içeriğinde “-----” ibaresinin yer aldığı Mesafeli satış sözleşmesinde ve firma iletişim bilgilerinde; firma unvanının --- ŞİRKETİ, döşeme Atölyesi; ---- İletişim numarasının ---- Atölyesi; Adresinin-----olduğu görülmüştür. Firma sandalye, masa, ofis mobilyaları, barko banko tezgahları ve kanepeler kategorisinde ürünlere sahip olduğu, Site tescil bilgilerinde; alan adının ----- firması tarafından ----- firması adına kayıt edildiği, alan adının 23.11.2023 tarihinde kayıt ettirildiği ve 25.11.2028 tarihine kadar kayıtlı olduğu, Site erişim ve yer sağlayıcısının ---- firması olduğu tespit edilmiştir. davalıya ait olduğu belirtilen ----- URL adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; Hesap adının ---- olduğu, Hesapta ----- firma adının yer aldığı, Hesabın Ekim 2023 tarihinde oluşturulduğu, Hesabın takipçi sayısının 155 olduğu, Hesapta ŞEKİL logosunun kullanıldığı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen -----adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; Hesap adının ------ olduğu, Hesapta---- firma adının yer aldığı, Hesabın Nisan 2015 tarihinde oluşturulduğu, Hesabın takipçi sayısının 1.359 olduğu, Hesapta ŞEKİL logosunun kullanıldığı tespit edilmiştir. Davalı tarafın ilgili internet sitelerinde ve mağaza tabelasında kullandığı markası ile davacının markası arasında ayırt edilemeyecek derece benzerlik olması sebebiyle aralarında iltibas ve karıştırılma ihtimali oluştuğuna dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/2, 29. Ve 149. Maddeleri, Türk Ticaret Kanunu'nun 54, 63, 55. Maddeleri
GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tecavüzün giderilmesi, erişimin engellenmesi ve ticaret unvanının terkini davasıdır. Davacı taraf, "-----" ana unsurlu adına tescilli markaların bulunduğunu, davalı tarafın markasının ana ve ayırt edici unsurunu ticaret unvanında kullanması ve markasal olarak kullanması dolayısıyla marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, ayrıca ----- ibareleri seri markalarını kullanması dolayısıyla haksız rekabette bulunduğunu beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, tecavüzün giderilmesine, tecavüz oluşturan internet üzerindeki kullanımlara erişimin engellenmesini ve davalı tarafın ticaret unvanındaki kullanımların sona erdirilmesini ve verilen kararın yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı SMK'nın 29. Maddesinde "a-Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda; ----- markasının 42. Sınıfta 24/01/2013 tarihinde, ----- tescil numaralı ----- markasının 35.sınıfta 30/12/2013 tarihinde, --- tescil numaralı ---- markasının 35.sınıfta 30/12/2013 tarihinde, ---- tescil numaralı ----- markasının 35.sınıfta 01/04/2013 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve halen koruma altında bulunduğu, davalı tarafın ticaret unvanının ---olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davalı tarafın faaliyet alanının mobilya ve dekorasyon işleri olduğu, 29.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı tarafın mağaza tabelasında ve internet sitesinde -----+ŞEKİL şeklinde markasal kullanımlarının bulunduğu, bu kullanımların damobilya satış ve pazarlama hizmetlerinde olduğu, bu haliyle davalının hem ticaret unvanı hem de markasal kullanımlarının ana ve ayırt edici unsurunun ----- ibaresi olduğu, davacının markalarının da ana ve ayırt edici unsurunun ------ ibaresi olduğu, yine ses, işitsel ve görsel benzerlik ile sınıfsal olarak da kullanımların benzer olduğu dikkate alındığında hitap ettikleri nihai tüketici nezlinde karıştırılma ihtimalinin olacağı açık olduğunda davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüzün durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılmasının kabulüne karar vermek gerekmiş, yine davacının SMK'nın 149/1-g maddesi gereği kararın yayınlanmasını da talep hakkı bulunduğu kabul edilerek bu talebin de kabulüne karar ermek gerekmiştir.Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yanında TTK'nın haksız rekabeti düzenleyen 54. Vd. Maddeleri gereği talepleri de değerlendirilmiş, davacı tarafın ihlal edilen hakkının sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunduğu ve az yukarıda ifade edildiği üzere SMK hükümleri kapsamında marka tecavüzün tespiti ve sonuçlarına dair kararı tesis edildiği, Yargıtay -----.HD'nin ----- Sayılı ilamında da belirtildiği üzere "SMK ile getirilen özel hükümler haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir. Davacı bu özel hükümlere de dayandığından tescilli tasarımın koruma alanı ile haksız rekabetin koruma alanının kesiştiği dava konusu olayda, yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacağından, özel hükmün yanında haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü de olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmadığı, hal böyle olunca, (Yargıtay -----Hukuk Dairesinin 14.03.2022 gün ve ----- sayılı, yine 22.04.2021 gün ve ----- sayılı kararları) somut olay bakımından, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek" şeklindeki gerekçesi de dikkate alınarak kümülatif korumanın mümkün olmadığı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı tarafın ----- şeklindeki markasal kullanımı ve ticaret ünvanındaki ------ şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına, 2-Davalının ----- hesabına ve internet adreslerine erişimin engellenmesine, 3-Davacı tarafın haksız rekabete yönelik taleplerinin reddine, 4-Karar kesinleştiğinde masrafın davalıdan alınmak suretiyle marka hakkına tecavüz yönünden kabul edilen kısmın hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan traji yüksek bir gazetede bir kez ilanına, 5-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "marka hakkına tecavüz davası yönünden" kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "erişim engeli davası yönünden" kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 702,90 TL ilk dava masrafı, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 117,50 TL tebligat, müzekkere masrafı olmak üzere toplam 12.820,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%66 kabul) 8.461,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,Dair; davacı vekili ile davalışirket yetkilisinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.