İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/994 E. 2025/733 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/994
- Karar No
- 2025/733
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/994 Esas KARAR NO : 2025/733 DAVA : Ticari Ünvanın Korunması DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan ticari ünvanın korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yetkilileri aynı olan davalı şirketlerin unvanlarında yer alan “-------” ibaresinin haksız kullanıldığını ve müvekkili şirketin ticari unvanına tecavüz mahiyetinde olduğunu, ilgili ibarenin 2008 yılından bu yana müvekkili şirketin ticari unvanı olduğunu ve müvekkili şirket ile davalı şirketlerin aynı işletmelere ve benzer ve birbiriyle iç içe geçmiş alanlarda hizmet verdiklerini, aynı tedarikçilerle çalıştığını belirterek, Davalı şirketlerin '-------' ibaresini tüm ticari faaliyetlerinde, unvanında, markalarında, tabelalarında, internet sitelerinde ve sair tüm mecralarda kullanmasının tedbiren durdurulmasını, davalı şirketlerin ticaret sicil kaydına tedbiren davaya ilişkin şerh konulmasını, yargılama neticesinde davanın kabulü ile davalı şirketlerin ticaret unvanındaki --------' ibarelerinin sicilden ayrı ayrı terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ticaret unvanının asıl olarak tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemleri yaparken kullandığı isim olup işletmeyi müşterilere ve 3. kişilere tanıtmaya veya müşterileri işletmeye bağlamaya yaramadığını, ticari işletmeyi müşterilere ve 3. kişilere tanıtmaya yarayan asıl unsurun ise marka olduğunu, davacı firma'nın kullanmış olduğu markanın "-------" markası olduğunu, davacının, kendi marka patent başvurusunu da "--------" markası üzerine gerçekleştirdiğini, İnternet sitesini"--------" şeklinde ve -------- hesabının------- şeklinde olduğunu, müvekkillerinin ve davacı firmanın faaliyet sahası ve yer aldığı sektörlerin tamamen farklı olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen "--------" markasınının 11.04.2022 tarihinde marka siciline tescil edildiğini ancak bu marka sicilinin dava dışı bir firma olan ---------Ş.'ye ait olduğunu, davalı firmaların ise 2022 ve 2024 yılında kurulmuş başka firmalar olduğunu, davacı firmanın marka sicilinde "---------" markasını kullandığını ve tescil ettirdiğini, sonuç olarak; davanın müvekkilleri yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesin talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, ticaret unvanına tecavüz iddiasına dayalı olarak unvanın korunması ve tecavüzün önlenmesi davasıdır. Davacı vekili özetle, yetkilileri aynı olan davalı şirketlerin unvanlarında yer alan “---------” ibaresinin haksız kullanıldığını ve müvekkili şirketin ticari unvanına tecavüz mahiyetinde olduğunu, ilgili ibarenin 2008 yılından bu yana müvekkili şirketin ticari unvanı olduğunu ve müvekkili şirket ile davalı şirketlerin aynı işletmelere ve benzer ve birbiriyle iç içe geçmiş alanlarda hizmet verdiklerini, aynı tedarikçilerle çalıştığını belirterek, yargılama neticesinde davanın kabulü ile davalı şirketlerin ticaret unvanındaki '---------' ibarelerinin sicilden ayrı ayrı terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz tensip zaptı ile birlikte; - -------- Ticaret Odasına müzekkere yazılarak davacı şirket ve davalı şirketlere ait tüm kayıtları, - --------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı şirket ve davalı şirketlere ait tescil bilgileri, - -------- D. İş sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesinin istenilmiştir. Mahkememiz ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın, davalı şirketlerin unvanlarında yer alan “--------” ibaresinin davacı şirketin ticari unvanına tecavüz mahiyetinde olup olmadığı, terkini şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın ticaret kürsüsünde uzman akademisyen bilirkişiye tevdii ile uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Temin edilen 08/09/2025 bilirkişi raporunda; "Davalı şirketlerin ticaret unvanlarının Ticaret Unvanı Tebliği'ne uygun olduğu, Davacı şirketin ve davalı şirketlerin ticaret unvanlarının asıl ayırt edici ekinin “--------” ibaresi olduğu, Tarafların faaliyet alanlarının birbirlerine yakın olduğu, Tarafların mal veya hizmetlerinin tüketici grubunun ortalama tüketici olduğu, Bu bağlamda davalı şirketlerin ticaret unvanlarının, TTK m. 52 uyarınca ticari dürüstlüğe aykırılık teşkil edecek şekilde davacı şirketin ticaret unvanı ile karışıklığa sebebiyet vereceği, Davacı şirketin, davalılardan -------Ş.'ye karşı şirketin kuruluşundan sonra ---------Noterliği'nin 17.07.2024 tarihli --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iki yıl içerisinde yasal haklarını kullanmaya başladığı, iki yıllık süre içerisinde harekete geçilmesinin makul olduğu ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmadığı, davalı şirketlerin unvan kullanımının yoğunluğu, sektörde tanınırlığı ve davacı şirketin buna rağmen harekete geçmediği hususunun somut bir şekilde ispat edilemediği, bu bağlamda iki yıllık sürenin uzun süre olarak kabul edilemeyeceği ve sessiz kalma suretiyle hak kaybının gerçekleşmediği" belirlemelerine yer verilmiştir. 6102 sayılı Yasanın 53 üncü maddesinin ilk fıkrasına göre, anonim, limited ve kooperatif şirketler, işletme konusu gösterilmek ve 46 ncı madde hükmü saklı kalmak şartıyla, ticaret unvanlarını serbestçe seçebilirler. "Ekler" başlıklı 46 cnı maddeye göre ise, tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi ve finansal durumu hakkında, üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte bulunmamak, gerçeğe ve kamu düzenine aykırı olmamak şartıyla; her ticaret unvanına, işletmenin özelliklerini belirten veya unvanda yer alan kişilerin kimliklerini gösteren ya da hayalî adlardan ibaret olan ekler yapılabilir. Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir (m.50). "Unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları" başlıklı 52 nci maddeye göre, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir (f.1). Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir. Somut olayda, davacı şirketin “-------- Şirketi” ticaret unvanı ile 14.01.2008 tarihinde ticaret siciline tescil ile kurulduğu, 15.01.2020 tarihinde ticaret unvanının “------- Şti.” olarak tadil edilerek tescil edildiği ve bu durumun 21.01.2020 tarih ve -------- sayılı --------- ile ilan edildiği tespit edilmektedir. Bu halde davacının ticaret unvanının ek kısmı “------- ” ve çekirdek kısmı “-------- Şirketi "dir. Davalılardan -------Ş., 18.07.2022 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kurulmuştur. Bu halde davalının ticaret unvanının ek kısmı “--------” ve çekirdek kısmı “-------Ş. "dir. Diğer davalı -------- Şti. ise 13.08.2024 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kurulmuştur. Bu halde davalının ticaret unvanının ek kısmı “---------” ve çekirdek kısmı “------- Şti. dir.TTK m. 52 uyarınca ticaret unvanını ilk olarak tescil ettiren kimseye, ticaret unvanı ile karıştırılmaya yol açacak bir ticaret unvanının üçüncü kişiler tarafından tescillini engelleme hakkı verilmiştir.Bu bağlamda davalı şirketlerin ticaret unvanlarının, ticari dürüstlüğe aykırı olarak davacı şirketin ticaret unvanı ile karıştırılmaya yol açıp açmadığı tespit edilmelidir. Ticaret unvanları arasında karıştırılmaya sebebiyet veren kullanımlara ilişkin kriterler de TTK'da yer almaktadır. Uygulamada ve doktrinde, markalar arasında karıştırılmaya sebebiyet veren kullanımlara ilişkin kriterler ortaya konulmuştur. Bu nedenle TTK m. 52 bağlamında karıştırılma halinin tespiti bakımından marka hukukuna ilişkin ölçütlerin benimsenmesi düşünülebilir. Söz konusu uygulamada ticaret unvanının nitelikleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Ticaret unvanları arasında karıştırılma ihtimalinin olup olmadığının tespiti için öncelikle unvanların benzer olması gerekir. Davacı şirketin ticaret unvanının ek kısmı “------- "dır. Davalı şirketlerin ticaret unvanlarının ek kısımları ise “-------” ve “---------. TDK'ya göre atölye kelimesi, “Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer” anlamına gelmektedir. İngilizce olan “craft” kelimesinin yaygın kullanım anlamı “zanaat, esnaf, el sanatı” şeklindedir. Özellikle eğitim kurumlarımızda yaygın bir şekilde İngilizce eğitimi verildiği de dikkate alındığında, “craft” kelimesinin anlamının ortalama tüketici tarafından rahatlıkla anlaşılabileceği ifade edilebilir. Tüm bunlar dikkate alındığında davalı şirketlerin ticaret unvanlarının ek kısmını oluşturan “atölye” ve “craft” kelimelerinin tasviri nitelikte olduğu söylenebilir. İngilizce bir kelime olan “-------- yaygın kullanım anlamı “altın çağ, doruk, en parlak devir” şeklindedir. Bu ifade gerek davacı şirketin gerek davalı şirketlerin faaliyet alanları bakımından tasviri nitelikte değildir. Bilakis tarafların ticaret unvanlarına ayırt edicilik katmaktadır. Dolayısıyla davacı şirket ile davalı şirketlerin ticaret unvanlarının ayırt edici unsurlarının aynı olduğu söylenebilir. Bu noktada davalı şirketlerin ticaret unvanlarının ek kısımlarının “atölye -------” ve -------- oluşması sebebiyle ayırt edici ek alındığı düşünülebilir. Ancak “---------” ibaresinin tarafların faaliyet gösterdiği alanlarda yaygın bir şekilde kullanılmaması ve ilgili faaliyet alanları bakımından tasviri nitelikte olmadığı dikkate alındığında; “atölye” ve “craft” gibi iki tane tasviri kelimenin ayırt edici nitelikte ek olduğu söylenemez.Ticaret unvanları arasında karıştırılma ihtimali bakımından değerlendirilmesi gereken diğer bir husus, tarafların faaliyet alanlarıdır”. Faaliyet alanları tespiti yalnızca unvan ile sınırlı değildir.Ticaret unvanında yer almamakla birlikte tacirin faaliyet gösterdiği alanların da dikkate alınması gerekir. Tarafların faaliyet alanlarının birbirlerine yakın olması durumunda karıştırılma ihtimalini artar. Buna karşın faaliyet alanlarının birbirlerine uzak olması da kural olarak karıştırılma ihtimalini azaltır. Ticaret unvanını oluşturan ek kısmının tanınmış bir ibare olması durumunda ise faaliyet alanlarının birbirinden uzak olması önem arz etmez. Davacı taraf esas olarak reklam ve organizasyon alanında faaliyet göstermektedir. Davacı ayrıca iç mekan tasarımı alanında faaliyet göstermektedir . Davalı şirketlerden biri iç mimarlık alanında diğeri de mobilya alanında faaliyet göstermektedir. İlgili faaliyet alanlarını birbirilerini tamamlayan alanlardır. Dolayısıyla söz konusu faaliyet alanları birbirlerine yakındır.Tarafların mal veya hizmetlerinin tüketicisi ise ortalama bilgi ve zekaya sahip olan tüketici grubudur. Tüketici grubunun uzman olmaması sebebiyle ticaret unvanları arasındaki nüans farklılıkları gözden kaçırılabilir. Tüm dosya kapsamı ve özellikle denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketlerin ticaret unvanlarının, davacı şirketin ticaret unvanı ile karışıklığa sebebiyet vereceği anlaşıldığından, davanın kabulü ile davalılardan -------- Şirketi ve --------- Şirketi’nin, ayrı ayrı ticaret unvanlarındaki “--------” ibarelerinin terkinine; kararın kesinleşmesini müteakip, 6102 sayılı Yasanın 52/f.2 hükmü gereği, masrafları aleyhlerine hüküm tesis edilen davalılara ait olmak üzere ulusal bir gazetede yayımlanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.-Davanın kabulü ile; a.)Davalılardan -------- Şirketi ve --------- Şirketi’nin, ayrı ayrı ticaret unvanlarındaki “---------” ibarelerinin terkinine, b.)Kararın kesinleşmesini müteakip, 6102 sayılı Yasanın 52/f.2 hükmü gereği, masrafları aleyhlerine hüküm tesis edilen davalılara ait olmak üzere ulusal bir gazetede yayımlanmasına, 2-HARÇLAR Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 855,20 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 6.200,00 TL Bilirkişi ücreti ve 598,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 6.798,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde -------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 16/10/2025